İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/645 E. 2017/464 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/645
- Karar No
- 2017/464
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/830 Esas KARAR NO :2024/750 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:29/12/2021 KARAR TARİHİ:08/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 08.07.2017 tarihinde ... İli ... İlçesinde ... plakalı aracın yoldan çıkması sonucu tek taraflı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkili yaralanarak sürekli malul hale geldiğini kaza ile ilgili olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyasında bulunan kaza tespit tutanağı ve diğer belgeler ile de sabit olduğu üzere ... plakalı araç kusurlu olduğunu, bilindiği üzere zorunlu mali sorumluluk sigortası; sigorta ettirenin üçüncü kişilere verdiği zararı karşılamak üzere oluşturulmuş bir sigorta türü olduğunu, dolayısıyla kazaya sebebiyet veren şoför haricinde, kazadan zarar gören konumunda olan müvekkilin üçüncü kişi olması sebebiyle zararlarının tazmininin sigorta şirketinden talep edilebileceğinin kabulü gerekmekte olduğnu, ZMSS bulunmayan araçların sebebiyet verdiği cismani zarar tazminatlarına ilişkin sorumluluk ise ... Hesabına ait olduğunu, kaza sonrasında müvekkilin maddi zararının, sürekli maluliyet, geçici maluliyetinin tazmini için ...plakalı araçların ZMSS bulunmaması sebebi ile 07.06.2021 tarihli dilekçe ile müracaat edilerek açılan ... nolu dosyası üzerinden müvekkilin cismani zararı karşılanmaması sebebi ile 2021/... arabuluculuk numarası ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde davalı ile anlaşmaya varılamadığını, müvekkilin kazadan sonra ... Devlet Hastanesi, ... Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi ve ... ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi' nde tedavi görmüştür ve müvekkilin gerçek maluliyet oranının kaza tarihi itibariyle geçerli olan özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporu hakkında yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi için adli tıbba sevki gerektiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2017/645E. 2017/464 K. 04.05.2017 tarihli kararda " sigorta şirketince belirtilen eksik belgelerin dava aşamasında da tamamlanabileceği ve bu sebeple davacının haklarının sürüncemede kalmasına yol açacak nitelikte olduğundan başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulüne" kararı gereği Adli Tıp raporu yargılama aşamasında tedarik edilebilmekte olduğunu, müvekkilin kaza ile illiyet bağı olan maluliyetinin tespiti sonrasında, müvekkilin kusursuz olması da göz önünde bulundurularak yapılacak aktüer hesaplamanın ilgili yasal hükümler ve içtihadlar doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant hesaplama yöntem ile yapılması gerektiğini, zaman aşımı hususunda yaralamalı kazalarda ceza zaman aşımı uygulanacağından, iş bu davada kaza tarihi 08.07.2017 tarihi olması sebebi ile ceza zaman aşımı olan 8 yıl geçmeden açılması sebebi ile dava konusu , zaman aşımına uğramamış bir alacağını, belirsiz alacak için 500 TL sürekli işgöremezlik, 500 TL geçici işgöremezlik olarak toplamda 1.000TL cismani zarar tazminatının davalının tememürrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, müvekkili kuruma yazılı başvuruda sağlık kurulu raporu sunulmadan aleyhine dava yoluna gidildiğini, bu durumda işbu davanın başvuru şartı eksikliği nedenyile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı müvekkili kuruma maluliyet raporu sunmaksızın başvuruda bulunmadığı, bu sebeple, kurumun hastaneye başvurması ve yönlendirmenin ardından düzenlenecek olan rapor, tazminat talebine esas teşkil edecek maluliyet oranını tespit edebileceğini, kanunun emredici hükmü gereği, başvuru şartının yerine getirilebilmesi için genel şartlarda belirlenen belgelerin sigorta şirketine başvuru esnasında ibraz edilmesi gerektiğni, tahkim öncesinde sigorta şirketine sunulmuş herhangi bir rapor bulunmadığını, müvekkili kurum tarafından erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğin 9'uncu maddesi kapsamında erişkinler için terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporu talep edilmiş olduğunu, başvuran tarafından ilgili belgeler temin edilmeden doğrudan dava yoluna gidildiğini, davacı yabancı uyruklu olduğundan möhuk madde 48 hükmü uyarınca davacı tarafa teminat yatırması için kesin süre verilmesini, aksi halde davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı vekilinin ... Hesabı’na yapmış olduğu huzurdaki haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddini, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; kazadaki kusur durumu, davacının sürekli ve geçici iş göremezliğinin mevcut olup olmadığı, davacının davalıdan tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 29/12/2021 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Aynı Yasa ile 6325 sayılı Kanuna dava şartı arabuluculuk başlığı ile 18/A maddesi de eklenmiş olup bu madde uyarınca yapılan incelemede davacının arabulucuya başvurduğu, yapılan toplantı neticesinde tarafların anlaşamadıklarına ilişkin arabuluculuk son tutanağının da düzenlenmiş olduğu görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Dosyanın mahkemece ... Trafik Kürsüsünden seçilecek 3 kusur bilirkişisi ve nörolog doktor bilirkişiden oluşacak heyete tevdi edilerek kusur durumu ve kazanın münhasıran alkol etkisinde meydana gelip gelmediği hususlarında rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 18/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: I- Hatalı Davranış (Kusur) Durumu: Trafik sigortası bulunmayan, ...plaka numaralı otomobilin sürücü belgesiz ve alkollü sürücüsü, dava dışı ...’in hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, % 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, II- Alkol Durumu: Sürücü ...’in 1,49 promil alkol düzeyinin trafikte sürücüye aşırı güven, hareket ve hız yapma serbesitesini tanıdığı, kazanın meydana gelmesine münhasıran sürücünün alkollü olmasının etkili olduğu; sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor sunmuşlardır. Davacının maluliyetine ilişkin rapor alınmak üzere dosya ATK'ya tevdi edilmiştir. Adalet bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanılığının ...-101.01.02-2023/... sayılı 04/03/204 tarihli raporunda: Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 01/11/1962 doğumlu, ...’nın 08/07/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında;Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber omurganın özür oranları, Tablo 1.1 ve Kategori II’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Dosya, kusur ve maluliyet raporlarının alınmasının ardından tazminat hesabı yapılmak üzere aktüer bilirkişiye tevdi eidlmiştir. Bilirkişi ...alınan 01.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 'Davacının 08.07.2017 tarihli kazasından dolayı uğramış olduğu zararların tazmini taleplerine ilişkin olarak; Davacı adına hesaplanan maddi tazminatın toplam 331.530,27 TL olduğu, Davalı ... Hesabının poliçe teminat üst limitinin 330.000,00 TL olduğu, davalı ... Hesabının poliçe teminat üst limitinin tamamından sorumlu olduğu, söz konusu tutara talebin ... Hesabına kaydedildiği tarihi takip eden 8 işgünü sonrası olan 18.06.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, Bakiye tazminat tutarının 1.530,27 TL olduğu, bu tutardan dava dışı sürücü ...'in sorumluluğunda olduğu," şeklinde rapor sunmuştur. Davacı vekili 02/07/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi sunmuş, davalıya tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin bedel attırım dilekçesinden özetle; ilgili dosyada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile 500 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 1000 TL den açmış oldukları davayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 329.000 TL arttırarak 330.000 TL olarak belirli hale getirdiklerini bildirir, dava dilekçesi, dosyada bulunan tüm beyanlarının ve bedel arttırım talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek ilgili tazminat tutarı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; TBK'nun 49. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır(TBK.m.50/1). Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; a-fiil, b-hukuka aykırılık, c-illiyet bağı ve d-zarar unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yani davacının tazminata hak kazanabilmesi için bu dört unsurun birlikte gerçekleştiğini ispatlaması şarttır. TBK'nun 51/1. maddesinde hakimin tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği, 52/1. maddesinde ise zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yahut artmasında etkili olmuş ya da tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği düzenlenmiştir. Somut olaya bakıldığında; sürücüün ... plaka sayılı aracıyla ... ilçesinden Karacaören Kasabasına gitmek üzere Konya - ... D 300 karayoluna çıktığı, ... ilçesi ... Kavşağı mevkisine geldiklerinde sanığın sevk ve idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan ... isimli şahıs ile sanığın yaralandığı, şüphelinin hastanede yapılan alkol ölçümünde 1,49 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Buna göre olay günü sürücünün alkollü olduğunu bildiği halde onun aracına bindiğinden müteveffanın olayda müterafık kusurunun bulunduğu ve hatır için taşındığı anlaşılmaktadır. Hatır taşıması savunması itiraz değil def'idir. Alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'iler ancak belirli sürelerde ileri sürülebilir. Alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı için de her aşamada ileri sürülemeyecektir (Yargıtay 17. HD'nin 08.04.2019 t.li, 2016/10102 E. ve 2019/4225 K. sayılı kararı). Davalının hatır taşıması definde bulunmadığı anlaşıldığından bu yönden indirim yoluna gidilmemiştir. Davacının alkollü olduğunu bildiği sürücünün aracına binilmesi; ehliyetsiz sürücünün aracında seyahat edilmesi ve istihap haddi üzerinde yolcu taşınması gibi durumlar TBK 52 madde anlamında zararın doğmasında yada artmasında etkili davranışlar olarak kabul edildiğinden zarar görenin müterafik kusurunu oluşturur. Zarar görenin müterafik kusurunun olması durumunda yerleşik yargısal uygulamalara göre tazminat miktarından %20 oranında indirim uygulanması gerekir. Müterafik kusur indirimi sebebiyle yapılabilecek azami indirim oranı %20'dir. Birden fazla müterafik kusur oluşturan davranış bulunsa bile indirim oranı %20'yi aşamaz (17. Hukuk Dairesi 2014/21303- 2017/4354) . ... böyle olunca, davalının, alkollü sürücünün aracına bilerek ve isteyerek binilmesinden dolayı %20 ve ehliyetsiz sürücünün aracında seyahat edilmesinden dolayı ayrıca %20 oranında indirim talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının ATK raporunda belirtilen maluliyet oranına göre alınan aktüerya raporuna öre hesaplanan 331.530,27 TL'den %20 indirim yapılmak suretiyle 265.224,21 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kısmen kabulüne, dava açılmadan evvel davalıya başvuruşması ve davalı yanca cevap verilmemesi sebebiyle davalının temerrüde düşmüş olduğu 18/06/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, her ne kadar kısmen kabule karar verilmişse de reddedilen kısmın müterafık kusura ilişkin olması sebebiyle davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı 265.224,21 TL'nin 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 18.117,46-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30-TL harç ile 782,15 TL tamamlama harcının mahsubu ile geriye kalan 17.276,01-TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 127,10-TL gider ile yargılama aşamasında yapılan 6.752,00-TL bilirkişi ve tebligat masrafı, 3.875,00 ATK faturası olmak üzere toplam 10.754,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 42.435,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-1.320,00- TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır .