İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/235 E. 2020/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/235
- Karar No
- 2020/545
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/235 KARAR NO : 2020/545
TALEP/İŞ : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP/İŞ TARİHİ : 30/06/2020 KARAR TARİHİ : 28/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi İŞİNİN yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talep eden vekili, dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sahibinin aslen ... ilinde doğup büyüdüğünü, yine bu ilde ... adlı bir şirket kurduğunu ve yıllarca çalıştığını, bu süreçte mali müşavir olarak ... ilinde çalışan ... ile çalışıldığını, daha sonra talep eden şirketin ... da kurulduğunu ve mali müşavir olarak yine ... ilindenden aynı kişi ile çalışılmaya devam edildiğini, defterlerin açılışının ... yapıldığını daha sonra defterlerin ...'ya gönderilip orada tutulduğunu, kapanış işlemi yapılacağında tekrar ... iline gönderildiğini ve mali müşavirin yönlendirmesiyle kapanışı müvekkil şirket çalışanları tarafından ...'da yapıldığını, 2019 yılına ait açılışı yapılan defterler ile 2018 yılının kapanışı yapılan defterlerin yanında başka bir ihale evrakıyla birlikte ... iline ... plakalı araç ile gönderildiğini, bu evrakların gönderildiğine dair ... görüşmesinin de mevcut olduğunu, bu ihaleyle ilgili işlemlerin mali müşavir tarafından düzenlenip müvekkil şirkete iletildiğini, müvekkil şirketin de bu defterlerin mali müşavir tarafından teslim alındığı kanısına vardığını, aradan geçen zamandan sonra 2019 yılı defter kapanışının son günü olan ... tarihi yaklaşmasına rağmen mali müşavirden defterler gönderilmeyince müvekkil şirket çalışanları tarafından mali müşavirle görüşüldüğünü, bu görüşmede mali müşavirin 2018 yılı yevmiye defteri, 2019/ yılı yevmiye defteri, 2019 yılı envanter defteri, 2019 yılı defter-i kebir'in kendisinde olmadığını belirttiğini, tüm dökümanların yani cari hesapların, faturaların ellerinde olmalarına rağmen defterlere işleyip kapanışlarının yapılamadığını, mali müşavirde bulunmayan defterlerin kaybolduğunun ... tarihinde müvekkilce öğrenildiğini ve derhal yasal süresinde iş bu davanın açıldığını beyan ederek; zayi belgesi talebinde bulunmuştur. Mahkememizce ticaret siciline yazı yazılmış ve şirket merkezinin ... olduğu anlaşılmakla, mahkememiz talepte kesin yetkilidir. Talep, "zayi belgesi verilmesi" talebindir. 6102 s. TTK.nın 82/1. maddesine göre, "Her tacir; a)Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilânçolarını, ara bilânçolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b)Alınan ticari mektupları, c)Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d)64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür." 6102 s. TTK.nın 82/7. maddesine göre de, "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." Tacirin ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde ticari işlemesinin bulunduğu yerdeki yetkili mahkemeden zayi belgesi verilmesini talep edebileceğini düzenlemiştir Maddede öngörülen 15 günlük süre hak düşürücü süredir ve mahkemelerce resen gözönünde tutulur . (Yargıtay 11. H.D.nin 27.06.2002 Tarih 2002/3160 E. 2002/6688 K. sayılı ilamı bu yöndedir ) Yargıtay 11. HD'nin 2014/13570 Esas, 2014/19439 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, zıya haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmediği anlaşılmaktadır. (YHGK. 5.10.1984 tarih, 82/11-852e., 84/788k.). Talep eden vekili, duruşmada; "Tanık dinletmeyeceğiz, dava dilekçemizi tekrar ediyoruz, şirketin 2 hissedarı vardır, bir tanesi ...'da olduğu için açılış kapanışa ilişkin işlemler mali müşavir ...'da olduğu otobüs ile oraya gönderme şeklinde oluyor, 2019 yılında otobüs ile gönderildiğinde mali müşavir bir yılın bazı evraklarını alıyor ancak diğer çuval içindeki evrakları almıyor, bu sonradan farkediliyor, ... görüşmeleri dosyada mevcuttur, faturalar bizdedir, ancak defterler mevcut değildir, defterlerin kayıp olduğunu bir yıl sonra öğrendik" şeklinde beyanda bulunmuştur. Genel olarak söylemek gerekir ki; Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticarî faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirmiştir. Dosyada talep eden şirket ticaret şirketidir ve TTK gereği tacirdirler. Basiret, sağduyu, ilim, tecrübe ve feraset ışığıyla görüp sezmeye ve bilip değerlendirmeye esas teşkil eden konuları etraflıca ve tam olarak kavrayabilmedir.(KARAHAN, Sami, Ticarî İşletme Hukuku, 6102 Sayılı TTK. ile 6098 Sayılı TBK. ve 6100 Sayılı HMK‟ya Göre Güncellenmiş 20 Baskı, Konya 2011, s. 86; AYHAN, Rıza, Ticarî İşletme Hukuku, Ankara 2007, s. 203) Basiret, tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olarak, fiilî ve hukukî işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü demektir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir. (KİZİR, Mahmut., "Yargıtay Kararları Işığında Basiretli İşadamı Gibi Hareket Etme Yükümlülüğünün Sözleşmenin Değişen Şartlara Uyarlanmasına Etkisi", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 19 Sayı: 2 Yıl: 2011, s. 245-283) Temel olarak tacir çalışacağı mali müşaviri ve nereden seçeceğini kendisi serbestçe belirleyebilir ancak bu onun kanun gereği basiretli iş adamı davranma yükümlülüğünü, dolayısıyla çalışacağı kişiyi de onun faaliyetlerini de basiretli iş adamı kuralı gereği konrol etme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Somut olayda, talep dilekçesinde ve talep eden vekilinin duruşmadaki beyanından özetle; şirketin ... da, mali müşavirin ... da olduğu, otobüs ile ticari defterlerin mali müşavire gönderildiği, mali müşavirin bir kısım belgeleri aldığı bir kısım belgeleri almadığının bir yıl kadar sonra anlaşıldığı görülmektedir. Talep dilekçesi ekinde yer alan ... görüşmesinden anlaşıldığı üzere, adı geçen belgelerin gönderildiği konusunda mali müşavir ile talep eden arasında bir görüşme mevcuttur. Bunu teyit olarak da aracın geldiği mali müşavir tarafından bir kısım belgelerin alındığı talep eden vekilinin beyanından da anlaşılmaktadır. İddia edilen ... görüşmesinin tarihi ... olarak görülmektedir. İş bu talep tarihi ise, ... dir. Arada, neredeyse, bir yıla yakın bir süre vardır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/11186 Esas 2016/5704 Karar sayılı 25/05/2016 tarihli ilamında da açıklandığı üzere, zayi belgesi istenebilmesi için tacirin defterlerini muhafazada gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması gereklidir. (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2018/2457 Esas , 2019/306 Karar sayılı ilamı) Hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkca aykırı düşmemesi gerekir. (Yargıtay 11. HD'nin 2016/6084 E, 2018/155 K). Emsal ilamlar; "Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, tacirin basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini işletme merkezinde muhafaza etmesi ve korunması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, davacı tarafın defterlerin mutad olarak bulunması gereken yer dışında tuttuğu, muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına" (Yargıtay 11. HD., 2017/3973 esas, 2019/918 karar, Tar. 06/02/2019) "Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, her tacirin ticari defterlerini saklamakla yükümlü olduğu, yönetim kurulu karar defterinin ticari defter olarak tanımlandığı, ticari defterlerin bir afet veya hırsızlık nedeniyle kanuni saklama süresi içinde zayi olması halinde bu konuda mahkemeden belge verilmesinin istenebileceği, davacı tarafça zayi olduğu bildirilen deftere yönelik olarak afet ya da hırsızlık iddiasında bulunulmadığı, tadilat sırasında irade dışı halin gerekçe gösterildiği, davacı şirketin tacir olarak tacir olmanın hüküm ve sonuçları kapsamında basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu, davaya konu edilen defterin kasaya alınması, özenle korunması ve saklanması gerektiği, davacı şirketin bu yönden gerekli özeni göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına" (Yargıtay 11. HD., 2016/7928 esas, 2018/1952 karar, Tar. 14/03/2018; Başkaca benzer ilamlar Yargıtay 11. HD., 2016/12441 esas, 2018/1315 karar; 2016/6941 esas, 2018/727 karar) Tüm dosya kapsamına göre; davacının otobüsle ticari defterlerini mali müşavirine gönderdiği, ticari işletmenin tacir ve ticari işletme için kanuni önemine rağmen ek bir önlem almadığının anlaşıldığı, çalışılan mali müşavirin bir kısım belgeleri almasına rağmen ticari defterlerin alınmadığının iddia edilmesi karşısında, iddia gereği öncesinde mali müşavirle konuşulmasına rağmen otobüsün olağan varış saatinden sonra mali müşavirle konuşularak gönderilen belgelerin varışına ilişkin teyitte bulunulmamasının basiretli iş adamı gibi davranma gerekliliğine aykırı olması, aradan geçen zamana rağmen bu husunun karşılıklı teyit edilmemesi hususları bir arada düşünüldüğünde; talep eden tacirin TTK 20. Maddesi kapsamında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ve basiretli davranmayarak kendi kusuru ile iddiaya konu olayın meydana gelmesine sebebiyet verdiği (Yargıtay 11.HD'nin 2016/11963 Esas 2018/3664 Karar sayılı, Yargıtay 11. HD'nin 03/12/2014 tarih 2014/13593 Esas 2014/18941 Karar sayılı ve 15/10/2007 tarih 2006/9938 Esas 2007/12819 Karar sayılı ilamları) anlaşılmakla; talebin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça yatırılan harçların mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harç alınmasına yer olmadığına, harçların talep eden üzerinde bırakılmasına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/10/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır