İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/164 E. 2019/820 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/164
- Karar No
- 2019/820
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/164 Esas KARAR NO : 2019/820 DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2018 KARAR TARİHİ : 17/12/2019
Mahkememizin ... E ve ... tarihli ara kararı gereği mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya ... ATM 'nin ... K sayılı dosyasının HMK 167.madde uyarınca tefrik edilerek mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... şubesine vade tarihi geldiğinde müvekkil tarafından tahsili için teslim edilen senedin, vadesinde ödendiğinin dekontlarla sabit olduğunu, bu senetlerin senet borçlusu ...ye teslim edildiğini, müvekkilinin senetleri hiçbir şekilde teslim almadığını, ... Ltd. Şti yetkilisi ve senet borçlusu bulunan ...nin ilgili senetleri bankaya götürdüğünü, senetlerin banka tarafından tahsil edildiğini, ancak ilgili banka tarafından senetlerin tahsili aşamasında senetlere "ödendi" kaşesi vurmayarak senetleri usulüne aykırı bir şekilde senet borçlusuna teslim ettiğini, müvekkilinin hiç kimseye borcu olmamasına rağmen, bankanın kusurlu davranışı sebebi ile müvekilinin icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin 60 yıllık hiç haciz uygulanmamış şirketinin ticari itibarının sarsıldığını, davalı bankanın tahsil ettiği senedi usulüne uygun şekilde senet borçlusuna iade etmemesi sebebi ile kötüniyetli borçlu ...nin bedeli ödenmiş senedi arkadaşının şirketine vermek sureti ile müvekkilini maddi ve manevi zor durumda bıraktığını, bankanın kusurunun açık olduğunu belirterek, ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline iadesine ve ... TL manevi tazminatın davalıdan tahsili Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, alacaklı olduğu senedin ödenmesi ile borçluya teslim edilmesi sonrasında senedin ciro ile devredildiğini ve hakkında icra takibine geçildiğini iddia ettiğini, bu işlemde de müvekkil bankayı sorumlu tuttuğunu, davacının, takibe itiraz edip makbuzu ibraz ederek takibi sonuçsuz bırakabileceğini, davacı tarafın 60 yıllık şirket olduğunu özellikle vurguladığını, 60 yıllık bir şirketin bu gibi işlemlerde basiretli davranması gerekeceğinin aşikar olduğunu, müvekkili bankanın fiil ile zarar arasında illiyet bağının mevcut olmadığını, davacı tarafından takibe itiraz edilmediğini, müvekkili bankanın senedin ödenmesi sonucunda ödendi kaşesi vurma zorunluluğu bulunmadığını, senet bedelinin ödendiğine dair makbuzun mevcut olduğunu, tarafları zarara uğratacak herhangi bir kusurlu davranış söz konusu olmadığını, senet bedelinin iadesi konusundaki talebin müvekkil bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafça açılan menfi tespit davası lehine sonuçlandığı takdirde icra müdürlüğünden bu parayı geri alabilecek olan davacının ,aynı tutarı müvekkil bankadan işbu dava ile talep etmiş olmasının açıkça hukuka aykırı ve de iyiniyetten uzak olduğunu, iş bu talep yönünden müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... E- ... K sayılı dosyasının tetkikinden; davacı ......A.Ş tarafından, davalılar ......A.Ş ile ... aleyhine azılan menfi tespit davasında"....davacı şirketin takibe konu her iki bonoda da lehdar sıfatıylı yer aldığı, bonoların ciro edilerek tahsil için ... Bankası'na ibraz edildiği ve bedelinin tahsil edildiği, tahsil edilen bonoların iptali yapılmaksızın asıllarının banka tarafından borçlu sıfatıyla bonoları imzalayan ...ye verildiği, davanın tarafları arasında herhangi bir temel ilişki bulunmadığı, TK 730.maddesi gereğince, senet hamili tarafından, ciranta aleyhine takip yapılabilmesi için, TTK 714. Maddesi uyarınca vade tarihinden 2 iş günü içerisinde protesto çekilmesi gerektiği halde hamilin bu protestoyu çekmediği ve bu nedenle davacı lehtar-cirantaya karşı müracaat hakkını da yitirdiği anlaşılmakla, takip alacaklısı davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... hakkında açılan menfi tespit davasının bu kişinin bono ve takip borçlusu olması nedeniyle menfi tespit davasında pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine dair..." karar verildiği, kararın taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleştiği, ayrıca kararda Antalya ... ATM'nin birleşen ... K sayılı dosyası tefrik edilerek mahkememizin ... E sırasına kaydı yapıldığından bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu görülmüştür. ... tarihli celsede davacı vekiline maddi tazminat davasının değerini belirlemek ve eksik harcı yatırmak üzere bir dahaki celseye kadar kesin süre verilmiş, takip eden ... tarihli celsede eksikliğin ikmal edilmediğinin tespiti üzerine bu sefer " -Davacı vekiline geçen celse (1) nolu ara kararı uyarınca maddi tazminat davasının değerini belirlemek ve belirlenen değere göre eksik harcı yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde maddi tazminat dava değeri belirlenmediği ve yeterli harç yatırılmadığı taktirde maddi tazminat davası açılmadığının kabul edilerek yargılamaya devam edileceği ve sadece manevi tazminat hususunda esas hakkında karar verileceği hususunun ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde ara karar tesis edilmiş, ancak davacı vekili 2 haftalık kesin süre dolduktan sonra eksikliği ikmal etmiş, kesin süreden sonra yapılan usuli işleme davalı vekilince itiraz edilmiş ve bu sebeple Mahkememizce; davacının maddi tazminat talebi hakkında (usulüne uygun olarak açılmış bir dava ile ileri sürülmediği anlaşılmakla) karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacjı şirketin manevi tazminat talebi için yapılan yargılamada; Somut olayda davacı, davalı bankanın senetlerin tahsil aşamasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, senetlerin tahsil edildiğine dair kaşeyi vurmaksızın senet borçlusuna iade edildiği, bu şekilde bankanın kusurlu davarandığını, borçlu-dava dışı ...nin bonoyu 3.kişi şirkete (......A.Ş) vermesi üzerine haklarında icra takibi başlatıldığını belirterek haksız fiilden kaynaklı tazminat davası açmıştır. Senetlerin bankaya tahsil için ibraz edildiği halde cironun temlik cirosu şeklinde yapılmakla, davacının cirolarının gizli tahsil cirosu olduğu, tahsil cirosu yazılmamasının davacının kendi kusuru olduğunun yanı sıra, TBK 58 maddesinde, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir denilmiştir. Şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için TBK 58 maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır. (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208) Somut olayda, davalı tarafça bedeli tahsil edilen bonoların, borçlusuna iade edilmesinin MK'nın 24 ve BK'nın TBK 58 maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle ticari itibarının sarsıldığı ispat edilememiştir. Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, TBK 58 maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilerek, manevi tazminat davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının maddi tazminat talebi hakkında (usulüne uygun olarak açılmış bir dava ile ileri sürülmediği anlaşılmakla) KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan (... + ... = ) ... TL harçtan tahsili ile bakiye ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-A.A.Ü.T. uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.17/12/2019
Katip ...
Hakim ...
¸e-imzalı ¸e-imzalı