İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/2176 E. 2020/663 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/2176
- Karar No
- 2020/663
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/355 Esas KARAR NO : 2023/1128 DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2021 KARAR TARİHİ : 18/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait 2020 model 2 adet araç satın aldığını, araçta satın alındıktan sonra bir takım ayıplar meydana geldiğini, müvekkilin zararının giderilmesi amacıyla satın alınan ayıplı aracın yenisi ile değiştirilerek müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı ....A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davaya konu aracın üreticisinin müvekkil şirket olmadığını, müvekkilin herhangi bir kusuru olmadığını, davacının ayıp ihbarını süresinde yapmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .....Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davada taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkilin aracın ne üreticisi, ne dağıtıcısı, ne de ithalatçısı olmadığını, müvekkilin aracın sadece satıcısı olduğundan davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu aracın gizli ayıplı olduğundan bahisle, ayıptan ari misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; '' Dava dava dilekçesinde bahsettiği arızalar zaman zaman ve aracın kullanımı sırasında ortaya çıktığından gözleme dayalı keşifte tespitini yapmak mümkün olmamıştır. Ancak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, aracın sürekli olarak stop ettiği, bunun üzerine bir çok kez her seferinde servise gidildiğinde resetleme işlemi yapıldığı, klima kompresörünün değiştirildiği, UPC beyninin değiştirilmesi gerektiği, park sensörünün susmadan çalıştığı ancak akü başlarının sökülerek sesin susturabildiği, akünün değiştirildiği, sıklıkla Start-Stop kontrol ettirin uyası verdiği, soğukken vuruntulu çalıştığı, sol emniyet kemeri takılı olmasına rağmen ara Yukarıda arz ve izah edildiği üzere dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, ... plaka sayılı 2020 model yılı ... aracın Dosyanın İrdelenmesi Kısmı Madde 4’te belirtilen muhtelif kronik arızaları olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi, ve otomotiv mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle;''... plaka sayılı 2020 model .... 07.02.2020 tarihinde satın alınmış aracın ... plaka lı aracın ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp olacağı ,alındıktan sonra 7 ay sonra başladığı, aracın 2 yıldır kullanımda olduğu bu nedenlede ayıbın giderilmesi onarımın yapılması bu mümkün olmuyorsa ayıp nispetinde bedelin tenzili ile ilgili takdirin mahkemeye ait olacağı ... plakalı aracın tam onarımının gerek servisçe gereksede davalı tarafından yaptırılmış expertizi olmadığı,veya onarım faturası bütünü için dosyada olamdığı bu nedenlede ayıp gideriminin fiyat takdiri ve tespiti yapılmadığı aracın mekanik onarım listesi tam olarak dosyada yer almadığından bu konuda hesaplama yapılamamıştır. Araç fatura bedelinin % 20 si tutatrında bedelin işçilik olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, bu nedenlede mütteadit defalar servise gelmesine rağmen ayıbın devam ettiği klima komprosörü ve akü, upc beyni ,motor kayışı denilen parçaların değişimi yapıldığı ,hal böyle ise bu parçalarda kusurun zımmi kabulü ile diğer parçalarla ilgili bir değişime gidilmediği talebin dosyanın bütününde ,yer alan fatura ve servis formları ile taraf iddia ve örtüşen savunmalarından anlaşılmıştır...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. 22/09/2023 Tarihli Ek raporda özetle; '' dosya konusu araç değerlemesinde maliyet ve emsal karşılaştırma yöntemleri birlikte kullanılmış,... plaka sayılı 2020 Model ... 100 bg aracın 750875 (yediyüzellibin sekizyüzyetmişbeş) olarak rapor tarihindeki araç rayiç değerini (ard) sini olduğu dosya konusu aracın ayıp onarım bedelinin 53187 TL 2020 tarihinde olacağı, dosya konusu aracın yukarıda yer alan tablodaki değerler gözönüne alındığında ayıplı olduğu , ayıbın alındıktan sonra 7 ay sonra ,başladığı ayıbın gizli ayıp olacağı ,aracın 2 yıldır 17 000 km kullanımda olduğu bu nedenlede ayıbın giderilmesi onarımın yapılması bu mümkün olmuyorsa hakkaniyet bedelinin tenzili ile bedelin misli iadesi takdirin mahkemeye ait olacağı...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Gizli ayıp, emtianın teslimi sırasında açıkça belli olmayan, ayrıca alıcının yapacağı ya da yaptıracağı muayene ile de anlaşılması mümkün olmayan, zamanla ve malın kullanılması sırasında ancak ortaya çıkacak olan bir ayıptır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/13-633 E. 2020/663 K. Sayılı kararı "Gerçekten de tüketici, satın aldığı aracın sıfır kilometre araçlardan haklı olarak bekleneceği üzere, hasarsız olduğu düşüncesi ile sözleşmeyi imzalamış ve bu niteliğe göre bedelini ödemiştir. Ne var ki araç satış öncesi aşamada hasar görmesi yahut kusurlu imal edilmesi nedeniyle işlem görmüş ve bilirkişi tarafından da tespit edildiği üzere renk farklılığı olmaması için bagaj kapağına da boya taşırılarak ve boyanın orijinalliği bozularak kusurlu onarımlarla ayıp gizlenmek istenmiştir. Oysa 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesinin altıcı fıkrasının birinci cümlesi gereği, satışa ayıplı şekilde sunulan malda bu yöne ilişkin bir açıklama ve uyarının bulunması zorunludur. Gerek ayıbın açıklanan bu mahiyeti gerekse kusurlu onarımlarla kendisinden gizlenen ayıbın satımdan çok kısa bir süre sonra ortaya çıkması ve hemen akabinde tüketicinin hakkını elde edebilmek için tüm yasal yolları takip etmesi göz önünde bulundurulduğunda somut olay bakımından malın ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır." Somut olayda, meydana gelen arızanın, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, aracın üretiminden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, aracın garanti kapsamı içinde arızalandığından birden çok kez servise götürüldüğünden süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğunun kabulü gerektiği ve davacı iş bu davada TBK 227.m. Uyarınca satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini talep edebilecektir. Aracın defalarca servise gelmesine rağmen ayıbın devam ettiği klima komprosörü ve akü, upc beyni ,motor kayışı denilen parçaların değişimi yapıldığı dosya içinde yer alan servis form ve faturalarından anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nin 219.maddesinde; ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.'' şeklinde düzenleme yer aldığı, araçtaki ayıbın devam ettiği, bu durumun aracın kullanım konforunu etkilediği raporda belirtilmekle aracın kullanım amacı düşünüldüğünde söz konusu ayıbın davacının araçtan beklediği faydayı önemli ölçüde azalttığı anlaşılmıştır. Davacının seçimlik hakkını ayıpsız misli ile değişim yönünde kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, ayıpsız misli ile değişim talebinin hakkaniyete uygun düştüğü emsal yargı yararlarının da bu yönde olduğu, davalı aracın artık üretimde olmadığı savunmasında bulunmuşsa da misli ile değişim hakkının kullanılmasına engel olmayacağı, icra aşamasında İİK md.24 gereğince işlem yapılacağı anlaşılmakla, (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi 2018/2176 E. 2019/398 K.s sayılı kararında: "Aracın modelinin eski olması, yasal seçimlik haklarından birini kullanan davacının bu isteğinin karşılanmamasına neden olarak gösterilemez. İnfaz aşamasında hükme konu malın bulunamaması halinde İİK nun 24.maddesinin uygulanma olanağı bulunmaktadır. Bu sebeple malın yenisiyle değiştirilmesinde infazın güçlüğünden bahsedilemez.) 6502 sayılı Yasa'nın 11/2. maddesi gereğince malın ayıpsız misli ile değiştirilmesine yönelik hak yönünden satıcı ve üretici/ithalatçı olan davalıların müteselsilen sorumlu olacakları ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları görülerek davanın kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Dava konusu .... plaka 2020 MODEL ... marka ... ŞASİ NO’lu, ... MOTOR NO’LU aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara iadesi suretiyle dava konusu .... plaka 2020 MODEL .... marka ... ŞASİ NO’lu, .... MOTOR NO’LU aracın davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere AYIPSIZ MİSLİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİNE, 2-Aracın sıfır kilometre yenisi veya benzerinin bulunmaması halinde İİK'nın 24.maddesine göre işlem yapılmasına, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.267,05-TL ilam harcından peşin alınan 2.145,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.121,06-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 6.017,2 TL bilirkişi ücreti ve posta masrafı, 59,30-TL başvuru harcı, 2.145,99-TL peşin harç olmak üzere toplam 8.222,49TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 21.705,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 18/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.