İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/695 E. 2018/441 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/695
- Karar No
- 2018/441
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/695 Esas - 2018/441 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/695 KARAR NO : 2018/441
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP :...
DAVACILAR : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI :... VEKİLİ :... DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 25/07/2016 KARAR TARİHİ : 13/06/2018 BİRLEŞEN MAHK. 2017/562 E. 2017/745 K. SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN DAVACILAR : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 11/07/2017 KARAR TARİHİ : 13/06/2018 KAR. YAZIM TARİHİ : 18/06/2018 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti Davacılar vekili 25/07/2016 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; 05/02/2014 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza yapması sebebiyle aracın sağ ön koltuğunda oturan müteveffa ...'un kazadan 3-4 saat sonra hastanede hayatını kaybettiğini, kazanın oluş tarihinde davalı ...'nın ehliyetsiz ve 18 yaşından küçük olduğunu, alınan raporlarda davalı ...'nın kusurlu olduğunu, bu nedenlerle müteveffanın anne ve babası olan ... ve ... ile kardeşleri olan ... için şimdilik 50.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine davacılar için ayrı ayrı ileride arttırılmak üzere HMK 107 maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak 50,00'şer TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili 15/08/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, husumet itirazında bulunduklarını, bu nedenlerle müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davacılar vekili 10/01/2017 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini, davalı ... A.Ş.'nin sehven davalı olarak gösterildiğini, davalı sıfatının kaldırılmasını talep ettiği görülmüş, davacının talebi üzerine ...A.Ş'ye davanın ihbar edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekili 13/04/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davada müvekkili açısından husumet yokluğu bulunduğunu, araç sürücüsünün net olarak kim olduğunun tespit edilmediğini, müvekkili açısından kesinleşmiş ceza kararı olmadığını, bu nedenlerle müvekkili açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. Vekili 10/09/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, sigorta poliçesinin A.3.maddede yer alan m bendi gereğince dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının tazminat taleplerinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, SGK'dan davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında kaldığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Ihbar olunan ... Sigorta Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ihbar edildiği kişinin taraf sıfatını kazanmadığını, maddi tazminat taleplerinin müvekkili şirket yönünden kabul olunmadığını, zira İMM Sigortasının ancak ZMM Sigortası limitleri tüketildikten sonra verilebileceğini, kusuru kabul etmediklerini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, başvuru yapılmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Birleşen Mahkememizin 2017/562 Esas sayılı dosyasında iddia ve savunmalarda özetle; Davacı vekili 11/07/2017 tarihli dava dilekçesi ile 05/02/2014 tarihinde davalı ...'nın üstlendiği ruhsat sahibi davalı ...'e ait olan ... plakalı aracın sağ ön koltuğunda oturmakta olan müteveffanın kazadan 3-4 saat sonra vefat ettiğini, kaza tarihinde aracın ZMMS poliçesinin ... sigortaya ... poliçe numarası ile yaptırıldığını, aracın kasko poliçesinin ise ... poliçe numarasıyla ypatırıldığını öğrenmiş olduklarından iş bu birleştirme talepli dava dilekçesi ile mahkememizin 2016/695 esas sayılı dosyasının fiili ve hukuki irtibat noktasında beraber görülmesinde hukuki yarar olduğunu belirterek, mahkememizin 2016/695 esasında kayıtlı bulunan mezkur dava dosyasının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iş bu dava dosyası ile birleştirilerek görülmesine karar verilmesini, bu bağlamda davacılardan müteveffanın annesi olan ... için 70.197,30TL, babası olan ... için 43.630,97TL olmak üzere toplam 113.828,27TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ... SİGORTA şirketinden (birleşen dosyada davalılar ... ve ... ile beraber müşterek ve müteselsilen) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsiline, davacılardan anne ve babası olan ..., ... ve kardeşleri olan ... ve ... için olay tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00TL olmak üzere toplam 200.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta şirketi hariç olmak üzere ...şirketinden tahsiline, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 2017/562 Esas sayılı dosyasıyla Mahkememizin 2016/695 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan birleştirilmesine karar verilmiş, yargılamaya Mahkememizin 2016/695 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacılar vekilinin dava dilekçesi ekinde ölü muayene otopsi tutanağı, kaza tespit tutanağı, bilirkişiden alınan 21/01/2014 tarihli rapor örneği, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/1831 sayılı iddianamesi örneği, veraset ilamı, olay yeri inceleme ek raporu, ekspertiz raporu, Adli Tıp Kurumu raporunu, ... plakalı aracın sigorta poliçesini ibraz ettiği görülmüştür. Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının zabıta marifetiyle yaptırıldığı, SGK İl Müdürlüğünden kaza sebebiyle davacılara rücuye tabi ödemenin yapılmadığının cevabi yazılardan anlaşılmış, ... A.Ş.'den ... plakalı araca ait ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçe örneği ile ... Sigorta Şti'ne ait ... nolu Birleşik Kasko Sigorta Poliçe örneği celp edilmiştir. Davacı vekili tarafından sigorta şirketlerine dava tarihinden önce yapılan başvuruya ilişkin dilekçe örneği ve başvurunun ulaştığına dair belge örnekleri dosyaya sunulmuştur. Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 2015/127 Esas 2017/27 Karar sayılı kesinleşmiş ilamından bir örnek dosya arasına alınmıştır. ... Sigorta ve ... Sigorta Şirketi tarafından verilen cevabi yazılardan kaza sebebiyle davacılara herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmış, hasar dosyası örnekleri dosyaya celp edilmiştir. Aktüerya bilirkişisi ...'dan alınan 06/04/2017 tarihli raporda özetle; mütefarik kusur indirimi konusunda takdirin mahkemeye bırakıldığını, davacı anne için 70.197,30 TL destek tazminatı ile davacı baba için 43.630,97 TL destek tazminatı hesaplandığının bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili 13/02/2018 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat taleplerinin ... Sigorta tarafından karşılandığından bahisle maddi tazminat taleplerinin ortadan kalktığını beyan etmiş, 14/05/2018 tarihli dilekçesiyle de gerek asıl gerekse birleşen dosyada maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini bildirmiş, yargılamada da aynı hususu imzalı beyanıyla tekrarlamıştır. Dava ve birleşen dava T.B.K. 53. ve 56.maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; 05/02/2014 tarihinde davalı ...'in işleteni, birleşen dosya davalısı ... Sigorta'nın ZMM Sigortacısı, yine birleşen dosya davalısı ... Sigorta Şirketi'nin kasko sigortacısı olduğu, ... plakalı aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığı, kazada araç içerisinde bulunan davacılar murisi ...'un yaralandığı, birkaç gün sonrada vefat ettiği, davacıların ise işbu dava ve birleşen dava ile davalılardan TBK 53.maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatı ve TBK 56.maddesi gereği manevi tazminat talebinde bulundukları anlaşılmaktadır. Davacı vekili HMK 107.maddesi kapsamında her bir davacı için ayrı ayrı olmak üzere 50'şer TL'den toplam 200 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş, bilirkişi raporu sonrası birleşen dava dosyasını ikame ederek bu dosyada maddi tazminat taleplerini toplam 113.828,27 TL'ye çıkarmış, 14/05/2018 tarihli dilekçesi ile ve 16/05/2018 tarihli yargılamadaki beyanlarıyla, asıl dava ve birleşen davadaki maddi tazminat taleplerinden feragat etmiş, vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Feragatin HMK 307 vd.maddelerine uygun olduğu anlaşılmakla, asıl davada davalı ... yönünden davanın feragat sebebiyle tamamen reddi gerekmiştir. Asıl davada davalı ... hakkındaki dava ise maddi tazminat yönünden feragat sebebiyle reddedilmiştir. Birleşen davada ise maddi tazminat talebinde bulunulan ... Sigorta A.Ş. Hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Asıl davada ... ve ...hakkındaki dava yönünden yapılan incelemede ise; bu davalı yönünden kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMM Sigorta poliçesiyle ve Kasko Sigorta poliçesiyle sigortalanmadığı, PGŞ'ne göre bir sorumluluk yükelenemeyeceği, dolayısıyla pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı görülmektedir. Pasif husumet ehliyeti ise HMK 114/d maddesi gereği dava şartı olup resen incelenmesi gerektiğinden, bu davalı yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekili maddi tazminat taleplerinden feragat etmiş ve davalı ... ve ... A.Ş. hakkındaki davanında maddi tazminata ilişkin olduğu anlaşılmış ise de, feragat yönünden karar verilebilmesi için öncelikle usulune uygun olarak açılmış bir davanın bulunması gerektiği, oysa davalı ... ve ...'nin pasif husumet ehliyeti olmadığından hakkında usulune uygun açılmış bir davanın bulunmadığı, bu nedenle öncelikli olarak dava şartı olan husumet ehliyeti yönünden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Manevi tazminat yönünden asıl dava ve birleşen davada yapılan değerlendirme; TBK 56.maddesine göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınları için manevi tazminat olarak uygun görülen bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dosya kapsamından davacıların ölenin anne baba ve kardeşleri olduğu, bu şekilde TBK 56.maddesindeki yakınları kapsamına dahil oldukları görülmektedir. Manevi tazminata hükmedebilmek için tüm tazminat taleplerinde olduğu gibi bir haksız fiilin bulunması, zararın meydana gelmesi, zarar ile haksız fiil arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kusurun varlığı gerekmektedir. 05/02/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç içerisinde bulunan davacılar murisi ... ağır yaralandığı, 06/02/2014 tarihindeki ölü muayene ve otopsi tutanağına göre trafik kazası ile oluşması mümkün küt genel vücut travmasına bağlı dalak, karaciğer, akciğer, organ yaralanması, iç kanama ve bunlara bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü, bu şekilde davacılar murisinin ölümünün trafik kazası sebebiyle olduğu anlaşılmaktadır. 05/02/2014 tarihli kaza tespit tutanağında davacılar murisinin sürücü olarak gösterildiği görülmektedir. Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 2015/127 Esas 2017/27 Karar sayılı ilamında ise aracı sürenin davalı ... olduğu kabul edilmiş, mahkumiyetine ilişkin karar itirazın reddi sonucu kesinleşmiştir. Böylece ceza yargılaması sonunda araç sürücüsünün davalı ... olduğu sabit olmuştur. TBK'nun 74.maddesine göre hukuk hakimi zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla ve kusurun değerlendirilmesine, zararın belirlenmesine ilişkin kararıyla da bağlı değildir. Bu kapsamda Samsun 1. Çocuk Mahkemesinin 2015/127 Esas 2017/27 Karar sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede; ölenin aracı kullanmasının mümkün olmadığının kabul edildiği bu sonuca ise 21/05/2015 tarihli bilirkişi raporu ve aracın şoför kapısı, kapı iç açma kolu iç yüzeyinden elde edilen parmak izinin davalı ... sol el işaret parmak iziyle aynı ve tam uyumlu olmasının gösterildiği anlaşılmaktadır. Gerçekten de ceza dosyası içerisindeki 21/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda aracın sol yan kısmında herhangi bir darbe izinin ve sürücü kısmında herhangi bir hasarın bulunmadığı, aracın sağ yan kısmından darbe aldığı, buna göre de ölen kişinin aracın sağ yan kısmında oturan kişi olması gerektiğinin bildirildiği, teknik raporun olayın oluşuna, dosya kapsamına uygun olduğu, yine yukarıda açıklanan parmak izi tespiti de nazara alındığında aracın sürücü kısmının hasarlanmaması, hasarın sağ yan kısmında oluşması sebebiyle bu kısımdaki kişinin ölmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu anlaşılmakla, hem ceza dosyasındaki maddi vakıalar sebebiyle hemde mahkememizce yapılan incelemede sürücünün davalı ... olduğu ve kazanın da tek taraflı gerçekleşmesi, başkaca etkenler olduğuna dair bilgi belge olmaması sebebiyle %100 kusurlu kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu şekilde tüm unsurların sabit olduğu, manevi tazminat şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Davalılardan ... haksız fiil eylemini bizzat ifa eden kişi olarak manevi tazminattan sorumlu olduğu gibi birleşen dosya davalısı ... Sigorta Şirketi de kaza tarihini kapsar şekilde ... plakalı aracın birleşik kasko sigortacısı olup, Poliçe Genel Şartlarına göre manevi tazminattan müteselsilen sorumludur. Manevi tazminata hükmederken göz önünde bulundurulması gereken hususlar TBK 51.maddesi ile 22/06/1966 tarih 7/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Mahkememizce de manevi tazminata hükmedilirken bu İçtihadı Birleştirme Kararı göz önünde tutularak kararda belirtilen hususlar nazara alınmıştır. Buna göre öncelikle kazanın oluşumunda davalı ...'nın %100 kusurlu olması öncelikli olarak dikkate alınması gereken bir husustur. Bunun yanında davacıların ve davalı ...'nın tespit edilen ekonomik sosyal durumları, ülkenin ekonomik gerçekleri, talep edilen manevi tazminatın miktarı ile hükmedilecek manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla birlikte davacılarda bir tatmin duygusu oluşturması gerektiği nazara alınmalıdır. Yine ölenin davacıların çocukları ve kardeşi olduğu yani yakınlıkları ile ölenin yaşıda özel olarak nazara alınması gereken bir diğer etmenlerdir. Açılanan bu hususlar nazara alındığında davacı anne baba, ... için ayrı ayrı 20.000 TL, davacılar kardeş ... için ise ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Öte yandan TBK 52.maddeye göre zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında yada artmasında etkili olmuş, yahut tazminat hükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise tazminat indirilebilir veya tamamen kaldırılabilir. Dosya kapsamından kaza sırasında araç sürücüsü olan davalı ...'nın yaşının küçük ve ehliyetsiz olduğu görülmektedir. Ölen ile davalı ...'nın arkadaşlıkları nazara alındığında, ehliyetinin olmadığının ölen tarafından bilindiğinin kabulü gerekmektedir. Ölen ehliyetsiz sürücünün kullandığı araca binmekle zararın meydana gelmesine ve artmasına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla zararın oluşmasında müterafik kusuru olduğunun kabulü gerekmektedir. Müterafik kusur ise aynı şartlar altındaki makül, dürüst ve ortalama bir kişinin kendi menfaati icabı zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Bu durumda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları da nazara alınarak hükmedilecek tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerekmekte olup, buna göre davacı anne baba yönünden hükmedilen ayrı ayrı 20.000 TL manevi tazminattan %20 oranında indirim ile her biri için 16.000 TL manevi tazminata, davacı kardeşler yönünden hükmedilen ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminattan %20 oranında indirim ile her biri için ayrı ayrı 8.000 TL manevi tazminata hükmetmenin hak, mesafet ve adalet kurallarına uygun olacağı hususunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur.
Hükmedilen manevi tazminata eylemin haksız fiil olması sebebiyle davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi yönünden ise temerrüt tarihinin tespiti gerekmektedir. Davacı vekili dava öncesi bu sigorta şirketine usulune uygun olarak başvuru yapmış, başvuru 06/10/2016 tarihinde sigorta şirketine ulaşmış, ancak ödeme yapılmamıştır. Bu durumda kasko poliçesi genel şartlarına göre davalı ... Sigorta Şirketi dosya kapsamından sigorta şirketi tarafından herhangi bir eksper raporu alındığına ilişkin bilgi belge bulunmadığından poliçe genel şartları 3.3.4 maddesine göre 22/11/2016 tarihinde temerrüde düştüğünden, bu tarihten itibaren ve talep gereği yasal faize hükmetmek gerekmiştir. Kaza sırasında araç sürücüsünün davalı ... olmadığına yönelik beyanlar, ceza dosyası ve ceza dosyası içerisindeki bilirkişi raporu, parmak izi raporu ve diğer tüm belgelerle sabit olmakla yerinde görülmemiş, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olması gerektiği anlaşılmış, davacı vekili manevi tazminatı hem asıl davada davalı ...'dan hemde birleşen davada ... Sigorta Şirketin den talep ettiğinden, ayrı ayrı hüküm kurmak gerekmiş ise de her iki davalının hükmedilen 48.000,00 TL toplam manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olması (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) gerektiği anlaşılmış aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Asıl dava yönünden; 1-Davalı ... ve ... Hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle HMK 114/1-d 115/2 gereği usulden reddine, 2-Davalı ... hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine, 3-Davalı ... hakkındaki davanın maddi tazminat yönünden feragat sebebiyle reddine, 4-Davalı ... hakkındaki manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 16.000,00 TL, davacı ... için 16.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 48.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... 05/02/2014 kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.278,88 TL harçtan peşin alınan 683,79 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.595,09 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davalılar ... ve ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 7/2 maddesi gereği hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı ... ve ...'ye verilmesine, 7-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen maddi tazminat yönünden AAÜT'nin 7/2 maddesi gereği hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı ...'ya verilmesine, 8-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 5.630,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, 9-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen manevi tazminat yönünden AAÜT'nin 10/2 maddesi gereği hesaplanan 5.630,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalı ...'ya verilmesine, 10-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 683,79 TL peşin harcın davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, 11-Davacı tarafça sarf edilen 226,40 TL posta masrafı ve 350,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 576,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 138,20 TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, II-Birleşen dava yönünden; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. Hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine, 2-Davalı ... Sigorta Şirketi hakkındaki davanın kısmen kabul kusmen reddi ile davacı ... için 16.000,00 TL, davacı ... için 16.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... için 8.000,00 TL olmak üzere toplam 48.000,00 TL manevi tazminatın poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalı ... Sigorta Şirketinden 22/11/2016 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.278,88 TL harçtan peşin alınan 1.071,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.206,99 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına, 4-Red edilen maddi tazminat yönünden AAÜT'ne göre hesaplanan 11.856,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 5-Red edilen manevi tazminat yönünden AAÜT'ne göre hesaplanan 5.630,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... Sigorta Şirketine verilmesine 6-Kabul edilen manevi tazminat yönünden AAÜT'ne göre hesaplanan 5.630,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta Şirketin den alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacı tarafça sarf edilen 58,00 TL posta masrafından kabul ve red oranına göre hesaplanan 13,91 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak davacı taraf verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 1.071,89 TL peşin harcın davalı ... Sigorta Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine, III-Dosyalar birleştikten sonra davacı tarafça sarf edilen toplam 121,90 TL posta masrafından kabul ve red oranına göre hesaplanan 29,23 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Sigorta Şirketinden alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, IV-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, V-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacılar vekilinin ile davalı ...vekilinin ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2018
Başkan...
Üye...
Üye ...
Katip ...