İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/230 E. 2017/635 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/230
Karar No
2017/635

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/440 Esas KARAR NO : 2021/127 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2019 KARAR TARİHİ : 02/03/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkil bankanın ... Şubesi nezdinde, ... lehine, ... müteselsil kefaletiyle ... tarihli Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmeleri gereğince krediler açıldığını ve kullandırıldığını, ancak kredilerin normal seyrini kaybetmesi, borçluların bankanın alacaklarının ödenmesini tehlikeye düşürecek miktarda hacze veya icra takibine maruz kalması üzerine borçlunun hesabı ... tarihi itibariyle kat edilmiştir. Beyoğlu ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu husus borçlulara ihtar edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile Antalya ...İcra Müd. .../... sayılı dosyası ile kredi borçlusu ve müteselsil kefili aleyhine ilamsız takibe geçildiğini, davalılar) hiçbir dayanağı olmaksızın sırf takibi durdurup vakit kazanmak için borcun tamamına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Davalı – borçluların icra dosyasına yaptığı itiraz yerinde olmadığını, Davalı – borçluların imzalamış olduğu Genel Kredi Ve Teminat Sözleşmelerinin 48. maddesine göre banka kayıtlarının kesin delil olacağı kabul edildiğini, davalı – borçluların Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleriyle ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalılar davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı banka tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davacı bankadan taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi istenilerek dosyamıza alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası'nın incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılar ... Ve ... aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL masraf ve ... TL Bsmv olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının kredi taahhütnamesi, sözleşme ve ihtarnameler olduğu, davalılar tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı bankanın davalı ... ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı borcunu ödemediğini, muaccel borçların ödenmemesi nedeniyle ihtarname ile kredi borçlusunun temerrüde düşürüldüğünü, diğer davalı ...'ın ise kredide kefil sıfatına sahip olduğunu iddia ettiği görülmektedir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı ilamı). İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı ilamı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesinde de ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.'' hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre asıl borçlu hakkında konkordato mehli verilmesi halinde asıl borçlu hakkında takip başlatılmadan kefiller hakkında icra takibi başlatılabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2015 tarih 2015/9633E. 2015/10120K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun yürürlükte olduğu dönem içerisindeki kefillere yönelik alacağın tahsili yönündeki hukuki işlemlerde bu hükmün uygulanması gerekir. Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe asıl borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefil kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2019 tarih 2018/3501E. 2019/3769K. sayılı kararı). Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacının varsa kredi sözleşmesinden kaynaklı olarak davalılardan talep edebileceği tazminat miktarını belirlemek üzere bankacılık alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından sözleşme, ihtarname ve diğer belgeler incelenerek düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davalı asıl kredi lehtarı ... Şirketinin kullandığı kredili mevduat kredisinden ... TL. ve ticari kart kredisinden ... TL olmak üzere ... kat tarihi itibariyle toplam ... TL. olan asıl alacak tutanndan doğan banka alacağının ... takip tarihi itibariyle hesaplanmasında; ... Kat tarihi itibariyle asıl alacak ..., ... 10 günlük %22,08 akdi faizi ..., ...-... 103 günlük %28,08 temerrüt faizi,..., Gider Vergisi ...,İhtar masrafı ..., ... takip tarihi itibariyle toplam alacak ... olduğunu, davacı bankanın kredilerden doğan alacağı ... takip tarihi itibariyle ... Asıl alacak ... İşlemiş akdi ve temerrüt faizi ... Gider vergisi, ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL. Bulunduğunu, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutan %28,08 temerrüt faizine ve sözleşme uyarınca faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunduğunu, davalı kefil ... asıl kredi lehtarı davalı ... şirketinin kullandığı kredilerden doğan kefalet sorumluluğu, Davacı banka tarafınca, davalı asıl kredi borçlusu ... Şirketine kullandırılan ... kat tarihi itibariyle, kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartı kredilerinden doğan davacı banka alacağının davalı kefilin kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefilin sözü edilen banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumluluğunun doğduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ... tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefilin kefalet sorumluluğu asıl borçlu için yukarıda yapılan hesaplama ile aynı bulunduğunu bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamında uygun, denetime elveriş ve kanaat verici bulunmuş ve hükme esas alınmıştır. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve deliller doğrultusunda dava dosyası değerlendirildiğinde; davacı banka tarafından kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kart hesabı sözleşmelerine dayalı olarak davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı şirketin kredi sözleşmelerinde asıl borçlu diğer davalı ...'ın ise kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır. Kefalet tutarının rakam ve yazı ile açıkça sözleşmede belirtilmesi nedeni ile kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583 ve 584. maddelerine uygundur. Davalılar yönünden verilen bir tedbir de bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan ... tarihli raporda da belirtildiği üzere davacının kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kart hesabı sözleşmelerine dayalı olarak davalılardan ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... Bsmv ve ... TL masraf olmak üzere toplam ... TL talep etmesinin yerinde olduğu, azlaya ilişkin miktarlar bakımından yapılan takibin haksız olduğu kanaatine varıldığından davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlular tarafından sözleşme ve ihtarnameler ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlular aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen kabulü ile; -Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasında davalılar tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... Bsmv ve ... TL masraf olmak üzere toplam ... TL üzerinden devamına, -Asıl alacağa % 28,08 temerrüt faizi ile ve faiz üzerinden % 5 gider vergisi uygulanmasına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere ... TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%99,86) göre hesap edilen ... TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davanın kabul red oranına (%99,86) göre hesap edilen ...-TL'sinin davalılardan, ... TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasının iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/03/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/230, K. 2017/635, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-230-e-2017-635-k-4e999135fde9