İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/1046 E. 2022/1111 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/1046
Karar No
2022/1111
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/1046 Esas - 2022/1111 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2018/1046 KARAR NO : 2022/1111

HAKİM : ... KATİP : ..

DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : 2- .. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/12/2018 KARAR TARİHİ : 14/12/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/11/2017 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile seyir halinde iken bisiklet sürücüsü ...'na çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin oğlu ...'nun vefat ettiğini, müvekkillerinin ölenin desteğinden yoksun kaldığını, aracın sürücüsünün Suriye uyruklu ... işleteninin ise davalı ... olduğunu, kaza sonrasında ...'nın müvekkillerinin oğlu ...'na yardım etmediğini, kaçarak olay yerini terk ettiğini, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak zararlarının tam olarak karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için ayrı ayrı 500 TL olmak üzere toplam 1.000TL maddi tazminatın davalılardan ... A.Ş.yönünden ihbar tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, Kazım için 25.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin söz konusu kaza nedeniyle üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacıların başvurusu sonucunda 22/11/2018 tarihinde davacı ... ...'na 35.182,00 TL ,davacı Kazım ... 'na ise 27.533,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme karşılığında davacıların müvekkili şirketi ibra ettiğini, müvekkilinden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, tarafların kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan veya Karayolları Fen Heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek davanın müvekkilleri açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için mahalinde keşif yapılması gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin çok fahiş olduğunu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak miktarda olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ... herhangi bir beyanda bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacının ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır. 30/11/2017 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile seyir halinde iken sokaktan bisikleti ile çıkan bisiklet sürücüsü ...'na çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği konumundaki ... vefat etmiştir. ... plakalı araç 25/07/2017-25/07/2018 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmıştır. Dava tarihinden önce yapılan başvuru sonucunda 22/11/2018 tarihinde ...'na 27.533,00 TL ve ...'na ise 35.182,00 TL ödeme yapılmıştır. SGK tarafından davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Adana İl Emniyet Müdürlüğünden verilen cevabi yazıda aracın kullanım amacının ticari olduğu bildirilmiştir. Davalılardan ...'ya yapılan tebligatların iade edildiği, ancak davalının ön inceleme duruşmasına bir şekilde haberdar olarak katıldığı duruşma sırasında adresini beyan ettiği, dava dilekçesinin tarafına tebliğ edildiği fakat mahkememizce sonradan alınan tüm bilirkişi raporlarının bu adrese ve resmi makamlardan elde edilen bilgilerle tespit edilen diğer adreslere çıkarılan tebligatların iade edildiği görülerek, mahkememizce alınan tüm bilirkişi raporları, duruşma tutanakları, karar duruşma gün ve saati ile tebligatı gerektirir tüm belgeler davalı ...'ya ilanen tebliğ edilmiştir. Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas ... karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; 10/12/2019 tarihli karar ile; sanık ...'nın TCK'nın 85/1.maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme tarafından görevlendirilen ve bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/12/2017 tarihli raporda; sürücü ...'nun asli, sürücü ...'nın ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 26/09/2018 tarihli raporda; sürücü ...'nın asli ve tam kusurlu olduğu, sürücü ...'nun ise kural ihlalinin olmadığını belirtmiştir. Raporlar arasında oluşan çelişki nedeniyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 29/07/2019 tarihli raporda; sanığın sağ şeritte seyrederken ölenin sürücüden kaçınma nedeniyle sol şeride geçmiş olması halinde sanığın tali kusurlu, ölenin asli kusurlu olacağı, sanığın sol şeritteyken kazanın meydana gelmesi halinde sanığın ve ölen bisikletlinin eşdeğer kusurlu oldukları belirtilmiştir. Mahkememizce İTÜ Öğretim Üyeleri arasında seçilecek 3 kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ve İTÜ Öğretim Üyeleri Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 06/06/2020 tarihli raporda; sürücü ...'nın %25 oranında, sürücü ...'nun ise %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Rapor toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre hükme esas alınmıştır. Bilirkişi ... 15/10/2021 tarihli raporunda;baba ... için desteklik dönemi ve miktarının 19.412,51 TL, anne ... için desteklik dönemi ve miktarının ise 31.212,99 TL olduğunu, 30/11/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında hayatını kaybeden ... hak sahiplerinin destekten yoksunluk maddi tazminat istemiyle açtıkları davada, sigorta şirketinin 2018 tarihinde yaptığı ödemenin, işleten araç sürücüsü kusurunun %25 olarak ele alınması durumunda davacıların zararının fazlasıyla karşılandığını, bakiye zararlarının bulunmadığını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 Tarih, Esas 2019/.., Karar 2020/4 Sayılı Kararı ile; KTK'nın 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi, İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin, Kanun’un 92. Maddesinin (i) Bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan iptallerine karar vermiştir.

Bu iptal kararından sonra Yargıtay 17. HD.'nin TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve Progresif rant tekniğinin esas alınarak tazminat hesabı yapılması gerektiği yönündeki kararları bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K.) Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu bu değişiklik gözetilerek düzenlenmiştir. Destek kavramının, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini ifade ettiği, eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimsenin destek sayılacağı, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişinin destek sayılacağı, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmeyip bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı açıktır.

6098 Sayılı TBK'nun 53/3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır. Paralel bir düzenleme 818 sy. BK.nun 45. maddesinde de bulunmaktadır. 6098 sy. TBK.nun 55. maddesinde ise destekten yoksun kalma zarrlarının belirlenmesinin esasları düzenlenmiştir. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmü yer almaktadır. Aynı maddenin 5. fıkrasında ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." denilmektedir.

2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı ... AŞ. Tarafından ZMMS yapılan ve davalı ... adına kayıtlı aracın sürücüsü olan diğer davalı ...'nın sebebiyet verdiği kazada trafik kazasında davacıların desteği ... vefat ettiği, davacılardan ... ... müteveffanın annesi olduğu, diğer davacının müteveffanın babası olduğu destekten yoksun kalma tazminatının konusunun, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarar olduğu, buradaki amacın , destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğu, mahkememizce alınan kusura ilişkin 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 06/06/2020 tarihli kusur raporunda; sürücü ...'nın %25 oranında, sürücü ...'nun ise %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, alınan kusur raporunun ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu ile de örtüştüğü anlaşıldığından usul, oluşa ve denetime uygun bulunarak hükme esas alındığı, tazminat miktarının tespiti için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen 15/10/2021 tarihli rapor da; davacı baba ... için desteklik dönemi ve miktarının 19.412,51 TL, anne ... için desteklik dönemi ve miktarının ise 31.212,99 TL olduğunu, 30/11/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında hayatını kaybeden ... hak sahiplerinin destekten yoksunluk maddi tazminat istemiyle açtıkları davada, sigorta şirketinin 2018 tarihinde yaptığı ödemenin, işleten araç sürücüsü kusurunun %25 olarak ele alınması durumunda davacıların zararının fazlasıyla karşılandığının, bakiye zararlarının bulunmadığının tespit edildiği, raporun davacıların ve desteğin yaşına, gelir durumuna, maluliyet oranlarına dikkat edilerek, güncel hesaplama tekniği gözetilerek düzenlendiği anlaşıldığından hükme esas alındığı destekten yoksunluktan kaynaklanan zararlardan ... AŞ' nin 2918 sayılı KTK' nun 85 ve 91. maddeleri gereğince poliçe sınırları içerisinde, davalı ...'nın TBK'nın 49 ve devamı maddeleri gereğince haksız fiil faili olarak, ...'nın ise 2918 sayılı KTK'nın 85.maddesi gereğince işleten olarak sorumlu oldukları, ancak alınan bilirkişi raporu ve diğer belgelerle de ... A.Ş.'nin dava tarihinden önce yaptığı ödemelerin davacıların destekten yoksunluktan kaynaklanan zararlarını tamamen karşılandığının sabit olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talepleri yönünden tüm davalılar açısından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. TBK'nın 56/2 maddesi gereğince, ölenin yakınlarının manevi tazminat olarak uygun bir paranın ödenmesini isteme hakları bulunmaktadır. Kazanın oluş şekli, tarihi, kusur durumu ( mütevaffanın %75 Kusuru), davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, yaşları, ekonomik ve sosyal durumları, hak ve nesafet kuralları, özel hal ve şartlar vs. gözetilerek davacı ... için 20.000,00 TL, diğer davacı ... için 20.000,00 ' TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminata karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. Müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı değerlendirilerek manevi tazminat miktarı belirlenirken bu husus dikkate alınmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat yönünden tüm davacılar açısından davanın reddine, Maddi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... A.Ş.'ne ödenmesine, 2-Manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ile davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 2.732,40 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 174,20 TL harcın mahsubu ile kalan 2.558,20 TL harcın davalılar ... ile ...' dan müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 174,20 TL harcın davalılar ... ile ...' dan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Davacılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirmiş olduklarından, manevi tazminat taleplerinin kabul edilen kısımları üzerinden kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT uyarınca, davacı ... için 9.200,00 TL, davacı ... için 9.200,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davalılardan ... kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2.mad uyarınca, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ..., 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsil edilerek, davalı ödenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 2.474,30 TL yargılama giderinden, davanın kabul edilen kısmına isabet eden 1.940,63 TL'sinin davalılar ... ile ...' dan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 2.676,24 TL (İlanen tebligat masrafı) ödeneğin davalılar ... ile ...'dan müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 5-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ) Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ile davalı sigorta vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/2022

Katip... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/1046, K. 2022/1111, T. 14.12.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-1046-e-2022-1111-k-1e66eb3e3885