İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/744 E. 2019/341 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/744
Karar No
2019/341
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/744 Esas

KARAR NO : 2019/341

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/06/2017

KARAR TARİHİ : 11/04/2019

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili mahkememize verdiği 23/06/2017 tarihli dava dilekçesinde; davacının gayrimenkul alım satımı ve ticaret işleri ile iştigal ettiğini, davacının bu vesile ile davalı ile tanışıklığı olduğunu, davacının bir zaman sonra maddi durumunun kötü olması nedeniyle ...'dan borç istediğini, ... tarafından davacıya 01/04/2016 tarihinde 100.000,00 Euro, 20/04/2016 tarihinde 100.000,00 Euro, 11/05/2016 tarihinde 10.000,00 Euro ve 31/05/2016 tarihinde 70.000,00 Euro olmak üzere toplamda 280.000,00 Euro gönderildiğini, davacının gönderilen paranın 30.000,00 Euro'sunu 02/05/2016 tarihinde, 40.000,00 Euro'sunu 23/05/2016 tarihinde, 2.000,00 Euro'sunu da 01/05/2016 tarihinde olmak üzere 72.000,00 Euro'sunu iade ettiğini, davacıya gönderilen ve davacının gönderdiği tüm para alışverişinin banka hesabı üzerinden yapıldığını, hesap dökümü ve banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacının davalıya senet ve banka kanalıyla gönderilen paralar dahil olmak üzere toplamda 208.000,00 Euro borcu bulunduğunu, davacının davalıdan banka kanalıyla gönderilen paradan başka bir para almadığı gibi, başkaca bir borcuda bulunmadığını, davacının borcunu ödemek ve konuşmak üzere davalı ile ... ili ... semtinde 09/09/2016 tarihindeki buluştuğunu, davalının davacıdan paranın geç ödenmesi nedeniyle faiz talebi adı altında 525.000,00 Euro talep ettiğini, davacının davalıya borcunun bu kadar olmadığını , 4 aylık sürede bu kadar faiz talep edilmesinin uygun olmadığını belirttiğini ancak davalının davacıdan 525.000,00 Euro değerinde senedi aldığını, ayrıca senedi alırken 208.000,00 Euroyu ödediği takdirde senedi iade edeceğini beyan ettiğini ancak buna rağmen senedi Karşıyaka ... İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, takibe ilişkin icra hukuku kapsamındaki itirazların icra hukuk mahkemesine yapıldığını, bu hususta Karşıyaka ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasının görülmekte olduğunu, davalı tarafça davacıdan iki milyon TL 'nin üzerinde alacaklı olduğunun iddia edildiğini, banka kayıtları ile davalının gönderdiği meblağ ve davacının yaptığı ödemelerin sabit olduğunu, bu kadar paranın karşılıksız olarak verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının bu bedeli davacıya nasıl ve ne şekilde verdiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının 208.000,00 Euro borcu olmasına rağmen faiz nam ve adı altında davacıdan 525.000,00 Euro talep edilmesinin 5237 sayılı TCK kapsamında tefecilik suçu olduğunu,TCK 241. maddesi kapsamında yapılan değişiklik ile kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişinin eylemini bir kez işlemesinin yeterli olup süreklilik arz etmesi gerekmediğini, tefecilik suçunun yasal unsurlarının oluştuğunu bu hususta İzmir C. Başsavcılığının ... hazırlık numaralı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, ayrıca Karşıyaka C. Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile birleşen Karşıyaka C. Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında alacaklı ...'ın kaynı olduğunu beyan eden ...'ın ifadesinde " Kaynım ... şüphelinin hesabına 300.000,00 Euro yatırdı" şeklindeki beyanları ile davacıya yalnızca 280.000,00 Euro verildiğine ilişkin beyanların doğrulandığını, ... adlı kişinin gerçekte davalı ... olup ... takma ismini kullandığını, Maliye Bakanlığının 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayınladığı 459 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 7.000,00 'TL'nin üzerindeki ödemelerin finans kuruluşları aracılığıyla yapılması gerektiğini, kaldı ki tarafların tüm ödemelerini senet alınıncaya değin banka kanalıyla yapmış olmakla milyon liranın üzerindeki bir ödemenin senet ve elden verilmek suretiyle yapılması karşılığında bir şey alınmaksızın yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiş , davacının suç konusu teşkil eden faize ilişkin 317.000,00 Euro bedelden borçlu olmadığının tespitine, bedelsiz ve suç konusu senede ilişkin takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili mahkememize verdiği 06/12/2017 tarihli cevap dilekçesinde: Davacı ile davalının 2016 yılı Mart ayında İstanbul' da tanıştığını, davacının kendisini ithalat, ihracat, arsa alım satım, borsa brokerliği, oto alım satım işleri ile uğraşan birisi olarak tanıtıp davalı ile iş ilişkisi kurmak isteğini belirttiğini ve Türkiye ' de davalının yatırım yapmak istemesi halinde kendisi ile yapması konusunda ikna ettiğini, daha sonra davalının uçak biletlerini dahi göndererek onu İzmir'e getirdiğini, Çeşme ' de bulunan arsalarında yapacağı inşaatları anlatarak davalıyı bu yatırıma finans sağlaması konusunda ikna ettiğini, hatta davalıya ... ' de bir daire dahi vermeyi taahhüt ettiğini, davacının davalıdan borç para istemediğini, davalının parası ile yatırım yapacağı vaadinde bulunduğunu, davacının Çeşme' de yapacağı villa inşaatları için davalının yurt dışındaki iştigal alanlarından biri olan PVC doğrama işi ile ilgili numune ve kataloglar istediğini, davacıya güvenen davalının 280.000,00 'i banka 245.000,00 i de elden nakit olmak üzere davacıya toplam 525.000,00 Euro para teslim ettiğini, davacının davalının vermiş olduğu paraları borsada değerlendiği ve kar ettiğini beyan ederek 2016 yılı Mayıs ayında toplam 72.000,00 Euro tutarında havale işlemi gerçekleştirdiğini ancak bu parayı yatırımlarda değerlendirmek üzere kendisine geri gönderilmesini isteyen davacıya davalının 31/05/2016 tarihinde 70.000,00 Euro'yu ... Bankası aracılığıyla davacının hesabına gönderdiği, davacının tefecilik ve bedelsiz senetsiz kulllanma iddialarının mesnetsiz olduğunu, davacının davalıda oluşturduğu güven sonucu herhangi bir evrak almaksızın davalının para teslim ettiğini, bir süre sonra iletişimin kesildiğini, davalının ısrarlı aramaları sonucu davacının İzmir' de toplantı yapmayı teklif ettiğini, bunun üzerine tarafların ... Alışveriş Merkezi içerisinde bulunun bir cafede buluştuklarını, davalının şimdiye kadar banka ve elden yaptığı ödemeler toplamı üzerinde anlaştıklarını ve bunun karşılığında davacının davalıya davaya konu bonoyu imzalayıp verdiğini, dava dilekçesinde senedin zorla veya hile ile imzalatıldığı veya imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir iddia bulunmadığını, paranın bir kısmının elden verilmesinin vergi hukukunu ilgilendiren bir durum olup senedin geçerliliğini etkilemeyeceğini, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine Karşıyaka .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davacı tarafça Karşıyaka .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile ödeme emri emrinin iptalinin talep edildiğini , davanın reddine karar verildiğini, istinaf başvurusunun da esastan red edildiğini, dava konusu senedin bir kambiyo senedi olup kayıtsız şartsız borç ikrarını bir bedel ödeme vaadini içerdiğini, HMK 201. maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelilikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağını, davacının iddialarını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, tanık dinletilme talebine muvafakat edilmediğini, davacı hakkında gerek Karşıyaka gerek İzmir Cumhuriyet Savcılıklarında yürütülmekte olan dolandırıcılık suçundan bir çok soruşturma dosyası bulunduğunu belirtmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçlunun ..., borç miktarının 525.000,00 EURO asıl alacak 791,10 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 525.791,10 EURO, takip dayanağının 09/09/2016 tanzim 15/10/2016 ödeme tarihli senet olduğu, takibin derdest olduğu belirlenmiştir.

Karşıyaka CBS'nın ... sayılı soruşturma evrakının incelemesinde; müştekilerin ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... müşteki şüphelilerin ..., ..., ..., ..., ..., şüphelilerin ... Şirketi yetkilileri , ..., ..., ..., ..., ... ve ... suçun basit yaralama, hakaret, sermaye piyasası kanununa muhalefet, tehdit, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, dolandırıcılık iddiaları, suç tarihinin 23/02/2016 olduğu, şüpheliler ... ve ...' in üzerlerine atılı Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet suçundan 22/06/2018 tarihinde Karşıyaka ... Asliye Ceza Mah. ne kamu davası açıldığı , şüpheliler ..., ... , ..., ... , ... , ..., ..., ... Şirketi yetkilileri, ..., ..., ... ve ... haklarında mala zarar verme , basit yaralama, hakaret, Sermaye Piyasası Kanununa muhalefet, ses ve görüntülerin kayda alınması, tefecilik yapmak, tehdit, bedelsiz senedi kullanma, iftira, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, dolandırıcılık suçlarından 22/06/2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği karara ... vekilinin itiraz ettiği, Karşıyaka .... Sulh Ceza Hakimliği'nin 19/07/2018 tarihli ... D. İş sayılı kararı ile ... vekili Av. ...'nin itirazının reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.

... Bankası ... ve ... Şubeleri'ne yazı yazılmış ve davacı ... ile davalı ...'a ait hesaplara 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin hesap hareketleri celb edilerek dosya içerisine alınmıştır.

Karşıyaka .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde ; davacının ..., davalının ..., davanın İcra Memur muamelesini Şikayet olduğu, davacı tarafça İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece 23/02/2017 tarihinde borçlunun borçlu olmadığını resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edilemediğinden borçluya gönderilen ödeme emrine senet suretinin eklendiği de ödeme emrinde yer aldığından borçlunun davasının reddine karar verildiği, kararın 12.11.2018 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça Karşıyaka ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip konusu edilen 09/09/2016 tanzim 15/10/2016 ödeme tarihli lehdarı ..., borçlusu ... olan 525.000,00 EURO bedelli senet dolayısıyla senedin 317.000,00 EURO'luk bölümü yönünden davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak mahkememize menfi tespit davası açıldığı, davacı tarafça davalıdan borç para alındığı , alınan borcun bir bölümünün ödendiği ve davacının davalıya 208.000,00 Euro borcu olduğu, borcun bu kadar olmasına rağmen faiz nam ve adı altında davacıdan 525.000,00 Euro talep edilmesinin 5237 sayılı TCK kapsamında tefecilik suçu oluşturduğu iddiasının ileri sürüldüğü , senet miktarı ile davalı tarafça tanık dinletilmesine muvafakat edilmediği hususu göz önüne alındığında tanık deliline dayanılamayacağı ,davacı tarafın senetteki kısmi bedelsizlik iddiasını usulüne uygun yazılı deliller ile kanıtlayamadığı, davacı tarafça senedin bedelsizliğinin tefecilik suçuna dayalı olduğu belirtildiğinden yemin deliline de dayanılamayacağı, incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davanın REDDİNE,

2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 21.230,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 61.324,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar, davacı vekiliAv. ... ile davalı asil ... ve vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı açıkça okunup, anlatıldı.11/04/2019

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2017/744, K. 2019/341, T. 11.04.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-744-e-2019-341-k-aaa4232795d7