İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/615 E. 2023/95 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/615
Karar No
2023/95
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2016/615 Esas - 2023/95 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/615 KARAR NO : 2023/95

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

HAKİM : ... KATİP ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1...VEKİLİ : Av... : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 15/07/2016 KARAR TARİHİ : 17/02/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.04.2015 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki ...plakalı şehir içi yolcu minibüsünün dava dışı Birol Yavuz'un idaresindeki ... plakalı ... otobüsüne arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davacının kalıp ustası olarak çalıştığını, aylık ortalama 4.000,00 TL gelir elde ettiğini, davalı sigorta şirketine 16.05.2016 tarihinde tazminat talepli olarak başvuru yapıldığını, ancak ödeme yapılmadığını,... plakalı aracın ... numaralı ZMMS poliçesi ile ve ayrıca ... numaralı kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, davalı ... hakkında ... Esas sayılı dosyada davalı ...'in asli kusurlu olduğu belirlenerek cezalandırılmasına karar verildiğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik durumundan kaynaklanan maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırma dilekçesi vermiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyetini ispatlayamadığını, kazanın meydana gelmesinde davalının kusurunun bulunmadığını, davacının gelirinin araştırılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığından manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın, 30.03.2015-30.04.2015 vadeli ... numaralı ZMMS ve 24.12.2014-2015 vadeli Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, ... tarafından ödenen tutarların mahsup edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı olan diğer davalının ise maliki ve sürücüsü olduğu aracın davacının içinde bulunduğu araca arkadan çarpması nedeniyle oluşan trafik kazası sonucu davacının malul kalması nedeniyle davalılara karşı açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. (2918 sayılı KTK m. 85,91,97, 109, 110 vd; TBK m. 53, 54, 55 vd). Trafik kazası tespit tutanağı, adli tıp raporu, savcılık dosyası, ZMMS poliçe örneği, hastane kayıtları, kurum yazı cevapları, tarafların... müzekkere cevapları, adli tıp raporları, bilirkişi raporu ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. ZMMS poliçesinin incelenmesinde; 06 J 1830 plakalı aracın ZMMS poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde 30/03/2015-30/03/2016 tarihleri arasında davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu, kişi başına ölüm/sakatlık bedelinin 290.000,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 23/02/2017 tarihli ...'dan aldırılan maluliyet raporunda özetle; "Yukarıda muayene ve rapor tetkik bulguları bildirilen ...'in 27.04.2015 tarihli yaralanması neticesinde; 1. Kaldırıldığı ... düzenlenen kaza tarihi olan 27.04.2015 tarihli Konsültasyon raporunda eski spondilolistezisinin olduğu, acil servis tarafından düzenlenen genel adli muayene raporunda bel bölgesinde ağrı veya hassasiyetten bahsedilmediği, sonuç olarak şahısda mevcut olan spondilolistezis (omurların eklem seviyesinden kayması) hastalığının kaza tarihinden Önce mevcut olduğu ve kaza nedeniyle ortaya çıkmadığı ve ağırlık derecesininde bu bölgeye olan her hangi bir travma tarif edilmediğinden ilerleme olmayacağı, bu nedenle 27.04.2015 tarihli kaza ile hastada mevcut spondilolistezis hastalığı arasında illiyet bağı olmadığı, 2. Vücut genel çalışma gücünden kaybetmediği, 3. 7 (yedi) gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 4. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği' nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, 5. İş göremezlik halinde kaldığı 7 (yedi) gün boyunca başka birisinin bakımına muhtaç olduğu" rapor edilmiştir. Davacı tarafın itirazı üzerine 09/04/2019 tarihli ... aldırılan maluliyet raporunda özetle; "Kişiye ait olay tarihli tıbbi belgelerde yumuşak doku lezyonlarının olduğu, nöroloji muayenesinin normal olduğu, ortopedi konsültasyon notunda L4-L5 vertebrada eski spondilolistezis bulunduğu ve çelik korse kullanmasının önerildiği, Kurulumuzun 28/09/2018 tarih ve... Karar nolu müzekkeresinde, olay tarihinde gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin ... formatında CD kopyalarının istenildiği, fakat dosya içerisinde bulunmadığı, söz konusu grafilerin teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceği, mevcut belgelere göre; Şerif ve Bahriye oğlu, 01/04/1972 doğumlu...'in 27/04/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yumuşak doku yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu" rapor edildi. Dosyadaki eksiklikler tamamlandıktan sonra 27/08/2020 tarihli....Kurulundan aldırılan maluliyet raporunda özetle; "Mahkemenizin 10/03/2020 tarih ve... esas sayılı yazısında; davacının 27/04/2015 kaza tarihinden önce bel ve sırt rahatsızlığı (spondilolistezisi) olup olmamasına göre iki ayrı seçeneğe göre maluliyet durumu hakkında rapor istenilmesi üzere; A)...servisinin olay tarihli tıbbi belgesinde belirtildiği şekilde kişide tespit edilen spondilolistezis hastalığının olayla illiyet bağı bulunmadığının mahkemenizce kabulü halinde Kurulumuzun 27/02/2019 tarih ve 3873 karar nolu mütalasında da belirtildiği şekilde; 1.... oğlu, ... doğumlu,...’in 27/04/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yumuşak doku yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) haftaya kadar uzayabileceği, B)Kişide tespit edilen spondilolistezis hastalığının dava konusu olayla illiyet bağı bulunduğunun Mahkemenizce kabulü halinde mevcut belgelere göre; 1.... oğlu, 01/04/1972 doğumlu,...in 27/04/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 X(1C……….10)A %14 E cetveline göre %14.3(yüzdeonüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2.Geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 2(iki) aya kadar uzayabileceği, kesin iş göremezlik süresinin kişinin tedavi ve takibini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği, 3.03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe (Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği) göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği hususları" rapor edilmiştir. Davacıdaki araz ile kaza arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı yönünden talep üzerine 23/06/2022 tarihli ... aldırılan maluliyet raporunda özetle; "Dava dosyasının tetkikinde; Kişiye ait olay öncesi tıbbi belgelerde L4-L5 vertebra spondilolistezisine yönelik herhangi bir tıbbi belge görülemediği, her ne kadar dava konusu olay öncesinde kişinin L4-L5 vertebra spondilolistezisine yönelik kayıt bulunmasa da söz konusu hastalığın klinik bulgu vermeden de kişinin kendisinde bulunabileceğinin tıbben bilindiği, dolayısıyla kişinin yaşı, mesleği, mevcut tıbbi bilgiler, olay tarihli konsültasyonda eski spondilolistezis olarak belirtilmesi ve olay tarihli grafilerin temin edilememesi birlikte değerlendirildiğinde kişideki L4-L5 vertebra spondilolistezisinin dava konusu olayla illiyet bağının kurulamadığı" hususu rapor edilmiştir. 2918 sayılı KTK'da ZMMS (trafik) sigortası ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar(2918 sayılı KTK m. 85/1). Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır (m. 93/1). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilecegi gibi dava da açabilir (m. 97). Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz (8 iş günü) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar (m. 99). Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m. 109/1,2). Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir (2918 sayılı KTK m. 110/2). Meydana gelen kazada ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde hak sahipleri ölüm halinde, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler (TBK m. 53). Bedensel zarar meydana gelmesi durumunda daimi veya geçici iş göremezlik nedeni ile tazminat talep edilebilir (TBK m. 54, 55). Ayrıca yasal koşulların oluşması halinde kaza nedeniyle ölüm veya yaralanma halinde manevi tazminat talep edilebilir (TBK m. 56). ZMMS sigorta poliçesinden kaynaklanan kaza sonucu meydana gelen zararlardan sigorta şirketi azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır .... Ceza dosyasında aldırılan kusur bilirkişi raporunda arkadan çarpan 06 J 1830 plakalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu, öndeki araçta yolcu olarak bulunan davacının ise kusursuz olduğu bildirilmiş, hükme esas alınarak ceza dosyası kesinleşmiş olduğundan kusur yönünden yeni bir bilirkişi raporu aldırılmamıştır. Dosyada aktüer konusunda uzman bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır. 02/01/2023 tarihli hesap bilirkişi ...'dan aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "1. Kazaya karışan ... plakalı aracın ... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ...tarafından 30.03.2015-2016 tarihleri arasında sigortalandığı, 27.04.2015 kaza tarihinde geçerli teminat sakatlanma ve ölüm halinde 290.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 2....'nun 22.06.2022 tarihli raporunda davacı ...'in; A. İlliyet bağı bulunmadığının kabulü halinde : Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, B. İlliyetbağının bulunduğunun kabul edilmesi halinde; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %14,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 2 aya kadar uzayabileceği, 3. Davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun kabulü yapılmıştır. 4. Sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranına göre terditli yapılan hesaplama sonucunda hesaplanan zarar miktarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. İlliyet bağının bulunduğunun kabulü halinde; poliçe limitini aşan 17.643,41 TL (307.643,41-290.000,00) zarardan davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in tek başına sorumlu olduğu görüşüne ulaşıldığı" bildirilmiştir.

Alınan bilirkişi raporları yargısal denetime elverişli olup, somut olaya uygun düştüğü ölçüde hükme esas alınmıştır. Somut olayda; davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, diğer davalı ...''e ait olup onun sevk ve idaresindeki 06 J 1830 plaka sayılı aracın önündeki araca çarpması sonucu öndeki araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanması sonucu oluşan trafik kazasında davacının olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin ise poliçe limitleri dahilinde meydana gelen maddi zarardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu sabittir. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi, bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya içeriğine göre; olay tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı, davalı ...'in araç sürücüsü ve maliki olduğu aracın öndeki araca çarparak yolcu konumunda bulunan davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu kaza nedeniyle mahkememizce itibar olunan... 27/08/2020 ve 23/06/2022 tarihli raporlar aldırılmış, Adli Tıp Raporları, toplanan tüm hastane kayıtları ve medula kayıtlarına göre davacının kazadan önce spondilolistezisine yönelik bulgu bulunmadığı, böyle bir bel rahatsızlığının kronik olarak seyredebileceği bildirilmiş olsa da bu rahatsızlığın davacıyı hastaneye başvurmaya ve bu hastalığa yönelik ilaç kullanmaya sevk etmeyecek kadar hafif bir hastalık olmadığı, en azından tanı konmasa bile davacının bel ağrısı nedeniyle daha önce hastaneye başvurup ilaç kullanması gerektiği, oysa davacının son 5 yıllık tüm hastane kayıtlarında ve medula sisteminden takip edilen ilaç kullanma kayıtlarında bel ağrısına yönelik dahi bir doktor başvurusu bulunmadığı, buna yönelik herhangi bir ilaç kullanmadığı gözetildiğinde davacıdaki bu rahatsızlığın davalı ...'in yolcu olarak bulunduğu araca arkadan çarpması üzerine geliştiğinin kabulü gerektiği,, kaldı ki davacıdaki bu rahatsızlığın kazadan önce bulunduğunu ispat yükünün davalılarda olup davalıların bu durumu da ispatlayamadıkları anlaşıldığından, kaza tarihi itibarıyla geçerli yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenen düzenlenen Adli Tıp Raporlarına göre davacının sürekli özür oranının %14,3 olduğu, 2 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, (Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E.-2020/40 K. Sayılı ilamı gözetildiğinde) aktüer bilirkişi tarafından TRH-2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaba davacı vekilinin bir itirazının bulunmaması ve buna göre talep arttırım dilekçesini sunması, davacıya kaza nedeniyle ... tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, davacının ekonomik sosyal durum araştırmasında inşaat işçisi olduğu, davalı ...'in ekonomik sosyal durum araştırmasında minübüs şoförü olduğunun tespit edildiği, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümleri, Yargıtay içtihatları, adli tıp raporu ve bilirkişi raporu ile dava dilekçesi ve talep arttırım dilekçesindeki belirtilen miktarlara göre davacının 2.645,32-TL geçici işgöremezlikten kaynaklı, 307.643,41-TL sürekli işgöremezlikten kaynaklı (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 290.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olduğunun tespiti ile) maddi tazminat talep hakkı bulunduğu, zira haksız fiil tarihi ve poliçenin düzenlenme tarihleri itibari ile geçici iş göremezlik tazminatının davalı ZMMS şirketinin sorumluluğunda ve poliçe teminatı kapsamında olduğundan davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olduğundan davacının maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerektiği ve maddi tazminat yönünden davalıların haksız fiil sorumlusu, işleten ve ZMSS poliçesi düzenleyen olduğundan meydana gelen maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bu miktarlara dava açmazdan evvel 16/05/2016 tarihinde davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığından davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 29/05/2016 tarihinden, diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın haksız fiil sorumlusu ve işleten davalılara karşı talep olunan manevi tazminat talebine gelindiğinde, bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu bilgiler ışığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, tarafların kusur durumu ve kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren talep gibi yasal faiziyle birlikte davalı araç maliki ve haksız fiil sorumlusu ...'den tahsili gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat davasının KABULÜNE; 2.645,32TL geçici iş göremezlik tazminatı, 307.643,41TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 290.000TL poliçe limiti ile sınır olduğunun tespitine) davalı şahıs yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 29/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE; 20.000TL manevi tazminatın davalı şahın yönünden kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden 29/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- Harçlardan sorumluluk : A- Maddi tazminat ve manevi tazminat davasında harç: Maddi tazminat yönünden alınması gereken 21.195,82-TL harçtan peşin alınan 105,89-TL harç ve 1.057,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 20.032,93-TL harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN (Davalı ... tamamından, Davalı Sigorta Şirketi 18.723,00TLsi ile sınırlı ve sorumlu olacak şekilde) TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.366,20-TL harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3)Vekalet Ücretleri : I- Manevi tazminat talebi bakımından vekalet ücretleri: a)Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin MÜŞTEREKEN ve MÜTESELSİLEN DAVALILARDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, b)Davalı ....'nin yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ....'ne VERİLMESİNE, c)Davalı...'in yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALI ...'ê VERİLMESİNE, II- Maddi tazminat talebi bakımından vekalet ücretleri: a-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 46.440,41 TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN ve MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4)Yargılama giderleri: (a) Dava açılışında alınan 105,89 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 1.057,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.162,89 TL harcın yargılama gideri olarak kabulü ile MÜŞTEREKEN ve MÜTESELSİLEN DAVALILARDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, (b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 29,20 TL başvurma harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 1.060,40 TL posta gideri, 3.321,00 TL ATK giderleri olmak üzere toplam 5.210,60 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınmak suretiyle 5.057,48 TL'sinin MÜŞTEREKEN ve MÜTESELSİLEN DAVALILARDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, (c) Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığında, 4) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2023

Katip ... e-imzalıdır

Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/615, K. 2023/95, T. 17.02.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-615-e-2023-95-k-ebe7d00aa660