İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/2909 E. 2020/7805 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/2909
Karar No
2020/7805

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/408 Esas KARAR NO : 2024/616 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesinde, ... tarihinde müvekkil şirketin ... no’lu kasko poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsü ile davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını (ZMSS) temin ettiği ... plakalı araç sürücüsü trafik kazasına sebebiyet verdiğini, İşbu kaza neticesinde, sigortalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, sigortalı araçta meydana gelen hasar, bağımsız eksper tarafından incelenmiş ve toplam ...-TL.sı bedelinde zararın meydana geldiği tespit edildiğini, İşbu bedel, sigortalıya ... tarihinde ödendiğini, davalı sigorta şirketine öncelikle KTK 97. Maddesi uyarınca müracaat edilerek, hasar bedelinin ödenmesi talep edilmişse de, sigortalı aracın sürücüsünün firar etmesinden (olay yerini terk etmesi sebebiyle) ifadesinin bulunmadığından talebinin reddedildiğini, bu defa, davalı sigorta şirketi ve ... plakalı aracın maliki aleyhine, işbu ödenen hasar bedelinin ödenmesi için, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla takibe geçildiğini, fakat borçlulardan davalı sigorta şirketi tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini, kazaya davalı sigorta şirketinin ZMSS temin ettiği aracı kullananın tam kusuru ile sebebiyet verdiğinden ve ayrıca ... ettiğinden, TTK.’nin 1472. maddesi gereği, şimdilik fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ödenen bedelin tahsili için açılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, fakat davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz edildiğini, İşbu itirazın iptali ve uzlaşı için öncelikle 6102 sayılı Kanunun m.5/A uyarınca arabulucuya müracaat edildiğini fakat anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile davalının-borçlunun, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve dayanaksız tüm itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket, nezdinde Kasko Poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç ile müvekkil şirket nezdinde ...-... tarihleri arasında ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın ... tarihinde çarpışması neticesinde ... plakalı araçta hasar meydana geldiğinden bahisle ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığı belirtilerek söz konusu hasar bedelinin rücuen tazmini amacıyla müvekkil ve diğer davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, sigorta teminatı altına alınan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve dolayısıyla müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirketi kasko sigortalısına ait ... için “gerçek zarar” miktarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin talebinin hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple huzurdaki davanın reddine karar verilmesi ve müvekkil şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı taraf, kendisi tarafından sigortalanan ... plakalı araç ile davalının sigortaladığı ... plakalı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalının sigortaladığı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu, kendi sigortalısına kazadan dolayı ... hasar tamirat bedeli ödediğini, ödenen bedelin davalı yandan tazmin edilmesi gerektiğini iddia etmektedir. Davalı taraf, davanın reddini savunmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili Mahkemelerin görevine ilişkin yapılan değerlendirmede: Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. Somut olayda davacı tarafın sigortaladığı aracın kaza tarihinde ticari vasfının bulunduğu anlaşılarak eldeki davada mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Dava, haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen aracın ZMMS’cısı aleyhine açılan rücuen maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacının, dava ikame edilmeden önce zorunlu arabuluculuğa başvuru şartını yerine getirdiği görülmüştür. Davanın esası yönünden değerlendirme: Türk Borçlar Kanunu m. 50 gereği; zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu kazada kusur yönünden yapılan araştırmada, Dava konusu kazada, kaza tespit tutanağı bulunmadığından, kazanın gerçekleşmesine dair tanılar dinlenmiştir. ... tarihli ... nolu celsede dinlenen tanık beyanında: “Dava konusu kaza anında davacının sigortaladığı ... plakalı aracı kullandığını, yol asfalt olduğunu, tek gidiş ve geliş yön akan trafik olduğunu, kullandığı araca çarpan davalının sigortaladığı aracın yolun tam karşısından geldiğini, her iki araç da seyrine devam ederken tam orta noktalarında asfalt yolun daraldığını, kaza meydana gelmemesi için tedbirli olarak aracını sağ yana iyice yanaştırdığını, ancak tedbir almasına rağmen davalının sigortaladığı araçla yan yana geldikleri, yolun daraldığı noktada arkasında kasası olan karşı aracın kasasının sol ön tarafı ile davacının sigortaladığı aracın sol arka köşesine çarptığını, karşı yan sürücünün kazadan sonra kaza yerinde durmayarak olay yerinden ... düzenlemeden gittiğini” beyan etmiştir. TBK 74. maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." hükmüne yer verilmiştir. "TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır.(Aynı yönde bkz. Yargıtay 17. H.D. 2019/2909 E. 2020/7805 K.) Buna göre yukarıda anılan TBK 74 maddesi ile HMK 266. maddeleri ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararları bir arada değerlendirildiğinde kusur oranlarının belirlenmesi konusunda mutlak rapor alınması zorunlu olmadığı gibi bu alınan raporların da herhangi bir şekilde bağlayıcılığı bulunmamaktadır, dosya arasındaki bilgilerden kazanın ne şekilde gerçekleştiği belirlenebiliyor ise kusur oranın hâkim tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kaza mahaline geldiğinde hızını yolun şartlarına uygun hız seviyelerine düşürmediğinden kazanın meydana gelmesinde davalının sigortaladığı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmakla; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalının sigortaladığı araç sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortaladığı araç sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı takdiren kabul edilmiştir. Dava konusu kazada, davacının sigortaladığı araçtaki hasar bedeli yönünden yapılan araştırmada, Davacının sigortaladığı araçtaki meydana gelmiş olabilecek hasar bedelinin tespiti için dosyamız bilirkişiye tevdi edilmiş, ... tarihli raporunda araçtaki hasar bedelinin ... – ... TL olabileceğini bildirilmiştir. Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna itirazları da değerlendirilerek, raporun mahkeme ve yargı yolu denetimine elverişli, yasaya ve oluşa uygun olduğu, otomobilin kaza ile hasar gören parçaların önemin derecesine göre hasar bedelinin rayice uygun olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, 2-Davacının inkâr tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20’sine denk gelen ... TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken ... TL nisbi harçtan davacının yatırdığı ... TL peşin harç, icra dosyasında yatırılan ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL’nin mahsubu ile kalan ... TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; arabuluculuk gideri olan ... TL’nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan toplam peşin harç ... TL’ nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde dökümü bulunan toplam ... TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının resen HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine, 7-Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ye göre hesaplanıp takdir olunan ... TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/2909, K. 2020/7805, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-2909-e-2020-7805-k-79cd45fc3a74