İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/2696
- Karar No
- 2018/3431
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/825 Esas KARAR NO : 2023/1121 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2021 KARAR TARİHİ : 27/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2023 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklanan alacak bakiyesine ilişkin Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı ile yaptığı ticaret kapsamında davalıya ham kumaş vermekte olduğunu, yapılan ticaretin bir kısmının döviz bazlı, bir kısmımın ise TL cinsi ile yapıldığını, taraflar arasında yapılan davalı ... da imza ve kaşesinin bulunduğu sözleşmenin ekte sunulduğunu, sözleşme şartları gereği icra takibi başlatılırken gönderilen kumaşa dair alacaklara binaen takip sonrası aylık %1 vade farkı uygulandığını, yine ayrıca sözleşme konusunda görüleceği üzere anlaşmanın 17.000 mt kumaş karşılığında 1.60USD + KDV olarak anlaşıldığını, müvekkili şirketin fatura açıklamalarında da yer aldığı üzere 12.12. 2020 tarihinde 3.309 metre, 15.12.2020 tarihinde 4.908 metre, 21.12.2020 tarihinde 5365 metre, 09.01.2021 tarihinde 97 metre kumaş gönderdiğini, sözleşmeden arta kalan ve gönderilen kumaşa karşılık alınacak bedel davalıdan takip öncesi tahsil edildiği için dava konusu edilmediğini, ek'te sunulu ve tarafların ticari defterlerinde işlenmiş olan 08.12.2020 tarih .... Fatura numaralı e fatura hakkında ise faturada belirtilen vade tarihi sonrası yasal faiz uygulandığını, takibe konu faturalar hakkında döviz bazlı alacak kalemlerinde sözleşme gereği 90 günlük vade süresi sonrası %1 vade farkı uygulandığını, Türk lirası cinsinden alacak olan .... Fatura numaralı e fatura hakkında vade tarihi sonrası yasal faiz uygulandığını, davalı ... her ne kadar icra takibine karşı haksız itirazda bulunsa da ek'te sunulu 02.07.2021 tarihli cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere müvekkili şirkete yapılan ticari ilişki kapsamında 89.553, 60 TL ve 23.648,13 USD borçlu olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptalini, yapılan haksız itiraz sonucu takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... üzerine bırakılmasını talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davacı tarafça Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı takibe konu edilen alacak ile ilgili olarak müvekkili şirketin borcu bulunmadığını, taraflar arasında ticaret ilişkisinden sonra ödemelerin çek ve nakit olarak yapıldığını, bu hususun ticari defterler incelendiğinde ortaya çıkacağını, ancak alacaklı olduğunu iddia eden tarafın haksız bir şekilde ilamsız yola icra takibi başlattığını, açıklanan nedenlerle huzurda bulunan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı takip borçlusu aleyhineBakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 307.763,04 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... NO'LU FATURA 8.481,02 USD, ... NO'LU FATURA 178,09 USD, ... NO'LU FATURA 5.717,95 USD, ... NO'LU FATURA 9.270,72 USD, ... NO'LU FATURA 89.553,60 TL" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında faturaya konu mallar teslim edilmesine rağmen davalı tarafından bakiye fatura bedellerinin ödenmediği iddia etmekte iken davalı taraf davacı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında çek ve nakit olarak ödemeler yapıldığını, takip nedeniyle borçlu bulunmadığını iddia etmektedir. -Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır. -Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/07/2023 tarihli raporda özetle; davacı ... Ltd.Şti.nin 2020-2021 ve 2022 yıllarında E-Fatura ve E defter mükellefi olduğu, defter beratlarını yasal süresi içinde Gelir İdaresi Başkanlığı na gönderdiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu göre defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin elektronik ortamda tutulduğu, Yevmiye ve Kebir defter beratlarının birbirini doğruladığı açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı, defterlerin sahibi lehine delil teşkil etme kapasitesinin bulunduğu, sözleşme kapsamında davacı tarafından sevk irsaliyelerinin düzenlendiği, irsaliyelere istinaden de faturaların düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşmenin defter kayıtlarına işlenmesinin şeklen mümkün olmadığı, yevmiye defterine yapılan ve yapılması kesinleşen iş ve işlemler yevmiye maddesi olarak işlenip kayıt edildiğini, sözleşmenin ise yapılacak ticarete şeklen çerçeve olduğunu, işin nasıl yapılacağını tarafların edimlerini gösterdiğini, bu nedenle sözleşmenin defter kayıtlarında bulunmadığını, davalı tarafından tarafından yapılan 2 adet ödeme gelen havale şeklinde toplamda 50.551,71-TL ve 6900 USD olarak davacı ... Ltd.Şti. şirketin kayıtlarında mevcut olduğu, davacı tarafından davalı firmaya düzenlenmiş toplamda 9 adet fatura bulunduğu, bu faturaların açık fatura şeklinde Elektronik ortamda E-Fatura şeklinde düzenlendiği, davacı ... Ltd.Şti. nin davalı ... Ltd.Şti. nden takip tarihi olan 12/07/2021 tarihi itibariyle 278.062,41-TL ve (USD karşılığı olarak 23.642,12-USD alacaklı olarak kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, dava tarihi 04/10/2021 itibariyle aynı 278.062,441-TL (23.642,12-USD borç kur değerlemesi yapılmamış haliyle) davacı tarafından tahsil edilemediği davalı ... Ltd.Şti. nden alacaklı olarak kayıtlı olduğunu bildirdiği görülmüştür. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği ve yerinde inceleme etmesine rağmen yerinde inceleme talebinde bulunulan adreste defterlerini incelemeye sunmadığı görülmüştür. -Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi kök rapor taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce kök rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen -... NO'LU FATURA 8.481,02 USD, -.... NO'LU FATURA 178,09 USD, -... NO'LU FATURA 5.717,95 USD, -.... NO'LU FATURA 9.270,72 USD, -... NO'LU FATURA 89.553,60 TL faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. -Buna göre davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda 12/07/2021 tarihi itibariyle 278.062,41-TL ve (USD karşılığı olarak 23.642,12-USD alacaklı olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiş ise de bilirkişi raporunda faiz hesabı yönünden değerlendirme yapılmadığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı tarafın takip talebindeki işlemiş faiz taleplerinin yerinde olduğu anlaşıldığından bu hususta ayrıca bilirkişi raporu tanzimi yoluna gidilmemiş, davacı tarafın takibe konu ettiği miktarın sözleşme ve kayıtlara uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu bakiye fatura borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından itirazın kısmen iptali ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 61.552,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 21.023,29-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.717,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.306,28- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.717,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 1.00,00 TL bilirkişi ücreti, 609,00 tebligat, talimat ve posta masrafı olmak üzere 1.668,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 48.164,46- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Kahramanmaraş Arabuluculuk Bürosunun 2021/85178 numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı27/10/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır