İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/467 E. 2020/627 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/467
Karar No
2020/627
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/467 Esas

KARAR NO : 2020/627

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 27/12/2018

KARAR TARİHİ : 23/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu tarafından icra takibine haksız olarak itiraz ettiğinden takip durdurulduğunu, ancak itiraz evrakı kendilerine tebliğ olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği davalı/borçlu müvekkili şirkete takibe konu fatura bedellerini ödenmediğini, müvekkilinin kayıt ve defterleri ile de bu durumun sabit olduğunu, bilirkişi incelemesi ile de sübut bulacağını, alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe karşı yapılan itiraz nedeniyle duran takibin devamı için davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davanın kabulüne fazla ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile itirazın iptaline, takibin takipte belirtilen şartlar ile devamına, davalının itirazı haklı ve yerinde olmadığından %20'den aşağı olmamak şartıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının iddialarını kabul etmediklerini, reddini talep etiklerini, müvekkiline açılmış olan bu dava, hukuka ve usule aykırı olduğunu reddini talep ettiklerini, davacı vekili, HMK m.121 gereğince dava dilekçesi ile birlikte eklerini müvekkiline tebliğ ettirmediğini, davacı, delillerini dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtmediğini, iddialarına ilişkin hiçbir dayanak sunmadığını, dava dilekçesi bu yönüyle eksik olduğunu, aynı zamanda davacı vekili, HMK m.119 hükmü gereği, davayı açarken hangi hukuki sebebe dayandığını belirtmeden, bu davayı ikame ettirdiğini, dava dilekçesinin bu yönüyle de eksik olduğunu, bu nedenle öncelikle usul açısından dava dilekçesini kabul etmediklerini, ayrıca davanın süre açısından incelenmesini talep ettiklerini, takip açıldıktan neredeyse iki yıl sonra açılan bu davanın süre bakımından reddini talep ettiklerini, davacının açmış oldukları dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde de belirttikleri üzere, müvekkili davacı şirkete borcu bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan muhasebesel incelemelerde ticari defterleri ve ticari kayıtlarında herhangi bir borç kaydı vermediğinin saptandığını, bu nedenle müvekkili ticari defterleri ve ticari kayıtları ve karşı tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, müvekkilin davacı şirkete borcu bulunmadığını, davacının talebinin yasal dayanağı bulunmadığını, zira müvekkilinin davacıya hiç bir borcu bulunmadığını, bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davacı taraf müvekkili aleyhine haksız olarak takip başlattığını, müvekkili şirket davacı ile imzalandığını sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğinden, davacının talebinin yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ticari defter kayıtları ve ilgili muhasebe kayıtları ve karşı tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiği takdirde, borcunun bulunmadığı sabit olacağını, mahkeme nezdinde açılan dava yasal dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacının iddialarının haksız ve usulsüz olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası celp edilerek incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı borçlu aleyhine yemek bedeli faturaları alacağına istinaden asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 8.560,63 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlunun süresinde asıl alacağa, faize ve oranına fer'ilerine itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Dosya, davacı ve davalı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen denetime elverişli bulunan 21.05.2019 havale tarihli raporda özetle; davacı ve davalı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiklerini, defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari işlemlerle ilgili olarak herhangi bir sözleşme ibraz edilmediği, dava konusu faturalara ilişkin davalı tarafından iade faturası tanzim edilmiş olmadığını, tarafların beyanname kayıtlarının tetkikinde, dava konusu faturaların bildirimine ilişkin BA-BS formlarında mutabık olduğu, davaya konu davacının davalıya keşide ettiği 30/06/2016 tarih ... nolu 2.516,40 TL., 15/07/2016 tarih ... nolu 1.137,60 TL.,31/07/2016 tarih ... nolu 2.289,60 TL., 12/08/2016 tarih ... nolu 2.257,20 TL. Olan faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, tarafların 2016 yılı defterlerinin incelenmesi neticesinde, dava ve takip konusu fatura bedellerinden 30.06.2016 tarih ve ... nolu fatura tutarından 35,60 TL'nin tahsil edildiği kalan tutar (2.480,80 TL) ile birlikte diğer 3 Faturanın tahsil edilmediğini, 31.12.2016 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 8.435,20 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.

Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde özetle; öncelikle aleyhe olan hususlar yönünden,21.05.2019 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, itiraz ettiklerini, müvekkili tarafından yapılan muhasebesel incelemelerde ticari defterleri ve ticari kayıtlarında herhangi bir borç kaydı vermediği saptandığını, bu nedenle, müvekkilinin davacı şirkete borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin borçlu olmadığı sabit olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte 21.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere davacının, müvekkili şirketi herhangi bir şekilde yazılı olarak temerrüde düşürmediği ve bu yönde taraflar arasında yerleşmiş bir uygulamanın da mevcut olmaması dikkate alındığında, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketten faiz talep edemeyeceği kanaatine varıldığını, öncelikle bilirkişiler tarafından yapılan eksik incelemeyi kabul etmediklerini ve itirazları doğrultusunda dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davacıya usulüne uygun bilirkişi raporu tebliğine rağmen cevap vermediği anlaşılmıştır.

Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.

Mahkememizce toplanan deliller ile hüküm kurmaya yeterli bulunan bilirkişi raporu dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut rapor içeriğine göre davacı ve davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahipleri lehine delil teşkil ettiği, yazılı sözleşme ibraz edilmediği, iade faturası düzenlenmediği, tarafların beyanname kayıtlarının tetkikinde dava konusu faturaların bildirimine ilişkin BA-BS formlarında mutabık oldukları, yapılan son ödemenin tarihinin takip tarihinden önceki bir tarih olduğu ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 8.435,20 TL alacaklı olduğunun her iki taraf defterinden de anlaşıldığı, davacının mahkememiz dosyasında asıl alacak dışında işlemiş faiz talep etmediği davaya esas değer olarak takip dosyasındaki asıl alacak tutarı toplamı olan 8.380,80TL yönünden talepte bulunduğu, ancak bilirkişi raporu ile belirlenen alacak tutarına göre davasının kısmen kabulü ile davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline davacının talep edebileceği alacak miktarı üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; alacak likit ve itiraz haksız kabul edildiğinden kabul edildiğinden hükmolunan miktar üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM :

Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;

İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının 8.345,20 TL. üzerinden kısmen iptali ile 8.345,20 TL. asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Alacak likit kabul edildiğinden ve davalı itirazında haksız olduğundan hükmedilen asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gereken 570,06 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 99,30 TL harcının mahsubu ile eksik kalan 470,76 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

5-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davanın red oranına göre takdir ve tayin edilen 35,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yapılan 28,00 TL tebligat gideri, 31,00 TL e-tebligat masrafı, 19,70 TL müzekkere posta masrafı, 700,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 778,70 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 775,39 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı tarafından peşin yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 99,30 TL peşin harç ve 5,20 TL vekalet harcı toplamı 140,40 TL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9-Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde re'sen iadesine,

Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/12/2020

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/467, K. 2020/627, T. 24.12.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-467-e-2020-627-k-87ed618ab8e7