İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/286 E. 2020/546 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/286
Karar No
2020/546
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/286 KARAR NO : 2020/546

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2019 KARAR TARİHİ : 28/10/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ekte sundukları faturalardan ve cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davalı tarafa faturada ve irsaliyelerde yer alan malın alım satımı konusunda anlaşma üzerine gönderdiğini, davalı tarafça söz konusu faturadan kaynaklı vade farkı ... TL alacaklarını bir çok kez talep edilmesine rağmen ödenmediğini, borçlu davalının temerrüdü üzerine Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek, davanın kabulüne, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası, iş bu dosya arasına uyap üzerinden alınmıştır.(sistemde dosya mevcuttur/dosya ayrıntı sekmesinden görülmektedir) 7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). 8.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; mahkememizce gösterilen taraf delilleri toplanmış ve aşamalarda taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi raporu aldırılmıştır. 10.Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafın ibraz edilen 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına sahip olduğu, davalının usulüne uygun tutulan defter kayıtlarına göre ... tarihi itibari ile davalının davacıya ... TL fazla ödemesinin olduğu davacının icra takibine konu ettiği ... tarihli ... numaralı vade farkı faturasının davalı kayıtlarında yer almadığı, davacının talebinin vade farkı faturası olduğu görüldüğünden cari hesaptan ötürü talebinin olmadığının görüldüğü ancak dava dosyası içinde taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme olmadığı ya da daha önce tarafları arasındaki cari hesap ilişkisinde vade farkı uygulamasının olup olmadığını ile ilgili bir bilgi ve belgenin olmadığı, vade farkı faturasının davalının kabulünde olmadığı, ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının görüldüğünü beyan etmiştir. 11.Talimat yolu ile davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket defterlerinin açılış ve kapanış kayıtlarının süresi içinde yapıldığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında vade farkına yönelik bir sözleşme bulunmadığı ve ayrıca daha önce bir vade farkı faturasının kesilmediği, davacı şirketin, davalı şirket nezdindeki hesaplarını USD olarak tuttuğu ve kanun gereği dönem sonlarında kur farkı hesaplayarak ticari defterlerine işlediği, davacı şirketin ... tarih ve ... fatura bedeli olan ... TL lik takip başlattığı ancak davacı kayıtlarında bu faturaya münhasır alacağının ... TL oluğu belirtilmiştir. 12.Usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. 13.Vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu konuda yazılı bir sözleşme bulunması veya teamül halini almış fiili bir uygulamanın mevcut olması gerekmektedir.(Yargıtay 19. HD., 2016/2625 Esas, 2016/12608 Karar) Vade farkı alacağını ihtiva eden bir fatura düzenlenip davalı tarafa tebliğ edilmesi ve süresinde bu faturaya itiraz edilmemiş olması yukarıda belirtilen şartların gerçekleştirilmemesi halinde tek başına vade farkı istenebileceği sonucunu doğurmaz.(Yargıtay 19. HD., 2016/13496 Esas, 2017/7273 Karar; Yargıtay 19. HD., 2016/15270 Esas, 2018/329 Karar) 14.Davacının vade farkı talep ettiği, buna ilişkin talepte bulunabilmek için arada yazılı bir sözleşmenin veya fiili bir uygulamanın olmasının zorunluluk olduğu, somut uyuşmazlıkda, taraflar arasında buna yönelik yazılı bir sözleşme olmadığı gibi fiili bir uygulamanın da bulunmadığının bilirkişi raporlarından görüldüğü, aksini ispatlar bir delilin dosyada olmadığı anlaşılmakla; davacının vade farkı alacağını ispatlayamadığının kabulüyle, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. 15.Son olarak belirtmek gerekir ki; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekir. Dosyamızda arabuluculuğa, ... TL ücret ödendiği anlaşılmaktadır. Bu miktarın davacıdan alınması gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak; alınması gerekli ... TL maktu ret harcının davacı tarafça yatırılan ... TL den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davalı vekili ...'ın yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/10/2020

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/286, K. 2020/546, T. 28.10.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-286-e-2020-546-k-699f61377738