İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/323 Esas KARAR NO : 2023/1283 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 15/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında servis taşıması ilişkisi bulunduğunu, davalının bu hizmetler sebebine dayanarak fatura borçları bulunduğunu, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı kişi aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, bu duruma rağmen davalı taraf ödeme emrinin tebliği üzerine haksız ve dayanaksız olarak icra takibine ve borca itiraz ettiğini ancak, borçlunun itirazında haksız olup kötü niyetli olduğunu, mezkur icra dosyasında ki takip talebi ve faturalar incelendiğinde davalı tarafın müvekkilden ticari mal hizmeti hukuki işlemi olduğunun görüleceğini, davalı Şirket Ticari hizmet alımına rağmen edimini ifa etmediğini, faturalardaki açıklamaların bu hususu içermekte olduğunu, karşı tarafın kötü niyetle itiraz ettiğini, davalının ödeme iddialarını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davalı tarafın takibi sürüncemede bırakma maksatlı ve kötü niyetli itirazın iptalini, takibin devamına ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... tarafından itirazın iptali istenilen icra dosyası Bakırköy .... İcra Müdürlüğü nezdinde dava açıldığını, ancak müvekkilinin adresinin Bakırköy olmakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede de İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davacı ... icra takibine konu ettiği fatura alacaklarının 30.09.2021, 30.09.2021 ve 31.08.2021 tarihli toplamda 21.300,39‬-TL miktarındaki üç adet fatura alacağı ve faiz talebi söz konusu olup bu faturalardan dolayı müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığını, uyuşmazlık konusunun esasen davacı ... fatura ve miktarları değil cezai şart faturası olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından davacı ... 30.09.2021 tarih ve 10.200-TL miktarında cezai şart faturası düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş olduğunu, bu alacağın mahsubu ile müvekkilin davacı ... borcu kalmadığını, buna karşın davacı tarafından da bir cezai şart faturası düzenlendiği iddia edilmekle birlikte işbu cezai şart faturasının tebliğinin ardından davacının iki faturasının noter kanalıyla iade edildiğini, davacı tarafın kesmiş olduğu cezai şart faturasının haksız olduğunu, davacının işi bırakıp gittiğini, bu nedenle taraflarınca cezai şart faturasının kesildiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde cezai şart faturasına dair bir açıklama yapılamamış veya delil sunulamamış olduğunu, müvekkili tarafından tanzim olunan cezai şart faturası taraflar arasındaki sözleşmelere dayandığını, bu uğurda davacı ... ile müvekkil arasında, sözleşmeli taşımacılık tip sözleşmeleri ile tedarikçi sözleşmeleri imzalandığını, ancak somut olayda davacı ... tarafından bu sözleşmesel yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, davacı tarafından önden hiçbir bildirim yapılmaksızın iş bırakılmış olduğunu, davacının bu hususa dair hiçbir haklı mazereti de bulunmamasına rağmen işbu dava ile mesnetsiz ithamlarda bulunarak müvekkil şirketten haksız taleplerde bulunduğunu, davacının müvekkilden doğmuş herhangi bir alacağı bulunmamasına rağmen icra takibi başlatan davacının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle de müvekkil lehine asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasıyla ceza bedeli ve fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, tarafların ticari sicil kayıtları, esnaf odası kayıtları, vergi dairesi kayıtları, Ba-bs formları celp edilmiş, taraf delillerin toplanmıştır. -Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 20.587,57 TL asıl alacak, 886,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.474,39 TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "30.09.2021 tarihli 30 günlük ceza bedeli 10.608,00 TL, 30.09.2021 tarihli fatura alacağı 712,82 TL, 31.08.2021 tarihli fatura alacağı 9.979,57 TL" olduğu, davalı takip borçlusu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı taraflar arasındaki taşıma işi karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmekte iken davalı taraf davacının taraflar arasındaki sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğinden cezai şart faturası kesildiğinin, davacının bu nedenle borçlu olduğunu, takibe dayanak faturalar yönünden borçlu olmadığını iddia etmektedir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/5. Maddesinde;" (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir. -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz yukarıda yer verilen uyuşmazlıklar yönünden inceleme yapılması ve tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM ve Taşıma Alanında Uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/05/2023 tarihli raporda özetle; davacı ... ın defter beyan sistemine tabi olduğundan, tasdike tabi defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, davacı ...’ın incelenen 2021 yılı defter beyan sistemi kayıtlarında, davalı... Servis Tic. Ltd. Şti.’ne düzenlenen ve yukarıda işaretli muhteviyatı verilen takibe dayanak toplam 21.300,39 TL bedelli 3 adet faturanın sistemde kayıtlı olduğu, Davalı tarafından düzenlenen 30/09/2021 tarihli 10.200,00 TL bedelli cezai şart faturasının sistemde kayıtlı olmadığı, defter beyan sisteminin niteliği gereği ödeme ve tahsilatların sistemde kayıtlanmadığı, davalı ... Servis Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2021 takvim yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, avalı ... Servis Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2021 yılına ait ticari defter ve belgelerinde, Davacı ... ... Hesap Kodu ile Satıcılar hesabında hareket gördüğü, davacı tarafından düzenlenen ve takibe dayanak yapılan 30/09/2021 tarihli 10.608,00 TL bedelli cezai şart faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafından davacıya düzenlenen 18/10/2021 tarihi 656,37 TL bedelli genel gider faturası neticesinde icra takip tarihi itibariyle davacının davalı şirketten herhangi bir bakiye alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davacı defter beyan sistemine tabi olduğundan BA-BS bildirim mükellefiyetinin bulunmadığı, taraflar arasında ki mali uyuşmazlık sebebinin birbirlerine düzenledikleri cezai şart faturalarından kaynaklandığı, Davacı tarafından davalıya düzenlenen 30/09/2021 tarihli 10.608,00 TL bedelli cezai şart faturasında haklı olduğu kabul edilir; Davalı tarafından davacıya düzenlenen 30/09/2021 tarihli 10.200,00 TL bedelli cezai şart faturasında haksız olduğu kabul edilir ise davacının toplam alacağının 21.300,39 TL olacağı, aksinin kabulü halinde davacının herhangi bir alacağının bulunmayacağı hususunun değerlendirilmesi sayın mahkemenin takdirlerinde olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası kök raporda davacı tarafından düzenlenen ve takip talebinde yer alan 31/08/2021 tarihli 9.979,57 TL bedelli fatura ile 30/09/2021 tarihli, 712,83 TL bedelli faturanın davalı tarafın defter kayıtlarında yer alıp almadığı hususunun tespit edilmediği ve bu hususlara raporda yer verilmediği anlaşılmakla, bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından sunulan 10/07/2023 tarihli raporda özetle; davacı tarafından düzenlenen ve takip talebinde yer alan 31/08/2021 tarihli 9.979,57 TL bedelli fatura ile 30/09/2021 tarihli 712,83 TL bedelli faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür. -Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın neticeten 4 adet faturadan kaynaklandığı görülmektedir. -Davacı tarafın davalı ... 30.09.2021 tarihli 30 günlük ceza bedeli 10.608,00 TL, 30.09.2021 tarihli fatura alacağı 712,82 TL, 31.08.2021 tarihli fatura alacağı 9.979,57 TL bedelli olmak üzere toplam 3 adet faturayı tanzim ederek gönderdiği, ilgili faturalardan yalnızca 30.09.2021 tarihli 712,82 TL fatura alacağı ile 31.08.2021 tarihli 9.979,57 TL bedelli fatura alacağı olmak üzere iki adet faturanın davalı ... ticari defterlere kaydedildiği görülmektedir. Davacı tarafından düzenlenen 30.09.2021 tarihli 10.608,00 TL bedelli 30 günlük ceza bedeli faturanın ise davalı yan kayıtlarında mevcut olmadığı görülmektedir. -Davalı tarafın ise davacı ... 30/09/2021 tarihli 10.200,00 TL bedelli cezai şart faturasını tanzim ettiği, iş bu faturanın davacının defter ve kayıtlarında yer almadığı görülmektedir. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3-5 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş ve ticari defter kayıtları incelenmiştir. -Yukarıda da belirtildiği üzere davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 712,82 TL ve 9.979,57 TL bedelli iki adet faturanın itirazi bir kayıt düşülmeden davalı yanca ticari defterlere kaydedildiği sabit olup, davacı ... iş bu faturalar yönünden alacağının varlığını ispat ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. Ancak davacı tarafın cezai şart faturası yönünden geçerli bir gerekçe bildirmediği, sözleşme kapsamında cezai şart koşullarının oluştuğuna ilişkin belge ya da delilin dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla 30.09.2021 tarihli 10.608,00 TL bedelli 30 günlük ceza bedeline ilişkin fatura yönünden davacı ... iddialarını ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Her ne kadar davalı tarafça davacının geçerli ve somut bir gerekçe olmadan iş bıraktığı ve bu kapsamda müvekkilini zarara uğrattığı iddia edilmiş ve bu kapsamda cezai şart faturası tanzim edilmiş ise de davalı tarafın bu yöndeki iddialarını ispata elverişli bir belge ya da delili dosyaya ibraz etmediği, davacı tarafından sözleşme kapsamında düzenlenen faturaları itirazi kayıt olmadan ticari defterlerine kaydettiği, aksi yönde bir ihtar ya da bildirimin iş bu davadan önce davacı yana bildirilmediği anlaşılmakla, davalı tarafın cezai şart faturasına dayanak olan hususlar ile sözleşme kapsamında cezai şart koşullarının oluştuğunu ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Bu kapsamda davacı tarafın 30.09.2021 tarihli 712,82 TL bedelli fatura alacağı, 31.08.2021 tarihli 9.979,57 TL fatura alacağı olmak üzere toplam 10.692,39 TL alacak yönünden icra takibinin yerinde olduğu, iş bu miktar yönünden davalı tarafından yapılan itirazın iptali gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 10.692,39 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz üzerinden devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 2.138,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 730,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 366,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 363,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşinolarak yatırılan toplam 366,73-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 188,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 6.269,45-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%49,79) göre hesap edilen 3.121,64-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 113,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%49,79) göre hesap edilen 56,74-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Kabul edilen miktar yönünden davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10.692,39-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 10.782,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya erilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%49,79) göre hesap edilen 657,25-TL'sinin davalıdan, 662,75-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınarak, taraf vekillerinin yüzlerine karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/2696, K. 2018/3431, T. 31.08.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-2696-e-2018-3431-k-13696cc56466