İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1409 E. 2018/2580 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1409
Karar No
2018/2580
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/344 Esas KARAR NO : 2023/1116 DAVA TARİHİ : 10/04/2023 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 11/10/2023 KARAR TARİHİ : 03/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2023 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA TALEP VE SAVUNMA: Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ihyasını talep ettikleri, İst. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .... sayılı sicilinde kayıtlı .... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin bünyesinde 16.03.1998 tarihinde işe başladığını ve işten ayrıldığı 31.08.2005 tarihine dek aralıksız çalıştığını, çalışma olgusunun SGK'ya doğru bildirilmediğini, 16.03.1998 tarihinde işe başlanılmasına rağmen işe başlangıç tarihi olarak 29.09.2000 tarihinin bildirildiğini, davacının SGK'ya eksik bildirilen 16.03.1998-29.09.2000 tarihleri ve 01.11.2001-13.06.2003 tarihleri arasındaki dönem hizmetleri için Bakırköy ...... İş Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasıyla ihyasını talep ettikleri ...... Hizmetleri San. Ltd. Şti. aleyhine hizmet tespiti davası açıldığını, anılan hizmet tespiti davasında, ihyasını talep ettiğimiz şirketin tasfiye yoluyla ticaret sicilinden silindiğinin anlaşılması üzerine, mahkemece 06.04.2023 tarihli ara karar ile şirketin ihyası davası açılması konusunda kendilerine yetki verildiğini, ...... Hizmetleri San. Ltd. Şti. isimli şirketin, "...... Mah. ....... Sok. No:18 Zeytinburnu/İSTANBUL" adresinde faaliyet gösterdiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, 11.04.2008 tarihinde tasfiye sonucu sicilden terkin edildiğini, şirketin son tasfiye memurunun ise ... TC kimlik numaralı ... olduğunu, bu kişinin ölüm kaydının mevcut olduğunu, iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan şirket borcu olduğundan olduğundan ek tasfiyeye ihtiyaç olduğunu, bu nedenle de Bakırköy ....... İş Mahkemesinde açılmış bulunan davada bakımından şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl dosyada davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; davacı, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili olan müdürlüğe yönelttiğini, oysa usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memuruna da yöneltilmesi gerektiğini, bu itibarla, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kuralları ve davacının iddiaları değerlendirirken anılan hususların göz önünde bulundurulması önem arz ettiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğü, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, ....... müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m. 32) yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı vereceğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, davalı ...... Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle; davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA TALEP VE SAVUNMA: Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ihyasını talep ettikleri, İst. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ..... sayılı sicilinde kayıtlı ...... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin bünyesinde 16.03.1998 tarihinde işe başladığını ve işten ayrıldığı 31.08.2005 tarihine dek aralıksız çalıştığını, çalışma olgusunun SGK'ya doğru bildirilmediğini, 16.03.1998 tarihinde işe başlanılmasına rağmen işe başlangıç tarihi olarak 29.09.2000 tarihinin bildirildiğini, davacının SGK'ya eksik bildirilen 16.03.1998-29.09.2000 tarihleri ve 01.11.2001-13.06.2003 tarihleri arasındaki dönem hizmetleri için Bakırköy ...... İş Mahkemesinin...... Esas sayılı dosyasıyla ihyasını talep ettikleri ..... Hizmetleri San. Ltd. Şti. aleyhine hizmet tespiti davası açıldığını, anılan hizmet tespiti davasında, ihyasını talep ettiğimiz şirketin tasfiye yoluyla ticaret sicilinden silindiğinin anlaşılması üzerine, mahkemece 06.04.2023 tarihli ara karar ile şirketin ihyası davası açılması konusunda kendilerine yetki verildiğini, ...... Hizmetleri San. Ltd. Şti. isimli şirketin, "...... Mah. ..... Sok. No:18 Zeytinburnu/İSTANBUL" adresinde faaliyet gösterdiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleri gereğince, 11.04.2008 tarihinde tasfiye sonucu sicilden terkin edildiğini, şirketin son tasfiye memurunun ise ... TC kimlik numaralı ... olduğunu, bu kişinin ölüm kaydının mevcut olduğunu, iş ve sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan şirket borcu olduğundan olduğundan ek tasfiyeye ihtiyaç olduğunu, bu nedenle de Bakırköy ...... İş Mahkemesinde açılmış bulunan davada bakımından şirketin ihyasına karar verilmesini, ve daha önce Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, zira; davacının davalı şirkete yönelttiği iddiasının hak düşürücü süreye uğradığını, dolayısı ile işbu ihya istemine dayanak teşkil eden davada ortaya atılan iddialar hak düşürücü süreyle malul olduğundan, huzurdaki istemin de hukuki menfaat yoksunluğundan reddinin gerektiğini, Nitekim 5510 sayılı yasanın 86/9 maddesi ve mülga 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, anılan madde hükmündeki hak düşürücü sürenin; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerli olduğunu, sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin kuruma verilmesinin ya da çalışmaların kurumca tespit edilmesi halinde; kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceğini, sigortalının kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılmasının, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonunun başlangıç alınması gerektiğini, mevcut Yargıtay içtihatlarının bu yönde olduğunu, davacı yanın, işbu davaya dayanak teşkil eden hizmet tespit davası ile EYT kapsamına girebilmeyi amaçlamış ise de, açılan davanın hak düşürücü süreye uğradığını, Ayrıca 1982 doğumlu olan davalı ...'in, davacının hizmet tespitini talep ettiği 1998 yılında henüz daha 16 yaşında olduğu ve şirket yetkilisi olmayacağının, şirkete yönelik hak ve alacaklar ile muhatap olamayacağının açık olduğunu, işbu nedenlerle, davalı şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmayan, davayı açmakta hukuki menfaati bulunmayan davacının, hizmet tespit iddiasının da hak düşürücü süreye uğradığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Bakırköy ...... İş Mahkemesi'nin...... Esas sayılı dosyası, Ticaret Sicil Kayıtları. Vergi Dairesi kayıtları, İhyası talep edilen şirketin tasfiye öncesi ortağı, yetkilisi ve tasfiye memuru olan ...'in nüfus aile kaydı örneği, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Tasfiye Halinde ..... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; dava dışı ...'în ihyası talep edilen şirketin tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 11/04/2008 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Bakırköy ..... İş Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında davacıya, Tasfiye Halinde ..... Yan Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin aleyhine ihya davası açılması hususunda süre verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin Zeytinburnu ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu şirketin tasfiyesinin sona erdiği 11/04/2008 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, ...'in tasfiye memuru olduğu ve 13/04/2018 tarihinde vefat ettiği, şirket aleyhine Bakırköy ...... İş Mahkemesi'nin...... Esas sayılı dosyası ile sigorta hizmet tespiti hususunda dava açılmış olduğu, ihyası talep edilen şirketin davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin 5 yıllık hizmet tespiti hak düşürücü süresinin dolmadan önce tasfiye olunduğu, davacının, dava konusu şirketin ihyasını istemekte hukuki menfaati bulunduğu dikkate alınarak açılan davanın kabulü ile dava konusu şirketin ihyasına karar vermek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuş, asıl davada davalı ... sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiği, birleşen davada vekalet ücreti ve yargılama giderinin, tasfiye işleminin eksik yapılması, dava açılmasına sebebiyet verilmesinden ötürü ihyası talep edilen şirket ortak ve yetkilileri olan davalılardan birlikte tahsiline hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davanın kabulü ile; şirketin tasfiyesinin sona erdiği 11/04/2008 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ...... sicil nosu ile kayıtlı Tasfiye Halinde ..... Yan Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin , TTK 547.maddesi gereğince Bakırköy ....... İş Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyasına özgü olarak tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından İHYASINA, kararın bir örneğinin İstabul Ticaret Sicil Müdürlüğüne tevdiine, 2-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, 3-Birleşen davanın kabulü ile; TTK 547. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak eski tasfiye memuru olan ..... T.C kimlik nolu davalı ...'nun ve ... T.C. Kimlik nolu davalı ...'in görevlendirilmesine, kendisinin şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Keyfiyetin tescil ve gazete ile ilanına, masrafın davacı vekili tarafından karşılanmasına, Asıl dava bakımından harç ve yargılama giderleri; 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL harcın peşin yatırılan 179,90 harçtan mahsubu ile eksik 89,95‬ TL harcın davacıdan tahsili hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan ‭‭yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ....... zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına ve bu davalı yönünden yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 8-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Birleşen dava bakımından harç ve yargılama giderleri; 9-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin, tasfiyenin eksik yapılarak dava açılmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 03/11/2023 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1409, K. 2018/2580, T. 11.04.2008, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1409-e-2018-2580-k-8e92553573bb