İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/1284 E. 2026/262 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/1284
Karar No
2026/262
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1284 Esas KARAR NO : 2026/262 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/11/2017 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/05/2017 tarihinde davalilardan------- maliki oldugu, ---------- sevk ve idaresindeki ile diger davalilardan -------Ş.'ye kaza tarihini kapsayan 12.05.2016/2017 tarihleri arasinda geçerli---------- poliçe numarali Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortali olan -------- plakali aracin, davacıların yolcu olduğu, kaza neticesinde davaci müvekkillerimiz yaralanmis; acil olarak hastaneye kaldirilmis; davaci müvekkillerimizden --------- yargilamaya konu trafik kazasi sebebiyle yüzünden kalici iz meydana gelmis; diger davaci müvekkilimiz-------- ise pek çok ameliyat geçirmek zorunda kalarak geçicive sürekli maluliyete maruz kalmislardir. Davaci müvekkilimizler hakkinda alinacak Maluliyet raporlan ile bu husus belirlenecektir.Karsi araçta yolcu konumunda olan davaci müvekkillerimizin, davali --------Ş.'ye mezkür trafik sigorta poliçesi ile sigortali olduğu, Fazlaya dair haklarimiz sakli kalmak kaydi ile simdilik her bir davaci için 50,00 TL geçici is göremezlik ve 50,00 TL sürekli sakatlik tazminatinin davalilardan---------$.'den, basvuru tarihi olan 16/11/2017 tarihinden, diger davalilardan kaza tarihi olan 08/05/2017 tarihinden itibaren isleyecek avans faizi, yargilama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte müstereken ve müteselsilen tahsiline, Her bir davaci adina 15.000,00-TL, olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatin sadece davalilardan -------- ve ------- 08/05/2017 kaza tarihinden itibaren isleyecek yasal faizi yargilama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte müstereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Sigorta şirketi yönünden dosya tefrik edilerek Mahkememizin ---------- E. Sayılı dosyasına kaydedilmiş, davacıların maddi tazminat talepleri yönünden konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

SAVUNMA:Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu-------- plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde -------- Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, Davacı tarafından işbu dava ile; davalı şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde sakat kalan davacı tarafından maddi tazminat talepli dava açıldığını, davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, ekte sunulan belgelerin sigorta şirketinin yapacağı ödemeyi belirlemesi için gereken belgeler olduğunu, davacının bu belgeleri sunmadığını, bu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının dava açma hakkının bulunmadığını, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davalı şirketin nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, davacının çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmesi sonucunda kalıcı işgöremezlik tazminatı içerisinde değerlendirilmeyen giderler, yani geçici iş göremezliğe ilişkin talepler gideri kapsamında bulunduğunu ve işbu giderlerden davalının sorumluluğununu olmadığını, tedavi gideri teminatı ise, mağdurun iyileşmesi veya vücut bütünlüğünün zarar veren olay öncesi duruma dönmesi için tıbben yapılması zorunlu giderleri içerdiğini, tedavi sürecinin bir uzantısı olan geçici iş göremezlik teminatının da tedavi gideri teminatı içerisinde yer aldığını bu gerekçelerle de haksız olarak talep edilmiş bulunan “geçici iş göremezlik” tazminatının reddini talep ettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası adledilip adledilmediğinin sorulması gerektiğini, peşin sermaye değeri bağlandı ise rücuya konu miktarın işbu davada aktüer tarafından hesaplanacak tazminat tutarından mahsubu gerektiğini, davanın esastan ve usulden reddine karar verilerek, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının söz konusu kazada %100 kusurlu olduğunu söylemenin mümkün olmayacağını, haksız ve hukuka aykırı, fahiş tazminat talebi ile duyduğu elemi zenginleşme aracı olarak kullanmaya çalışan kötüniyetli manevi tazminat taleplerinin ve kaza sebebiyle uğradığını iddia ettiği ancak belge ile ispatlayamadığı maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini davalının kazanın oluşunda hiçbir kusuru bulunmadığını, her ne kadar trafik tespit tutanağında --------- kullandığı aracın şerit ihlali yapmasından mütevellit kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmişse de,--------- şerit ihlali yapması kusurunda değil mücbir sebebin varlığından ileri geldiğini, asıl şerit ihlalini davacıların yolcu olarak içerisinde bulundukları aracın şoförünün yaptığını, olay sonrası kazaya karışan dava dışı araç sürücüsü-------- ile davacı --------- birbiriyle çelişen ifadelerinin olduğunu, dava dışı araç sürücüsü--------, soruşturma kapsamında polise verdiği ifadesinde kendi şeridinde yol aldığını ve hızının 30-40 km civarında olduğunu beyan ederken, davacı kazaya karışan aracın yolcusu --------/----------, nereden ve hangi duraktan bindiğini hatırlamadığı taksiyle yol aldığını, taksinin çok hızlı gittiğini, bir anda şerit değiştiğini ve kazanın meydana geldiğini, nasıl olduğunu anlamadığını ifade ettiğini, kazanın hemen akabinde alınan ifadede daha taksiye bineli 1 saat bile olmamışken, taksiye nereden bindiğini hatırlamadığını beyan eden davacılar bu ifadeleriyle kendilerinin alkol duvarını aştıklarını ikrar ettiklerini, nitekim davalı ---------- ve kazaya koşan gelen herkes, araçtaki herkesin (davacıların ve dava dışı taksi şoförünün) alkollü olduğunu kazanın akabinde apaçık ve tereddütsüz gördüğünü, davacıların, içinde bulunduğu aracın çok hızlı olduğunu ve şerit ihlali yaptığını ve aslında davacıların zarar görmesine bu şahsın hatalı kullanımından kaynaklı olduğunu bildiği ve bunu polis tutanağında bizatihi kendi ifadesiyle şikayet edeceğini bildirmek suretiyle bildirdiği halde, işbu davada diğer araç sürücüsü -------- davalı olarak göstermemiş; kusurlu olmadığını bildiği davalıya ise dava açmayı tercih ettiğini, davacının içinde bulunduğu aracın normalin üstünde hızda olduğunu, fren izi ve hız göstergesi ile çözülemiyor olması halinde, dava dışı taksi şoförünün gerçekten bir taksi durağına kayıtlı olup olmadığını, davacıların herhangi bir maluliyet oranı belirlenmediğini, eğer kazadan dolayı bir zarar gördüğünü iddia ediyorsa bunu ispatlaması gerektiğini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilerek davacıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz 10/02/2026 tarihli duruşma ara kararında; Davacı vekilinin mahkememizin 14/05/2019 tarihli celsesindeki beyanında davanın sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar yönünden ve manevi tazminat yönünden devam edeceği yönündeki beyanı doğrultusunda maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, dosyanın davalı sigorta şirket yönünden tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle:------- 08.05.2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucunda maluliyetle neticelendiği, 08.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı -------- ilişkin tazminat tutarının 94.769,06.-TL(Poliçe teminat limiti 330.000,00 TL ) olduğunu, -------- 08.05.2017 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası sonucunda, 08.05.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ---------- ilişkin tazminat tutarının 1.029,60.-TL olduğunu, Kaza tarihi itibariyle ZMMS. Poliçe teminat limiti 60.000,00 TL olup hesaplanan toplam zarar, teminat limitlerinden yüksek olduğundan sigorta şirketinin sorumluluğu Poliçe limitiyle sınırlıdır. Davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğu, diğer davalıların kusurları oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, Genel Şartlarda belirtildiği üzere Sürekli Sakatlık Teminatına giren taleplerden Trafik Sigortacının / Güvence hesabının kusur ile kaza tarihindeki trafik sigortası limitleri ile sorumlu olacağı, KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren --------- plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ---------Ş.den poliçesinin olduğu, sigorta şirketine sigortalı aracın maliki/işleteninin, sürücüsünün kusuru nispetinde Sigorta Şirketinin poliçe limiti ve Trafik Sigortası Genel Şartları ile sorumluluğu bulunduğu dikkate alınarak trafik poliçesi limitleri üzerinde kalan taleplerden ruhsat sahibinin kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu, ZMSS kapsamında sigortalı aracın işletilmesi sırasında verilen zarar bir kimsenin yaralanmasına sebebiyet vermişse, bu durum KZMSS kapsamındadır. Zarar görenin sakatlanması sonucunda oluşan geçici iş göremezlik zararlarından işletenin sorumlu olduğu oranda sigortacının da sorumlu olduğu, -------- maliki olduğu, -------- sevk ve idaresindeki aracın 08.05.2017 tarihindeki kazada kusur oranının %100 olduğu, kaza tarihi ile poliçe limitlerinin sağlık giderleri için kişi başına 330.000TL, kaza başına ise 3.300.000TL olduğu, Sonucuna varılmış dosyaya rapor sunulmuştur.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile trafik kazası sebebiyle manevi tazminat istemidir.Somut uyuşmazlıkta davacılar vekili, davacı -------- ve -------- ‘in 08.05.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazası sebebiyle maluliyetinin oluştuğunu her bir davaci adina 15.000,00-TL, olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatin davalilardan -------- ve --------- 08/05/2017 kaza tarihinden itibaren isleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir. -------- maliki olduğu, --------- sevk ve idaresindeki aracın 08.05.2017 tarihindeki kazada davalı sürücü -------- %100 (yüzde yüz)oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Meydana gelen trafik kazasında davacılara yüklenebilecek kusurun bulunmadığı, araç sürücüsünün tam kusurluyla kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Karayolları Trafik Kanununda manevi tazminat hakkında bir düzenleme bulunmadığından, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK 56 maddesi uygulanacaktır. TBK 56/1 maddesinde "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Maddenin 2 fıkrası "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmünü düzenlemiş olup diğer davacılar meydana gelen kaza sebebiyle yaralanmışlar, duyulan acı ve ızdıraptan ötürü manevi tazminat talep etmişlerdir. Bu yasal düzenlemeler gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve --------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir. Trafik kazası sonucu oluşan maluliyet, iyileşme süresi, olayın meydana geliş şeklinin davacılar üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda her bir davaci adina 15.000,00-TL manevi tazminat miktarının makul olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne, davacı --------- için 15.000,00 TL manevi tazminatın 08/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --------- ve --------- alınarak davacıya verilmesine, davacı--------- için 15.000,00 TL manevi tazminatın 08/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --------- ve ---------- alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davacı ---------- için 15.000,00 TL manevi tazminatın 08/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------- ve --------- alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı --------- için 15.000,00 TL manevi tazminatın 08/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -------- ve --------- alınarak davacıya verilmesine, 3-Maddi tazminat yönünden konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Karar harcı 2.049 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 103,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.946,15 TL harcın davalılardan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 5-Davacılar tarafından yatırılan 139,15 ilk dilekçe gideri ve 11.380 TL bilirkişi, tebligat gideri olmak üzere toplamda 11.519,15 TL'nin davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı ve davalılar vekilinin yokluğundan, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/1284, K. 2026/262, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-1284-e-2026-262-k-27ca0e1dab64