İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1118 E. 2024/958 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1118
- Karar No
- 2024/958
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1118 Esas KARAR NO : 2024/958
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2017 KARAR TARİHİ : 25/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ... aleyhine ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe ve borca itiraz ettiğini, müvekkili kurum ile davalı arasında 11.09.1997 tarihinde Alçak Gerilim Elektrik Şebekesinden Elektrik Satışına İlişkin Sözleşme imzalanmış olduğunu, ancak davalı borçlu tarafından 2002/01, 2004/1, 2004/6, 2005/9 dönemlerine ait olan elektrik faturalarının ödenmediğinin tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 15. Maddesinin 4. Fıkrasında “Düzenlenen tarifelerle enerji ve/veya kapasite satın alan tüketicilerce zamanında ödenmeyen borçlara, görevli tedarik şirketi tarafından bu yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı günlük olarak uygulanır” hükmünde yer verildiği gibi aynı zamanda aynı yönetmeliğin 4. Maddesinin i bendinde belirtildiği üzere “gecikme zammı 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre belirlenen gecikme zammını” ifade ettiği dikkate alındığında gecikme zammı uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğunun açıkça ortaya çıktığını belirterek davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, asıl alacağa uygulanan 016,80 yıllık 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme zammına işbu gecikme faiz tutarına işleyecek %18 KDV ile birlikte takibin devamına, davalı borçlunun %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının takip talebinde talep ettiği faturaları tek tek ve son ödeme tarihleri ile birlikte açıklamadığını, müvekkilinin 24.11.1998 tarihli Yoklama Fişi Evrakından da anlaşılacağı Üzere, ... Mah,... Sitesi... Blok No... Bayrampaşa-İstanbul adresinde galvaniz işine başladığını, işyerinde bulunan ...tesisat nolu elektrik sayacına abone olduğu Müvekkilinin 10.07.2000 tarihinde ... Mah. ... San. Sitesi ... Blok No:.. Bayrampaşa- İstanbul adresine taşındığını, elektrik aboneliğinin sonlandırılması için davacı şirkete müracaat ettiğini, müvekkilinin 31.12.2002 tarihinde işyerinin faaliyetine son verdiği müvekkilinin taşınma nedeniyle terk edilen adreste sonlandırılmasını istediği ... tesisat nolu sayaç aboneliğinin sonlandırılmamış olduğunu, aleyhlerine mevcut ve icra takibine konu faturaları tahakkuk ettirdiğini, bunun Üzerine İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ile işbu faturalardan dolayı borçlu olmadıklarının ve faturaların iptali davanın açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkilinin borçlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 20/11/2018 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 22/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" 21.01.2004 tarihli zabıt ile “Yukarıda kayıtlı sayacın 1 adet tansiyon mandalını gevşetmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği” için Davacı tarafından 6258381 nolu tesisat için Kaçak Elektrik Tüketimi faturası tahakkukunun uygun olduğu, ancak 21.01.2004 zabıt tarihinde Davalının ilgili tesisat kullanıcısı olmadığı, Davalının 10.07.2000 tarihinde taşınması sonrası elektrik aboneliğinin sonlandırılması için Davacı şirkete başvurusu olduğu iddiası, buna karşın ...Yasal Takip Direktörlüğünün 12.07.2018 tarihli E.1285 sayılı yazısına göre; Davalının Şirkete herhangi bir başvurusunun tespit edilememiş olduğu cevabı ve başvuru yapıldığı belirtilen dönemin özelleştirme öncesi ... ın olmadığı döneme denk düşmesi hususları nedeniyle abone sonlandırma başvurusunun geçerliliğinin Hukuki olarak değerlendirilmesi uygun olacaktır Davacı nın Davalının dilekçesi sonrası satış sözleşmesi sona eren müşterinin kullanım yerinin elektrik enerjisini kesmesi gerektiği, sonraki dönemlerde ilgili tesisattaki elektrik tüketimi, yönetmelik de yer alan “Kendi adına perakende satış sözleşmesi olmadan daha önceki müşteri adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketmesi” gereğince usulsüz elektrik enerjisi tüketimi olduğu, yönetmeliğin usulsüz enerji tüketimi hükümleri uygulanması gerektiği, elektrik enerjisi tüketimlerinin Davalıya yansıtılmaması, ilgili tesisattarı enerji tüketenlerin sorumlu olması gerektiği, Dosya içeriğindeki fatura bilgilerine göre; Davalının sözleşme iptal başvurusu olduğu kabul edilirse, Davalının Dava konusu faturalardan borçlu olmadığı, Davalının sözleşme iptal başvurusu olmadığı kabul edilirse, Elektrik tesisatı üzerine abonelik bulunan mal sahibi ve abone olmadan elektrik tüketeri kiracının müteselsilen sorumlu olduğunu belirten Yargıtay kararları bulunduğundan (“abonelik iptal ettirilmedikçe 0 abonelik üzerinden tüketilen kaçak ve normal kullanım bedelinden fiili kullanıcıyla birlikte abone de müteselsilen sorumludur"), Davalının 2002/01 dönem 04.02.2002 son ödeme tarihli B/14195395 nolu fatura bedeli toplam 75,49 TL den sorumlu olduğu, davacının, fatura son ödeme tarihi 04.02.2002 den itibaren gecikme zammı uygulamasının uygun olduğu, Davalının iddia ettiği 10.07.2000 tarihinde taşınma ile sözleşme iptal başvurusunu yapmamış, olduğu kabul edilirse, Davacının 04.02.2002 son ödeme tarihi sonrası tebligat yapması ve bu tebligat sonrası hala ödeme yapılmaz ise elektriğin kesilmesi gerekmektedir. Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ne göre bu süre toplam olarak 30 gündür. İlgili tesisatta zamanında ödeme yapılmamış fatura döneminden bir fatura dönemi sonrasına kadar kesme işleminin gerçekleşmiş olması makul süre kabul edilebileceği, bu nedenle fatura tarihleri dikkate alındığında, 04.02.2002 son ödeme tarihli 2001/01 dönem faturası sonrası faturaların Davalıya tahakkukunun uygun olmadığı, Davalının Dava konusu 5 adet faturadan dolayı (20.02.2004, 05.02.2004, 22.06.2004, 20.09.2005, 26.09.2005 son ödeme tarihli faturalar) oları borçtan sorumlu olmayacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 18/12/2019 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca bilirkişi raporu alınmak üzere dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 23/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" a-) MADDE:26-(3) kaçak elektrik tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. b-) Bu rapor dosya ve dosya ekindeki tüm belgelerin tamamı tarafımdan incelenerek| 30 madde halinde yorum ve görüşlerim ifade edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler, teknik ve mesleki bilgilerimin tamamı göz önüne alınarak bu rapor düzenlenmiştir. c-) Yukarıdaki belirttiğim 6-7-8-9 maddelerinde” de görüleceği üzere kurum tarafından tespit edildiği ifade edilen kaçak elektrik kullanımı olayının arz ettiğim, sebeplerden dolayı mümkün olmayacağı ve abone hakkında da kaçak elektrik kullanılıyor diye cezalı fatura düzenlenemeyeceği kanaatindeyim. d-) 13-14-15-16-17 nolu sıralarda belirttiğim gibi 04.02.2002 tarihi ile 26.09.2005 tarihleri arasında 1896 gün ve 63 fatura dönemi boyunca aralıklarla 5 defa ödenmeyen elektrik faturalarının oluşumunda kurum tarafından görev kusuru işlendiği. e-) Abone tarafından ilgili tesisatı ve bulunduğu adresi terk ettiğinde kuruma ile yaptığı elektrik kullanım sözleşmesini kuruma bir dilekçe vererek iptal ettirmeli idi, burada da abone tarafından görev kusuru işlediği görülmektedir. f-) Abone kurum ile yaptığı elektrik kullanım sözleşmesini iptal etmiş ve bu konuda belgesi var ise hiç bir fatura bedeli ödememesi gerekir. Eğer abone kurum ile elektrik kullanım sözleşmesini iptal etmemiş ise tarafımdan hesapları yapılan (7.217, 27 TL) bedelin abone ... tarafından kuruma ödenmesi gerekmektedir kanaatindeyim." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 03/12/2021 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 03/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" ... Satış A.Ş. Tarafından dava konusu olan alacaklarının C2 Maddesinde belirttiğim ve tüm konuları içeren soruların gerekçeleri ile birlikte açıklanması gerekmektedir, çünkü bu faturaların hiçbir mesleki dayanağı olmadığı gibi, taraflar araşında imzalanan sözleşmede belirtilen şartlara aykırılık olmasına rağmen bu gibi faturaların alacak olarak değerlendirilmesi alışdagelmiş bir durum olmadığı gibi alacağın alacak olarak kabul edilemeyeceği kanaatindeyim. Davalı ... Kurum ile Sözleşme yaptığı... no.lu tesisatın bulunduğu bağımsız iş yerini terk ettiği 10.07.2000 tarihinden önce, kurum ile yapılan sözleşmeyi iptal ettirmiş olması gerekmektedir, aksi taktirde sözü edilen tesisattarı başka kişiler tarafından kullanmış olsa bile dava konusu olan 5.861,24 TL den sorumludur. Ancak davalı ... Kurum ile yaptığı sözleşmeyi fesih etmiş olması halinde davalı tarafından açılan 5.861,24 TL alacak davasından sorumlu değildir. Bu... E dava dosyasında muhasebe açısından herhangi bir faiz ve alacak hesabı yapılması gerektiği taktirde bu konuda uzman bir mali müşavir (bilirkişi tarafından) yapılmasının doğru olacağı kanaatindeyim." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 13/04/2022 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca yeni bir rapor alınmasına karar verilmiş olup, 04/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davalı ... isimli şahsın işyeri faaliyetini durdurmadan önce oluşmuş 75,49 TL lik fatura borcunu ödememiş olmasından dolayı, gecikme faizleri ile birlikte davacı elektrik kurumuna 445,81 TL ödemesi gerektiği, 31/12/2002 de iş faaliyetini durdurduğu halde işyerini terk edip etmediği tam olarak belli olmayan davalı ...'ın aboneliğini iptal ettirmemiş olmasından dolayı, tesisatın kendi adına gözüktüğü dikkate alındığında yukarıda yapılan detaylı hesaplama sonucunda 11.125,42 TL bedeli elektrik kurumuna ödemesi gerektiği, Bu durumda ödenmesi gereken toplam tutarın: 11.571,23 TL olduğu, Davalı ... 'ın işyerini terk ettikten sonra işyerine yeni giren şahsın iş faaliyeti göstererek enerji kullandığını ispat etmesi halinde 11.125,42 TL borcu rücuen yeni giren şahıstan tahsil edebilme imkanına sahip olduğu, Dosya kapsamına girmiş olan Kaçak Elektrik Tahakkuk bedelinin 21/01/2004 tarihli A/078818 tarih ve sayılı Zabıt Varakasında belirtilmiş hususlar kapsamında oluşmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, hazırlanmış tahakkuk bedeli olan 5.338,00 TL nin herhangi bir yaptırım gücü olmadığı, hesaplamaya katılmasının uygun olmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 18/10/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ek rapor alınmak üzere dosyanını bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 03/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Davalı ... isimli şahsın işyeri faaliyetini durdurmadan önce oluşmuş 75,49 TL lik fatura borcunu ödememiş olmasından dolayı, gecikme faizleri ile birlikte davacı elektrik kurumuna 445,81 TL ödemesi gerektiği, 31/12/2002 de iş faaliyetini durdurduğu halde işyerini terk edip etmediği tam olarak belli olmayan davalı ...'ın aboneliğini iptal ettirmemiş olmasından dolayı, tesisatın kendi adına gözüktüğü dikkate alındığında yukarıda yapılan detaylı hesaplama sonucunda 11.125,42 TL bedeli elektrik kurumuna ödemesi gerektiği, Bu durumda ödenmesi gereken toplam tutarın: 11.571,23 TL olduğu, Davalı ... 'ın işyerini terk ettikten sonra işyerine yeni giren şahsın iş faaliyeti göstererek enerji kullandığını ispat etmesi halinde 11.125,42 TL borcu rücuen yeni giren şahıstan tahsil edebilme imkanına sahip olduğu, Dosya kapsamına girmiş olan Kaçak Elektrik Tahakkuk bedelinin 21/01/2004 tarihli ... tarih ve sayılı Zabıt Varakasında belirtilmiş hususlar kapsamında oluşmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, hazırlanmış tahakkuk bedeli olan 5.338,00 TL nin herhangi bir yaptırım gücü olmadığı, hesaplamaya katılmasının uygun olmadığı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; ticarathane abonesi olan davalı aleyhine elektrik borcunu tahsil amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, takip tarihi itibariyle fatura borcunun bulunup bulunmadığı, davacının kullanım bedeli ve gecikme zammından kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı, davalının faturaların düzenleme tarihinden önce aboneliğini iptali ettirip ettirmediği, aboneliğin iptali için davacı kuruma başvurulup başvurulmadığı,başvuru yapılmamış olup fiili kullanıcının üçüncü kişi olması halinde davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve fatura alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Davacı dava dileçesinde; davacı kurum ile davalı arasında 11.09.1997 tarihinde alçak gerilim elektrik şebekesinden elektrik satışına ilişkin sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı tarafından 2002/01, 2004/1 , 2004/6, 2005/9 dönemlerine ait olan elektrik faturalarının ödenmediği tespit edildiğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini beyan etmiş ve itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı taraf davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafından... tesisat no.lu elektrik sayacının bulunduğu mahal olan "Murat Mahallesi ...Sanayi Sitesi... Blok No:224 Bayrampaşa-İSTANBUL adresinin terk edilmesi ve abonelik işlemlerinin sonlandırılması talebinde bulunmasına rağmen davacı şirketin 625838 tesisat no.lu elektrik sayacındaki abonetiğini sonlandırmadığını ve davalı aleyhine takibe konu faturaları tahakkuk ettirdiğini, davalının fatura alacaklarından sorumlu olmadığını ayrıca alacağın zamanaşımına uğradığını beyan ekmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkememize dosya kapsamında kurumlara yazılan müzekkere cevapları celbedilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporları alınmıştır. Davaya konu takip İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası olup bu dosyada takibe konu edilen faturalara bakıldığında 04/02/2022 son ödeme tarihli 75,49-TL bedelli, 05/02/2004 tarihli 779,00-TL bedelli , 20/02/2004 tarihli 5.338,70-TL bedelli, 22/06/2004 tarihli 1.187,60-TL bedelli, 20/09/2005 tarihli 780,10-TL bedelli ve 26/09/2005 tarihli 37,40-TL bedelli faturaların takip konusu edildiği görülmüştür. Davalının zamanaşımı define karşı davacı tarafından sunulan 02/02/2018 tarihli dilekçesi ile , dava konusu takipte talep edilen alacak ile ilgili olarak daha önce Eski Eyüp ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile zamanaşımının kesildiğini, ancak sonrasında takipsizlik sebebiyle bu dosyanın işlemden kaldırıldığını beyan ettiği görülmüştür. Mahkememizce davalının zamanaşımı defi ve davacının zamanaşımının kesildiğine ilişkin itirazın yönünden değerlendirme yapmak için Eski Eyüp ...İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası incelenmiş, bu dosyada... Dağıtım Şirketinin alacaklı, davalı ...'ın borçlu olarak bulunduğu, takibe konu edilen faturaların ise 04/02/2022 son ödeme tarihli 75,49-TL bedelli, 05/02/2004 tarihli 779,00-TL bedelli , 24/02/2004 tarihli 0,20-TL bedelli, 22/06/2004 tarihli 1.187,60-TL bedelli, 20/09/2005 tarihli 780,10-TL bedelli ve 26/09/2005 tarihli 37,40-TL bedelli faturaların takip konusu yapıldığı, bu dosyanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasının önceki esas numarasını oluşturduğu, icra müdürlüğünden dosyamıza verilen 19/12/2024 tarihli müzekkere cevabı ve 11/11/2024 tarihli yazı cevabı ile dosya durumunun takipsizlik olarak kapalı olduğu, 28/12/2022 tarihinde dosyanın takipsizlikle kapatıldığının bildirildiği görülmüştür. Dosyamız ile bu dosyada takibe konu edilen faturalar karşılaştırıldığında huzurdaki davaya konu icra dosyasında takibe konu edilen faturalardan 04/02/2022 son ödeme tarihli 75,49-TL bedelli, 05/02/2004 tarihli 779,00-TL bedelli , 22/06/2004 tarihli 1.187,60-TL bedelli, 20/09/2005 tarihli 780,10-TL bedelli ve 26/09/2005 tarihli 37,40-TL bedelli faturaların, Eski Eyüp ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında da takip konusu yapıldığı ancak bu takip dosyasının takipsizlikle kapatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar bu icra dosyasında takibin 28/12/2022 tarihinde takipsizlikle kapatıldığı ve huzurdaki davaya konu icra takibinin de 2017 esaslı olduğu görülmüş ise de; Yargıtay 12. HD 2023/5445 E- 2024/2483K sayılı ilamında "...İcra hukukunda “derdestlik” hususunda pozitif bir düzenleme yer almamakla birlikte, İcra ve İflas Kanununda açık bir düzenleme bulunmadığı durumlarda medeni usul hukuku hükümlerinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyas yoluyla icra hukukunda da uygulanacağı tabiidir. Borçlu hakkında devam etmekte olan bir icra takibinin mevcudiyetine rağmen, aynı alacaklının, aynı borçluya karşı, aynı alacak sebebi ile yeniden icra takibi başlatmasının usulsüz olduğuna dair iddia, takip hukukunda mükerrerlik şeklinde nitelendirilmiş olup, medeni usul hukukundaki karşılığı ise derdestliktir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/1687 E., 2024/2750 K. Sayılı kararı) Emsal mahiyetteki Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2021/1064 E. 2021/1888 K. Sayılı ilamında " dava açıldığı sırada derdest olan bir dava bulunsa dahi eğer dava daha sonra dosyanın işlemden kaldırılması ve yasal süresi içerisinde yenilenmemesi yahut davanın karşı tarafının açık rızası ile geri alınması yoluyla açılmamış sayılarak ortadan kalkmış veya ilk davadan feragat edilmiş veya ıslahla dava konusu değişmiş ise başlangıçta bulunan dava şartı ortadan kalktığı için dava başlangıçtaki dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilmez. Bu durumda derdestlik hali ortadan kalkar. (Bkz.Prof Dr.Ejder Yılmaz. HMK şerhi cilt:2 S:2631 ve Yargıtay 11.H.D.2020/3480-5078 E-K sayılı ilamı )" şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Kıyasen yapılan değerlendirme ile, her ne kadar huzurdaki davaya konu icra takip dosyasında takip konusu yapılan bir kısım faturaların Eski Eyüp ...İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasında takip konusu yapılmış ise de; bu dosyanın takipsizlik ile kapatılmasına karar verildiği anlaşılmış olduğundan dava şartı yönünden eksiklik bulunmadığı kanaatine varılmış ve yargılamaya devam olunmuştur. Dosya arasına alınan belgelerden dosyamız davalısı tarafından İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E....K. Sayılı dosyasında dosyamız davacısına karşı, aboneliğin sonlandırılmasını talep ettiği halde aboneliğini sonlandırmadığını ve davalı (dosyamız davacısı) şirketin kusurlu olduğunu beyanla, 05/02/2004 tarihli D/01515436 fatura nolu, 779,00 TL bedelli, 22/06/2004 tarihli 06/0414880 fatura nolu 1.187,60 TL bedelli, 04/02/2002 tarihli 01/1101574 fatura nolu, 75,49 TL bedelli, 20/09/2005 tarihli 09/0417236 fatura nolu 780,10 TL bedelli, 26/09/2005 tarihli D/0274711 fatura nolu 37,40 TL bedelli, 30/01/2004 tarihli Muta - ...nolu 5.338,00 TL bedelli toplam 6 adet faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin dava açtığı, mahkemece yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2018/602 E. 2020/844 K. Sayılı kararı ile " .. Aboneliğin davacı tarafça sonlandırılması dilekçesinin verildiği ileri sürülmüş isede, bu dilekçe bulunamamıştır.Bu nedenle davacı aboneliği iptal ettirmediği sürece kullanılan elektrik miktarından sorumludur.Ancak bu kadar uzun süre elektrik kullanılmaya devam edilmesi ve karşılığının ödenmemesine rağmen elektriğin kesilmemesi karşısında davalı da müterafik kusurludur ve gecikme zammı ve KDV den kusur indirimi yapılması gerekir. ..Davalının elektriği zamanında kesmemesi sebebiyle zararın artmasına yol açan kusurlu eylemi nedeniyle dairemizce hakkaniyet gereği davalının %30 müterafik kusurunun bulunduğu resen kabul edilerek, müterafik kusur oranı gereği yapılacak indirim asıl alacaktan değil sadece gecikme zammı ve KDV tutarından yapılabileceğinden.." şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen bölge adliye mahkemesi ilamı ile davacının huzurdaki davaya da konu 04/02/2022 son ödeme tarihli 75,49-TL bedelli, 05/02/2004 tarihli 779,00-TL bedelli , 22/06/2004 tarihli 1.187,60-TL bedelli, 20/09/2005 tarihli 780,10-TL bedelli ve 26/09/2005 tarihli 37,40-TL bedelli faturalardan kaynaklı borçlu olduğu kabul edilmiş, 5.338,70-TL bedelli faturanın ise tespit edilemediği bildirilmiştir. Dosyamız davalısı her ne kadar davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında aboneliğin sonlandırılmamasının davalının kusurundan kaynaklandığını bu nedenle bu faturalardan borçlu olmadığını ileri sürmüş ise de davalının bu faturalardan kaynaklı olarak borç ve sorumluluğunun bulunduğu istinaf mahkemesi ilamı ile tespit edildiğinden davalının bu faturalar yönünden aksi yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Davalının zamanaşımı defi yönünden yapılan değerlendirmede ise; Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında belirtildiği ve somut olayın niteliğine göre taraflar arasında sözleşme bulunması yahut sözleşme benzeri bir ilişki bulunması durumunda BK 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacağının kabulü gerekmektedir. (emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2023/3011 E., 2024/1860 K.) Bir alacağın zamanaşımına uğraması yani alacağın "dava edilebilme" niteliğini kaybetmesi için, "zamanaşımı süresi"nin geçmesi gerekir. BK’nun 125.maddesi: “Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde, her dava on senelik müruru zamana tabidir.” Hükmünü içermektedir.BK m.125'de öngörülen zamanaşımı süresi genel bir süre olup, maddede de ifade edildiği üzere aksine bir hüküm bulunmadığı hallerde bütün alacaklar için geçerlidir.. Sözleşmeden doğan borçlarda zamanaşımının işlenmeye başlaması için alacağın muaccel (istenebilir) olması yeterlidir.Alacaklı, alacağının varlığından haberdar olmasa dahi, alacağın muaccel olmasıyla birlikte, zamanaşımı süresi işler. Borcun ifası bir süreye bağlanmışsa, alacak, sürenin dolması ile, ifa gününün gelmesiyle muaccel olur ve o günden itibaren zamanaşımı işler. Zamanaşımı süresi işlemeye başladıktan sonra borçlunun bazı eylemleri, borçla ilişkisinin devam ettiğini ve bu ilişkiyi devam ettirdiğini, alacaklının bazı eylemleri ise alacakla ilişkisinin devam ettiği ve hakkının peşinde olduğunu ortaya koyabilir. Bu eylemlere rağmen, zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiğini ve borcu sona erdirdiğini kabul etmek güçtür. Bunun dışında bazı alacakların nitelikleri ya da alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkinin özel niteliği zamanaşımı süresinin işlemesini haklı göstermeyebilir. Bu mantıktan hareket eden Türk Borçlar Kanunu’nda, zamanaşımını durduran ve kesen sebeplere yer vermiştir Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Daha önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı durmuşsa, sebep ortadan kalkınca, zamanaşımı kaldığı yerden işlemesini sürdürür. Diğer bir deyişle, işlemiş bulunan süreler dikkate alınır, geri kalan süre için zamanaşımı yeniden işlemeye devam eder (BK m. 132; TBK m. 153). Zamanaşımının kesilmesi (kat'ı) ise, borçlunun veya alacaklının veya hakimin belli fiillerinin sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Zamanaşımını kesen sebepler BK m.133 ve 136'da (TBK m.154 ve 157'de) gösterilmiştir. Bu maddelere göre zamanaşımı: borçlunun bir fiili ile; alacaklının bir fiili ile; yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle; yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir.BK m. 133/1 (TBK 154/1)'e göre borçlunun borcunu kabul ettiğini gösteren, borcun kısmen ödenmesi, güvence verilmesi gibi fiiller bizzat borçlu tarafından veya onun onayı ile üçüncü şahıs tarafından yapıldığı takdirde zamanaşımı kesilir. Üçüncü şahsın, borçlunun bilgisi dışında alacaklıya ödemede bulunması zamanaşımını kesmez. BK m. 136/2 (TBK m. 157/2)’ ye göre, zamanaşımı, icra takibi ile (kovuşturulması ile) kesilmişse alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar.Zamanaşımı kesilince, kesilmeden itibaren yeni bir süre işlemeye başlar (BK m. 135/1). Zamanaşımının kesilmesinden sonra işleyecek yeni zamanaşımı süresi, eski (kesilen) zamanaşımının aynıdır. Örneğin, beş yıllık bir zamanaşımı süresi kesilmişse, yeniden işlemeye başlayacak zamanaşımı süresi de beş yıldır. Bu genel kurala, BK m. 135/2'de (TBK m. 156/2'de) iki istisna getirilmiştir: “Borç bir senetle tanınmış” veya “kesinleşmiş, mahkeme veya hakem kararı ile sabit olmuşsa” kesilen süre daha kısa olsa bile, yeni zamanaşımı süresi daima on yıldır. Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; davacının davaya konu ettiği icra takip dosyasına konu fatura alacaklarından 20/02/2004 tarihli 5.338,70-TL bedelli fatura dışındaki faturaların Eyüp ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasında da takip konusu yapıldığı, bu dosyanın takipsizlikle 28/12/2022 tarihinde kapatılmasına karar verildiği, her ne kadar davaya konu icra takibine karşı sunulan borca itiraz dilekçesinde ve davaya cevap dilekçesinde davalı taraf zamanaşımı definde bulunmuş ise de , alacağın tahsili için genel zamanaşımı olan 10 yıllık sürenin uygulanacağı, 20/02/2004 tarihli fatura dışındaki faturaların Eyüp ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında takibe konu edilmesiyle bu faturalar yönünden zamanaşımının kesildiği kanaatine varıldığı, bu dosyada takip tarihi 20/11/2007 olduğundan bu tarihte zamanaşımının kesildiği ve yeni 10 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı değerlendirildiğinde; bu fatura alacakları yönünden zamanaşımının 20/11/2017 tarihinde dolacağı, huzurdaki davaya konu icra takip dosyasında ise takibin 17/02/2017 tarihinde zamanaşımı süresi içinde (bu 5 fatura yönünden) açıldığı, huzurdaki davanın da 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu, bu nedenle mahkememizce kabulüne karar verilen bu 5 fatura yönünden davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı, bu faturalar yönünden açılan menfi tespit davasında istinaf mahkemesince menfi tespit isteminin reddine ancak faiz ve kdv tutarından indirim yapılması gerektiğine karar verildiği, bu hali ile davalının bu 5 fatura yönünden davacıya borçlu olduğunun sabit olduğu, takibe konu edilen 20/02/2004 tarihli 5.338,70-TL bedelli kaçak tüketim faturası yönünden yapılan değerlendirmede ise; bu faturanın Eyüp ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında takip konusu edilmediği, davacı vekili tarafından her ne kadar yargılama safahatinde sunulan 24/11/2024 tarihli beyan dilekçesi ile bu faturanın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında takibe konu edildiği ve zamanaşımının kesildiği beyan edilmiş ise de; bu dosyanın sistem üzerinden istenmesi sonucu dosyamız arasına gönderilen kayıtlar incelendiğinde ilgili dosyanın imha edildiğinin bildirildiği, ancak müzekkere cevabında bildirilen alacaklı ve borçlu isimlerine bakıldığında dosyamız taraflara ile ilgili olmadığının görüldüğü bu hali ile davacının bu iddiasını ispatlayamadığı ve bu hususa ilişkin bir delil ibraz edemediği, bu faturanın tarihinin 20/02/2004 tarihi olduğu, davaya konu icra takibinin ise 17/02/2017 tarihinde başlatıldığı, bu fatura yönünden zamanaşımının kesildiğinin de ispatlanamadığı , icra takip tarihi itibari ile bu dosya yönünden 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görülmekle bu faturaya yönelik istemin reddine karar vermek gerekmiş, dosya kapsamında hazırlanan 04/06/2022 tarihli bilirkişi raporu ile her bir fatura yönünden faiz hesabının yapılmış olduğu görülmüş ve ilgili rapor içeriğinde mahkememize kabulüne karar verilen faturalara ilişkin asıl alacak tutarının 2.859,59-TL (75,49 + 779,00 + 1.187,60 + 780,0 + 37,40= 2.859,59-TL) olduğu, bu alacaklara işleyen takip öncesi faizin aynı bilirkişi raporundaki veriler toplandığında 8.711,64-TL olduğu ancak bu faturalara ilişkin yapılan menfi tespit davasına konu yargılamada istinaf mahkemesince davalının elektriği zamanında kesmemesi sebebiyle zararın artmasına yol açan kusurlu eylemi nedeniyle dairemizce hakkaniyet gereği davalının %30 müterafik kusurunun bulunduğu resen kabul edilerek, müterafik kusur oranı gereği yapılacak indirim asıl alacaktan değil sadece gecikme zammı ve KDV tutarından yapılabileceğinden şeklindeki değerlendirme de dikkate alınarak %30 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında 6.098,15-TL takip öncesi işlemiş faiz alacağına karar vermek gerektiği ve faizin bu miktardaki faizin mahkememizce %18 oran üzerinden hesaplanan KDV sinin de 1.097,67-TL olduğu dikkate alındığında, takibin toplam 10.055,40-TL üzerinden devamına karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, alacak fatura alacağı olup likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yargılama gideri yönünden yapılan değerlendirmede; davacının davasını 35.125,75-TL üzerinden açmış olduğu, mahkememizce takibin 10.055,40-TL üzerinden devamına karar verildiği, ancak bu miktarın faiz alacağından %30 oranında müterafik kusur indirimi uygulanarak bulunan bedel olduğu (müterafik kusur indirimi uygulanmasaydı kabulüne karar verilecek miktar 13.139,32-TL olacak idi) , müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmayacağı, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ( emsal mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2023/339 E., 2024/1942 K. Sayılı ilamı) anlaşılmış dava tazminat davası değil alacak davası olduğundan AAÜT 13/3 maddesi uygulanmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 2.859,59-TL asıl alacak (enerji bedeli), 6.098,15-TL takip öncesi işlemiş faiz (gecikmiş gün faizi) ve 1.097,67-TL faizin KDV si olmak üzere toplam 10.055,40-TL üzerinden kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE, 2-) Asıl alacağın %20 sine denk gelen 571,92-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 686,88 TL harçtan peşin alınan 599,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 87,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4-) Davacı tarafından yatırılan 599,86 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 10.055,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 21.986,43-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-) Davacı tarafça yapılan 176,20 TL müzekkere ve tebligat gideri, 2.900,00 TL bilirkişi ile 36,00 TL ilk masraf (31,40 TL başvurma harcı + 4,60 TL vekalet harcı) ücreti olmak üzere toplam 3.112,20 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.151,51-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-) Davalı tarafça yapılan 71,00 TL yargılama giderinin 44,73-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-) Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024
Katip ... E¸
Hakim ... E¸