İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/320 E. 2020/458 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/320
- Karar No
- 2020/458
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/320 Esas KARAR NO : 2020/458 DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/03/2018 KARAR TARİHİ : 30/09/2020 Davacı tarafından davalı aleyhinde açılan maddi tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/07/2015 tarihinde davac...sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğünü, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zmms poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek 100,00 TL kalıcı iş göremezlik ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davacının eksik evrak ile başvuruda bulunduğunu, ... plakalı aracın 24/10/2014-2015 tarihleri arasında zmss poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalı sürücünün kusuru ve kaza tarihi itibariyle geçerli teminat limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, bu nedenle kusur ve maluliyet incelemesinin yapılması gerektiğini, davacının ancak yasal faiz talebinde bulunabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat(sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik) isteğine ilişkindir. DELİLLER: -Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 02/04/2018-25/02/2019 tarihli yazısı ve eki, -Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu soruşturma dosyası sureti, -ATK ... İhtisas Kurulu'nun 24/04/2019 ve 15/01/2020 tarihli maluliyet raporları, -Erzincan SGK İl Müdürlüğü'nün 30/09/2019 tarihli yazısı, -Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nün 16/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -... Sigorta A. Ş'nin 23/10/2019 tarihli yazısı ve eki hasar dosyası ile poliçe. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK’da gider avansı ve delil avansı ayrı ayrı düzenlenmiştir. Kanun’un 120. maddesi, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığı’nca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” hükmünü içermektedir. Bu maddede öngörülen gider avansı, HMK’nın 114. maddesi uyarınca dava şartları arasında yer almaktadır. Dava şartlarının eksik olması ve tamamlanmaması durumunda ise aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca usulden red kararı verilmesi öngörülmüştür. Aynı Kanun’un 324. maddesinin başlığı ise “Delil İkamesi İçin Avans” olup, taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda oldukları belirtilerek, tarafların birlikte aynı delilin ikamesini talep etmiş olmaları halinde gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri ve taraflardan birisinin avans yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde diğer tarafın bu avansı yatırabileceği ve aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere HMK’nın 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK’nın 114. maddesinin 1. fıkrasının “g” bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir. Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin, gider avansı içinde değerlendirilmesi olanağı, HMK’nın 324. maddesi düzenlemesi karşısında yoktur. HMK’nın 324. maddesi gereğince bu avansın hiç yatırılmamasının veya eksik yatırılmasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılmasıdır. Delil avansına yönelik ara kararında mahkemece, hangi delil için ne miktarda avans yatırılacağı açıkça belirtilmeli ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğinin ihtar edilmesi gerekir. Ayrıca; davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine, tarafların durumlarına göre belirlemesi için hakime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle 6100 sayılı HMK. nun 90. (1086 sayılı HUMK.nun 159.) maddesinde açık hükmünde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hakim tarafından azaltıp çoğaltılamaz. Buna karşın, 6100 sayılı HMK. nun 94. (1086 sayılı HUMK.nun 163.) maddesine göre hakimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hakim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir.Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacagı da kuşkusuzdur. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletinde bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere düzenlenen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkca anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hakim tarafından hemen yerine getirilmelidir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının 25/07/2015 tarihli trafik kazası neticesinde yaralandığı ve geçici ile sürekli iş göremezlik zararının oluştuğu iddiasıyla işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce taraflarca gösterilen tüm delillerin toplandığı, davacının kaza nedeniyle maluliyetinin tespiti için ATK'dan iki kez rapor alındığı, mahkememizce iki kez davacı vekiline süre verildiği halde davacı vekili tarafından ATK rapor ücretlerinin yatırılmadığı, ayrıca 11/03/2020 tarihli duruşmada dosyanın hesap ve kusur bilirkişilerine tevdiine karar verildiği, bilirkişiler için ayrı ayrı 500,00 TL ücret takdir edildiği ve toplam 1.000,00 TL bilirkişi delil avansını yatırmak üzere davacı vekiline iki haftalık kesin süre verildiği, iki haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansının mahkememiz veznesine depo edilmemesi halinde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve mevcut dosya kapsamına göre değerlendirme yapılacağının huzurda bulunan davacı vekiline tefhim ve ihtar edildiği, davacı vekilince bilirkişi ücretlerinin kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle mahkememizce kusur ve aktüer bilirkişi raporlarının alınamadığı, mahkememizce davacı vekiline 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca verilen ve kesin olan sürenin yeterli, emredilen işlerin, gerekli ve yapılabilir nitelik taşıdığı, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkca anlatıldığı-ihtar edildiği, kesin süre içerisinde ara karar gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemiş olmasının davalı yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmadığı, kendisine tanınan kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansını mahkememiz veznesine depo etmeyen davacının 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi uyarınca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması gerektiği, davacının talebi ve dosya kapsamı dikkate alındığında davacının bilirkişi incelemesiyle belirlenebilecek olan kusur ve zarar miktarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE, 2-Alınması gerekli 54,40 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 18,50 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 Yılı AAÜT'nin 13/1-2. maddesi uyarınca 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 5-Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'nin 24/04/2019 ve 15/01/2020 tarihli rapor ücreti olan 1.124,00 TL'nin suçüstü ödeneğinden KARŞILANMASINA, Adli Tıp Kurumu hesabına ödeme yapılmak üzere İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğüne müzekkere YAZILMASINA, 6-Mahkememizce suçüstünden karşılanan 1.124,00 TL ATK rapor ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2020
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA