İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1499 E. 2019/1353 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1499
Karar No
2019/1353
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/11/2018 KARAR TARİHİ : 25/12/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ;davacının elektrpnik bobinaj, bobinaj sarım hizmeti vermekte olduğu, davalı borçluya da bu hizmeti sağladığını, davalı ile arasında gerçekleşen ticari faaliyetleri faturalandırdığını, davalı taraf kendisine yapmış hizmetleri almış ve kullanmış ancak ödemesi gereken bedeli ödemediğini, ödenmeyen fatura bedeli üzerine Bursa 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, başlatılan takibe davalının borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen dosyaya cevap vermediği gibi delilde bildirmemiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki mal ve satımından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmişse de, davalı akdi ilişkiyi açıkça inkar etmediğinden ve para borçlarında TBK da düzenlenen ifa kuralları dikkate alındığında alacaklının ikametgahı icra daireleri de yetkilidir. Davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Faturaya konu mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğinde dair yazılı bir belge de yoktur. Kural olarak alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir. Yazılı bir belge bulunmaması sebebiyle tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmelidir. Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. HMK'nın 222. Maddesine göre ; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Buna göre mahkeme taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden resen taraflardan defter ibrazını isteyebilir. HMK'nın 219.maddesi tarafların belgeleri ibrazı zorunluluğunu düzenlemiştir. Buna göre ; Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir. HMK'nın 219.maddesi talep edildiği durumlarda defter ve belgelerin ibraz zorunluluğunu hüküm altına almıştır. HMK 220.maddesi talep edilmesine rağmen tarafın belgeyi ibraz etmemesinin neticelerini düzenleme altına almıştır. Buna göre ; İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. HMK'nın 220.maddesi bu şekliyle elinde bulunduğu anlaşılan bir belgeyi ibraz etmemenin hüküm ve sonuçlarını ortaya koymuştur. Hiç şüphesizdir ki 220.maddede düzenlenen belge tabiri ticari defter ve belgeleri de kapsamaktadır. Tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca verilen süreye rağmen bir taraf ticari defter ve belgelerini sunar diğer taraf sunmaz ise bu davranışı ile kendi defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan engel olduğu bu sonucun varlığını ve neticelerini kabul etmiş sayılır. HMK'nın 220.maddesi kapsamında ticari defter ve belgeler bunu tutan tarafın zilliyetliğinde olduğundan 220/2.maddesindeki inkarı da yapamayacaktır. Davacı taraf inceleme gününde defterlerini ibraz etmiştir. Davalı taraf ise defterlerini ibraz etmemiştir. HMK 220/3.maddesi gereğince de defter ve belgelerin sunulmamasının neticesi olarak kaçınılan defter ve belgedeki kayıtların karşı tarafın defterlerindeki kayıtlara uygunluğu mahkeme tarafından kabul edilebilir. Mahkememizce de davalıya çıkarılan tebligata rağmen defter ve belgelerin davalı tarafça sunulmamasının sonuçları bu kapsamda değerlendirilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın KABULÜ ile, Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının İPTALİNE, 2-Takibin 9.539,90 TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte DEVAMINA, 3-9.539,90 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 651,67 TL harçtan başlangıçta alınan 115,23 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 536,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 151,13 TL harç, 1.054,40 TL yargılama gideri toplam 1.205,53 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2019

Katip e-imza

Hakim e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1499, K. 2019/1353, T. 25.12.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1499-e-2019-1353-k-58b6b1fff0ac