İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/198 E. 2020/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/198
- Karar No
- 2020/652
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/183 Esas KARAR NO : 2020/622
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2019 KARAR TARİHİ : 01/12/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadan ... tarihinde ...-TL ipotekli kredi kullandığını, Kredi Kullanımı esnasında davalı banka ... tarihinde ekspertiz bedeli adı altında ekspertiz masrafı tahsil edildiğini, müvekkilinin aynı ipotek ile çeşitli tarihlerde kredi kullandığını ve davalı banka ... tarihinde müvekkilinin hesabından ...-TL ekspertiz ücreti adı altında tekrar kesinti yapıldığını, müvekkilinin bu tarihte ne kredi kullandığını ne de ekspertiz ücreti olduğunu, haksız alınan ekspertiz ücretinin iadesini talep ettiklerini, davalı bankanın müvekkilinin hesabından ... tarihinde kullanmış olduğu ...-TL ... kredisi için ...-TL dosya masrafı olandığını, dosya masrafının haksız ve azla alındığını, yine davalı bankanın müvekkilinin hesabından ...-TL sözleşmeye aykırı olarak kesinti yapıldığını, bu ücretinde iadesini talep ettiklerini, davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından ... tarihinde ...-TL Kredi Tahsilat işlemi Masrafı ve toplam ...-TL Operasyon Masraf adı altında müvekkilinin kredi taksitini ödememesinden dolayı sözleşmeye aykırı alının bu ücretlerinde iadesini talep etmiştir, davalı bankanın müvekkilinin kullanmış olduğu tarım (ticari ) kredilere KKDF işlem ücreti aldığını, ancak ticari kredilerde KKDF işlem ücreti alınamayacağını, diğer bankalar gibi davalı banka da faiz ve BMSV alabileceğini, bu alınan ücretlerin iadesini talep ettiklerini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ...-TL nin ödeme tarihinden itibaren Ticari Avans faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilerden alınan masraf vb. Kesintilerin sözleşmeye aykırı olmadığını bilerek açmış olduğu dava haksız ve tamamen sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir dava olduğunu, davacı tarafından açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin ticari nitelikte oluşu nedeniyle masraf alınması hukuka uygun olduğunu, imzalanan sözleşmede masraf alınabileceği bulunduğunu, davanın reddi ile vekalet ücreti, harç ve masrafların davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı banka nezdinde kullanılan kredilerde yapılan kesintilerin hukuka aykırı olduğu iddiası ile açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce banka kayıtları celp edilerek incelenmiş taraf deliller toplanmıştır. Davacı tarafın dava dilekçesi ile müvekkilinin ... tarihinde ... TL bedelli kredi kullandığını, davalı bankanın bu kredi nedeniyle ekspertiz bedeli, ekspertiz ücreti, dosya masrafı, paket ücreti, kredi tahsilat işlem masrafı, operasyon masrafı ve kkdf başlıkları altında kesintiler yaptığını, bu kesintilerin hukuka uygun olmadığını iddia ettiği görülmektedir. Tarafların iddia ve savunmaları ile davanın mahiyeti gereğince genel işlem şartı, bankanın ücret vb. alacak adı altında yaptığı kesintileri kısaca açıklamakta fayda bulunmaktadır. Genel işlem şartları, sözleşme taraflarından birinin, ileride kuracağı sözleşmelerde karşı âkidine değiştirmeden kabul edilmek üzere sunma niyetiyle, önceden, tek yanlı olarak saptadığı sözleşme koşullarıdır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, genel işlem şartlarının varlığını kabul edebilmek için bazı unsurların gerçekleşmiş olması aranır. Genel işlem şartları kural olarak bir sözleşmenin içeriğini düzenlemek üzere hazırlanırlar ve bu faaliyet tek taraflı olarak sözleşmenin kurulmasından önce gerçekleşir. Amaç, birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılacak şartları saptamak ve bunları karşı âkidin müdahalesine imkan tanımadan bir kül olarak sözleşmeye dahil etmektir. Bu şartların nasıl hazırlandığı, kağıda dökülüp dökülmediği, yazı türü, metnin sözleşme metnine dahil olup olmadığı gibi hususlar genel işlem şartı nitelendirmesi açısından önem taşımaz. Genel işlem şartlarının varlığını kabul edebilmek için karşı âkidin bunların içeriğine etki edememiş olması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/01/2015 tarih 2014/13-596E. 2015/792K. sayılı kararı). 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun "Genel işlem koşulları" başlığı altında 20 ve devamı maddelerinde de 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak genel işlem koşullarına yer verilmiştir. Bu nedenle genel işlem şartlarının uygulanması için sözleşmenin düzenlendiği tarih önem arz etmektedir. Zira 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlükte olmadığı dönem için genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler uygulanamayacaktır, bu hükümlerin 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca kamu düzeni ve genel ahlâka ilişkin bir kural niteliğinde bulunmaması nedeniyle geçmişe etkili şekilde uygulanması da mümkün değildir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/11/2017 tarih 2017/11-2436E. 2017/1303K. sayılı kararı). Bunun gibi, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu’nun "Eski Hukukun ve Türk Ticaret Kanununun Uygulanacağı Hâller" başlığı altında düzenlenen 2. maddesinin (a) bendinde "Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişlerse, o kanun hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu bakımdan genel işlem şartının değerlendirilmesinde sözleşmenin düzenlendiği tarih önem arz etmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 20. maddesi gereğince ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Bu anlamda bankada, kullandırdığı kredi için kural olarak ücret isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Yargıtay uygulamasına göre bunun tespiti için, taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ve ekleri dosyaya celp edilip dava konusu masraflara ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının söz konusu ücretleri tahsil etmesinin mümkün olup olmadığının gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2014 tarih 2014/4377E. 2014/16466K. sayılı kararı). Bunun gibi 01/11/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun "Faiz Oranları İle Diğer Menfaatler" başlıklı 144. maddesinin "Cumhurbaşkanı, bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil bu maddede belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile azamî miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Cumhurbaşkanı, bu yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir." hükmü ile maddede sayılan işlemlerden sağlanacak menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarının tespiti ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılma yetkisi "Cumhurbaşkanına" verilmiş ve bu yetkilerin “Merkez Bankasına” devredilebileceği de madde hükmünde yer almıştır. 09/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarını, serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Anılan tebliğ hükümlerine göre, bankaların ticari krediler sebebiyle hukuka aykırı olmamak kaydıyla masraf tahsil edebilecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/11/2019 tarih 2019/1849E. 2019/7439K. sayılı kararı). 6098 sayılı Borçlar Kanunu sonrası imzalanan kredi sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu 20. maddesi uyarınca genel işlem koşulları bakımından değerlendirme yapılması ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin göz önüne alınarak davacının isteyeceği masraflar, vergi ve sair kesintilerin saptanması ve gerekirse bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/03/2019 tarih 2018/1725E. 2019/2260K. sayılı kararı). Bankanın ödeme belgesi ibraz edilmeyen ekspertiz ücreti ile sigorta işlemlerinden kaynaklandığı belirtilen tahsilatların taraflar arasındaki sözleşme ve yasaya aykırı olduğunun kabulü gerekir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2019 tarih 2018/2463E. 2019/2093K. sayılı kararı). Mahkememiz dosyası açıklamalar doğrultusunda sözleşme ve belgelerin incelenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine ve içtihatlara göre kredi veren kuruluşun müşterilerden sadece zorunlu, makul ve belgelendirilebilen masrafları isteyebileceğini, buna göre davalı banka tarafından yapılan dosya ücreti, ekspertiz ücreti, operasyon masrafı, kredi tahsilat işlem masrafı ve paket ekleme ücreti adı altında yapılan toplam ... TL masrafın iadeye tabi kesintilerden olduğunu, kkdf başlığı altında yapılan kesintinin iadeye tabi olmadığını, neticeten davacının iade talep edebileceği miktarın ... TL olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların rapora karşı itirazlarının bulunmadığı görülmüştür. Mahkememizce de rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı bankanın masraf, ücret, komisyon ve sair adlar altında tahsil ettiği tutarların iadesi istemi ile davasını ikame ettiği görülmektedir. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun "Genel işlem koşulları" başlığı altında 20 ve devamı maddelerinde de 818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak genel işlem koşullarına yer verilmiştir. Bu nedenle genel işlem şartlarının uygulanması için sözleşmenin düzenlendiği tarih önem arz etmektedir. Zira 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlükte olmadığı dönem için genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler uygulanamayacaktır, bu hükümlerin 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 2. maddesi uyarınca kamu düzeni ve genel ahlâka ilişkin bir kural niteliğinde bulunmaması nedeniyle geçmişe etkili şekilde uygulanması da mümkün değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 20. maddesi gereğince ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Bu anlamda bankada, kullandırdığı kredi için kural olarak ücret isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Bunun tespiti için, taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ve ekleri dosyaya celp edilmiş dava konusu masraflara ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının söz konusu ücretleri tahsil etmesinin mümkün olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar ile yukarıda yer verilen ilkeler doğrultusunda davalı banka tarafından yapılan ... TL dosya ücreti, ... TL ekspertiz ücreti, ... TL operasyon masrafı, ... TL kredi tahsilat işlemi masrafı ... TL paket ekleme masrafı olmak üzere toplam ... TL kesintinin hangi amaçla yapıldığı davalı banka tarafından ispatlanamadığından iadesi gerektiği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; -Sabit olan ... TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile ... TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL müzekkere ve posta masrafı, ... TL başvurma harcı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre belirlenen ( %79,15 ) ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa iadesine, 8-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2020
Katip ... E imzalı
Hakim ... E imzalı