İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/525 Esas KARAR NO : 2024/958 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/05/2023 KARAR TARİHİ : 27/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2022 yılı Şubat ayında başlayan görüşmeler sonucunda davalı şirket tarafından verilen teklifler müvekkil şirket tarafından kabul edilerek 3 ADET ......, 3 ADET ...... ’ün üretilmesi ve 20 İŞ GÜNÜ içinde müvekkil şirkete teslimi konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin 11.02.2022 tarihinde istenilen ürünlerin görselini ve ölçülerini davalı şirkete ilettiğini, davalı şirketten bu ürünlerin istenilen niteliğe sahip şekilde üretilebileceği onayı alındıktan sonra 08.04.2022 tarihli sipariş formu müvekkil şirket tarafından düzenlenerek davalı şirkete iletilmiş ve ön ödeme olarak 14.04.2022 tarihinde 2.450,00 EURO davalı şirkete ait banka hesabına gönderilmiş olduğunu, ancak söz konusu ürünlerin, davalı şirket tarafından 20 iş günü içerisinde teslim edilmediğini, defalarca davalı şirket yetkilileri ile bu konuda görüşmeler sağlanmış, mail yazışmaları yapılmış ancak olumlu sonuç alınamamış olduğunu, sözleşmeye konu ürünlerin 20 iş günü içinde teslim edilmesi gerekirken yaklaşık 8 ay sonra yani 08.12.2022 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen söz konusu ürünlerin bedelini gösterir 06.12.2022 tarihli 86.373,42 TL'lik fatura bedelinden kalan 47.733,33 TL’lik bakiye kısmı 06.12.2022 tarihinde dava şirkete ait banka hesabına gönderildiğini, söz konusu ürünlerin üzerinde müvekkil şirket tarafından yapılan uygunluk (radyografik muayene) kontrolünde; sensörlerin etiketlerinin karıştırılmış (Örn: 8862 sensörlere 8861 in etiketleri yazılmıştır.) olduğu, K TYPE sensörlerin çubukları yamuk geldiği, sensörlerin iç, dış ve deliklerinde çapak bulunduğu, sensörlerin bazılarının eziklik olduğu, bazı kablo izolasyonlarında hasar meydana geldiği ve ekranlarının gözükmediği, sap tarafında çift krimpleme yapılmış sensörler bulunduğu, boş deliklerde oyulma ve renginde kararmalar olduğu, atumlarda deliklerin olduğu, ÖSS sensörlerinde boyutsal ölçülerde hata mevcut olduğunun tespil edildiğini, söz konusu ürünler üzerinde yapılan inceleme sadece müvekkili şirketle sınırlı kalmamış, müvekkil şirketin dava konusu sensörleri kullanacağı kablajları müvekkili şirkete şipariş veren dava dışı 3. Kişi olan KALE ARGE firması yetkililerince de kontrol edilmiş olduğunu, ilgili firma tarafından da dava konusu ürünlerdeki hataların tespit edildiğini ve söz konusu sensörlerin bu hali ile kullanılamayacağının müvekkili şirkete bildirildiğini, bu durumun davalı şirkete derhal bildirilmiş ve ürünler davalı şirkete teslim edilmiş olduğunu, davalı şirket yetkilileri tarafından düzenlenen ve bedeli müvekkili şirketçe ödenen 06.12.2022 tarihli faturaya karşılık 26.01.2023 tarihli iade faturası düzenlemiş ve davalı şirkete ödenen ürün bedeli olan 86.373,42 TL’nin iadesini talep etmiş olduğunu, iade talebi üzerine davalı şirket tarafından gönderilen 08.03.2023 tarihli mailde; ürünlerin geri alınması ya da para iadesi yapılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, ürünlerin müvekkil şirketin istemine uygun bir şekilde üretildiğinin ifade edildiğini, bunun üzerine Ankara ...... Noterliğinin 16.03.2023 tarihli ve ...... yevmiye nolu ihtarnamesi ile; ürünlerin müvekkil şirketin belirtmiş olduğu standartlara uygun olmadığı ve hatalı üretildiği belirtilerek müvekkil şirket tarafından ürün bedeline ilişkin yapılan ödemenin davalı şirket tarafından iadesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından bu ihtarnameye cevaben göndermiş oldukları Beyoğlu ...... Noterliğinin 30.03.2023 tarih ve .....yevmiye nolu cevabında; "davaya konu ürünlerin hiç bir şekilde ayıplı olmadığı, ürünleri teslime hazır olduklarını, bu ürünler özel üretim olması nedeni ile başka bir yerde kullanamayacaklarını belirterek ürünlerin bedel iadesini yapamayacaklarını" açıkça ifade ettiklerini, ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan bir satış olduğunu, tarafların aralarındaki ticari ilişki nedeni ile kurulan sözleşme hükümlerini tam ve eksiksiz ifa etmekle mükellef olduğunu, dava konusu olayda ise sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından üzerine düşen yükümlülükler gereği gibi ifa edilmesine rağmen davalı taraf sözleşmeye konu edilen ürünlerin ayıplı üretimi nedeni ile ayıbın nitelik ve nicelik bakımından taraflar arasındaki sözleşmeye esaslı bir aykırılık gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, davalı şirketten üretimini talep ettiği ürünleri ticari amaçla satın aldığını, davalı şirketten niceliğini ve niteliğini belirtmiş olduğu ürünleri alarak savunma sanayinde yararlanılan Kablaj üretiminde kullanacak ve dava öncesinde aralarında sözleşme olan dava dışı 3. Kişi KALE ARGE Firmasına teslim edeceğini, davalı şirket tarafından üretimi yapılan ürünlerin müvekkili şirketin sipariş formunda belirtilen özelliklere uygun olmadığını, müvekkilinin kanundan kaynaklanan sözleşmeden dönme hakkını kullanarak dava konusu ürünler için ödenen bedelin iadesini talep ettiğini, davalı şirketin müvekkil şirketle aralarında var olan sözleşmeyi ihlal eden bu haksız fiilin müvekkil şirkette meydana getirdiği zararın tazminini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; dava konusu ürünlere dair müvekkili şirket tarafından 14.04.2022 tarihinde davalı şirkete yapılan EURO değerindeki ödemeye ilişkin olarak şimdilik 50 EURO'nun ( dava açıldığı tarih itibariyle (25.05.2023) 1EURO karşılığı TCMB efektif kuruna göre 21,3507 TL olup 25.05.2023 tarihi itibariyle 50 EURO karşılığı TCMB kuruna göre 1.067,53 TL dir.) Devlet Bankalarının Yabancı Parayla Açılmış Bir Yıl Vadeli Mevduat Hesabına Fiilen Uyguladığı En Yüksek Faiz Oranları üzerinden işleyecek faizi ile aynen iadesini, bunun mümkün olamaması halinde fiili ödeme gününde belirlenecek kur üzerinden değerinin hesaplanarak Türk Lirası olarak ve avans faiz işletilmek sureti ile davalıdan tahsilini, davalı taraf hesabına müvekkili şirket tarafından 06.12.2022 tarihinde yapılan TL değerindeki bakiye ödeme için şimdilik 500,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı tarafından müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında davaya konu ayıplı olduğu iddia edilen ürünler davacı tarafın özel talepleri doğrultusunda imal edilmesi hususunda anlaşılan ürünler olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmanın eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, müvekkilinin davaya konu ürünleri davacı şirketin talep ettiği nitelik ve kalitede üreterek teslimini gerçekleştirdiğini, nitekim bu ürünlere ilişkin hukuka ve usule uygun olarak 06/12/2022 tarihli ...... fatura nolu 86.373,42-TL bedelli fatura düzenlenmiş ve faturaya istinaden ödeme alınmış olduğunu, davacı şirketin davaya konu ürünlerde ayıp olduğunu ileri sürmüş ve 26/01/2023 tarihli iade faturasını düzenleyerek müvekkili şirketten ödediği ürün bedelinin iadesini talep ettiğini, iş bu bildirim ile ileri sürülen ayıp iddiasının tamamen dayanaksız olduğunu, bu hususta objektif bir inceleme ve tespit yapılmadan özel üretim ürünlerin iadesinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ürünlerdeki ayıp iddiasına ilişkin gerekli kontrol ve incelemeyi yapmak üzere gönderilmesini kabul ettiğini, ayıplı olduğu iddiası ile gönderilen ürünler üzerinde gerekli inceleme ve kontroller yapıldığında iddia edilenin aksine hiçbir ayıbın olmadığı anlaşıldığından ürünler davacı tarafa teslim edilmek üzere tekrar kargo ile gönderildiğini, bu hususun da mail yoluyla davacıya bildirildiğini, nitekim 08.03.2023 tarihli mailde; bahse konu ürünlerin davacı tarafın teknik talepleri doğrultusunda gerekli ölçüsel ve ölçümsel hassasiyet ile özel olarak imal edildiği, sipariş aşamasında hiçbir şekilde belirtilmeyen hususların ürünlerin teslimi sonrasında ileri sürüldüğü belirtilmiş ve siparişte istenilen özelliklere uygun olarak imal edilen ürünlerin iade alınmasının söz konu olmadığının açıkça bildirildiğini, iş bu ürünler üzerinde yapılan kapsamlı inceleme ve kontrollerden sonra ayıplı olmadığı anlaşıldığından kargo ile davacı tarafa tekrar gönderilmiş ise de kargo teslim alınmamış ve kargo paketi içerisindeki ürünler davacı tarafça açılıp kontrol dahi edilmeden iade dönmüş olduğunu, ayrıca davacı şirket tarafından kötü niyetli olarak 26/01/2023 tarihli ...... fatura nolu 86.373,42-TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, bu sebeple müvekkilinin Beyoğlu ...... Noterliğinin 30/03/2023 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ileri sürülen ayıp iddiası doğru olmadığından bahse konu ürünlerin iadesinin kabul edilmediğini ve ürünlerin şirkette ayıpsız olarak beklediğini bildirerek ilgili ürünlere ilişkin tekrar fatura düzenlemiş olduğunu, haksız ve dayanaksız ayıp iddiasıyla iade edilmek istenen ürünler özel olarak imal edilen ürünler olduğundan, müvekkili şirketin bu ürünleri iade alması halinde başka hiçbir şekilde tasarruf imkanı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili tarafından ilgili ürünlere ilişkin tekrar fatura düzenlendiğini, davaya konu ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının delillendirilmediğini, delil tespiti dahi yapılmadan iade talebinde bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız ayıp iddiası ile özel üretim ürünlerin iadesi ve bu ürünlere ilişkin iade fatura düzenlenmesi haksız ve hukuka aykırı olduğundan, işbu haksız davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, taraflar arasında varlığı ihtilafsız olan sensör üretimine ilişkin eser sözleşmesi kapsamında davalı tarafından üretildiği ve teslime hazır halde bulunduğu belirtilen ürünlerde eksik veya ayıp olup olmadığı, varsa sözleşmeye konu ürünlerdeki ayıbın niteliği ve varsa bu ayıplar kapsamında davacı tarafın sözleşmeden dönme talebinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi ile bu kapsamda ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkindir. -Mahkememizce vergi dairesi kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, keşif icra edilmiş ve taraf delilleri toplanmıştır. -Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında, taraflar arasında sensör üretimine ilişkin bir sözleşmenin varlığı ihtilafsızdır. -HMK'nun 33. maddesi uyarınca olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime aittir. -Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. -Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.. -Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir. -Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur. -6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir. -Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir. -Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. -Gerek 818 sayılı BK gerekse 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarının şekli ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ihbar kolaylığı sağlar ise de sözleşmede veya eklerinde bu husus kararlaştırılmamışsa taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille, tanık beyanı ile de ispatlanabileceği Yargıtay tarafından içtihatlar ile kabul edilmiştir. ( Örn. Yargıtay. 15 H.D 13/05/2011 2010/7511 Esas 2011/2896 Karar sayılı ilamı ) -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Yüklenici bu doğrultuda eseri teslim edildiğini kanıtlamış ancak eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiği savunulmakta ise bu iade olgusundan lehine hak çıkarmaya çalışan taraf iş sahibi olacağından eserin eksik veya ayıp sebebiyle iade edildiğini iş sahibi ispatlamalıdır. ( Örn: Yargıtay 15. H.D 23.12.2015 Tarih 2015/1090 Esas 2015/6779 Karar Sayılı İlamı ) -Mahkememizce verilen keşif ara kararı uyarınca dava konusu ürünlerin bulunduğu belirtilen adreste keşif icra edilmiş, keşif mahallinde yapılan gözlemde; dava konusu edilen ürünlerden 2 adet 8612-000, 2 adet ..... , 33 adet ..... , 33 adet ....., seri numaralı sensörlerin keşif mahallinde incelemede hazır halde bulunduğu, dava dilekçesinde yer alan ..... seri numaralı 37 adet sensörün ise keşif mahallinde bulunmadığı, incelenen ürünlerde bilirkişi tarafından yapılan gözlemde; sensörlerde fiziki bir eksik ya da hatanın bulunmadığının, dava dilekçesinde yer alan davacı tarafın belirttiği eziklik, kablolarda hasar, boş deliklerde oyulma ve kararmalara ilişkin fiziki bir eksikliğin bulunmadığı görülmüş, dava konusu edilen ürünlerden 2 adet ..... , 2 adet ....., 33 adet ....., 33 adet .... seri numaralı sensörlerden birer adet numune alınarak bilirkişiye teslim edilmiştir. -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, davalı tarafından üretildiği ve teslime hazır halde bulunduğu belirtilen ürünlerde eksik veya ayıp olup olmadığı, varsa sözleşmeye konu ürünlerdeki ayıbın niteliği ve varsa bu ayıplar nedeniyle sensörlerin kullanıma uygun vaziyette bulunup bulunmadığı, yine varsa ayıpların giderilmesinin mümkün olup olmadığı ile maliyetinin belirlenmesi, keşif mahallinde alınan numuneler ile bağlı kalınarak davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği teknik eksikliklerin dosyaya sunulan teknik çizimlerle kıyaslanarak ilgili numunelerde bulunup bulunmadığının belirlenmesi, iade faturasında yer alan iadeye konu sensörlerin dökümleri ile keşif mahallinde incelemesi yapılan ürünlerin birbirleriyle uyumlu olup olmadığının belirlenmesi, taraflar arsında mevcut teknik şartname bulunmaması veya teknik çizimlere dayanılarak tespit yapılamaması halinde ilgili ürünlerin piyasada mevcut standart gereken şartları taşıyıp taşımadığı, davalı tarafça ilgili ürünlerin basiretli bir tacir tarafından uygulanması gereken teknik şartlara uygun olarak üretilip üretilmediğinin belirlenmesi amacıyla 1 elektrik mühendisi mühendisi, 1 SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 08/11/2023 tarihli raporda özetle; davacı ..... Savunma Ve Mekatronik Sis. Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2022-2023 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davacı ..... Savunma Ve Mekatronik Sis. Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen ticari defterlerinde, Davalı ....... Tic. Ltd. Şti. ..... Hesap Kodu ile Satıcılar hesabında hareket gördüğü, Davalı şirketçe düzenlenen satış faturası ve davalı şirkete yapılmış 2 adet havale ödemesinin kayıt altına alındığı, davalı şirkete düzenlenen 26.01.2023 tarihli 86.373,42 TL İADE faturasından dolayı dava tarihi itibariyle davacı şirketin 86.373,42 TL alacaklı göründüğü, davalı ...... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2021-2023 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı ...... Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen ticari defterlerinde, Davacı ..... Savunma Ve Mekatronik Sis. Tic. Ltd. Şti. ..... Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, Davacı şirkete düzenlenen satış faturası ve davacı şirketçe yapılan 2 adet havale ödemesinin kayıt altına alındığı, Davacı şirketçe düzenlenen 26.01.2023 tarihli 86.373,42 TL İADE faturasına mukabil aynı tutarda satış faturası düzenlendiğinden dolayı herhangi bir borç veya alacak bakiyesinin görülmediği, dava dilekçesinde belirtilen teknik hususlar açısından; ürünlerin etiketlerinin iddia edildiği üzere karıştırılmış olduğu ancak bu karışıklığın, ürünlere sonradan iliştirilen etiketlerin basitçe değiştirilebilir nitelikte olduğu, sensörlerin çubuklarının eğri olduğu ancak bu eğiriliğin sensörlerin kullanım amacına yerine göre şekil alması için gerekli olduğu, çubuklara el ile istenen şeklin kolaylıkla verilebildiği ve aynı şekilde yeniden elle basitle eski şekline getirilebilir malzeme yapısında olduğu, bu durumun sensörlerin muhtelif kullanım yerlerine göre esnek yapıda olmasını sağladığı, dezvantaj yerine avantaj getireceği, “Sap tarafında çift krimpleme yapılmış sensörler olduğu” iddiasıyla ilgili olarak, yapılan işlemin teknik çizimlerde de bu şekilde gösterildiği gibi olduğu, taraflar arasında teknik şartname bulunmadığı, siparişlerin sadece davacı tarafından hazırlanmış olan teknik çizimler üzerinden verildiği, bu teknik çizimlerin ürün boyutları ile ilgili olduğu ve bu boyutlarda istenen ölçülerde kabul edilecek olan tolerans değerlerinin ISO 2768 ve ISO 2769 standartlarında olması gerektiğinin teknik çizimlerde belirtildiği, ancak numunelerde yapılan temel boyut ölçümlerinde bu yer yer bu toleranların dışına çıkıldığı, ürünlerin kullanılacağı yerler tam olarak bilinmemekle birlikte, bu tolerans değerleri dışında üretilen ürünlerin ne gibi sorunlar yaratacağı ve kullanılabilir olup/olmadıkaları hususunun siparişi veren davacı tarafın takdirinde olacağı, sensör uç noktasındaki ısı algılayıcı noktada iç yapısında sensör çeperlerine değip değmediği, çapakların bulunduğu iddialarının, gözle basitçe gözlemlenemeyeceği, ancak özel görüntüleme yöntemiyle tespit edilebileceği, bu tespitin bilirkişi marifetiyle yapılmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren elektrik mühendisi ile birlikte bilişim alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek; tarafların şirket sistemleri üzerinde inceleme yapılarak dava konusu satışa ilişkin yazışmaların dökümlerinin çıkartılması, bu kapsamda dava konusu sensörler yönünden gönderilen talimat ve çizimlere ilişkin içeriklere raporda yer verilmesi, keşif mahallinde inceleye sunulan ve incelemesi yapılan 70 adet sensör ile incelemeye sunulmayan 37 adet sensörün tarafların arasındaki anlaşma ve faturalar uyarınca bedellerinin ayrı ayrı belirlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 20/05/2024 tarihli raporda özetle; tarafların 07.02.2022 tarihinde fiyat teklifi sonrasında anlaşmış oldukları, 11.02.2022 tarihinde davacının davalıya gerekli teknik çizimleri yollamış olduğu, 22.12.2022 tarihinde ise davacının hatalı sensörler ile ilgili raporları davalıya iletmiş olduğu, 17.01.2023 tarihinde ise davacının, davalının ürünlerine red verilmiş olduğu bildirmiş olduğu, inceleme günü hazır edilen 74 adet sensörün tutarının toplam 2.899,80 € olduğu, inceleme günü hazır edilemeyen 37 adet sensörün tutarının toplam 1.232,10 € olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce davalı vekiline iddia ve itirazlarında yer verdiği davacı tarafın teknik çizimlerinin standart dışı olduğu, müvekkili tarafından davacı yana üretimden önce uyarılarda bulunulduğu ve davacı tarafça bu hususların aksi yönde talimat verildiğine ilişkin delil ve belgelerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı tarafça beyan dilekçesi ve eklerinin bu doğrultuda ibraz edildiği görülmüştür. -Yukarıda yer verilen açıklamalar, keşif mahallinde yapılan tespitlerde de yer verildiği üzere taraflar arasında bir eser sözleşmesinin bulunduğu, iş bu sözleşme kapsamında üretilen 77 adet sensörün davalı tarafından davacı yana teslim edildiği, ve fakat bu ürünlerin davacı tarafça davalı yana iade edildiği sabittir. Yine ilgili ürünlerin bedelinin ödendiği her iki tarafın da kabulündedir. -Bu kapsamda ürünlerin dava tarihi itibariyle davalı yüklenicinin uhdesinde bulunduğu sabit olup, bu aşamada davalı yüklenicinin ilgili ürünlerin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak üretildiğini, ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde davacı iş sahibine teslime hazır halde bulunduğunu ispat külfeti bulunmamaktadır. -Mahkememizce icra edilen keşifte dava konusu edilen ...... seri numaralı 37 adet sensörün keşif mahallinde hazır edilmediği, iş bu ürünlerin davalının uhdesinde bulunduğu ihtilafsız olmasına rağmen davalı tarafça iş bu 37 adet sensörün incelemeye sunulmadığı görülmektedir. Yine alınan raporla da sabit olduğu üzere iş bu 37 adet sensörün tutarının 1.232,10 Euro olduğu görülmektedir. -Bu kapsamda davalı yüklenicinin iş bu 37 adet 9045-000 yönünden, eser sözleşmesi kapsamında edimini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayamadığı, davacı iş sahibinin alacaklı temerrüdüne düşürüldüğüne ilişkin bir delil ya da belgenin dosyaya ibraz edilmediği, iş bu sensörler yönünden üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmediği anlaşılmakla, davacı yanın bu sensörler yönünden talebinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davacı yanın keşif mahallinde hazır edilen 72 adet sensör yönünden taleplerinin değerlendirilmesinde yukarıda yer verilen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ilgili ürünlerde; "sonradan iliştirilen etiketlerin basitçe değiştirilebilir nitelikte olduğu, sensörlerin çubuklarının eğri olduğu ancak bu eğiriliğin sensörlerin kullanım amacına yerine göre şekil alması için gerekli olduğu, çubuklara el ile istenen şeklin kolaylıkla verilebildiği ve aynı şekilde yeniden elle basitle eski şekline getirilebilir malzeme yapısında olduğu, bu durumun sensörlerin muhtelif kullanım yerlerine göre esnek yapıda olmasını sağladığı, dezvantaj yerine avantaj getireceği" tespit edilmiş olup davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği bu hususların ayıp ve/veya eksik iş olarak kabulü mümkün değildir. -Ancak yine bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere keşif mahallinde incelemesi yapılan sensörlerde; "“Sap tarafında çift krimpleme yapılmış sensörler olduğu” iddiasıyla ilgili olarak, yapılan işlemin teknik çizimlerde de bu şekilde gösterildiği gibi olduğu, taraflar arasında teknik şartname bulunmadığı, siparişlerin sadece davacı tarafından hazırlanmış olan teknik çizimler üzerinden verildiği, bu teknik çizimlerin ürün boyutları ile ilgili olduğu ve bu boyutlarda istenen ölçülerde kabul edilecek olan tolerans değerlerinin ISO 2768 ve ISO 2769 standartlarında olması gerektiğinin teknik çizimlerde belirtildiği, ancak numunelerde yapılan temel boyut ölçümlerinde bu yer yer bu toleranların dışına çıkıldığı, ürünlerin kullanılacağı yerler tam olarak bilinmemekle birlikte, bu tolerans değerleri dışında üretilen ürünlerin ne gibi sorunlar yaratacağı ve kullanılabilir olup/olmadıkaları hususunun siparişi veren davacı tarafın takdirinde olacağı, sensör uç noktasındaki ısı algılayıcı noktada iç yapısında sensör çeperlerine değip değmediği, çapakların bulunduğu iddialarının, gözle basitçe gözlemlenemeyeceği, ancak özel görüntüleme yöntemiyle tespit edilebileceği," belirlenmiştir. -Eser sözleşmelerini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli farkı sonuç sorumluluğu, yani tarafların anlaşmaları doğrultusunda yüklenicinin bir sonucu meydana getirmeyi taahhüt etmesidir. Sonucu taahüt eden yüklenici Türk Borçlar Kanunu'nun 471. ve Borçlar Kanununun 356. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder. Nitekim Yargıtay Yüksek ...... Hukuk Dairesi'nin 07/11/2017 gün ve ..... Esas, ...... Karar sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir. -Sonucu taahhüt eden yüklenici Türk Borçlar Kanunu'nun 471. ve Borçlar Kanunu'nun 356. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder. -Mahkememizce alınan raporlarla sabit olduğu üzere; davacı ile davalı arasında sözleşme kapsamındaki iş ve işlemlerin sözlü veya mail yoluyla yürütüldüğü, davacı tarafından mail yoluyla üretilmesi istenen ürünlerin görsel ve özelliklerinin iletildiği, davalı yüklenici tarafından bu görseller ve çizimler kapsamında üretim yapılabileceği belirtilerek fiyat teklif edildiği, tarafların bu yolla anlaştıkları, ürünlerin teslimi akabinde davacının ürünlerdeki hatalarla ilgili e posta bildirimleri yaptığı, davalının da bu hususta bilgi sahibi olduğu görülmektedir. -Yine bilirkişi raporunda yer verildiği üzere tarafların anlaşmalarında istenen ölçülerde kabul edilecek olan tolerans değerlerinin ..... standartları olarak belirlendiği ve bu durumun teknik çizimlerde belirtildiği, keşif mahallinde yapılan incelemelerde ise temel boyut ölçümlerinde bu yer yer bu toleranların dışına çıkıldığı görülmektedir. -Bu haliyle her ne kadar davalı yüklenici tarafından davacı ile aralarındaki anlaşma doğrultusunda sensörlerin üretildiği ve davacı yana teslim edildiği iddia edilmiş ise de; davalı yanın iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmediği, sözleşmenin kurulma aşamasında basiretli bir tacirin göstermesi gereken özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek davacı iş sahibini bilgilendirmediği, ilgili ürünlerde kabul edilecek olan tolerans değerlerinin .... standartları dışında olduğu, bu haliyle davacı iş sahibinin sözleşme ile elde etmek istediği yararı elde edemeyeceği anlaşılmakla, davalı yüklenici tarafından sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirilmediği, davacı tarafın bu kapsamda sözleşmeden dönme ve sözleşme kapsamında ödediği bedellerin iadesi talebinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın taleple bağlı kalınarak KABULÜ ile; -Sabit olan 50,00 Euro alacağın dava tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları üzerinden uygulanacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Sabit olan 500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan toplam 179,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 1.912,35 TL keşif harcı, 8.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.670,00 TL yol ücreti ve 111,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 12.373,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 1.567,53- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Küçükçekmece Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/09/2024 Katip..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/2696, K. 2018/3431, T. 17.01.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-2696-e-2018-3431-k-17df0763f758