İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/617 E. 2018/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/617
- Karar No
- 2018/641
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/617 Esas - 2018/641 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/617 Esas KARAR NO : 2018/641
HAKİM :... KATİP : ...
DAVACI :... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/07/2017 KARAR TARİHİ : 27/09/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 05/10/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 26/07/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline olan borcuna karşılık 07/11/2012 keşide tarihli 1 adet 1.000,00TL , 2 adet 2.200,00TL, 22/03/2012 keşide tarihli 1 adet 2.200,00TL, 1 adet 2.000,00TL, 19/06/2012 keşide tarihli 3 adet 1.500,00TL, 1 adet 2.100,00TL, 1 adet 1.000,00TL ve 01/08/2012 keşide tarihli 2.200,00TL toplam 19.400,00TL belağlı 11 adet bonoyu keşide edip müvekkiline verdiğini, bir kısım bono için ... Bankası, İş Bankası ve ...Bankası tarafından davalıya ödeme protetosu çekildiğini, protestolara rağmen ödeme yapılmadığından müvekkili tarafından davalı aleyhine Samsun 9 İcra Müdürlüğünün 2017/55623 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, borçlu davalının borcu itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asil 28/08/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak olarak kambiyo senedi özelliğini haiz olmayan belgeler gösterildiğini, hakkında başlatılan icra takibinin yetkisiz icra dairesinde ve görevsiz mahkemede başlatıldığını, kendi adresinin Karabük olduğunu, bu nedenle başlatılacak ira takiplerinde ve davalarda Karabük İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, dava konusu edilen belgelerin takip tarihi itibariyle vade tarihlerinin üzerinden 3 yılı aşkın sürenin çoktan geçtiğini, dolayısıyla zamanaşımına uğramış, süresi geçmiş bu belgelere dayanarak tarafına borç yüklenemeyeceğini belirterek, hakkında başlatılmış haksız icra takibi ve davanın reddini, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 21/09/2017 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, yetkili icra dairesinin Samsun İcra dairesi olduğunu, icra takibine davalı tarafça itiraz edilirken yetki itirazında bulunulmadığını, böylece taraflar arasında zımni bir yetki sözleşmesi oluştuğunu belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı 17/10/2017 havale tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini aynen tekrarlayarak, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Samsun 9 İcra Müdürlüğünün 2017/55623 esas sayılı dosyası iş bu dosya içerisine alınmıştır. Karabük Ticaret ve Sanayi Odasına, Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğüne, Samsun Gaziler Vergi Dairesine, Karabük Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan yazılara cevap verildiği görülmüştür. Dava, zaman aşımına uğramış bonoya dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından keşidecisi davalı olan 07/11/2012 keşide tarihli 1 adet 1.000,00TL , 2 adet 2.200,00TL, 22/03/2012 keşide tarihli 1 adet 2.200,00TL, 1 adet 2.000,00TL, 19/06/2012 keşide tarihli 3 adet 1.500,00TL, 1 adet 2.100,00TL, 1 adet 1.000,00TL ve 01/08/2012 keşide tarihli 2.200,00TL toplam 19.400,00TL meblağlı 11 adet bononun davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/55623 sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun takibe itiraz etmesi ve takibin durdurulmasına karar verilmesi sebebiyle süresi içerisinde itirazın iptaline karar verilmesi için bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarına göre uyuşmazlık Mahkememizin görevli olup olmadığı, yetkili olup olmadığı ve davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince dava şartları ilk itirazlardan önce incelenmesi gereken hususlardan olduğundan öncelikle görev yönünden değerlendirme yapmak gerekmiştir. Davacının takip talebindeki talebi zaman aşımına uğramış bonolara ilişkin olup davacı bu davada akdi ilişkiye dayanarak talepte bulunmaktadır. İcra takibine dayanak senetlerin zaman aşımına uğramış olması ve davacının talebinin TTK'nın 732. Maddesine dayalı olmayıp taraflar arasındaki akdi ilişkiye dayalı olması sebebiyle görev durumu temel ilişkinin ticari iş kapsamında bulunup bulunmadığına ve davanın nispi ticari dava sayılıp sayılmadığına göre belirlenecektir. (Yargıtay 19. HD 2018/1926 Karar sayılı kararı) Samsun Gaziler Vergi Dairesinin 22/06/2018 tarihli yazından davacının 31/10/2009 tarihinde faaliyete başladığı ve halen faal olduğu, bilanço esasına göre vergilendirilmekte olduğu bildirilmiş olup davacının tacir olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yönünden yapılan araştırmada Karabük Ticaret Ve Sanayi Odasının 18.5.2018 tarihli yazı cevabında davalının kaydına rastlanmadığı, Karabük Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 22.6.2018 tarihli yazı cevabında davalının mükellefiyet kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Delillere göre davalının tacir sıfatını haiz olduğu tespit edilememiştir. Somut davada zaman aşımına uğramış bonoların delil başlangıcı niteliğinde olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 202. Maddesi doğrultusunda davacının tanıkları dinlenmiş, davacı tanıkları taraflar arasında eşya alım satımına dair akdi ilişki bulunduğunu ve senetlerin bu akdi ilişki çerçevesinde verildiğini beyan etmiş iseler de davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. ve 5. maddesine göre mutlak ticari davalardan ve davalının tacir olmaması sebebiyle nispi ticari davalardan da olmadığı, dinlenen tanık beyanlarından dava konusu senetlerin tüketici işlemi karşılığında da verilmediği anlaşılmakla davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne ait olduğu gerekçesiyle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. madde gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, 3-HMK'nın 20(1) maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesi ve iki haftalık başvurusu süresinde talep halinde dava dosyasının belirtilen görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde dosyanın mahkememizce açılmamış sayılmasına, 4-HMK'nın 331/2 maddesi de gözetilerek harç ve yargılama giderlerinin iki haftalık başvuru süresi içerisinde talep olması halinde görevli mahkemede gözetilmesine, bu süre içerisinde başvuru olmaması halinde ise, HMK 20/(1) son cümlesine göre daha sonra talep halinde gerektiğinde mahkememizce karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2018
Katip ...
Hakim ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.