İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/230 E. 2017/635 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/230
Karar No
2017/635

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/611 Esas KARAR NO : 2021/50 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 18/11/2019 KARAR TARİHİ : 19/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ... ... ... Şti. İle imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca davacıdan taksitli ticari kredi kullandırıldığını, diğer borçlu ... ... 'ın bu krediye tamamı üzerinden kefil olduğunu, kredinin geri ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı takip dosyası üzerinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin 71. Maddesinde temerrüt halinde borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında uygulanacağının hüküm altına alındığını, belirterek itirazın iptaline ve alacak miktarının %100'den aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm borçlular açısından ortada geçerli bir "ticari kredi sözleşmesi" bulunmadığını, sunulan evrakların diğer sayfalarında davalının imzası bulunmadığını, davalılar açısından da sözleşmede imzalarının bulunmaması nedeniyle ortada geçerli bir ticari kredi kartı sözleşmesi bulunmadığını, önceki sayfalarda yazılan hususlar davalıların bilgisinde ve onayında olmadığını, kabul etmediklerini, davacı varsa alacağını sözleşme dışında genel hukuk yollarıyla talep edebilecek olup, kanuni faiz dışındaki faiz işletilmesini ve diğer alacak ferilerini de talep etmesi mümkün olmadığını, davalı ... ... açısında geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, sunulan evraklarda kime kefil olduğu ne için kefil olduğunun belli olmadığını, geçerli bir kefalet bulunmadığını, her iki borçlu açısından da takibe konu edilen miktara, faiz oranlarına, BSMV, masraf olarak belirtilen kalem ve ferilerine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddi ve karşı taraf aleyhine %20 kötü niyet tazminatı hükmedilmesi talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi alınmıştır. Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ... TL masraf olmak üzere toplam ... TL alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin davalının itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Bilirkişi ... .... .... ...arihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL olduğu, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %58,8 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650E. 2019/507K. sayılı kararı). Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 581 ila 603 üncü maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu'nun 581 inci maddesinde “kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşme” şeklinde tanımlanmıştır. Kanunda yer alan bu tanıma göre kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Türk Borçlar Kanunu'nda kefalet sözleşmesinin geçerliliği 818 sayılı Borçlar Kanunu'ndan daha ağır şartlara bağlamıştır. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması, genel hükümlerin yanında, Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşulların varlığına bağlıdır. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı, davalı şirketin asıl borçlu diğer davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığı genel kredi sözleşmelerine dayanan kredi alacağının ödenmemesi nedeni ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi... .... 'nün ... ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının .... TL asıl alacak, .. TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi, .... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam .... TL olduğu, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %58,8 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşullarda kefalet sözleşmelerinin yapılmış olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalıların Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %58,8 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, 3. 2004 Sayılı İİK nun 67. maddesi uyarınca hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak bakiye kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma harcı ve ... TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davacı tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8. Davalılar yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/01/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/230, K. 2017/635, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-230-e-2017-635-k-0aadb37f8949