İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/2909 E. 2020/7805 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/2909
- Karar No
- 2020/7805
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/739 Esas KARAR NO : 2024/706 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... tarihli kaza ile davalı şirket nezdinde ... Poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalısı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç ile yine davalı şirketin ZMMS POLİÇESİ ile sigortalımış olduğu ... poliçe numaralı ...'İN maliki olduğu ... plakalı araç çarpıştığını, bu kazada müvekkil ...'in maliki olduğu ... plakalı araç park halinde olduğunu, bu kaza sebebiyle herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu kaza sebebiyle müvekkilin aracında ciddi hasar meydana geldiğini, davalı ... şirketi tarafından müvekkilin aracı onarılmadığını, neden onarımı yapılmadığına ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini, bu sebeple aracındaki hasarı müvekkil kendi imkanları ile onardığını, bu onarımlara ilişkin 1 adet fatura eklerde mahkemenize sunulduğunu, dava konusu kaza sebebiyle ... ile anahtar teslim KDV dahil ... TL'ye anlaşıldığını, gerekli fatura düzenlenmiş ve ödeme yapıldığını, faturada tüm değişmesi gereken ve onarılan parçalar , işçilik bedelleri ayrı ayrı belirtildiğini, kaza sonrası tarafların düzenlediği kaza tespit tutanağına göre tüm kusur davalı şirketin sigortaladığı iki araç olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu kazaya karışan ... ve ... plakalı araç içinde kusur durumları farketmeksizin müşterek müteselsil sorumluluğu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan, ... tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde aracında Maddi hasar ve Değer Kaybı meydana geldiği ve zararının oluştuğu iddiasıyla, sayın mahkeme huzurunda görülmekte olan işbu davayı ikame ettiğini, davaya konu kazanın ardından davacı, müvekkil ... şirketine yazılı başvuruda bulunmadığını, müvekkil şirkete ulaşan usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, meydana gelen trafik kazasına konu ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numarasıyla ...-... tarihleri arasında ZMM Sigortalı olduğunu, poliçe limiti araç başına ... TL olduğunu, müvekkil şirket bu kaza ile ilgili olarak davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, nedeni ise maddi evrak gönderilmemesi sebebiyle hasar tespiti yapılamamış olduğunu, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesi talep edildiğini, değer kaybının belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi, bu incelemenin de, konusunda uzman, ehil ve tarafsızlığı tartışılmayacak bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, somut uyuşmazlıkta, Müvekkil şirket nezdinde düzenlenen poliçe kapsamında anılan Yönetmelik hükmüne dayanarak müvekkil şirketin değer kaybı yönünden sorumluluk tutarı maddi teminat limiti olan ...-tl’nin %15’i, aşamayacağını, sayın Mahkemeniz nezdinde belirttiğimiz güncel mevzuatın değerlendirilmesini ve ret talebinin kabul edilmemesi halinde belirtilen sınır kapsamında tazminatın belirlenmesini talep ettiklerini, davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmış olması durumunda orjinalliğinin de bozulması zaten söz konusu olmayacağından, araçta bakiye değer kaybı da yaşanmayacağını, bu hususun tespiti için aracın tramer kaydını talep ettiklerini, araç şasesinde veya aracın iskeletinde hasar gören herhangi bir parça mevcut olmadığından değer kaybı talebinin reddedilmesini talep ettiklerini, başvurana ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının sigorta bilgi merkezinden araştırılmasını, tramer kaydının incelenmesini, ayrıca bilgisayarlı eksper incelenmesinin yapılmasını talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen aracın ZMMS aleyhine açılan değer kaybı ve hasar bedeline dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf davanın reddini savunmakla, kazada karşı yan sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacıya değer kaybına ilişkin daha önce ödeme yapıldığını ileri sürmektedir. Davacının, dava ikame edilmeden önce zorunlu arabuluculuğa başvuru şartını yerine getirdiği görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu kazada kusur yönünden yapılan araştırmada, Mahkememizce kusur oranlarının tespiti adına dosyamız bilirkişiye tevdi edilmiş, ... tarihli raporda “kazaya karışan dava dışı ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın, ... sokak üzerinde ... sokak kavşağı istikametinden ... istikametine seyir halinde bulunduğu esnada ... sokak kavşağına geldiği, KAVŞAĞIN ... KAVŞAK OLMASI nedeniyle SAĞINDA BULUNAN ... sokak istikametinden araç gelip gelmediğini kontrol etmesi ve gelen araç varsa geçişini beklemesi ve İLK GEÇİŞ HAKKINI vermesi gerekirken YOLU YETERİ KADAR KONTROL ETMEDİĞİ ve ... sokak üzerinden gelen dava dışı ... plakalı otomobilin geçişini beklemediği ve kavşağa girmesi neticesinde kazanın meydana geldiği tespit edildiği” gerekçeleriyle davacı sürücünün kazada tam kusurunun bulunmadığını bildirmiştir. TBK 74. maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmüne yer verilmiştir. "TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Aynı yönde bkz. Yargıtay 17. H.D. 2019/2909 E. 2020/7805 K.) Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır, dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hâkim tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilerek, kusur yönünden raporun mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu, raporun ve kaza tespit tutanağının kusur değerlendirmesi yönünden mutabık nitelikte olduğu, kazada davacınn aracının park halinde olduğu, park ettiği alanda park yasağı bulunmadığı, park şeklinde yasal mevzuata aykırılık bulunmadığı, dava dışı ... plakalı otomobil sürücüsünün ... sokak üzerinde ... sokak kavşağı istikametinden ... istikametine seyir halinde bulunduğu esnada ... sokak kavşağına geldiğinde kavşağın ... kavşak olması nedeniyle sağ yanında ... sokak istikametinden araç gelip gelmediğini kontrol etmesi ve gelen araç varsa geçişini beklemesi ve ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, ... sokak üzerinden gelen dava dışı ... plakalı otomobilin geçişini beklemediği ve kavşağa girmesi neticesinde kazanın meydana gelmesi nedeniyle, dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı takdiren kabul edilmiştir. Dava konusu kazada, davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tespitine ve araçta meydana gelen değer kaybı yönünden yapılan araştırmada, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alınarak araç değer kayıpları için kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (tramer kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, trafik tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilip Adli Tıp Kurumuna dosyamız gönderilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle değer kaybının tespiti yapılmıştır. Buna göre davacının aracında meydana gelmiş olabilecek değer kaybının tespiti için dosyamız bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, ... tarihli raporunda araçtaki değer kaybının ... TL olabileceğini, araçtaki onarım bedelinin ... TL olarak olabileceğini, davacının talebini piyasa rayicine uygun olduğunu bildirilmekle raporun yargı ve mahkeme denetimine açık olduğu, tespitler bilimsel ve somut verilere dayandığı değerlendirilerek somut olaya uygun olduğu kabul edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile ... tarihinde ... ve ... plakalı araçların arasında meydana gelen kaza nedeniyle ... TL değer kaybı bedelinin ve ... TL tamirat bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacağa ... tarihinden itibaren yasal faiz oranında faiz işletilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, ... TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’ nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 6-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1 maddesi gereğince iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı kabil kalmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır