İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/258 E. 2019/467 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/258
- Karar No
- 2019/467
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/258 KARAR NO : 2019/467
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2018 KARAR TARİHİ : 08/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in davacı şirkette ... tarihi ile ... tarihleri arasında çalıştığını, belirsiz süreli iş akdinin davalı ... tarafından "Emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması (SGK işten ayrılış kodu:..)" sebebine dayanılarak feshedildiğini, ancak davalının söz konusu beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının davacı şirketteki çalışması boyunca, müvekkili tarafından düzenlenen eğitim seminerleri sayesinde optik alanda nitelik ve tecrübe kazandığını, iş ilişkisi sona erdikten sonra (2 yıl geçmeden) ...’te çalışmaya başladığını, davalının “iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren iki (2) yıl boyunca aynı ilde, aynı iş kolunda çalışmama (rekabet etmeme)” yasağını ihlal ettiğini, Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin 14 ve iş sözleşmesinin eki niteliğindeki "Rekabet Yasağı Sözleşmesinin 7. maddesi" uyarınca davalının davacı ...' nin bu nedenle uğradığı zararlar ile eğitim giderlerinin dışında ayrıca, son aylık brüt ücretinin 6 katı tutarında cezai şart ödemesi gerektiğini beyanla rekabet yasağını ihlal eden davalının, davacı şirketin uğradığı zararların dışında, son aylık brüt ücretinin 6 katı tutarında cezai şart ile eğitim giderlerini ödemesi gerektiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL cezai şartın ve ... TL eğitim giderinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ... havale tarihli cevap dilekçesi ile; davacı işveren ile davalı işçi arasında imzalanan iş sözleşmesi ve rekabet yasağına ilişkin düzenlenmiş olan ek sözleşme uyarınca tarafların talep edebilecekleri cezai şart ve tazminata ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, işverenin davaya dayanak aldığı iş sözleşmesinin sözleşme şartlarını taşımadığını, davacının davaya dayanak aldığı rekabet yasağı sözleşmesinin iradi olarak imzalanmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğunu, iş ve rakebet yasağı sözleşmesinin tüm çalışanlara zorla ve baskı altında imlazattırıldığını, davaya konu olayda rekabet yasağına aykırılıktan bahsedilemeyeceğini, davacının uğradığı herhangi bir zarar bulunmadığını, davanın; davalının yasal haklarını almasını engellemek için açılan kötü niyetli bir dava olduğunu, davalının emeklilik nedeniyle haklı olarak iş akdine son verdiğini, davacı her ne kadar davalı için eğitim masrafı yaptığı iddiasında bulunmuş ise de; eğitim giderlerinin davacı tarafından karşılanmadığını, davacının yaptığını iddia ettiği eğitim masraflarına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığını belirterek, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, davanın esasına girilmesi durumunda dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinin geçersizliğine, davacı tarafından davalıya karşı açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, vekalet ücreti dahil, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında; Davacının eğitim gideri alacağı talebine ilişkin olarak ..., ..., ... (...), ... firmalarına davalı ...'in davacı şirkette çalıştığı dönemde düzenlenen eğitimlere katılıp katılmadığı, eğitim giderinin firmalarınca karşılanıp karşılanmadığı hususuda müzekkereler yazılmış, verilen cevabi yazılar dosya içine alınmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne, ... ve SGK'ya yazılan müzekkere cevapları dosya içine alınmıştır. Davacı tanıkları ... ve ... beyanlarında özetle; davalının davacıya ait işyerinde mağaza müdürü olarak çalıştığını, çalıştığı süre zarfında müşterilerin telefon ve adres bilgilerine ulaşma imkanının bulunduğunu, ancak şirketin işleyişi ve genel yapısı ile ilgili ticari sır niteliğindeki bir bilgiye ulaşmasının söz konusu olmadığını, davalının daha sonra aynı ... içerisinde başka bir ... mağazasında çalışmaya başladığını beyan etmişlerdir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, davacı ile davalı arasındaki iş akdinin sona ermesinden sonra davacı tarafından açılan cezai şart ve eğitim gideri tazminatı istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki belirsiz süreli iş akdindeki rekabet yasağı ve buna bağlı olarak cezai şartın geçerli olup olmadığı hususu ile davacı tarafından davalıya çalıştığı süre zarfında sunulan eğitime ilişkin masrafların talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesi başlıklı belgenin eğitim ve çalışma yasağını düzenleyen 14. Maddesinde "işçi, işe girişinde ve iş sözleşmesi süresince masrafları işveren tarafından karşılanan bir hizmet içi mesleki eğitime tabi tutulur. Bu nedenle işçi bu sözleşmenin herhangi bir sebeple sona ermesinden itibaren 2 yıl boyunca aynı il hudutları içinde, aynı iş kolunda, aynı iştigal konusu ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir işverene ait işyerinde çalışmayacağımı, aksi halde işverenin bu nedenle uğradığı zararların tazmini ve kendisine yapılan eğitim giderlerinin dışında ayrıca fesih tarihleri son aylık brüt ücretinin 6 katı tutarında işverene cezai tazminat ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenlemenin bulunduğu görülmüştür. TBK. 444.maddesinde, " Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir" TBK 445. Maddesinde de; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." TBK 446 maddesinde; " Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir." düzenlemeleri mevcuttur. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 07/12/2017 tarih, 2016/6456 Esas, 2017/7011 Karar sayılı emsal içtihadında;"... Dava, rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle sözleşmede belirlenen cezai şartın ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, ıslah dilekçesiyle sadece ... TL cezai şartın faiziyle birlikte tahsili talep edilerek, uğranılan zararların tahsili talebi atiye bırakılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin “Rekabet Memnuiyeti” başlıklı 11. maddesinde “İşçi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 2 (iki) yıllık süre içerisinde; işverenin faaliyet gösterdiği ..., ..., ..., ..., ..., ... illeri sınırları dahilinde, işverenin faaliyet konusuna giren iş ve alanlarda, işverenin izni olmaksızın kısmen veya tamamen işverene rakip olabilecek biçimde bağımsız işletme veya şirket kuramayacağını, mevcut işletme veya şirketlere ortak olamayacağını, işverenlikte üstlendiği işle aynı mahiyette gerek kendi adına ve hesabına gerekse kendi adına üçüncü kişiler hesabına işlem yapmayacağını, işverenin portföyünde mevcut şirketleri (işverenin müşterilerini) yeni işinde kullanamayacağını, işverenden ayrılan diğer personel ile kendisine veya onlara ait iş yerlerinde birlikte çalışmak dâhil olmak üzere iş görmeyeceğini, işverenle ticari ilişkisi olan veya sona eren firmalarda alt işveren ve müteahhitlerde çalışmayacağını kabul ve beyan eder. Ayrıca işçi, iş yerinden ayrıldıktan sonra işverenin unvanını kullanacak biçimde hiçbir işlem yapmayacağını kabul ve taahhüt eder. İşçi, bu maddede belirlenen yükümlülüklerini ihlâl ettiği takdirde, işverenin bu sebeple doğmuş herhangi bir zararı olup olmadığına bakılmaksızın, işverene, en son aldığı brüt maaşının 12 (oniki) aylık tutarını cezaî şart olarak ödeyeceğini, belirlenen cezai şart miktarının fahiş olmadığını beyan, kabul ve taahhüt eder. İşverenin cezaî şartı aşan zararlarını talep hakkı saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağının koşullarının düzenlendiği 444. maddesi uyarınca “Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Aynı Kanunun rekabet yasağının sınırlandırılmasına ilişkin 445. maddesi gereğince de “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” ..." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihad doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde iş akdinin herhangi bir sebeple sona ermesinden itibaren 2 yol boyunca aynı il hudutları içerisinde, aynı iş kolunda, aynı iştigal konusu ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir işverene ait işyerinde çalışamayacağı belirtilmiş ise de; eğitim giderlerinin davacı tarafça karşılanmadığı, aksine eğitimi veren firmalar tarafından karşılandığı, alınan tanık beyanlarında davalının mağaza sorumlu müdürü sıfatıyla ancak müşterilerin adres ve telefon bilgilerine ulaşmasının mümkün olduğu, bunun da ticari sır niteliğinde olmayıp diğer çalışanlarında ulaşabileceği bilgiler olduğu bizzat davacı tanıkları tarafından belirtilmiş olup, davacının sözleşmenin sona ermesinden sonra 2 yıl içerisinde davacıya ait optik mağazasının bulunduğu mağaza ile aynı ... içerisinde bulunan başka bir optik mağazasında mağaza sorumlusu olarak çalışmasının davacıyı zarara uğrattığı hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, bu hali ile rekabet sözleşmesinin işçi-davalının ekonomik geleceğinin mahvına sebebiyet verecek nitelikte olduğu, ayrıca eğitim giderlerininde davacı tarafça karşılandığı hususunun ispatlanamadığı görülmekle davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş, oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken ... TL.ret harcının peşin alınan ... TL. harçtan mahsubu ile fazla yatırılan ... TL.harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2019
Katip ... ¸E- İmzalı
Hakim ... ¸E- İmzalı