İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/933 E. 2019/302 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/933
Karar No
2019/302
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/933 Esas KARAR NO : 2019/302 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 15/05/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ...'a ait davalı sigorta tarafından sigorta edildiği ... plakalı araç ile ...'in sevk ve idaesindeki ... plakalı araç ile çarpışarak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ... Antalya ... Atm sinin ... karar sayılı kararda maddi sebeple açılan kısmını reddettiğini, manevi tazminatı kabul ettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik ... TL maddi tazminat alacağının karar tarihinden itibaren faizi ile vekalet ücreti alacağının sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, miktarın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap diekçesinde ; aracın kaza tarihinde bireysel genişletilmiş kasko ile teminat altına alındığını, tarafların kusur oranının tespiti için dosyanın ATK ya gönderilmesini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dosya içerisinde bulunan tüm kanıt ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, davanın sigortalının kendi kasko sigorta şirketine açmış olduğu rücuen alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı gerçek kişi olup, dava konusu aracın hususi araç, ticari araç olmadığı anlaşılmıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun 28/11/2013 tarihli resmi gazetede yayımlanmış, 87. maddesi ile yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Bu itibarla söz konusu Kanun 28/5/2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6502 sayılı Kanun'un 73/1. maddesinde “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” düzenlemesi getirilmiştir. Kanun'un 3. maddesinin “l” bendinde ise tüketici işlemleri; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi,” şeklinde tanımlanmak suretiyle tüketicilerin sigorta şirketleri ile yaptığı “sigorta sözleşmeleri” tüketici işlemi olarak tanımlanmış ve buna ilişkin uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiği düzenlenme altına alınmıştır. Sigorta konusu Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar arasında yer almakta ise de, gerek Türk Ticaret Kanunu gerekse 6052 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun özel nitelikteki kanunlardır. Birbirlerine aykırı hükümler içermeleri halinde kanunların yorumlanması kapsamında, sonra çıkan özel kanunun önce çıkan özel kanunun çelişen maddelerini, çeliştiği ölçüde, örtülü olarak ilga ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, gerek öğreti gerekse yargısal uygulamalarla istikrar kazanmıştır. Diğer yandan 6052 sayılı Kanun'un 83/2. maddesinde; “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” denilmiştir. Davaya konu somut olayda davacı gerçek kişidir ve tacir olmayıp tüketici vasfına sahiptir. Bu itibarla sigorta şirketi ile imzalamış olduğu sözleşme tüketici işlemidir ve uyuşmazlık tüketici mahkemelerince karara bağlanmalıdır. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar numaralı kararını onayan Yargıtay Yüksek ... Hukuk Dairesi'nin ... karar nolu kararı da bu gerekçemizi doğrulamaktadır. TTK'nın 5/3. maddesine göre asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. HMK'ya göre, mahkemelerin görevine ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir ve mahkemelerce re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Davaya bakma görevinin Antalya Tüketici Mahkemesinde olduğu anlaşıldığından, davanın HMK.nun 114/c ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, 2-Antalya Tüketici Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 19/3 ve 20/1 c 1 maddeleri uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu anlatıldı. 15/05/2019

Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/933, K. 2019/302, T. 15.05.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-933-e-2019-302-k-57772f8286f4