İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/632 E. 2019/828 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/632
Karar No
2019/828
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/632 KARAR NO : 2019/828

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2016 KARAR TARİHİ : 10/12/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasındaki takibe konu ... TL'lik çekteki imzanın davacıya ait olmadığını, çekten davacının icra takibi tebliğ olduğunda haberi olduğunu, davacının kendisine ait olmayan borçtan ve imzadan dolayı haksız bir şekilde borçlandırıldığını ileri sürerekdavanın kabulüne, imza tespiti ile davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında davacı adına başlatılan takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çekte ciranta olduğunu, davalının çeki dava dışı ...'den ciro yoluyla aldığını, kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı gereğince davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacını benzer iddialarla açmış olduğu Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasında davasının reddine karar verilip kararın kesinleştiğini, belirterek davanın reddine %20'den aşağı olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılmış menfi tesbit davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, davacının vekilinin talebi ile dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... takip numaralı dosyasının incelenmesinde, ... tarafından ..., ..., ..., ..., ..., ...'ye karşı ... keşide, ... ibraz tarihli ... TL tutarında ...'ye ait ... seri numaralı çek dayanak yapılarak, kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacının ..., davalının ... olduğu, takibin taliki veya iptali istemli davada davanın reddine karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin ... tarihli raporuna göre; takibe konu çekte ciranta kısmında yer alan ...'a atfedilen imza ... eli ürünü değildir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığım ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (MK.nun 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/02/2019 tarih 2017/19-1645AE. 2019/79K. sayılı kararında; "... İİK’nın 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir... Menfi tespit davasına konu edilen iki adet kambiyo senetlerinin keşidecisi ..., avalisti ... ve lehtarı ... yazılmak suretiyle keşide edilmiş, sonrasında davalı alacaklı şirkete ciro edilmiş, yerel mahkemece yapılan imza incelemesi sonucunda ise takibe konu senetlerde avalist olarak yer alan imzaların davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir... Kambiyo senetleri keşideci ve lehtar arasında kural olarak birlikte hazır olmaları ile düzenlenir ve imza altına alınır. Yine avalistin de senedin düzenlenme anında orada olduğunun kabulü karinedir. Bu husus kambiyo senedinin birlikte düzenlendiğini gösterir. Şayet atılan keşideci veya avalist imzasının sahte çıkması durumunda somut olayda olduğu gibi, dava dışı lehtar ...’nın senetlerin keşideci tarafından sahte olarak düzenlenerek kendisine verildiğini ve dolayısıyla senetlerin üzerinde avalist olarak yer alan davacıya ait imzanın da sahte olduğunu bildiğinin kabulü gerekir. Ancak davalı alacaklı şirketin (hamilin) senetleri ciro yoluyla elde etmesi nedeniyle icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabul edilebilmesi için senetlerin sahte olarak düzenlenerek kendisine verildiğini ve dolayısıyla senetler üzerindeki imzanın ciro yolu ile devredildiği tarihte sahte olduğunu bilmesi gerekmektedir..." denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19/03/2019 tarih 2017/19-1636E. 2019/319K. sayılı kararında; "...Sahte imza, bir başkasının imzasının taklit edilmesi hâli olup, takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı mülga TTK'nın 589. maddesi hükmü gereğince; ticari senetteki geçersiz imza zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez (Gürbüz,H ; Yargıtay Uygulaması Işığında Ticari Senetlerin iptali Davaları ve Ticari Senetlere Özgü Sorunlar, İstanbul 1984, s.295; Doğanay s.1646-1647; Alışkan, M; Kambiyo Senetlerinde Temlik Cirosu, İstanbul 1998, s. 255 vd; Başbuğoğlu, T; Uygulamalı Türk Ticaret Kanunu, 1.cilt Ankara 1988, sh. 807;l Ertekin, E./ Karataş, İ; Uygulamada Ticari Senetler: Ankara 1998, s. 363). Yine TTK’nın 702. maddesi “ Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takibederse bu son ciroyu imzalıyan kimse çeki beyaz ciro ile iktisabetmiş sayılır.” düzenlemesine yer vermiş iken; 704. madde ile de “Çek, her hangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisabetmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir.” hükmü getirilmiştir..." denilmiştir. Davamıza gelince, davacı taraf Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının olmadığının tespitini talep etmiştir. Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin ... tarihli raporuna göre; takibe konu çekte ciranta kısmında yer alan ...'a atfedilen imza ... eli ürünü değildir. Takibe konu çekte davacının sorumluluğunu gerektiren nedenlerin bulunmaması, davacına adına atfedilen imzalarının davacının eli ürünü olmaması nedeniyle, davacının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE; 2. Davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan ... TL peşin harç ... TL tebligat, posta ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan müsterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı dava dosyasının mahkemesine iadesine, 8. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/632, K. 2019/828, T. 10.12.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-632-e-2019-828-k-dfead46ad679