İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1345 E. 2018/1381 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1345
Karar No
2018/1381
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1345 Esas

KARAR NO : 2018/1381

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/11/2018

KARAR TARİHİ : 27/11/2018

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İDDİA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, davalı ile aralarında 29.01.2018 tarihli işyeri hekimliği ve danışmanlık hizmet alım sözleşmesi ve 26.02.2018 tarihinde iş güvenlik uzmanlığı hizmet alınması sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 16. Maddesinde sözleşmenin süresinin 1 yıl olarak kararlaştırıldığını, 31.12.2018 tarihine kadar sözleşmenin geçerli olacağı süresine uymayarak sözleşmeleri haksız ve somut dayanaktan yoksun olarak süresinden önce 05.10.2018 tarihli yazısı ile 08.10.2018 tarihi itibariyle feshedildiğini müvekkili şirkete bildirdiğini, her iki sözleşmenin de davalı tarafça süresinden önce haksız ve herhangi bir sebep gösterilmeden feshiyle müvekkili kazanç kaybına uğradığını, yine her iki sözleşme gereği yüklenilen işin yerine getirilebilmesi için müvekkili şirket bünyesine yeni personeller alındığını, müvekkili şirketin iş güvenliği, danışmanlık ve rehberlik hizmetleri verdiğini, davalı tarafından yapılan ihale ile işi alan müvekkili firmanın sözleşme gereğini yerine getirebilmesi için yeni iş güvenliği uzmanlarının işe alındığını, ancak sözleşmenin süresinden önce fesih sebebiyle alınan personellerin işine son verilmek zorunda kalındığını, kendilerine tazminat ve diğer işçilik hakları için ödeme yapılmak durumunda kalınıldığını, davalının 05.10.2018 tarihli fesih yazısında sözleşmeyi 08.10.2018tarihinden itibaren feshettiğini bildirdiğini ancak feshe ilişkin olarak müvekkiline somut bir sebep göstermediğini, sözleşmenin süresindenönce haksız yere feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin itibar ve prestij kaybına uğradığını, bu nedenlerle haksız fesih nedeniyle müvekkilinin 5.000.-TL manevi, 500,00.-TL maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

GEREKÇE :Dava, tazminat davası olup, HMK.nun 105. Maddesi gereğince eda davası mahiyetinde olduğu görülmüştür.

Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1.maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK.'nun 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan kaynaklanması veya anılan yasa maddelerinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekmektedir. Davalı taraf tacir olmadığı gibi söz konusu dava da mutlak ticari bir dava değildir. Tarafların aralarında yaptıkları sözleşme ile ticaret mahkemelerini görevli kılmaları görev hususu kamu düzeni ile ilgili olmakla sözleşme ile belirlenmesi mümkün olmadığından ve tarafların aralarındaki uyuşmazlığa Ticaret Kanunu uygulanacağı hususunun da sözleşme ile belirlenmesinin mahkeme yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından sözleşme ilişkisinden kaynaklanan bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp, HMK.'nun 2/1-2 maddeleri gereğince davanın Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK.'nun 114/1-c maddelesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu ve HMK.'nun 115/1 maddesine göre dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği anlaşıldığından, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın mahkememiz görevsizliği nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu tazminat davasında HMK.114/1-c,115/2 mad gereği göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,

2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi . 27/11/2018

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1345, K. 2018/1381, T. 27.11.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1345-e-2018-1381-k-92b7233b6ddc