İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/6318 E. 2017/1296 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/6318
Karar No
2017/1296
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - T.C. No:... - ... 2- ... - T.C. No:... - ... 3- ... - T.C. No:... - ... 4- ... - T.C. No:... - ... 5- ... - T.C. No:... - ... 6- ... - T.C. No:... - ... 7- ... - T.C. No:... - ... 8- ... - T.C. No:... - ... 9- ... - T.C. No:... - ... 10- ... - T.C. No:... - ... 11- ... - T.C. No:... - ... 12- ... - T.C. No:... - ... 13- ... - T.C. No:... ... 14- ... - T.C. No:... ... 15- ... - T.C. No:... ... 16- ... - T.C. No:... ... 17- ... - T.C. No:... ... 18- ... - T.C. No:... ... 19- ... - T.C. No:... ... 20- ... - T.C. No:... ... 21- ... - T.C. No:... ... 22- ... - T.C. No:... ... 23- ... - T.C. No:... ... 24- ... - T.C. No:... ... 25- ... - T.C. No:... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 15/06/2022 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi olup temin ve tahsis yolu ile müvekkillerinin edimlerini yerine getirerek kesin hesap sonucu çıkan bedeli ödediklerini ve tapularını davalı kooperatiften teslim aldıklarını, ferdileştirme yolu ile dairelerini teslim alan müvekkillerinin kooperatif üyeliğinden istifa ettiklerini, özen ve yükümlülükleri kapsamında itina ile hareket ettiklerini, davalı kooperatif tarafından 15/05/2022 tarihli genel kurul toplantısı yapılarak müvekkillerinin aleyhine bazı kararlar alındığını, müvekkillerinin bu genel kurul toplantısına davet edilmediğini, usulüne uygun çağrı yapılmadığını, 21/06/2015 tarihli genel kurul toplantısında ise toplantı ve karar yeter sayısının sağlanmamış olması nedeni ile iptalini, yine 15/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 9 numaralı kararın toplantı gündeminde yer almadığını bu nedenle borcu bitmiş olan davacı yönünden herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, bunun yanı sıra 7410 sk. İle yapılmış düzenleme gereği de davalı kooperatif tarafından herhangi bir alacak talep edilemeyeceğinden 15/05/2022 tarihli genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların müvekkili kooperatiften istifa ederek ayrılmış olup, genel kurulun iptali yönünde dava açmalarının yasaya aykırı olduğunu, toplantıya çağrının ana sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirildiğini, 15/05/2022 tarihli genel kurul toplantısına davacıların istifa etmiş olmaları nedeni ile davet edilmediğini, 21/06/2015 tarihli genel kurulda gerekli çoğunluğun sağlanmış olduğunu, 15/05/2022 tarihli genel kurul tutanağında yer alan 9. Maddenin toplantı gündeminde yer aldığını, yine davalı kooperatifin 7410 sk. İle yapılan düzenlemede belirtilen şartları taşımadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER: Davalı kooperatife müzekkere yazılarak 15/05/2022 tarihli genel kurul kararlarının bir örneği celbedilmiştir. Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı kooperatifin ana sözleşme örneği, genel kurul tutanakları dosyamız arasına celbedilmiştir. Dosyanın bir mali müşavir bilirkişi ile bir kooperatif konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, 31/01/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir. Bilirkişiler ......ve .........'ın 31/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Bakanlık temsilcisinin 17.05.2022 tarihli raporunda Sınırlı Sorumlu ... Taplu Konut Yapı Kooperatifi” nin 396 üyesinin olduğu, 74 asaleten, 42 vekaleten toplamda 116 üyenin genel kurul toplantısına katıldığını, toplantının kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığını rapor ettiği, ...'nin 15.05.2022 tarihinde olağan genel kurul toplantısı tutanağı ve haziran cetvelinde; Bakanlık temsilcisi olarak ........ ve ... gözetiminde toplandığı, toplantıya başlamadan önce yapıları incelemelerde toplantıya ilişkin çağrının 11.04.2022 tarihinde PTT Şubesinden iadeli taahhütlü mektupla 396 ortağa gönderildiğini, yönetim kurulunca 1163 şayılı Kooperatifler Kanununun 26. Maddesindeki niteliklere ve ortaklar listesindeki kayıtlara uygunluğu onaylanarak hazırlanan ve ortakların incelemesine sunuları listeye herhangi bit itirazın olmadığı, genci kurulda herhangi bir olumsuzluk yaşarımadan alınan kararların onaylandığı, davacıların davalı kooperatiften istila etmiş oldukları bu nedenle davet mektubu gönderilmediği, gündeme sonradan eklenen 9. madde yönünden ise ek ödeme yükümü ile kooperatif kanununu 52/1 maddesi ile ilgili kararlardan olmaması nedeni ile gerekli çoğunluğun sağlanması suretiyle oylama yapılmış olduğu, 7410 sayılı kanun kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için davalı koopetatifin kesin maliyet hesabının yapılmış olması ve davacıların bu hesaba göre borçlarını ödemiş olmaları gerekeceğinden ancak genel kurul tutanaklarında yahut kooperatife ait sair verilerde bu hususlara rastlanmadığından değerlendirme yapılamadığı belirlenmiştir. Dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilerek 7410 Sayılı Yasa Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden yasa öncesine göre değerlendirme yapılarak yeniden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 03/07/2023 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir. Bilirkişiler ...... ve .......dan'ın 03/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; 7410 sayılı kanun kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için davalı kooperatifin kesin maliyet hesabının yapılmış olması ve davacıların bu hesaba göre borçlarını ödemiş olmaları gerekeceğinden ancak genel kurul tutanaklarında yahut kooperatife ait sair verilerde bu hususlara rastlanmadığından değerlendirme yapılamamıştır ancak davalı kooperatifin tahdidi olarak sayılan şartlardan etaplar halinde yapılmış olma ve terkin edilmemiş olma şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunun değerlendirilmesinin mahkeme ait olduğu belirlenmiştir. Davalı kooperatife müzekkere yazılarak kooperatifte etap çalışması olup olmadığı, daireler ve blokların hepsinin birden mi, yoksa farklı tarihlerde mi teslim edildiği, bitmeyen blok ve daire kalıp kalmadığı araştırılmış ve sonrasında dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek 15/04/2024 tarihli 2. Ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişiler ....... ve .......'ın 15/04/2024 tarihli 2. Ek raporunda; davacı ...'nin 15.05.2022 tarihinde olağan genel kurul toplantısında; Bakanlık temsilcisinin 17.05.2022 tarihli raporunda ...” nin 396 üyesinin olduğu, 74 asaleten, 42 vekaleten toplamda 116 üyenin genel kurul toplantısına katıldığını, toplantının kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığını rapor ettiği, yapılan genel kurul ve alınan kararların geçerli olduğu, kooperatif ana sözleşmesi ve yasaya uygun olduğu ve iptalini gerektirecek bir durumun olmadığı belirlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı kooperatifçe yapılmış 15/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davacıların davalı kooperatiften istifa ettiği tarafların kabulündedir. Genel kurul kararının iptali davalarında, üyenin yargılamanın sonuna kadar kooperatif üyeliğinin devam etmesi dava şartıdır. Ancak iptali istenen genel kurul kararı davacıları bizzat ilgilendirdiğinden ve istifadan sonra dahi genel kurulda tespit edilen bu bedel kendisinden isteneceğinden davacıların genel kurul kararının iptalini istemede hukuki yararları vardır. (emsal nitelikteki Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/6318 E. 2019/4277 K sayılı ilamı bu yöndedir) 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Emredici nitelikte olan bu yasal düzenlemenin, davalı kooperatif anasözleşmesinin 36. maddesinde de de aynen tekrarlandığı görülmektedir. Dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiriyi getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gereklidir. Ret oyu kullanılmasına rağmen, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, HMK.'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 36. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK.'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği de tartışmasızdır (Yargıtay 23. H.D. 2014/2404 Esas, 2014/5673 Karar). Yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2014 T., E:2014/1847, K:2014/6026 sayılı kararında da da belirtildiği üzere; oylama öncesi yapılan görüşme sırasında sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiri getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gerekmektedir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. Bir üyenin iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması, katılıp da genel kurulda yapılan oylamada red oyu vermemesi, muhalefet şerhini yazdırmaması halinde, HMK'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve davalı kooperatifin anasözleşmesinin 68. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 59. maddesi emredici nitelikte ise de, aynı Yasa'nın 53. maddesinde çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verildiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini butlan olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır. Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmamaktadır. Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın batıl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların batıl olduğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 60. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ''Toplantının gerçekleştirildiği tarihten 3 ay evvel kooperatife kaydolmuş olan ortakların 1/4'ü, ortak sayısı 5.000’in üzerinde olan kooperatiflerde ortakların 1/50’sinin bulunduğu anlaşılınca başkanlık divanı seçimine geçilir.'' hükmünü; 62. maddenin ilk fıkrası ''Kararlar hazır bulunan ortakların çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde tekrar oylama yapılır. Vekaleten oy kullanılmaz. Ancak birliklere girme veya birlikten ayrılma, anasözleşme değişikliği, dağılma, birleşme ve ayrılma hakkındaki kararlarda hazirun listesini imzalayan ortakların 2/3 nisabı aranır.'' hükmünü; 2. fıkrasının ilk cümlesi ''Ortakların şahsi sorumluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlükleri hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızası gereklidir.'' hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, batıl olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Bu ilke ve olgular doğrultusunda dosyanın değerlendirilmesi sonucunda; 15/05/2022 tarihli toplantıya ilişkin çağrının 396 ortağa gönderildiği ancak davacıların davalı kooperatiften istifa etmiş olmaları nedeniyle toplantıya davet edilmediği görülmekle birlikte yukarıda açıklandığı üzere toplantıya usulüne uygun çağrı yapılmamış olması hali genel kurul kararlarının iptal için tek başına yeterli olmayacaktır. Yerleşik Yargıtay uygulaması emsal 23.HD. 02/05/2017 tarihli 2015/7694 E., 2017/1296 K., Sayılı ilamı ve TTK 446/1-b gereği usulsüz çağrı genel kurul kararlarının iptali için tek başına yeterli olmayıp, usulsüz çağrıların ortağa genel kurulda alınan kararlara rel oyu kullarup, muhalefet şerhinin tutanağa geçirtme koşulları aranınaksızırı iptal davası açma hakkını sağlar. Ancak çağrı usulsüz olsa bile genel kurul kararlarının iptali davasının 1163 sayılı yasanın 53.maddesi bir ay içinde açılması gerekmekte olup, davacıların genel kurulda bulunmamaları sürenin başlamasına engel değildir. Eldeki dava süresi içerisinde açılmış olup 15/05/2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantısında 396 ortaktan 74 ortağın asaleten, 42 ortağın ise vekaleten toplam 116 ortak ile toplanıldığı genel kurul tutanağında yer aldığı bu şekilde toplantı ve karar nisabının sağlandığı sabittir. Davacılar davasını Kooperatifler Kanununa eklenen geçici 11. Maddeye dayandırmış ise de geçici 11. Maddedeki "inşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi, terkin edilmemiş olması, yapımı tamamlanan etapta bağımsız bölüm malikine kooperatifçe tahakkuk ettirilen bedelin daha önce ödenmiş olması, kooperatif tarafından üyeye konutunun tapu devrinin yapılmış olması şartlarının birlikte sağlanmış olması halinde konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüzdür" şeklinde düzenleme, Anayasa Mahkemesi 16/02/2023 tarih 2022/126 esas 2023/29 karar sayılı ilamında; "24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline" karar vermiştir. Ayrıca gündeme sonradan eklenen “ mahkemelerce yapılan tespit ve verilen kararlar uyarınca, Kayseri ili, Kocasinan İlçesi ... Mah. .... ada ... parsel kain imalatı devam eden blokların inşaatların yapımında ve inşaatların yapımının hızlandırılmasında kullanılmak üzere, her bir üyenin ve ayrıca üyelikten ayrılsa bile kendilerine kooperatifimizce daire tahsis edilmiş eski üyelerin temmuz 2022 ayından başlamak üzere aylık net 2.500 TL, olmak üzere 12 eşit ay taksitlerle toplam 30.000TL, ödemesi teklif edildi başka teklif gelmedi teklif oy birliği ile kabul edildi.” ibaresinin Kooperaif Kanunu'nun 52/1 maddesi ile ilgili kararlardan olmaması nedeni ile gerekli çoğunluğun sağlanması suretiyle karar alındığı, sonuç itibariyle davalı ...'nin 15.05.2022 tarihinde olağan genel kurul toplantısının kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığı, yapılan genel kurul ve alınan kararların kooperatif ana sözleşmesi ve yasaya uygun olduğu ve iptalini gerektirecek bir durumun olmadığından davanın reddine dair aşağıdaki hüküm ihdas edilmiştir. Emsal nitelikteki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2013/3-12 Esas 2013/1012 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere aynı hukuki sebebe dayanarak dava açan davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunması, davalı vekilince her davacı yönünden ayrı ayrı mesai harcanmaması ve aynı/tek hukuki sebebiyle davacıların davasının reddine karar verilmiş olması gözetilerek, davacılar aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ...... E....... K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından açılan ve reddine karar verilen her bir dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60'ar TL karar ve ilam harçlarından dava açılırken davacılardan alınan 80,70'er TL peşin harçların mahsubu ile bakiye 346,90'ar TL karar ve ilam harçlarının davacılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/07/2024 Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/6318, K. 2017/1296, T. 15.05.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-6318-e-2017-1296-k-9fc3d7131f05