İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/217 E. 2020/520 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/217
Karar No
2020/520
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/217 Esas KARAR NO : 2020/520 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2018 KARAR TARİHİ : 14/10/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye'nin çeşitli yerlerinde işlettiği madenlerden çıkarttığı mermer ve doğal taşların yurt içi ve yurt dışına satış işiyle iştigal ettiğini, davalının müvekkili şirket ile traverten taşı satışı konusunda anlaşmaya vardığını, tarafların 73.286,50 TL bedel üzerinden anlaşmaya varması üzerine müvekkili şirketin anlaşma konusu ebat ve adette taşı imal ederek davalı borçlunun belirtilen adresine sevk ettiğini, davalı tarafın kısmi ödeme yaptığını, bakiye borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği ve duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır. DAVA: Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. DELİLLER: -Sakarya Vergi Dairesi'nin 31/12/2018 tarihli yazısı ve eki, -Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 03/01/2019 tarihli yazısı ve eki, -Bornova Vergi Dairesi'nin 14/10/2019 tarihli yazısı ve eki, -Sevk irsaliyeleri ve davacının ticari defter ve kayıtları, -İzmir ...İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası, -Bilirkişi ...un 01/08/2019 tarihli raporu. İzmir.... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ...Maden İnşaat San ve Tic. Ltd Şti, borçlusunun ... olduğu, 37.286,50 TL fatura, 717,13 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.003,63 TL üzerinden 02/02/2018 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 05/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 07/02/2018 tarihli dilekçesi ile ödeme emrine itiraz ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İtirazın iptali davasının koşullarını; ilamsız bir icra takibine girişilmesi, bu takip nedeniyle çıkarılan ödeme emrine 7 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmiş olması, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde mahkemeden itirazın iptalinin talep edilmesi şeklinde sıralamak mümkündür. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004 tarih 2004/19-410 Esas, 2004/471 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasının görülebilmesi için, öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. Bu husus dava şartıdır ve mahkemece re’sen gözetilmesi gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. İİK 67/2. madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231). Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının faturaya dayalı ticari satımdan kaynaklanan alacağının bulunduğu iddiasıyla davalı aleyhinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını ikame ettiği, Sakarya Vergi Dairesi'nin 31/12/2018 tarihli yazısı ve ekine göre davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu, bu nedenle tarafları tacir olan somut uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak kabulü gerektiği, mahkememizce dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak dosya ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mahal mahkemesine talimat yazıldığı, mahal mahkemesince davalıya usulüne uygun ihtaratlı tebligat yapıldığı halde davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu nedenle davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede de davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil olma vasfına sahip olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 37.286,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca usulüne uygun ihtarata rağmen defter ve kayıtlarını sunmayan davalının takip ve davaya dayanak fatura içeriğine konu malların kendisine teslim edilmediğini veya malların bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davalının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle dosya kapsamına göre davacının iddiasını ispat ettiği, davalının takibe itirazının asıl alacak yönünden yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca davacının 10/10/2019 tarihli beyan dilekçesine göre asıl alacak üzerinden yürütülen bu davaya konu alacak miktarının likit olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, davacının HMK'nın 329. maddesine ilişkin taleplerinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 37.286,50 TL asıl alacak ile bu asıl alacağa takip tarihinden işleyecek %9,75 avans faizi ile DEVAMINA, 37.286,50 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.457,30 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-Alınması gerekli 2.547,04 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 446,75 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.100,29 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 446,75 TL peşin harç, 400,00 TL bilirkişi ücreti ve 231,58 TL müzekkere ve tebligat giderinden oluşan toplam 1.114,23 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2020 yılı AAÜT'nin 13. maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 5.592,97 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, 6-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Dairesi'nin ... nolu takip dosyasının merciine İADESİNE, 7-Davacının sözleşme vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi ve davalıya idari para cezası uygulanması taleplerinin yasal şartları oluşmadığı anlaşılmakla bu taleplerinin AYRI AYRI REDDİNE, Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2020

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/217, K. 2020/520, T. 14.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-217-e-2020-520-k-b68bcdb17a3c