İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/16 E. 2021/69 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/16
Karar No
2021/69
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/16 Esas KARAR NO : 2021/69 DAVA : Sigorta (Denizcilik Rizikosu Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/01/2018 KARAR TARİHİ : 09/02/2021

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Denizcilik Rizikosu Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü saat 11 sıralarında ... isimli davalı ... Ltd. Şti'ye ait ... Kooperatifi üyesi olan yemekli tur teknesinin 78 biletli yolcu, 5 misafir biletsiz ve 3 mürettebat olmak üzere toplam 86 kişi ile ayrılarak güzergah olarak ... istikametine gidip turu tamamladıktan sonra saat ... sıralarında geri dönüşte ... açıklarında alabora olduğunu, kazanın sebebinin Antalya C.Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyasına sunulan rapora göre, davalı işleten-donatan ile gemi mürettebatının ehil ve kurallara uygun hareket etmemeleri olduğunu, olayla ilgili Antalya ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında dava açıldığını, kaza sırasında teknede bulunan davacıların olay sonrası verdikleri ifadede yer alan ve yanlarında bulunan eşyaların yaklaşık değeri olan ... TL, her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere toplam ... TL tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden başlayarak en yüksek banka mevduat faizi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınmasına, kaza sonucu ağır biçimde travma içine düşen davacılar için ayrıca ayrı ayrı ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın davalı ... hariç diğer tüm davalılardan kaza tarihinden başlayarak yasal faizi ile tahsiline, davalı ... ...Ltd Şti'ye ait ... isimli gezinti teknesinin Gemi Kütüğünde 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi içn ihtiyati tedbir konulmasına, davalıların taşınır, taşınmaz mallarıyla 3.şahıslardaki hak ve alacaklarına şimdilik dava değeri olan ... TL maddi ... TL maevi tazminat kadar alacak için ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... Ltd. Şti'nin müvekkil şirket nezdinde sigorta poliçesinin bulunması meydana gelen tüm hasarların ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi ile hangi hasarların teminat altına alındığı açıkça belirlendiğini, davacıların yanlarında bulunan eşyalarına ilişkin maddi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında yer almadığını, yine Sigorta Poliçesinin 6. sayfasında "MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ TEMİNAT HARİCİDİR" şeklinde istisna klozu bulunmakta olup davacıların manevi tazminat taleplerinin de teminat kapsamında bulunmadığını, bu sebeple davacıların manevi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini, Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi, Tekne Poliçesi Genel Şartları, Gezinti Tekneleri Sigortası Bilgilendirme Formu ve Enstitü Savaş ve Grev Klozları 1.11.1985’in 11.1.2 maddesi uyarınca sigortalı gemide veya yakınında ya da diğer herhangi gemideki can kaybı, bedeni sakatlık veya hastalık, yaşam kurtarma için yapılan ödemeler teminat kapsamında olup davacıların yanlarındaki eşyaların bedellerine ilişkin tazminat taleplerinin teminat kapsamına dahil edilmediğini, davacıların taleplerine ilişkin poliçede özel kloz bulunmadığını, bu sebeple davacıların maddi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini, müvekkil şirket nezdinde ... teknesinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından müvekkile husumet yöneltilmesinin de doğru olmadığını, husumet itirazın bulunduklarını, sigortalı ... teknesinde meydana gelen alabora olayına ilişkin olarak Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile yargılama yapılmakta olup işbu dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının kazaya karışan geminin kaptanı olduğunu, geminin batmasında iki etken bulunduğunu, bunlardan birinin aniden çıkan kuvvetli fırtına ve hortum olduğunu, müvekkilinin sefere çıkmadan önce hava durumunu takip ettiğini, gerekli bilgileri Liman Başkanlığından aldığını, hava durumunun iyi olduğu bilgisi üzerine sefere çıktığını, meteorolojinin de kaza günü fırtına olmadığını bildirdiğini, ikinci etkenin ise geminin hatalı inşasından kaynaklandığını, başlangıçta imal edilen perdenin standartlara uygun olarak yapıldığı halde sonradan yapılan tadilat ile bu durumunu kaybettiğini, öte yandan geminin motorunun son anda durduğunu, dolayısıyla müvekkiline afedilebilecek bir kusur olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVACILAR TANIĞI ... BEYANINDA:"Ben davacıları tanımıyorum, olay günü kaza geçiren gezi teknesinde ben de yolcuydum, ben de denize düştüm, yolcuların tamamı denize düştü zira gezi teknesi tamamen alabora oldu, teknenin dışarıda kalan kısımlarına tutunarak yardım gelmesini bekledik, son demir aldığı yerden sonra iki üç tane liman geçmesine rağmen kaptan durmadı, tamamen dönüşe geçti, şiddetli yağmur ve fırtına nedeniyle tekne alabora oldu, tekne alabora olmadan çok kısa bir süre önce belki 30-40 saniye kadar önce herkes can yeleklerine saldırdı, ben de bir can yeleği aldım ancak takamadan denize düştüm,batmadan önce yaklaşık 15 dakika boyunca tekne sürekli sağa sola yattı, batmadan bir süre önce motorlar sustu, en son sol tarafa yatınca bizler dengeyi sağlamak için sağ tarafa doğru gittik, 10-15 saniye kadar böyle denge sağlandı, ancak bu sefer de tamamen sağ yana yattı, yolcular denize düştü, yardım gelmeden önce geminin sadece 3/1'i dışarıdaydı, biz ayrıldıktan sonra tamamı batmış, herkes bu kısma tutunmaya çalışarak hayatta kaldı, daha sonra herkes Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne götürüldü, ifademiz de burada alındı, daha sonra da ek ifade için karakola çağırıldık, benim de dahil olmak üzere yolcuların tüm eşyaları zayi oldu, herkesin telefonları, çantaları, yanlarında getirmiş oldukları ne varsa hepsi denizde kayboldu, benim de herşeyim gitti, ben de dava açmak zorunda kaldım, dediğim gibi davacıları tanımıyorum belki karakolda tanışmış olabiliriz ancak görsem hatırlamam, bu sebeple hangi eşyalarının kaybolduğu hakkında bilgi sahibi değilim, ancak büyük korku yaşandı, ben kendi adıma bir yıl psikiyatri tedavisi aldım, denizde yardım beklemek için yarım saat kadar kaldık, çok üşüdük, hatta bir ara dolu yağışı oldu, herkesin kafasına gözüne dolu yağdı, bu sebeple benim başım bir hafta acıdı, hatta geminin kaptanı olduğunu bildiğim kişi can simidini takmış yaklaşık 5 metre uzakta duruyordu, kimseye yardım etme çabası da yoktu, yüzme bilmeyenlere yüzme bilenler yardım etmeye çalıştı, kurtarma tekneleri geldiğinde herkes hücum etti ancak ilk tekneye gemi mürettebatı çıktı, yolculara herhangi bir öncelik tanımadılar, yardımda bulunmadılar" demiştir. Dava; gezi hizmetinin ayıplı ifasından kaynaklı manevi tazminat istemlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında görev açısından yapılan değerlendirmede; 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada; uyuşmazlığa konu iddianın gezi/tur hizmetinin ayıplı ifasına dayandırılmış olmasına göre davacı tüketici konumundadır.Bu sebeple davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Anlatılan nedenle davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal Antalya BAM 3.HD 2020/601 E-2020/1395 K sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- Antalya Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 19/3 ve 20/1 c 1 maddeleri uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne diğer tarafların yokluğunda karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.09/02/2021

Katip ...

Hakim ...

¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/16, K. 2021/69, T. 09.02.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-16-e-2021-69-k-a644fff04fb8