İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/405 E. 2021/131 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/405
Karar No
2021/131
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/405 KARAR NO : 2021/131

(ASIL DAVA BAKIMINDAN) DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2018 KARAR TARİHİ : 03/03/2021

(KARŞI DAVA BAKIMINDAN) DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/09/2018 KARAR TARİHİ : 03/03/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) ve alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, (Hüküm sonrası harç tahsilde ve taraflar nezdinde infazda tereddüt olmaması için hüküm başlığı ayrı ayrı belirtimiştir) GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat ve yalıtım işleri ile iştigal ettiğini, bu iş kapsamında davalı ile anlaştığını, müvekkilinin, anlaşma sonucu üstlendiği edimini yerine getirdiğini ancak davalının ödemesi gereken bedelin tamamını ödemeyerek üstlendiği edimini yerine getirmediğini, ekte sundukları, ... tarihli ... numaralı faturada da görüleceği üzere müvekkilinin, "... uygulması" yapması karşılığında ... TL ücrete hak kazandığını, söz konusu faturanın davalı tarafından da imzalandığını, davalının söz konusu borcun ... TL olan kısmını ödediğini, kalan kısmın tahsili amacıyla Antala ... İcra müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak borçlunun haksız şekilde asıl alacağa, işlemiş faize itiraz ettiğini, borcun dayanağı faturada davalının imzasının olduğunu, söz konusu işin yapıldığını, ödenen miktar düşülerek icra takibi yapıldığını, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmediğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmişti. 2.Asıl davada davalı/karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde/cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının, müvekkilinin, ... ili, ... ilçesi ... mahallesi, ... ada ... parselde bulunan inşaatlarının dükkan katlarındaki zemin epoksi kaplamlarını yapmak üzere anlaştıklarını, müvekkil tarafından davacının kabulünde olduğu üzere ... TL ödeme yapıldığını, davacının hatalı ve eksik iş yaptığını, bunu kusuruyla yaptığını, yapıldığı iddia edilen zemin epoksi uygulamalarında kabarmalar ve buna bağlı sorunlar oluştuğunu, yapılan işin baştan sona hatalı olduğunu, müvekkilinin hem zarar uğradığını hem de itibar kaybetmesine sebep olduğunu, müvekkil şirketin işin tespitinin ilgili meslek odası aracılığı ile yaptırıldığını, müvekkilinin bu durumu davacı tarafa ihtar etmişse de davacı tarafça her hangi bir iş yapılmadığı gibi kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını, anlatıldığı üzere müvekkili tarafından ... TL ödeme yapıldığını, karşı tarafın hem ücreti aldığını hem de işi yapmadığını, uğranılan zarar olarak ... TL nin tahsilini ve asıl davanın reddini talep etmiştir. 3.Davacı / karşı davalı cevap dilekçesinde özetle; davalı karşı davacı tarafın sunmuş olduğu ilgili meslek odası aracılığı ile alınan raporun tek taraflı rapor olduğunu, usulüne uygun ayıp ihbarının yapılmadığını, TTK m. 23 ün açık olduğunu, her iki tarafın da tacir olduğunu, şu ana kadar bir davanın da açılmadığını beyan etmiştir. 4.Asıl davanın ve karşı davanın temeli eser sözleşmesine dayanmaktadır ve eser sözleşmesinin kurulması konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. 5.Davayı aydınlatmak için, dava ile bağlantılı olarak bazı temel hukuk ilkelerinden bahsetmek gerekmektedir. 6.Sözleşme (eser) ilişkisi bulunduğu ispatlanmış ise yapılan veya yapılmayan işlerin ne olduğu, fazla yapılan iş olup olmadığı; konusu hukuki işlem niteliğinde olmadığından, bu nedenle senetle ispat kuralına tâbi bulunmadığından tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir.(Yargıtay 15. HD., 2016/1874 E., 2017/1749 K.) Sözleşmenin kapsamı konusunda tanıkla ispat mümkündür. (Yargıtay 15. HD., 2018/3346 E., 2018/4404 K.) 7.Yüklenicinin imalat bedeline hak kazanabilmesi için sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz olarak tamamlayıp teslim etmesi gerekir. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında, tarafların hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir (Emsal Yargıtay 15. HD., 17.02.2015 T 2014/2254 E 2015/782 K;17.12.2014 T 2014/681 E 2014/7323 K; 01.12.2015 T 2015/1884 E 2015/6112 K içtihatları). 8.Somut olaya dönüldüğünde; mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır ve mahallinde bilirkişiler aracılığı ile keşif icra edilmiştir. Tarafların ticari defterlerinin de incelenmesine karar verilmiştir. 9.Aşamalarda, öncelikle, davacı karşı davalı vekiline keşif için kesin süreler verilmiştir. ... tarihli duruşmada verilen kesin sürede, ilgili tarafın dosyada mevcut gider avansı olup olmadığı, varsa miktarı belirtilmemiş, bunun mahsup edilebileceği bildirimi yapılmamış olduğundan, mahkememiz bu ara kararı hukuken yerinde bulmamış ve ... tarihli celsede tekrar ara karar kurmuştur (bu celsede sehven ... tarihli celsede geçen celse diye bahsedilmişse de esasen iki celse önce olmalıydı). Davacı karşı davalı masrafları yatırmamıştır ve davalı karşı davacı ispat olunmadığından davacı karşı davalının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Ayıplı/eksik hizmet verildiğinin ispatının davalıya aittir. (Yargıtay 11. HD., 2016/902 esas, 2016/9215 karar) Mahkememiz buna aykırı olarak, davalı karşı davacı ayıp iddiasında bulunmasına ve ispat yükünün kendisine düşmesine rağmen, ispat yükü kendisine düşmeyen davacı karşı davalıya keşif ve bilirkişi masraflarını yüklemiştir. Bu usuli yanılgı nedeniyle davalı karşı davacının beyanı doğru görülmemiştir. Mahkememiz bu sefer davalı karşı davacıya masrafları yüklemiştir ve mahallinde keşif icra edilmiştir. 10.Davalı karşı davacı tanığı ... keşifte özetle; kalıp ustası olduğunu, taraf şirketlerle bir işçi işveren ilişkisinin olmadığını, davalı şirketin kalıplarını kendisinin çaktığını, iş yaparken davalı karşı davacı şirket yetkilisi ...'in kendisini aradığını, "ya ... usta bir gel biz buraya ... yaptık, hepsi havaye kalktı, gel bir bak" dediğini, sonra gelip baktığını, gerçekten de hepsinin ayağa kalktığını, epoksi uygulaması yapanlara da bunu söylediğini, onların da onaracaklarını söylediklerini, o zaman onardıklarını ancak bir kaç gün sonra tamamının bozulduğunu gördüklerini, kişilerin tamamen söküp götüreceklerini söylediklerini ve söktüklerini, şirket yetkilisi kendisini çağırdığında kendisinin başka işte çalışıyordu, dava konusu yer teslim edileceğinden yetiştirmek için buraya şap döktüklerini, başka çarenin olmadığını beyan etmiştir. Davalı karşı davacı tanığı ... keşifte özetle; daha önce davalı karşı davacı firmada çalıştığını, tahminen 2 yıldır çalışmadığını, dava konusu olay zamanında çalıştığını, davalı karşı davacı firmanın sahibi ...'in getir götür işlerini yaptığını, eksik şeylerin denetimini yaptığını, müteahhitin talimatlarını ilettiğini, epoksi uygulamasının yarılmış olduğunu, ...'e haber verdiğini ve karşı firmaya haber verdiklerini, bir bölüm eleman gönderdiklerini ve bir kısmını yaptıklarını, daha sonra tekrar kabardığını, çatlamalar olduğunu, tekrar firmayı çağırdıklarını, şirketin arabasını tahsis ettiklerini, teslim süresi yaklaştığı için tekrar beton attıklarını beyan etmiştir. Davalı karşı davacı ... keşifte özetle; kendisinin mühendislik mimarlık şirketi sahibi olduğunu, dava konusu yerin projelerini firmasının yaptığını, kendisinin aynı zamanda arsa sahiplerinin de vekili olduğunu, epoksi uygulamasından bir hafta kadar sonra hatalar, çatlamalar ve kabarmalar gördüklerini, şirket yetkilisini çağırdıklarını onun da şapa bahane bulduğunu, bunun doğru olmadığını çünkü bu doğru olsaydı firmanın uygulamayı yapmaması ve şapın yenilenmesini istemesi gerektiğini, firmanın eski kaplamayı söktüğünü ve aynı şapın üzerine hiç ibr takviye yapmadan epoksi uygulamasını yaptığını, teslim süresi geldiğinden yüzey sertleştirici ile şapın üzerine saha betonu tarzında yüzey sertleştirici beton uygulaması yapıldığını ve sahiplerine bu şekilde teslim edildiğini beyan etmiştir. 11. ... tarihli iki inşaat mühendisi bilirkişi, bir mali müşavir bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; davacı/karşı davalının 2016 yılı ticari defterlerinin yasal süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacı karşı davalının ticari defterlerinde bir adet ... TL (KDV dahil) toplam tutarlı faturanın kayıtlı olduğu, davalı karşı davacıya ait .../2016 dönemi BA formunda ... TL (KDV hariç) tutarlı faturanın beyan edildiği (KDV dahil toplam tutarı ... TL), davacının ... tarih ... yevmiye numaralı kapanış fişinde davalı karşı davacı şirketin borç bakiyesinin ... TL olduğu, icra takibi ile ... TL asıl alacak tutarını talep ettiği; dava konusu 4 adet dükkanda yapılan epoksi zemin kaplaması uygulamasının söküldüğü ancak rampa, asansör kovası önü ve 2 inci bodrum çıkış bölgelerinde davaya konu olan epoksi uygulamasından kalanların olduğu, kalan epoksi uygulamasının ise yer yer çatladığı, yer yer kabardığı ve alt düzeyden parçalar koparak ayrıldığı; epoksi zemin uygulaması altında betonarme ya da 400 dozlu şap olması gerekirken konvansiyonel düşük dozajlı şap olduğu, uygulama yapılmadan önce zeminin sağlam ve epoksi zemin kaplaması uygulanabilir zemin olduğu belirlenmeden uygulamanın yapıldığı, epoksi zemin uygulamasının gerektirdiği alt zemin uygulaması yapılmadan imalatın yapılması nedeniyle kaplamanın kabardığı, çatladığı ve işlevsiz hale geldiği belirtilmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 13.Mahkememizce itirazlar da göz önüne alınarak, maliyetler hususunun da netleştirilmesi için teknik bilirkişilerden ek rapor aldırılmıştır. 14. ... tarihli teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan ek heyet raporunda özetle; keşif tarihi itibariyle ve imalat tarihi itibariyle hesaplamalar yapılmıştır. Rapor içeriğinden tüm uygulamanın yerinde olmadığının kabul edildiği, buna göre hesaplamaların yapıldığı anlaşılmaktadır. Miktar konusunda ise bir uyuşmazlık olmamasına rağmen bilirkişiler hesaplamalar yapmıştır. Kısmi ayıp var ise bunun miktarı ve maliyetinin tespiti için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak, ek rapor alma amacı yerine gelmiş, tüm uygulamanın hatalı olduğu belirtilmiştir/anlaşılmıştır. 15.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 16.Mahkememizce net belirleme yapılması için tekrar ek rapor aldırılmış, ... tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle; epoksi altına yapılan şapın uygun dozajlı olup olmadığı test edilmeden epoksi uygulamasının yapıldığı, imalatın yapımından sonra ortaya çıkan ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiştir. 17.Belirtmek gerekir ki; Eser sözleşmesinin eksik veya ayıplı ifa edilip edilmediği, eksik iş ve ayıplardan dolayı talep haklarının ne olduğu ve hangi koşullarla istenebileceği yönünden, sözü edilen eksik ve kusurların eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp olup olmadığının saptanması gerekir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işlerin bedeli, teslim tarihine bu işlerin ikmâl edilebileceği sürenin ilavesiyle bulunan tarihteki rayiç bedellerle talep edilebilir. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden BK’nın 359 ve 362. maddesindeki hükümler uygulanmaz. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Yüklenicinin açık ayıplar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için teslimden itibaren makul sürede (işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir zaman süreci içinde) eserin muayenesini yaptırıp varsa ayıplarını ihbar etmesi gerekir (BK.md.359). Aksi halde yüklenici ihtirâzi kayıtsız eseri kabul etmiş sayılacağından ayıba bağlı hakları yitirir (BK.md.362). Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz derhal bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer (BK.md.362). Sözleşmede garanti (teminat) süresi kararlaştırılmışsa ayıp ihbarı bu süre içinde de yapılabilir. Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalatın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalatın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. (Yargıtay 15. HD., 2016/1874 E., 2017/1749 K.) 18.Davalı/karşı davacı vekili, ... tarihli duruşmada ve aşamalardaki beyan dilekçelerinde davacı karşı davalıya faks (belgegeçer) yoluyla ayıp bildirimi yaptıklarını beyan etmiş ve davacı karşı davalı vekili de iddia edilen faksın (belgegeçer) imzasız olduğunu hem de nereye gönderildiğinin belli olmadığını beyan etmiştir. 19.Bu hususta delil başlangıcı kavramına değinmek gereklidir. HMK m. 202 gereği; Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Kanun maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, delil başlangıcının bulunduğu durumlarda, tanık dinlenebilir. HMK m. 199 ile sadece senet değil, daha üst bir kavram olan “belge” kavramı da düzenlenmiştir. Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Kanun koyucu, “ve bunlara benzer” ifadesiyle, sınırlı bir sayım yapmadığını açıkça belirtmektedir. Belgenin ne olduğu genel bir anlatımla, örnekler verilerek ifade edilmiştir. Belge, kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş olmalıdır. 1086 sayılı mülga HMUK ta “aleyhine ibraz edilmiş olan taraf canibinden verilen” ibaresini kullanılmakta iken HMK bu unsuru genişletmiş ve sadece kendisine karşı ileri sürülen kimseden değil, aynı zamanda temsilci tarafından gönderilen belgeyi de delil başlangıcı saymıştır. Öte yandan, haberleşmenin önemli bir türünü oluşturan belgegeçer (faks) mesajlarının delil değerini, delil başlangıcı olarak benimseyen içtihatlarla uyum sağlanması amacıyla, "verilmiş" sözcüğünün yanına "gönderilmiş" sözcüğünün de ilâve edilmesi kabul edilmiştir. 20.Mahkememizce bu hususta, ispat hakkının kullandırılması, delil başlangıcı kavramının değerlendirilmesi amacıyla, faksın (belgegeçer) ulaştığına dair delilleri sunması için, davacı karşı davalının inkarı da düşünülerek, davalı karşı davacı vekiline süre verilmiş, davalı karşı davacı ... tarihli dilekçeyi mahkemeye sunmuş, buradaki talep gereği ...'a yazı yazılmış, ... ... tarihli dilekçesi ile iki seneden eski tarihlere ait faks (belgegeçer) data bilgisinin verilmesinin mümkün olmadığını bildirmiştir. Davalı karşı davacı vekili ... tarihli dilekçesinde müzekkerede tarihin yanlış yazıldığını, 2015 yerine 2016 tarihinin yazılması gerektiğini beyan etse de ...da belirtilen imha sınırı tarihi bu tarihi de kapsadığından, aynı cevabın geleceği açık olduğundan tekrar yazışma yapılmamıştır. Faks belgesinin davacı karşı davalıya ulaştırıldığına dair bir belirleme belgenin üstünde olmadığı gibi, buna ilişkin bir delil de davalı karşı davacı tarafça sunulmamıştır. Davacı bu yöne ilişkin tanık bildireceğini de ileri sürmemiştir. Davalı karşı davacının belirttiği ayıpların ... tarihli ihtarname ile davacı karşı davalıya ihtar edildiği yönündeki iddiası ispatlanamamıştır. 21.Yapılan işe ait fatura tarihi ... tarihidir. Çekildiği iddia edilen ihtarnamenin tarihi de ... dır. Davalı karşı davacı tanıkları özetle; işlemden kısa bir süre sonra kabarmaların, hatalı uygulamanın ortaya çıktığını beyan etmişlerdir. Davacı karşı davalı vekili, tanık beyanlarını kabul etmediklerini beyan etmiştir. Davalı karşı davacı tacirdir ve basiretli iş adamı gibi hareket etmelidir. Bunun yanında, ayıp ihbarı yapılması hukuki bir işlem değil "hukuki işlem benzeri bir fiil" olması nedeniyle süresi içerisinde ayıp ihbarının yapıldığının, tanık da dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğundan (Yargıtay 15. HD., 2018/1965 E., 2018/2595 K.) Dosyada, dinlenen tanıkların beyanları, davalı karşı davacı ile aralarındaki iş/ticari/işçi-işveren ilişkileri düşünüldüğünde, ayıp ihbarının zamanında yapıldığını kabule göre göstermemektedir, ispata yeter değildir. Yukarıda da değinildiği üzere, faksa (belgegeçer) ilişkin olarak başkaca tanık da gösterilmemiştir. Zira, davalı karşı davacı aşamalardaki savunmasına/iddiasına dayanak olarak, noter ihtarnamesi çektiklerini de beyan ederek, ayıp ihbarını faks (belgegeçer) yoluyla yaptıklarını beyan etmiş ancak bu durumu ispatlayamamıştır. 22.Aşamalarda, davalı karşı davacı vekili, karşı dava dilekçelerinde faiz istemini unuttuklarından, dilekçelerini kısmi ıslah ederek, faiz talebini sunmuşlardır. Yargıtay 15. HD'nin 2016/1046 E, 2016/3719 K sayılı emsal ilamına göre, dava dilekçesinde istenmesi unutulan faiz ıslahla talep edilebilir. 23.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları, yukarıdaki tüm açıklamalar dikkate alınarak; davacı karşı davalının iddiasını ispatladığı, davalı karşı davacının iddiası olan gizli ayıp hususunu vakıf olunur olunmaz derhal bildirmediği bu yönüyle eseri olduğu gibi kabul etmiş sayıldığı ve ayıba bağlı haklarının düştüğü, davacı karşı davalının ücrete hak kazandığı anlaşılmakla; davacı karşı davalının davasının kabulüne, davalı karşı davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. 24.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 25.Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. 26.Dosyaya baktığımızda; yukarıda belirtilen şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğu kanaatiyle, davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; (ASIL DAVA BAKIMINDAN) 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin DEVAMINA, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, (KARŞI DAVA BAKIMINDAN) 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak, alınması gerekli ... TL maktu ret karar harcının davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin karar harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'in yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/03/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/405, K. 2021/131, T. 03.03.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-405-e-2021-131-k-764476afeba4