İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/6414 E. 2020/4591 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/6414
Karar No
2020/4591
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/620 KARAR NO : 2021/400 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/11/2015 KARAR TARİHİ : 16/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... tarihi saat: ... sularında davalılardan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla ... Caddesinden ... caddesine dönüş yaptığı sırada aynı yolda ... istikametine giden davacılardan ...'nin sevk ve iadresindeki ... plakalı motosikletle çanpıştığını, bu yolla, davacı ...'nin hayati tehlikeye düşmesine neden olacak şekilde yaralanmasına neden olduğunu, olaya ilişkin araç sürücüsü ... aleyhine açılmış ceza davasının Antalya ... Asliye Ceza mahkemesinin .../... esas numaralı dosyası kapsamında hala görüldüğünü, davacının kaza nedeniyle bundan sonraki çalışma yaşamında işini emsallerine oranla daha fazla efor harcayarak yapabileceğinin kabulü ile efor kaybı tazminatının hesaplanmasının, bu bağlamda şimdilik kaydı ile ... TL talep edildiği, davacının anne ve babası için ayrı ayrı ... TL manevi tazminat, davacı için ise ... TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmek zorunda olduğunu, hazine siciline kayıtlı bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taraf sıfatının olmadığını, kazada kusurunun olmadığını, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS si olduğunu, dava dışı ... nezdinde kasko sigortası mevcut olduğunu, pasif husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin, davacının maddi ve manevi zararlarını karşılamak için girişimlerde bulunduğunu ancak davacının kabul etmediğini, zenginleşme aracı olarak bu davayı açtığını, ceza mahkemesi dosyasında müvekkilinin asli kusurlu, davacının tali kusurlu bulunduğunu, iş bu kusur oranını kabul etmediklerini, bu dosyanını bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ispat yükünün davacıda olduğunu beyan ederek; davanın reddine kara verilmesini talep etmiştir. 6.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu davada ileri sürülen tazminatların sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davanın ... şirketine ihbar edilmesini talep ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 7.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 8.Davalı sigorta şirketi yetki itirazında bulunmuştur. //YETKİ İTİRAZI//(9) 9.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/71 esas, 2019/798 karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda genel yetkili mahkemeler yanında haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği, yahut gelme ihtimalin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Motorlu aracın neden olduğu kazalardan doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, davalının yerleşim yeri (HUMK 9, KTK 110/2), haksız fiilin vuku bulduğu yer (HUMK 21, KTK 110/2), sigortacının merkez veya şubesi veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer (KTK 110/2) mahkemesinde açılabileceği düzenlenmiştir. Bir dava için birden fazla ( genel ve özel ) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemeler haricindeki yetkisiz mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Ayrıca, sigorta şirketinin hasım olarak gösterildiği davalar KTK 110 ve Sigorta Poliçesi Genel Şartları C/7 maddesine göre sigortacının merkez veya şubesinin ya da sigorta sözleşmesinin yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinde açılabilir. Yine istikrar kazanmış Yargıtay HGK ile özel daire kararları uyarınca acenteden daha üst mevkide bulunan ve onu denetleyen bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinde de dava ikame edilebilir. Anılan bölge müdürlüğünün, kazanın vuku bulduğu veya sigorta sözleşmesinin yapıldığı acentenin bağlı bulunduğu bölge müdürlüğü olması da gerekmez. (Yargıtay HGK'nın 30/04/2014 tarih, 2013/17-2099 esas, 2014/572 karar; 17. Hukuk Dairesinin 12/06/2017 gün, 2016/5765 esas, 2017/6653 karar; 12/05/2016 gün 2016/6857 - 5849 E.K.; 20/01/2016 tarih, 2015/19323 esas, 2016/641 karar sayılı içtihatları) Davalı sigorta şirketinin ... ilinde ... mevcuttur. Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Buradaki ortak yetkili mahkemenin yetkisi de kesin yetki değildir. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. Böyle bir durumun varlığı da dosyadan anlaşılmamakla, davalılardan biri için yetkili olan mahkememizce dava açılması yerindedir. Davacılardan birisinin yerleşim yeri de ...dır. Bu hususların yanında, HMK m. 16 gereği; Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Davacıların yerleşim yeri adresinin ... olduğu da anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle yetki itirazı yerinde değildir. //HUSUMET İTİRAZI// (10) 10.Davalı ... vekili pasif husumet yokluğu itirazında bulunmuştur. Davalı ..., ceza dosyasında sanık olarak yer almaktadır. Kendisi kazaya karışan araç sürücüsüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2-2727 esas, 2020/846 karar sayılı güncel emsal ilamında da belirtildiği üzere; Sıfat deyimi dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu hâlde; taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı-dava hakkı) o hakkın sahibine ait olup (aktif husumet); hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet) isteyebilecektir. Davalının sürücü olduğu, işleten ile birlikte davalı gösterildiği anlaşılmakla, pasif husumet itirazı yerinde değildir. //KUSUR DURUMU// (11-15) 11.Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası, uyap üzerinden iş bu dosya arasına alınmıştır. Ceza dosyasına bakıldığında, kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'nin sürücü kusurlarından 53/1b(sola dönüş kurallarına uymamak) kuralını ihlal ettiği diğer araç sürücüsü ...'nin ise (kavşaklara girerken hızını azaltmamak 52/1a kuralanını ihlal ettiği yazılıdır. Ceza dosyasında alınan, bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda, sürücü ...'nin asli kusurlu, ...'nin tali kusurlu olduğunu bildirmiştir. Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı ... tarihli raporunda; sürücü ...'nin tali kusurlu, sürücü ...'nin asli kusurlu olduğunu, Yolcu ...'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğunu bildirmiştir. Ceza yargılaması sonunda, mahkemece sanığın üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan, suçun işlenmesindeki şekil ve özellikler, suç konusunun önem ve değeri,meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı,sanığın kusur durumu, suçun işlendiği zaman ve yer gözetilerek ... TL sonuç adli para cezasına çarptırılmıştır. Mahkememizce de Ankara ATK'dan kusur raporu aldırılmış ve ... tarihli, ... sayılı raporda özetle; davacı ...'nin %25, davalının %75 kusurlu olduğu belirtilmiştir. 12.Davalı taraf vekilleri itiraz etmişler ancak kurulan ara karar gereği masrafı yatırmamışlardır. Kusur hususunda başkaca rapor aldırılmamıştır. 13.HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır. (Yargıtay 17. HD., 2018/6414 E., 2020/4591 K.) 14.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/17-50 esas , 2011/231 karar nolu 27/04/2011 karar tarihli mahkememizce de emsal görülen kararında özetle belirtildiği üzere, ceza mahkemesince verilen beraat kararı , kusur ve derecesi , zarar tutarı, temyiz gücü ve isnat yeterliliği , illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamaz. Maddi tespitlerle ise bağlılık mevcuttur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin, 2018/2037 Esas, 2018/6418 Karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ceza mahkemeleri tarafından verilen kararların hukuk mahkemelerine etkisi hususu Anayasa Mahkemesi' nin 2013/4701 başvuru numaralı, 23/01/2014 karar tarihli kararında değerlendirilmiş olup, söz konusu karara göre; "...58. Hukuk ve ceza davalarının konuları, tarafları ve amaçları farklı olduğundan, ceza mahkemesi kararları, hukuk davaları için kural olarak kesin hüküm oluşturmaz. Haksız fiil nedeniyle açılan tazminat davalarını çözmek bütünüyle hukuk hâkiminin görevi içindedir. Bir "bekletici sorun" iddiası karşısında kalan hâkimin, görevi dışındaki bu iddianın mutlaka görevli mahkemede çözülmesini bekleme yükümlülüğü yoktur. Kendisi de birçok durumlarda ileri sürülen hususu karara bağlayabilir. Kaldı ki, mülga 818 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararıyla bağlı ise de, maddi olayı tespit etmeyen beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz. Onun için hukuk hâkimi, topladığı deliller doğrultusunda karar verebilir. Ceza mahkemesinin delilleri tespit ve takdiri ile hukuk mahkemesinin delilleri tespit ve takdirinin farklı olmasının bir sonucu olarak, bir olayda sebep sonuç bağı bulunmadığına dair ceza mahkemesi kararı dahi hukuk hâkimini bağlamayabilir. Kaldı ki AİHM de, Türk hukuk sistemine göre, hukuk mahkemelerinin ceza mahkemeleri kararlarına tabi olmadığını, bu nedenle ceza davasının sonucunu beklemek için yargılamayı uzun bir süre ertelemek durumunda bulunmadığını belirtmektedir. (bkz. Mustafa Türkoğlu / Türkiye, B. No. 58922/00, 8/8/2006, § 40)." hususları belirtilmiştir. 15.Bu belirlemeler ışığında, ceza dosyası kesinleşmesi beklenmemiş, mahkememizce alınan kusur raporu hükme ve denetime uygun bulunmuştur. //MALULİYET// (16-26) 16.Aşamalarda davacı için maluliyet raporu aldırılmıştır. 17. ... tarihli Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanılığı tarafından hazırlanan raporda özetle; davacının, "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyetinin (sürekli iş göremezlik) %20,2 olduğu belirtilmiştir. 18.Aşamalarda itirazlar üzerine ATK'dan maluliyet raporu aldırılmasına karar verilmiştir. ... tarihli, ... sayılı ATK raporunda özetle; davacının sürekli iş göremezlik durumunun %14, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. 19.Mahkememizin ... tarihli celsesinde, maluliyet raporları arasında çelişkini giderilmesi için dosya tekrar ATK'ya gönderilmiştir. 20. ... tarihli, ... sayılı ATK raporunda özetle, "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre maluliyetinin (sürekli iş göremezlik) %14 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. 21.Mahkememizce, dosyanın yetkili ve görevli olarak ele alındığı ... tarihli celsede, raporun, kaza tarihinin ... tarihinden sonra olduğu dikkate alınarak, "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği"ne göre düzenlenmesi gerekirken "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre düzenlendiğinden dosya tekrar rapor hazırlanması için ATK'ya gönderilmiştir. İlgili duruşma tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğundan, üst yazıda da belirtilen Adana Bölge Adliye Mahkemesi emsal ilamları kıyasen düşünülerek, bu yönetmelik gereği tekrar rapor hazırlanması istenmiştir. ( Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 2019/347 esas, 2019/1133 karar; 2019/421 esas, 2019/1099 karar sayılı emsal ilamları) ATK tarafından ... tarihli yazı ile dosya iade edilmiştir. 22.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihinde 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 23.Uygulamada bir süre tereddüt oluşmuş ancak gelinen aşamada; Yargıtay 17. HD'nin 2020/8942 E, 2021/2629 K sayılı güncel emsal ilamında da belirtildiği üzere; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. 24.Dosyadaki ... tarihli, ... sayılı ATK raporu ve ... tarihli, ... sayılı ATK raporu birbirini teyit etmektedir. Kaza tarihi itibariyle, "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği"ne göre düzenlenmesi gerekir ancak ATK tarafından "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre düzenlenmiştir. ATK tarafından hazırlanan benzer dosyalarda verilen raporlarda özetle; Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece ek 1 bölümünü içerdiği, ek 3 ve diğer cetvelleri ve meslek grupları bölümünü içermediğinden, sadece çalışma gücünün en az %60 ını keybedip kaybetmediğine ilişkin olduğu (hangi hastalık ve arızaların beden çalışma gücünün en az %60 ının kaybına neden olacağı), bu nedenle bu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybının belirlenemeyeceği, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince rapor hazırlanması gerektiği belirtilmiştir 25.Sonuç olarak Yargıtay ilamları göz önüne alınarak; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği (ancak Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi teknik olarak mümkün olmadığı bu dönem için de yine 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uygulanacak) hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Kökleşmiş Yargıtay 17. HD uygulaması ve içtihatlarına göre maluliyet raporlarının düzenlenmesinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve yasa hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. (Nitekim Yargıtay 17 HD nin 2016/16240 esas 2019/7273 karar 2016/15369 esas 2019/6853 karar sayılı ilamları) 26.Mahkememizce de ATK tarafından, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre hazırlanan maluliyet oranı esas alınmıştır. 27.Dosya, aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından hazırlana ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının geçici iş göremezlik zararının olmadığı, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu, tedavi giderleri hesabının uzmanlık alanında olmadığı belirtilmiştir. 28.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar beyanlar alınmıştır. 29.İtirazların değerlendirilmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor aldırılmış, ... tarihli ek raporda, kök rapordaki tespitler teyit edilmiştir. 30.Aşamalarda, ... tarihli duruşma tutanağına da geçtiği üzere; dava dilekçesine bakıldığında dilekçe içeriğinde 2. Sayfada "Davacının bundan sonraki çalışma yaşamında işini emsallerine oranla daha fazla efor harcayarak kabulü ile, efor kaybı tazminatının hesabı ve davalılardan alınması talep edilmektedir." devamında "Bu bağlamda davacı şimdilik kaydıyla ... TL' yi talep etmektedir." ibarelerinin yer aldığı, tedavi giderine ilişkin dilekçe içeriğinde bir belirlemenin yer almadığı, ancak deliller kısmının 1 nolu bendinde belirtilen hastaneye yazılarak kayıtların istenmesinin talep edildiği, burada parantez içinde sadece "Davacının maddi tazminatı esas alacak özür oranının belirlenmesi, tedavi ve taksi giderlerinin hesaplanması yönünden talep edilmektedir" ibaresinin yer aldığı, sonuç kısmında ise ilk beyan gereği ... TL maddi tazminatın talep edildiği anlaşılmakla, davacı vekilinden netleştirme amacıyla sorulmuş, davacı vekili beyanda bulunmak için süre istemiş ve ... tarihli dilekçesi ile taleplerinin "sürekli iş göremezlik" tazminatı olduğunu belirtmiştir. 31.Hüküm tarihine en yakın ücret esas alınarak, rapor alınması gerektiğinden, davacı vekilinin talebi üzerine tekrar aktüer raporu aldırılmıştır. ... tarihli aktüerya raporunda özetle; davacının geçici iş göremezlik zararının olmadığı, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olduğu belirtilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiştir. 32.Davalı sigorta vekili, aktüerya raporunun hazine siciline kayıtlı biri tarafından düzenlenmesi gerektiğini beyan etmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2017/479 Esas, 2017/533 Karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; Yargıtay 17.HD'nin yerleşik içtihatları dikkate alındığında aktüerya bilirkişisinin 6100 sayılı HMK'nın 268. maddesi gereğince bilirkişi listesine kayıtlı olması ve aktüerya uzmanı olması yeterli olup bilirkişinin ayrıca hazine siciline kayıtlı olmasının gerekmez. Bu nedenle, dosyadaki aktüer bilirkişi niteliği hukuka uygundur. 33.Davacı talep miktarını ıslah etmiştir ve ıslah dilekçesi davalılara ve ihbar olunana tebliğ edilmiştir. Islah dilekçesine karşı dilekçeler dosyaya girmiştir. 34.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 35.Bu hususlar doğrultusunda, kusur, ATK maluliyet raporları, aküterya raporlarının , hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 36.Müterafık kusur husususun değerlendirilmesine gelince; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD'nin 2019/374 E, 2019/1226 K sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Zarar görenin veya davacıların desteğinin koruyucu tertibat takmaması (kask yahut emniyet kemeri), alkollü olduğunu bildiği kimsenin veya ehliyeti bulunmayan kişinin sürücülüğünü yaptığı araca binmesi gibi hususlar mutazarrır açısından müterafik kusur oluşturur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 gün ve 2016/19269 esas, 2017/11960 karar; 19/02/2018 tarih ve 2015/7675 esas, 2018/1070 karar sayılı içtihatları). Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354). Ceza dosyasındaki ATK kusur raporunda da beyan edildiği üzere, davacı ...'nin kask takmadığı, alkollü olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davacı ...'nin olayda müterafık kusurunun olduğu kanaatiyle, %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılmıştır. Hakkaniyte indirimi nedeniyle reddedilen kısım için davalılar lehine, davacı aleyhine yargılama gideri hükmedilmemiştir. 37.Tüm dosya kapsamı, anılan bilirkişi raporları, ıslah dilekçesi doğrultusunda; davacı ...'nin maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 38.Davacılar vekili, haksız fiil nedeni ile manevi tazminat talebinde de bulunmuştur. 39.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:1981/4-56, K:1982/348 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler ışık tutmaktadır. 40.Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, olayın oluşu, yaş durumları, tarafların ekonomik durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kabul edilen kusur ve maluliyet durumu, müterafık kusurun da olması göz önüne alınarak, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler göz önünde tutarak, göz önüne alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin hükümde gösterildiği tutarda kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; %20 oranında müterafık kusur indirimi de yapılarak, ... TL sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 2-Davacı ...'nin manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; tarafların sosyal ekonomik durumları, kusur oranları, müterafık kusurun mevcudiyeti hususları da göz önüne alınarak, ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ...'nin manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; tarafların sosyal ekonomik durumları, kusur oranları, müterafık kusurun mevcudiyeti hususları da göz önüne alınarak, ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı ...'nin manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; tarafların sosyal ekonomik durumları, kusur oranları, müterafık kusurun mevcudiyeti hususları da göz önüne alınarak, ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç ve aşamalarda yatırılan ... TL harç, değer belirleme için yatırılan ... TL harç toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin bu miktarın ... TL'sinden sınırlı sorumlu olmasına, 7-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 9-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalılar ... ve ...'ın bu miktarın ... TL'sinden sınırlı sorumlu olmasına, (hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedilen maddi tazminat bölümü davacı aleyhine değerlendirilmemiştir. Bu da göz önüne alınarak maddi tazminat talebi tam kabul edilmiş gibi yargılama giderinde dikkate alınmıştır. Manevi tazminat talepleri de düşünüldüğünde, bir bütün olarak davalı gerçek kişiler bakımından kısmen kabul vardır) 10-Davacı ... maddi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 11-Davacı ...'nin maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı, hakkaniyet indirimi nedeniyle reddedildiği için, yerleşik Yargıtay kararları ışığında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına bu kalem için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davacı ... manevi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 13-Davacı ... manevi tazminat talebi bakımından davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden; AAÜT m. 10 hükmü de dikkate alınarak, ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 14-Davacı ... manevi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 15-Davacı ...'nin manevi tazminat talebi bakımından davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden; AAÜT m. 10 hükmü de dikkate alınarak, ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 16-Davacı ... manevi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalılar ... VE ...'dan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, 17-Davacı ...'nin manevi tazminat talebi bakımından davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden; AAÜT m. 10 hükmü de dikkate alınarak, ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 18-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı ... vekili ... yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/6414, K. 2020/4591, T. 09.04.1982, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-6414-e-2020-4591-k-b191a06face4