İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/225 E. 2021/16 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/225
- Karar No
- 2021/16
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/225 Esas
KARAR NO : 2021/16
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 24/12/2018
KARAR TARİHİ : 21/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ürünler Pazarlama Anonim Şirketinin 11.10.1962 yılında kurulduğunu, 1962 yılından bu yana ticari varlığını sürdüren aile şirketini ilk ünvanının ... Döküm Motor Sanayi Limited Şirketi olduğunu, şirketin 24.06.2013 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan karar ile ünvanının ... Tarım Ürünleri Pazarlama ve İhracat Anonim Şirketi olmasına karar verildiğini, akabinde 23.08.2001 tarihli Genel Kurul toplantısında alının karar ile şirket ünvanının tadil edilerek yeni ünvanının davalı ... Endüstri Sınai Ürünler Pazarlama A.Ş olması karar verildiğini, davalı şirketin köklü bir aile şirketi olduğunu, davacının ise bu şirkette 5.109.775 hisseye sahip ortak olduğunu, ... Şirketinin 25.09.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 3,4,5,6 numaralı kararlara muhalefet şerhi de düşüldüğünü ve bu kararların iptalini talep ettiklerini, Gürel Endüstri Şirketinin olağan genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığını, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilen Olağan Genel Kurul toplantısında çağrı ilanının kanuna ve yönetmeliğe aykırı olduğunu, iş bu ilanda finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporunun ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin hangi adreste pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağının belirtilmediğini, anonim şirketleri genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkında yönetmeliğin ilanın içeriği başlıklı 11. maddesinde pay sahiplerine gönderilecek mektuplarda toplantı gün ve saati, toplantı yeri, gündem, gündemde esas sözleşme değişikliği var ise değişen maddenin / maddelerin eski ve yeni şekilleri, çağrının kimin tarafından yapıldığı, ilk toplantının her hangi bir nedenle ertelenmesi üzerine Genel Kurul yeniden toplantıya çağrılıyor ise erteleme sebebi ile yapılacak toplantıda yeterli olan toplantı nisabı, olağan toplantı ilanlarında finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporunun ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin şirket merkez ve şube adresleri belirtilmek suretiyle pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulduğu, kanunun 428. maddesinde tanımlanan temsilcilerin kimlikleri ve bunlara ulaşılabilecek iletişim bilgileri belirtilir denilerek TTK 437. maddesinde öngörülen hükmün tekrarlandığını, somut olayda ise gerek ilan metninde gerek ise müvekkiline gönderilen iadeli taahhütlü mektupta iş bu tabloların hangi adreste incelemeye hazır edileceğinin belirtilmediğini, muhalefet şerhlerine rağmen olağan genel kurul toplantısında alınan kararların hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkında yönetmeliğin ilanın içeriği başlıklı 11. maddesine aykırı olarak çağrı ilanının eksik yapıldığını, taraflarınca yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporlarının incelenemediğini buna rağmen toplantının ertelenmediğini ve gündemin 3.maddesi olan 2017 yılı bilanço ve kar / zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylanmasınını oy çokluğuyla kabul edilmesine karar verildiğini ayrıca, bilanço kar zarar hesaplarının bilirkişi eliyle incelenmesi sonucunda iş bu gündem maddesine muhalefet etmekteki haklılığın ortaya çıkacağının, şirket ortağı olan müvekkilince finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporunun ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin incelenememiş olduğundan toplantının TTK 420.maddesi gereğince ertelenmesi ve yönetim kurulu faaliyet raporlarının 1 ay sonra yapılacak genel kurulda müzakere edilmesi gerekirken söz konusu raporların tasdikine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu kanaatinde olduklarını, bilançonun onaylanmasına ilişkin kararın yöneticilerin ibrası sonucunu doğuracağından yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamanın usule aykırı olduğunu, yönetim kurulunun 2017 yılına ait faaliyet raporunun görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin gündemin 4. maddesine ilişkin kanuna açıkça aykırı olduğunu, 25.09.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında ibra edilecek üyenin katılmadığı ayrı ayrı yapılan oylamalar sonucunda bir oylama yapılmış olduğu belirtilmiş ise de yönetim kurulu üyelerinin birbirinin ibrasında oy kullanamayacağını, Yargıtay'ın şirket ortağı olan yönetim kurulu üyelerinin paylarının şirketin çoğunluk hissesine karşılık gelmesi halinde ibra kararının hükümsüz saydığını, anonim şirketlerin kar elde etme ve dağıtma amacıyla kurulup faaliyet gösterdiğini, buna rağmen davalı şirketin 25.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında şirketin geçmiş yıl zararları nazara alınarak kar payı dağıtılmamasına karar verilmiş ise de diğer yandan zarar ettiği ileri sürülen yönetim kurulu başkan ve başkan vekiline ödenecek huzur hakkının %15 oranında arttırılmasına oy çokluğuyla karar verildiğini, 30.10.2017 tarihli toplantısıyla yeni yönetim kurulu üyelerinin 30.10.2020 tarihine kadar görev yapmak üzere seçildiklerini, şirketin 30.10.2017 tarihli genel kurul toplantısında bilançolar ve kar zarar hesapları incelenmeden yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiğini, davacı tarafından 25.09.2018 tarihli genel kurul toplantısında şirketin zararda olduğu öğrenildiğinden yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine muhalefet ettiğini, şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyelerinin 2017 yılındaki genel kurul toplantısında 30.10.2020 yılına kadar görev yapmak üzere tekrar seçildiklerini, zarara uğrayan şirketin yönetiminde görevli olan yönetim kurulu üyelerine %15 oranın arttırım yapılarak huzur hakkı ödenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davaya konu olayda kar payı hakkının sınırlandırılması için gerekli koşulların oluşmadığını, şirket ortağı olan yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan vekiline huzur hakkı ödenmesinin örtülü kar dağıtımı olduğunu bu nedenlerle genel kurul toplantısının 5 ve 6. gündem maddelerinde iptaline karar verilmesini bildirerek 25.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alının 3, 4 ,5, 6 numaralı kararların objektif iyi niyet kurallarına ve kanuna aykırı olduğundan iptaline, iş bu gündem maddelerinin uygulanması ile müvekkilinin ve şirketin de zarara uğrayacağından tedbiren alınan kararların geri bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Olağan genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapılmadığı iddiasının doğru olmadığını, toplantı günü, saati, yapılacağı yer, gündemi ve diğer gereken bilgilerin davacıya iadeli taahhütlü gönderilen yazı ile bildirildiği, gönderide bildirildiği üzere olağan genel kurul toplantısının yapılacağı yerin şirket merkezi olduğunu, TTK 437 Madde hükmüne göre finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulacağını, davacı toplantının şirket merkezinde yapılacağını, kendisine yasal süresi içerisinde yapılmış tebligat ile bildiğini, yukarıdaki hüküm gereğinin yerine getirildiğini ve kanunda sayılan belgelerin şirket merkezinde hazır bulundurulduğunu, şirket merkezinin adresinin davacının malumu olduğunu, daha önce de aynı adreste toplantılara katıldığı gibi ortağı olduğu diğer bir şirketin de aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davacının şirket merkezine gittiği ancak belgelerin hazır bulundurulmadığı veya belgeleri incelemek için nereye gideceğini bilemediği yönünde bir iddiasının olmadığını, sonuç olarak toplantının nerede ve ne zaman yapılacağını, şirket merkezinin nerede olduğunu bilen, gereken bilgiler kendisine tebliğ edilen davacının bu bilgileri herhangi bir şirkette herhangi bir paydaşa ulaşmasını sağlamak için vazedilmiş ikincil bir düzenlemeyi bahane olarak ileri sürdüğünü, davacının herhangi bir hak kaybına uğramadan olağan genel kurul toplantısın katılıp kullanmak istediği tüm haklarını eksiksiz kullandığını, bu nedenle iddianın ileri sürülüş tarzının TMK 2/1 Madde hükmüne aykırı olduğunu, dava dilekçesinin 2.1 Maddesinin son paragrafında ileri sürülen toplantının TTK 420. Madde hükmü gereğince bir ay süreyle ertelenmeliydi iddiasının davacı tarafından ileri sürülmediğini, bu aşamada ileri sürülemeyeceğini, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmedikleri iddiasının doğru olmadığını, TTK 436. Hükmünün ihlal edilmediğini, üyelerin kendileri için oy kullanmadıklarını, yönetim kurulu üyelerinin kendi dışlarındaki üyelerin ibralarına ilişkin kullandıkları oyların geçersiz olabilmesi ihtimalinin ancak birlikte sorumlu olmaları gerekebilecek herhangi bir durumun varlığı halinde gündeme gelebileceğini, somut olayda bu yönde bir iddianın mevcut olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilip edilmemelerinin tespit mahiyetinde bir işlem olduğunu ve ancak sorumluluk hükümleriyle birlikte ileri sürülebileceğini, davacı tarafın genel kurula sunulan muhalefet beyanında yönetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası da açılması yönünde bir talep ve beyan olmadığı gibi bu yönde açılmış bir davanın da olmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilip edilmemeleri kararının tek başına uygulanabilir bir karar niteliği olmadığından bir tespit işlemi mahiyetinde olduğunu ve ancak bir sorumluluk davasının dayanağı olarak kullanılabileceğini, genel kuruldaki muhalefet şerhinde ve dava dilekçesinde sırasıyla ibra karşıtı oy kullanıldığı ve ibra kararının iptali talep olunduğunu, ortada sorumluluk talebi ve davası mevcut olmadığından eldeki davanın görülebilecek bir dava olmadığını, yönetim kurulu üyelerine ödenen ücretin hakkaniyete aykırı olduğu ve şirketin zarar ettiği iddiasının doğru olmadığını, örtülü kar payı dağıtıldığı yönündeki iddianın da kabul edilmeyeceğini, ihtiyati tedbir talebinin de yerinde olmadığını bildirerek ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı şirketin sicil dosya örneği celp edilmiş, davaya konu edilen 25/09/2018 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesine şirketin 2017 yılı hesap dönemi bilanço önemi kar ve zarar hesapları okunarak müzakere edilerek 5.181.742 red oyuna karşılık 14.865,082 adet kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, gündemin 4. Maddesinde 2017 yılı hesap dönemine ait faaliyet raporu müzakere edilerek ibra edilecek üyenin katılmadığı ayrı yarı yapılan oylamalar sonunda yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibra edildiği, 5 nolu gündem maddesiyle ana sözleşme gereği ayrılması gereken tutar ve geçmiş yıl zararları dikkate alınarak kar dağıtılmamasına, 6 nolu gündem maddesiyle diğer yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmeksizin yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu başkan vekiline ödenecek huzur hakkının %15 oranında arttırılmasına oy çokluğu ile karar verildiği belirlenmiştir.
Davaya konu genel kurulda alınan 3,4,5 ve 6 nolu kararlardın iptali koşulların mevcut olup olmadığının tespitine yönelik dosya ve davalı taraf defter ve kayıtları üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya verilen 16/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda; genel kurul çağrısının yapıldığı ancak belgelerin nerede inceleneceği belirtilen adresin açıkça yer almaması sebebiyle çağrının usulüne uygun olmadığı yönündeki davacı iddiası dikkate alındığında takdir mahkemeye ait olmakla birlikte çağrısız genel kurul şartlarının oluştuğu, genel kurulun 3 nolu gündem maddesiyle oylanan finansal tabloların müzakeresi ve oylanmasına ilişkin olarak erteleme talebinde bulunulduğuna dair belgeye rastlanılmamış olmakla birlikte davacı tarafın birinci ihtimal olarak davacı tarafından erteleme talebinde bulunulduğu görüşünün kabul edilmesi halinde genel kurulun 3 nolu gündem maddesiyle oylanan finansal tablolara ilişkin genel kurul kararının iptal edilebilir olduğu, ikinci ihtimal olarak davacı tarafından erteleme talebinde bulunulmadığı görüşünün kabul edilmesi halinde genel kurul toplantı gündeminin 3. Maddesinin iptalini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı, 4 nolu gündem maddesiyle ilgili oylanan yönetim kurulu ibra kararını gerektirecek kanuna esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılığın tespit edilemediği, şirketin ortaklık yapısı dikkate alındığında davacı ... ve dava dışı ...'ın toplam 5.181.741 muhalif oyuna karşılık %25,85 oy ile ibra kararında muhalif oy kullandıkları 3 yönetim kurulu üyesinin toplam %24,99 payına karşılık gelen oy hakkının yönetim kurulu üyelerinin ibrası oylamasına katılmayacağı, sonuç olarak 4 nolu gündem maddesiyle yapılan oylamaya... ve Tic A.ş ve ... Ürünleri Dış Tic A.Ş nin toplam 9.855.938 paya tekabül eden %49,16 olumlu oylarıyla ibra kararının alınmış olduğu, genel kurulun 5 nolu gündem maddesiyle geçmiş yıl zararları dikkate alınarak kar dağıtılmamasına karar verildiğini, genel kurul öncesinde geçmiş yıl zararlarının 12.488.975,73 TL , geçmiş yıl karlarının 9.911.058,45 TL olduğu dikkate alındığında 2.577.917.28 TL tutarındaki tutarı kadar kardan mahsup edilebilir zarar bakiyesinin kaldığı bu durumda 2017 net kar tutarının 885.343,43 TL nin geçmiş yıl zararlarından mahsup edilmesinin uygun olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığını, bunun esas sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarını aykırılık teşkil etmediği, şirketin yıllık %2-3 getiri ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğü dönemde huzur hakkında %15 lik artışın makul olmadığı, genel kurulun 6.maddesi kararının iptal edilebilir olduğu bildirilmiş; tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının irdelenmesi yönünde alınan 28/12/2020 tarihli ek raporda davacı tarafın kök raporda ... Ürünleri Dış Tic A.Ş nin yönetim kurulu üyesi olduğunun atlandığı ve ... Ürünleri Dış Tic A.Ş yi yönetim kurulunda temsil eden ...'nın davalı şirket yönetim kurulu üyesiymiş gibi hesaplama yapıldığı yönündeki itirazlarının haklı olduğunu, sonuç olarak 25/09/2018 tarihli genel kurulun 4. Gündem maddesiyle yapılan oylamaya davacı ve dava dışı ...'ın 5.181.742 payına karşılık %25,85 olumsuz oyuna karşın ... Sanayi ve Tic A.Ş nin toplam 5.246.882 paya tekabül eden %26,17 olumlu oyu ile ibra kararının alınmış olduğunu, kök raporda herhangi bir değişikliğe sebep olacak bir tespitin yapılamadığı bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından; davacı tarafça davalı şirket aleyhine davalı şirketin 25/09/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 3,4,5 ve 6 nolu kararların iptalinin talep edildiği, davaya konu genel kurula ilişkin çağrının yapıldığı ancak TTK 437. Madde kapsamında bilgi alma ve inceleme hakkı yönünden belgelerin bulunduğu adresin açıkça belirtilmediği, bu nedenle çağrının usulüne uygun olmadığı ancak davaya konu genel kurula tüm pay sahiplerinin katılmış olduğu ve davacının erteleme talebinde bulunduğu hususunun dosya kapsamıyla sübut bulmadığı bu nedenle çağrısız genel kurul şartlarının oluştuğu dava konusu genel kurul toplantısında alınan gündemin 3 nolu maddesinin iptali koşullarının mevcut olmadığı, davaya konu genel kurulun 4 nolu gündem maddesinin yönetim kurulunun 2017 yılına ait faaliyet görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olduğu, davalı şirkette davacının pay oranının %25,49, dava dışı ...'in %0,36 olup toplam %25,85 oy ile ibra kararında muhalif oy kullanıldığı, yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve ... Ürünleri Dış Tic A.Ş nin toplam %47,97 pay sahibi yönetim kurulu üyeleri ibrası oylamasına katılamayacağı, ibraya yönelik ... ve Tic A.Ş nin %26,17 oranındaki olumlu oyu ile ibra kararının alındığı, gündemin 5.maddesiyle alınan kar dağıtılmamasına ilişkin kararın geçmiş yıl zararlarının kar payıyla kapatılmasının esas sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği belirlenerek dava konusu davalı şirketin 25.09.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 , 4 ve 5 nolu gündem maddelerinin iptali koşullarının oluşmadığı; Davaya konu gündemin 6. Maddesiyle alınan Yönetim Kurulu üyelerine ücret ödenmeksizin Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkan Vekiline ödenecek huzur hakkı tutarının %15 oranında artırılmasına yönelik kararın şirketin yıllık getirisi ve finansal durumu ile ortaklık yapısına göre makul olmadığı, bu nedenle iptali gerektiği sonucuna ulaşılarak davanın kısmen kabul , kısmen reddine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin davaya konu 25/09/2018 tarihinde yapılan 2017 yılına ait genel kurul toplantısında gündemin 6. Maddesi ile alınan kararın İPTALİNE,
Davacı tarafın fazlaya yönelik talebinin reddine,
2-Alınması gerekli 54,40 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 18,50 TL'nin davalı taraftan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.800,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine,
4-Davalı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 4.800,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiliyle davalı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan ilk dava gideri 41,10 TL, 14 e tebligat gideri 69 TL, 11 normal tebligat gideri 172,20 TL, 1 İstinaf gönderim fotokopi ücreti 34,50 TL, 1 müzekkere gideri 15 TL, 3 bilirkişi ücreti 2.700,00 TL ki toplam 3.031,18 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 757,95 TL'sinin davalı taraftan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, bakiye giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2021
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır