İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/443 E. 2025/240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/443
- Karar No
- 2025/240
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2016/443 Esas KARAR NO : 2025/240
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/04/2016 KARAR TARİHİ : 17/04/2025
Taraflar arasında görülen asıl ve birleşen davaların Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; ana yüklenici sıfatıyla davalı şirketçe yürütülen ...kapsamında inşası gerçekleştirilen binaların kaba inşaat işlerinin yapımının 07/07/2014 tarihli inşaat sözleşmesi ile, bir kısım mimari işlerin yapımının 26/09/2014 tarihli inşaat sözleşmesi ile, yol ve altyapı işlerinin yapımının ise 05/01/2015 tarihli inşaat sözleşmesi ile alt yüklenici olarak müvekkili şirket tarafından yüklenildiğini, müvekkili şirketin işleri tamamlayarak teslim ettiğini, tamamlanan bu işlere ilişkin düzenlenen ve davalıya 20/01/2015 tarihli e-mail ile iletilen kesin hakediş hesaplarına göre kaba inşaat işleri sözleşmesi kapsamında 23.031,10 TL, mimari işler sözleşmesi kapsamında 1.218.619,48 TL, yol ve altyapı işleri sözleşmesi kapsamında ise 348.344,37 TL bakiye ücret alacak miktarının çıkartıldığını, müvekkili şirket tarafından ek olarak istenilen komşu taşınmazdaki hafriyat işlemleri karşılığından hesaplanan faturalı harcamanın 181.366 TL kısmının da tahsil edilemediğini, müvekkilinin toplamda 1.771.360,95 TL alacağının olduğunu, alacaklarının ödenmesinin birçok kez istenildiğini, noterlik kanalıyla ihtarname gönderildiğini, olumlu bir sonuç alınamaması üzerine alacağın tahsili için İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2016/1995 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, icra takibine yönelik itirazlar nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davacı taraf arasında 07/07/2014 tarihinde Kaba İnşaat Sözleşmesi, 26/09/2014 tarihli mimari işler sözleşmesi, 05/01/2015 tarihli yol ve alt yapı imalatları sözleşmesi akdedildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davacı tarafın beyanlarının haksız ve gerçek dışı olduğunu, 07/07/2014 tarihli sözleşmenin iş programına göre A blokun tamamlanması için belirlenen tarihin 30/09/2014, B blokun tamamlanması için belirlenen tarih 25/12/2014, C Blokun tamamlanması için belirlenen tarihin 25/12/2014, D blokun tamamlanması için belirlenen tarihin 27/07/2014, çevre duvarı doğu tarafın tamamlanması için 25/08/2014, çevre duvarı kuzey tarafın tamamlanması için 14/09/2014, güney tarafın tamamlanması için 26/09/2014, batı tarafın ise tamamlanması için belirlenen tarihin 15/09/2014 olduğunu, taraflar arasında varılan zeyilname mutabakatı sonucunda yükleniciye B ve C blok için ek süre verildiğini, B blokun tamamlanması için belirlenen sürenin 30/01/2015 tarihine, C Blokun tamamlanması için belirlenen tarihin 10/03/2015 tarihine uzatıldığını, program akışında problemlerin çıktığını ve davacı yüklenicinin gerekli önlemler almamasından kaynaklı belirlenen tarihlerin uzatıldığını, davacının bu konuyla alakalı birçok kez uyarıldığını, davacının kusurlu davranışları sebebi ile iş programında belirtilen sürede bitirilmediğini, A blokla ilgili işlerin 14/11/2014 tarihinde tammalanması nedeniyle 45 günlük gecikme yaşandığını, B blokla ilgili işlerin 04/03/2015 tarihinde tamamlanması sebebiyle 33 günlük gecikme yaşandığını, C blokla ilgili işlerin 16/04/2015 tarihinde tamamlanması sebebiyle 37 gnülük gecikme yaşandığını, D blokla ilgili işlerin 30/04/2014 tarihinde tamamlanması sebebiyle 95 günlük gecikme yaşandığını, çevre duvarı kuzey duvarı ile ilgili işlerin 22/12/2014 tarihinde tamamlanması sebebiyle 99 günlük gecikme yaşandığını, çevre duvarı güney duvarı ile ilgili işlerin 21/02/2015 tarihinde tamamlanması sebebiyle 148 günlük gecikme yaşandığını, çevre duvarı batı tarafı ile ilgili işlerin 13/11/2014 tarihinde tamamlanması sebebiyle 59 günlük gecikme yaşandığını, davacı yüklenici ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin 16.11 maddesi gereğince yaşanan gecikmelerden kaynaklı gecikme cezası uygulanacağının belirtildiğini, tüm uyarılara rağmen işlerin tamamlanması sebebiyle her bir ara termin için 300.000 TL'den toplam 2.100.000 TL ceza şartı ile C blok için sözleşmenin 16/12 maddesi uyarınca 37 günlük gecikmeye bağlı olarak 885.000 TL cezai şart bedelinin davacı yükleniciye yansıtılması zorunluluğunun doğduğunu, bununla ilgili olarak ... 4. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya bildirildiğini, müvekkili ve davacı taraf arasında öncesinde yapılması gereken kesin hesap mutabakatının sağlanamadığını ve davacıya yansıtılacak cezai şart konusunda anlaşma sağlanamadığını, davacının sunduğu kesin hak ediş raporlarının müvekkili tarafından onaylanmadığını, davacı firmanın bahsi geçen hafriyat işi için müvekkili şirket ile 181.366 TL üzerinden anlaşma sağlandığını ve 1 adet fatura tanzim ederek müvekkiline ödediğini, bunun dışında davacının fazladan talep ücret istemesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, 07/07/2014 tarihli sözleşmenin 16/11 maddesi ve 16/12 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen cezai şart toplamı olan 2.985.000 TL'nin cari hesap alacağından mahsup edilmesi sebebiyle müvekkili şirketin davacıdan alacaklı duruma geçtiğini, 07/07/2014 tarihli sözleşmenin 14.2.6 maddesi uyarınca bahsi geçen 2.985 TL alacaklarının davacıdan tahsilini talep etme haklarını ve yatırımcının müvekkili şirkete yansıtacağı cezai şart tutarının davacı taraftan tazmin etme haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin davacı tarafa muaccel hale geldiği halde ödenmemiş hiçbir borcun bulunmadığını, davacı tarafın sözleşmede belirlenen yükümlülüklerine aykırı davrandığını, geç teslime bağlı cezai şartın cari hesaptan mahsup edilmesine bağlı olarak hiçbir alacağının bulunmadığını bilmesine rağmen davacının bu davayı açtığını belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında; davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 26/09/2014 tarihli ... Grup Mimari İşler Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme gereğince A,B ve C Blok çatı izolasyon işlerinin davalı şirketçe yapıldığını, çatıdan su geldiğini, müvekkili şirketin bu sorunu davalıya bildirdiğini, davalı şirketin yaptığı inceleme sonucunda ... 18. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye göre bu durumun bir kısmının kendi yaptıklarından dolayı bir kısmının ise kendiliğinden meydana geldiğini, kendiliğinden meydana gelen su sızıntıları için bir şey yapmayacaklarını, müvekkili şirket tarafından ... 4. Noterliğinin 17/08/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıplı imalatlarını onarma yükümlülüklerinin olduğunu bildirdiğini, davalının bu ihtarnameye rağmen onarım yapmadığını, bunun üzerine yasal yollara başvurulduğunu, ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile taraflarınca delil tespit davasının açıldığını, bu dosyada mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişi raporunda mevcut yalıtım problemlerinin imalat ve isçilik hatalarından kaynaklandığının tespit edildiğini, bu problemlerin giderilmesi için yapılan hesapta malzeme ve işçilik bedeli KDV hariç 240.000 TL olduğunu, davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ve hatalı imalatlarının onarmadığını, davalı şirketin ayıplı ve hatalı imalatları onarmaktan imtina etmesi üzerine müvekkili şirket tarafından bu hatalı ve ayıplı imalatların dava dışı ... Ltd. Şti'ne yaptırıldığını ve dava dışı ... Ltd. Şti. tarafından söz konusu hatalı ve ayıplı imalatların bedelini gösterir 271.466,32 TL'lik fatura düzenlendiğini, söz konusu fatura bedelinin müvekkili tarafından dava dışı ... Tic. Ltd. Şti'ne ödediğini, bu firmaya ödenen onarım bedeline ait faturaya sebebiyle davalı aleyhine ... 31. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile ilgili davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne gönderilen “ilişik kesme ve kapanış” yazısında da belirtildiği üzre 30.06.2015 tarihi itibariyle işlerinin tümüyle bittiğini ve teslim edildiğini, ayıp ihbarının ise birleşen davanın dava dilekçesinin 2.şıkkında belirttikleri gibi 25.07.2016 tarihinde yapıldığını, ayıp ihbarının eserin teslim tarihinden yaklaşık bir yılı aşkın süre sonra yapıldığını, çatıların muhtelif yerlerinden su sızdığı” iddialarına dayandığını, bu ayıpların sonradan ortaya çıktığı veya sonradan farkına varıldığı da iddia edilemeyeceğini, teslim tarihinden sonra geçen 1 senelik süre boyunca gerek yağmur, gerek kar, gerekse de dolu yağışların olduğunu, ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun gerçekleri yansıtmadığını, raporda her üç bloğun ayrı ayrı gezilerek, gerekli inceleme ve tespitlerin yapıldığının söylendiğini, ama takip eden paragrafta C blokta tamirat ve onarım işlerine başlandığı, teras kenarlarındaki dereler ve yağmur suyu giderlerinin etraflarının açılmış, yalıtım onarımlarına başlanmış bulunduğu görüldüğünü, Yani, tespit işlemine başlanılmadan, yerler görülmeden önce gider kısımları açılmış olmakla, bir anlamda delil tespiti işlemine imkân bırakılmadığı sonucunun ortaya çıktığını, bütün izolasyon imalatlarının gider ve dere yerlerinin yapımlarının davacı şirket yetkililerinin yetkilendirdikleri, denetçi firmanın bilgisi, görgüsü ve kontrolü dahilinde gerçekleştirildiğini belirterek, 6098 sayılı Kanununun 474/1 ve 477/1 maddeleri uyarınca ihbar süresi geçirilmiş ve eser kabul edilmiş olduğundan, dolayısıyla da giderin ve tazmin talep hakları yitirildiğinden, delil tespiti işleminde iddia edilen su sızıntılarının nereden ve kimden kaynaklandığı, hangi imalat ve işlemlerin yapılması gerektiği, olası işlemlerin metrajları ve giderlerinin bedelleri belirtilmediğinden, onarımların yapıldığını belirtmiş olmaları nedeniyle önceki hallerinin tespiti mümkün olmadığından, iddia edilen ayıpların sonradan gerçekleştirildikleri imalatlardan kaynaklanmış bulunduğundan aksi düşünülse bile 6098 sayılı Kanununun 97.maddesi uyarınca ödeme yükümlülüklerini yerine getirmedikleri müddetçe karşı bir talepte bulunma hakları olmayacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ile davacı taraf arasında 07/07/2014 tarihinde Kaba İnşaat Sözleşmesi, 26/09/2014 tarihli mimari işler sözleşmesi, 05/01/2015 tarihli yol ve alt yapı imalatları sözleşmesi akdedildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalı yüklenicinin 07/07/2014 tarihli sözleşme ile yüklendiği işleri kendi kusurlu davranışları ile iş programında belirtilen sürelerde bitiremediğini, 07/07/2014 tarihli sözleşmenin iş programına göre A blokun tamamlanması için belirlenen tarihin 30/09/2014, B blokun tamamlanması için belirlenen tarih 25/12/2014, D blokun tamamlanması için belirlenen tarihin 27/07/2014, çevre duvarı doğu tarafın tamamlanması için 25/08/2014, çevre duvarı kuzey tarafın tamamlanması için 14/09/2014, güney tarafın tamamlanması için 26/09/2014, batı tarafın ise tamamlanması için belirlenen tarihin 15/09/2014 olduğunu, sözleşmelerde gecikme nedeniyle cezai işlem uygulanacağının belirtildiğini, her bir ara termin için 300.000 TL'den 7 adet ara termin gecikmesine bağlı olarak 2.100.000 TL cezai şart, C Blok için ise yaşanan 37 günlük gecikme nedeniyle 885.000 TL olmak üzere toplam 2.985.000 TL cezai şart işlemi uygulanacağını, bu hususun ... 4. Noterliğinin...tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, söz konusu projenin yatırımcısı olan dava dışı ...Şti. ile aralarındaki sözleşmeye istinaden belirlenen sürede işi yatırımcı firmaya teslim edemediğini, bu nedenle davacı müvekkili şirkete sözleşme kapsamında 2.154.855,50 USD cezai şart yaptırımı uygulayacağının bildirildiğini, dava dışı .... Ltd. Şti. tarafından davacı müvekkiline gönderilen 15/12/2015 tarihli yazısı ekindeki gecikme cezası tablosuna göre toplam cezanın 14.500.000 USD olarak hesaplandığını, davacı müvekkili şirket ile dava dışı proje yatırımcısı arasındaki sözleşmeye göre maksimum ceza tutarının sözleşme bedelinin %7,5 olacağı belirtildiğinden gecikme cezası miktarının 2.154.855,50 USD olarak tahakkuk ettiğini, taraflar arasında karşılıklı yapılan görüşmeler sonucunda cezanın 1.097.703,20 USD'ye indirildiğini ve bu miktarın müvekkili şirkete fatura edildiğini ve cari hesaptan mahsup edilerek müvekkilince ödendiğini, dava dışı proje yatırımcısı ... Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete yansıtmış olduğu cezai şartın büyük bir kısmının davalının işi geç tesliminden kaynaklandığı için söz konusu cezai şarttan davalı şirketin kusuru oranında sorumlu olacağını, davalı firmanın kusur durumuna göre yapılan hesaplamalar doğrultusunda 518.579,13 USD kısmını davalı şirkete yansıtılabileceğinin alınan uzman görüşünde belirtildiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Şti.'ne ödenen cezai şartın davalı şirketin kusurundan isabet eden kısmı hesaplandığında arttırılmak üzere şimdilik 142.450,15 USD'lik kısmının ödeme tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile ilgili davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereğince yapılan inşaatın yapımında gecikmelerin müvekkili şirket tarafından değil tamamen davacı şirketin karar ve işlemlerinden, koordine eksikliğinden, diğer yüklenici ve taşeronlardan kaynaklandığını, müvekkili tarafından davacıya gönderilen 05/01/2015 tarihli e-mailde bu hususların belirtildiğini, müvekkili tarafından kaynaklanmayan etkenlerin inşaat faaliyetlerinin akışını etkilediğini, sözleşmede iş sahibi ile imzalanan yükümlülüklerden iş sahibinin uygulayacağı cezadan dolayı müvekkiline rücu edileceğine dair hiçbir koşul ve düzenleme bulunmadığını ve sözleşmeye atıf yapılmadığını, bu nedenle iş sahibi ile davacı arasında düzenlenen sözleşmede yer alan gecikme cezasından dolayı müvekkiline rücu edilemeyeceğini, aksi düşünülse bile iş sahibi ile davacı arasında uygulanacak cezai şartın ifaya eklenen ceza anlamına geldiğini ve aralarındaki sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere talep edilemeyeceğinin belirtildiğini, aynı nedenle bu cezai şartında talep edilemeyeceğini, kaldı ki taraflar arasında yapılan sözleşmede gecikme cezasının zaten düzenlendiğini, bu cezai şart düzenlemeleri var iken iş yaptıranın iş sahibi ile aralarında yaptıkları sözleşmedeki cezai şarttan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalar Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve cezai şart alacağının tahsiline ilişkindir. Asıl davada taşeron şirket olan davacı, ana yüklenici olan davalı şirketten eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye ücret alacağı ve sözleşme dışında ek olarak yaptırılan işten kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile yapılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatı talep etmiştir. Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında; davalı taşeron şirketin yaptığı çatı izolasyonundaki hatalı ve ayıplı işler nedeniyle davacı ana yüklenici şirketin 3. şirkete yaptırdığı işler nedeniyle ödemiş olduğu bedelin tahsili için yaptığı icra takibine, davalı olan taşeron şirket tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını ve %20 icra inkar tazminatı talep etmiştir. Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında; davalı taşeron şirketin iş yapımındaki gecikmeler nedeniyle davacı ana yüklenici şirketin dava dışı projenin yatırımcısı olan şirket ile aralarındaki sözleşme gereğince ödemek zorunda kaldığı cezai şartın davalı taşeron şirketin kusuruna isabet eden cezai şart kısmının tahsilini talep etmiştir. Mahkememizde yapılan yargılamada taraf delilleri toplanmış, ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, ... 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, mahallinde keşif yapılmış bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; taşeron şirket olan davacı tarafından davalı ana yüklenici aleyhine 1.771.360,95 TL asıl alacak, 5.095,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.776.456,65 TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve asıl davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; birleşen davada davacı ana yüklenici tarafından davalı taşeron aleyhine 271.466,32 TL asıl alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve işbu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında 3 adet sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 1.sözleşmenin 07/07/2014 tarihli Kaba İnşaat Sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki 2.sözleşmenin 26/09/2014 tarihli Mimari İşler Sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki 3.sözleşmenin 05/01/2015 tarihli Yol ve Alt Yapı İmalatları Sözleşmesi olduğu, bu sözleşmelerde asıl davada davalı/birleşen davalarda davacı olan ...A.Ş.'nin iş yaptıran olarak, asıl davada davacı/birleşen davalarda davalı olan ...A.Ş.'nin yüklenici olarak yer aldıkları anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki zeyilname ve süre uzatım yazısında; B ve C blokları ile ilgili teslim tarihinin uzatıldığı, buna göre B blok için sürenin 30/01/2015, C blok için 10/03/2015 olarak belirlendiği görülmüştür. Asıl davada davalı/birleşen davalarda davacı ana yüklenici ...A.Ş. tarafından SGK'ya verilen ilişik kesme ve kapanış yazısında kaba yapı işlerinin taşeron ... A.Ş.'nin 30/06/2015 tarihinde işi bitirdiğinin bildirildiği görülmüştür. ...6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında bilirkişilerin sunmuş oldukları raporlarında; blokların teraslarında mevcut yalıtım problemlerinin imalat ve işçilik hatalarından kaynaklanmakta olduğunun tespit edildiği, A-B-C blokların teraslarındaki yalıtım problemlerinin giderilmesi için gerekli malzeme ve işçilik bedellerinin KDV hariç 240.000 TL olarak hesaplandığının bildirildiği GÖRÜLMÜŞTÜR. Dava dışı ... Şti. tarafından asıl davada davalı/Birleşen davada davacı ana yüklenici ...A.Ş. adına düzenlenen 18/11/2016 tarihli faturada yalıtım onarım işleri, teras çatıları A,B,C blok için KDV dahil toplam 271.466,32 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bilirkişiler ...ve ...Mahkememize sundukları 12/09/2017 tarihli raporlarında; 07.07.2014 tarihli Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi kapsamındaki işler için düzenlenen 12 no'lu hakediş gereğince; 23.031,10 TL, 26.09.2014 tarihli Mimari İnşaat İşleri Sözleşmesi kapsamındaki işler için düzenlenen 8 no'lu kesin hakediş gereğince; 1.218.619,48 TL ve 05.01.2015 tarihli Yol-Altyapı İnşaat İşleri Sözleşmesi kapsamındaki işler için düzenlenen 6 no'lu kesin hakediş gereğince; 348.344,37 TL ve davacı taşeron şirketin toplam (hafriyattan geriye kalan ödeme dahil) 1.771.360,95 TL bakiye alacağı bulunduğunu, davalının gecikme cezai şart bedelini takas-mahsup talebinin incelenmesinde; yanlar arasında onaysız hakedişler dahil 11 adet ara hakediş yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını ve hiçbir ara hakedişte 01.12.2015 sunum tarihli 11 no'lu ara hakediş dahil, “Kesintiler” arasında “İş Programı Ceza Kesintisinin” yer almadığını, diğer yandan gerek 07.07.2014 tarihli sözleşmenin 16.11. maddesinin son cümlesinde, gerekse 16.12. maddesinde, “Anılan cezanın kesilmesinin İşyaptıran'ın ödemelerini takvimine uygun olarak yapıyor olması şartına bağlı bulunduğu" belirtildiğini, davalının davacıya yaptığı ödemelerde 5 ile 29 gün arasında gecikmeler olduğunu ve bu gecikmelerin toplam 7 adet Hakkediş ödemesinde yaşandığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin ...E., 20.06.2012 tarih ve ... K. sayılı ilamında, “ifaya ekli cezanın istenebilmesi için sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça teslimde ihtirazı kaydın ileri sürülmesi zorunludur.” hükmüne uygun davalının teslimde bir ihtirazı kaydına rastlanmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ... ve ...Mahkememize sundukları 29/11/2018 tarihli ek raporlarında; 07.07.2014 tarihli Kaba İnşaat İşleri Sözleşmesi kapsamındaki işler için düzenlenen 12 nolu hak ediş gereğince 23.031,10 TL, 26.09.2014 tarihli Mimari İnşaat İşleri Sözleşmesi kapsamundaki işler için düzenlenen 8 nolu kesin hak ediş gereğince 1.218,619,48 TL ve 05.01.2015 tarihli Yol-Altyapı İnşaat İşleri Sözleşmesi kapsamındaki işler için düzenlenen 6 nolu kesin hak ediş gereğince 348.344,37 TL ve davacı taşeron şirketin toplam (hafriyattan geriye kalan ödeme dahil) 1.771.360,95 TL bakiye alacağının bulunduğunu, yanlar arasında onaysız hak edişler dâhil 11 adet ara hak ediş yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı ve hiçbir ara hak edişte 01.12.2015 sunum tarihli 11 nolu ara hak ediş dâhil, kesintiler arasında İş Programı Ceza Kesintisinin yer almadığını, diğer yandan gerek 07.07.2014 tarihli sözleşmenin 16.11. maddesinin son cümlesinde, gerekse 16.12. maddesinde "Anılan cezanın kesilmesinin İşyaptıran'ın ödemelerini takvimine uygun yapılıyor olması şartına bağlı bulunduğunun belirtildiğini, Davalının davacıya yaptığı ödemelerde 5 ile 29 gün arasında gecikmeler olduğu, davalının dava dışı firmanın ödemelerindeki gecikmelere ek olarak 5 ila 14 gün gecikmeli ödeme yaptığını, bu sebeple gecikme cezası talep edebilmek için sözleşmede belirtilen ön şartın oluşmadığını, bu nedenle davalı/birleşen dosyada davacı yanın gecikme cezası talebinde bulunamayabileceğini ve neticede buna göre hesaplama yapılamayacağını, Birleşen davadaki davacı talepleri açısından dava dosyası ekinde yer alan ve ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D. İş sayılı dosyasından alınan 14.11.2016 tarihli tespite müteallik Bilirkişi Raporundaki tespitlerin Mahkeme tarafından gizli ayıp şeklinde yorumlanması ve davacı yanın zamanında ayıp ihbarı yaptığının düşünülmesi halinde ancak dava konusu bedelin birleşen dosyadaki davalı yandan talep edilebileceğini belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları 19/06/2017 tarihli raporlarında; Davacı şirketin yasal defterlerine göre; Faturalar ve ödemelerin izlendiği 120.01.012 nolu cari hesap kayıtlarında davalıdan 200.174,23 TL alacaklı olarak göründüğünü, Depozito ve teminatların izlendiği 126.01.005 no.lu hesap kayıtlarında davalıdan 108.700 TL alacaklı göründüğünü, alınan sipariş avanslarının izlendiği 340.01.003 no.lu hesap kayıtlarında davalıya 308.935,13 TL borçlu göründüğünü, davalı şirketin cari hesap kayıtlarına göre davacıya herhangi bir borcu bulunmadığının tespit edildiğini, hak edişler yönünden yapılan incelemede; 07.07.2014 tarihli, 26.09.2014 tarihli ve 05.01.2015 tarihli sözleşmeler uyarınca sırasıyla düzenlenen 11 adet, 7 adet ve 5 adet hak ediş bakımından uyuşmazlık bulunmadığını, ancak 07.07.2014 tarihli sözleşmenin 12.hak edişi ile 26.09.2014 tarihli sözleşmenin 8.hak edişinin davalı tarafça onaylanmaması nedeniyle ihtilaflı olduğunun tespit edildiğini, 05.01.2015 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak kesilen 6 nolu hak edişin ise fatura düzenlenerek tarafların yasal defterlerine işlendiğini ve ödemelerin yapıldığı tespit edildiğinden davacı tarafın 6 no.lu hak ediş belgesinden alacağının kalmadığını, hafriyat işleriyle ilgili olarak davacı tarafın davalı tarafa 181.366 TL fatura düzenlediği ve bu faturaya istinaden davalı tarafın bu tutarı ödediği tarafların defter kayıt ve belgelerinden anlaşıldığından, hafriyat işine ilişkin bir alacağın bulunmadığını, davacı taraf yaptığı hafriyat işleri ile ilgili 362.732 TL bedelinde alacağı olduğunu iddia ettiğini, ancak davacı taraf davalı tarafa bu hususta 181.366 TL fatura düzenlediği ve bu faturaya istinaden davalı tarafın bu tutarı ödediği tarafların defter kayıt ve belgelerinden anlaşıldığını, ara hak edişlerdeki kesintiler arasında “İş Programı Gecikme Cezasının” uygulanmadığının görüldüğünü, sözleşmede davalının gecikme cezası talep edebilmesi, ödemelerini takvimine uygun yapıyor olması şartına bağlandığından, ödemelerini gecikmeli yapan ve ara hak edişlerde gecikme cezası uygulamayan davalının, 07.07.2014 tarihli sözleşme uyarınca davacıdan talep edebileceği bir gecikme cezası/cezai şart bulunmadığını, bu durumda davacının anılan sözleşmelerden bakiye kalan alacağını talep etme hakkı bulunduğunu, buna göre takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, takibin tespit edilen alacak miktarı olan 07.07.2014 tarihli sözleşmenin onaylanmayan 12.hak edişinden kaynaklanan 23,031,10 TL ve 26.09.2014 tarihli sözleşmenin onaylanmayan 8.hak edişinder kaynaklanan 1.218.619,48 TL üzerinden devam edebileceğini, her ne kadar 07.07.2014 tarihli sözleşme sebebiyle taraflar arasında bir cezai şart alacağı söz konusu olmayacaksa da, nihai olarak projenin gecikmesi, alt yüklenicinin işi süresinde teslim edememesinden kaynaklandığı için projedeki gecikme sebebiyle asıl yükleniçinin uğrayacağı zararın alt yüklenici tarafından tazmini gerektiğini, buna göre projenin gecikmesine sebebiyet veren davacı olduğuna göre, iş sahibinin işin bitirmesi için gerekli ek süreleri de verdiği göz önüne alındığında iş sahibinin projenin gecikmesi nedeniyle davalıdan talep edeceği cezai şartın tamamının davalı tarafından davacıdan rücuen tazminat şeklinde talep edilebileceğini, birleşen dava yönünden; davaya konu edilen ayıp, gözle görülemeyen ve kullanmakla, sonradan ortaya çıkan bir ayıp türü olarak kabul edilebileceğinden, bunun bir gizli ayıp olarak değerlendirilebileceğini, Birleşen davanın davacısı tarafından gönderilen 25.07.2016 tarihli ayıp ihbarnamesinde, ayıbın ortaya çıktığı zaman bildiritmediğinden ayıp bildiriminin derhal yapılıp yapılmadığının tespit edilemediğini, buna göre davalı tarafından teslim edilen işin ayıplı olduğunu ve bu ayıbın ortaya çıktığı zamanı bildirerek ayıp ihbarını süresinde yaptığını ispat külfetini yerine getiremediği sonucuna ulaşılırsa, ayıp ihbarının süresinde yapılmamış olması nedeniyle ayıplı işin davacı tarafça kabul edilmiş olacağının belirtilebileceğini, ancak Mahkeme, gizli ayıba ilişkin ihbarın süresinde yani derhal yapıldığına kanaat getirirse, davacının TBK m.474 ve m.477 uyarınca talebinin haklı görülerek icra takibindeki miktar kadar alacaklı olduğu sonucuna ulaşılabileceğini belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları 30/04/2021 tarihli raporlarında; davacı tarafın ticari defterlerinde kesilen faturalar ve yapılan ödemeler incelendiğinde 120.01.2012 nolu cari hesap kayıtlarında davalıdan 200.174,23 TL alacaklı göründüğünü, depozito ve teminatların izlendiği 126.01.005 nolu hesap kayıtlarında davalıdan 108.700 TL alacaklı göründüğünü, alınan sipariş avanslarının izlendiği 340.01.003 nolu hesap kayıtlarında davalıya 308.935,13 TL borçlu olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerinde ve cari hesabında yapılan incelemelerde davacı tarafa borcunun olmadığını, hak edişler yönünde yapılan incelemede; 07.07.2014 tarihli 26.09.2014 tarihli ve 05.01.2015 tarihli sözleşmeler uyarınca sırayla düzenlenen 11 adet, 7 adet, 5 adet hak edişlerin her iki tarafında ticari defterlerinde yer olmadığı ve uyuşmazlık bakımından sorun olmadığının tespit edilmekle birlikte, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların 07.07.2014 tarihli sözleşmenin 12. Hak ediş faturası ve 26.09.2014 tarihli sözleşmenin de 8 nolu hak edişlerin davalı tarafından onaylanmadığı ve bu hakkedişlerin ihtilaflı olduğunu, 05.01.2015 tarihli sözleşmeye ilişkin olarak kesilen 6 nolu hak edişin ise fatura düzenlenerek tarafların yasal defterlerine işlendiğini ve ödemelerin yapıldığının tespit edildiğinden davacı tarafın yasal defterlerinde kaydedildiği ve ödemelerin de yapıldığının görülmekle davacı tarafından 6 nolu hak ediş belgesinden bir alacağının olmadığını, davacı tarafından talep edilen bir diğer alacak kalemi olan Hafriyat alacağı kalemi olduğunu, bu husus da davacı tarafından davalı tarafa toplamda 181.366 TL'Lik fatura düzenlediğini ve bu tutarın da davalı tarafından ödendiği her iki tarafında ticari defter ve belgelerinde yer aldığı görülmekle davacı tarafından söz konusu alacak kaleminin olmadığını, asıl dava bakımından; taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalı tarafından ceza koşulu talep edilmesi için davalı tarafından düzenlenen ve takvime uygun gecikmeye uğramadan ödemeler yapması gerektiği ancak davalı tarafından ödemelerin gecikmeli olarak yapıldığını, bu sebeple davalı tarafından ceza koşulu talebinde bulunamayacağını, keza ceza koşulu ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olduğundan talep hakkının saklı tutulmamış olduğunu, davacı tarafından bakiye kalan alacağını talep etme hakkında bulunacağı buna göre, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere takibin tespit alacak miktarı olan 07.07.2014 tarihli sözleşmesinde onaylanmayan 12 nolu hak ediş 23.031,10 TL ve 26.09.2014 tarihinde onaylanmayan 8 nolu hak edişinden kaynaklanan 1.128.619,48 TL, toplam 1.151.650,58 TL üzerinden devam edebileceğini, davacı tarafın aynı zamanda icra takibinde işlemiş faiz talep ettiğini, davacının alacağını davalından 11/01/2016 tarihli ihtarla talep ettiğini, bu ihtarın davalıya ne zaman teslim edildiğinin ispata muhtaç olduğundan davacının işlemiş faiz talep etmesinin mümkün olmadığını, Birleşen Dava Bakımından; Birleşen davanın davacısı tarafından gönderilen 25.07.2016 tarihli ayıp ihbarnamesinin süresi içinde yapıldığının kabul etmenin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, Mahkemece de aynı sonuca varılacak olursa davacının üçüncü kişiye ödemiş olduğu tamir ücreti olan 271.466,32 TL yi talep edebileceğini belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları 23/01/2023 tarihli ek raporlarında; asıl dava bakımından davacının davalıdan 1.151.650,58 TL talep edebileceğini, davalının davacıdan ceza koşulu nedeni ile alacaklı olmadığını, birleşen İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası bakımından davacının ayıplı ifa nedeniyle davalıdan 271.466,32 TL talep edebileceğini, birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacının dava dışı firmaya ödemiş olduğu ceza koşulunun davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları 30/04/2021 tarihli raporlarında; asıl dava bakımından; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye 1.281.625,88 TL tutarında bakiye hakediş (iş bedeli) asıl alacağı bulunduğunu, bu asıl alacağın takip tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte tahsili gerektiğini, ayrıca 11.01.2016 tarihli Temerrüt İhtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği tarihten 3 gün sonraki tarihten itibaren takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunduğunu, bu ihtarnamenin tebliğ şerhine rastlanmadığından, takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi tutarının hesaplanmasının mümkün olamadığını, birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. sayılı davası ile ilgili değerlendirmelerde; Birleşen Dava konusu uyuşmazlığın; davalı/... Şirketinin 07.07.2014 tarihli Sözleşmeye istinaden yapmış olduğu işlerde ayıpların bulunup bulunmadığı, davacı/... Şirketinin bu ayıplar sebebiyle uğramış olduğu zararın tazminini, takip tarihi itibariyle talebe hak kazanıp kazanamadığı olduğu, Raporlarının Teknik Kısmındaki tespitlere göre; davalı/yüklenicinin 07.07.2014 tarihli Sözleşmeye istinaden yapmış olduğu işlerde “gizli ayıplar” bulunduğu, bu ayıpların tamiri sebebiyle davacı/işveren, yapmış olduğu tamir masrafları sebebiyle 240.000 TL + KDV = 271.466,32 TL tutarında zarara uğradığını, Davacı/işverenin bu davadaki tazminat talebinin, TBK.md.475/f.2 uyarınca Genel Hükümlere (TBK.md.112 vd.) dayanan bir tazminat talebi olduğundan, bu talep için yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunma zorunluluğu (yükümlülüğü) bulunmadığından, davacı/işverenin bu talepte bulunmaya hak kazanması için yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünün bulunmadığını, ayrıca gizli ayıplar ortaya çıktıktan sonra “TMK.md.2'daki Dürüstlük Kuralına göre saptanacak olan uygun bir süre” içinde davalı/işverenin ayıp ihbarında bulunmakla yükümlü olduğu (TBK.md.477/f.3 hükmünün bu şekilde anlaşılması gerektiği) hususu doktrinde haklı olarak kabul edildiğinden, davacı/işverenin 25.07.2016 tarihinde ayıp ihbarında bulunduğu anlaşıldığından, davalı/yüklenici de “yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, gecikmeli olarak ayıp ihbarında bulunulduğu” yönünde bir savunmada bulunmadığından (ki dava dosyası içeriğinde böyle bir savunmaya rastlanmadığını), davacı/işverenin yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, Nitekim 29.11.2021 tarihli 3.Bilirkişi Kurulu Kök Raporunda da, benzer gerekçelerle, davacı/işverenin yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu kanaatine varıldığını, Davacı/işverenin davalı/yükleniciden, Birleşen Dava tarihi itibariyle, iddia ve talep ettiği tazminat (ödemiş olduğu Cezai Şart sebebiyle uğramış zararın tazminini) talep etme hakkının bulunmadığını, birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı davası ile ilgili değerlendirmelerde; Birleşen dava konusu uyuşmazlığın; davacı/işverenin kendi işvereni durumunda olan davadışı şirkete ödemiş olduğu Cezai Şart tutarı sebebiyle uğramış olduğu zararın tazminini davalı/yükleniciden, talebe hak kazanıp kazanamadığı noktasında olduğu kanaatine varıldığını, gerek işbu raporun Teknik ve Mali Kısmındaki tespitlere, gerekse dava dosyasına daha önce sunulmuş olan Raporlardaki Tespitlere göre; davalı/yüklenici 07.07.2014 tarihli Sözleşme ile yapımını borçlandığı işlerin yapımında geciktiği gibi, davacı/işveren de Sözleşme ile ödemeyi borçlandığı hakediş ödemelerini yapmakta geciktiğini, kendi borcunu ifa etmekte geciken davacı/işverenin, davalı/yüklenicinin borcunu ifa etmekte gecikmesi sebebiyle kendi işverenine ödemek zorunda kaldığı Cezai Şart sebebiyle uğradığı zararın tazminini davalı yükleniciden talep etmesinin, TMK.md.2'daki Dürüstlük kuralı” ile bağdaşmayacağı ve dolayısıyla da “Hakkın Kötüye Kullanılması” oluşturacağı gibi, davalı/yüklenicinin TBK.md.97 uyarınca sahip olduğu “ödemezlik def'inde bulunarak kendi borcunu ifa etmeme” hakkı ile de bağdaşmayacağını, nitekim, 3.Bilirkişi Kurulu tarafından hazırlanmış olan 23.01.2023 tarihli 3.Ek Bilirkişi Kurulu Raporunda da , benzer gerekçelerle, aynı yönde kanaate varıldığını, sonuç itibariyle yukarıda açıklanan gerekçelerle, işbu Birleşen Dava bakımından; Davacı/işverenin davalı/yükleniciden, Birleşen Dava tarihi itibariyle, iddia ve talep ettiği gibi tazminat talep etme hakkının bulunmadığını belirtmişlerdir. Bilirkişiler ..., ...ve ... Mahkememize sundukları 08/10/2024 tarihli ek raporlarında; davacı taşeron şirket ...Tic. A.Ş. tarafından davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihine göre temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin 3.318,18 TL olduğunu belirtmişlerdir. Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; asıl davada davacı/birleşen davada davalı .... A.Ş. ile asıl davada davalı/birleşen davalarda davacı ... Tic A.Ş. arasında ...Projesi kapsamında 07/07/2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesi, 26/09/2014 tarihli mimari işler sözleşmesi, 05/01/2015 tarihli yol ve alt yapı imalatları sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmelerde asıl davada davalı/birleşen davalarda davacı olan ... A.Ş.'nin iş yaptıran olarak, asıl davada davacı/birleşen davalarda davalı olan ...A.Ş.'nin yüklenici olarak yer aldığı, Asıl davada taşeron şirket olan davacı, ana yüklenici olan davalı şirketten eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye ücret alacağı ve sözleşme dışında ek olarak yaptırılan işten kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile yapılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep ettiği, Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında; davalı taşeron şirketin yaptığı çatı izolasyonundaki hatalı ve ayıplı işler nedeniyle, davacı ana yüklenici şirketin 3. şirkete yaptırdığı işlerden dolayı ödemiş olduğu bedelin tahsili için yaptığı icra takibine davalı olan taşeron şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ettiği, Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında; davalı taşeron şirketin iş yapımındaki gecikmeleri nedeniyle davacı ana yüklenici şirketin dava dışı projenin yatırımcısı olan şirket ile aralarındaki sözleşme gereğince ödemek zorunda kaldığı cezai şartın davalı taşeron şirketin kusuruna isabet eden cezai şart kısmının tahsilini talep etiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında yapılan 07/07/2014 tarihli ...Sözleşmesi, 26/09/2014 tarihli Mimari İşler Sözleşmesi, 05/01/2015 tarihli Yol ve Alt Yapı İmalat Sözleşmesi, hak edişler, ihtarnameler, süre uzatım yazısı, SGK'ya verilen iş bitiş bildirimi, icra dosyaları, delil tespiti dosyası, bilirkişi rapor ve ek raporlarına göre; taraflar arasındaki sözleşmelerin hepsinin anahtar teslimi götürü bedelli olduğu, asıl davada taşeron olan davacı...A.Ş.'nin 07/07/2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesi kapsamında 12 numaralı hak edişten dolayı 23.031,10 TL, 26/09/2014 tarihli mimari işler sözleşmesi kapsamında 8 numaralı hak edişten dolayı 1.218.619,48 TL alacağı bulunduğu, 05/01/2015 tarihli sözleşme kapsamında 8 numaralı hak edişten dolayı 39.975,30 TL alacaklı olduğu, buna göre toplam alacağın 1.281.625,88 TL olduğu, ilave işlerden kaynaklı olarak 181.366 TL talep edilmiş ise de; bu tutar ile ilgili fatura düzenlendiği ve tarafların defter ve kayıtlarına göre davalı tarafından davacıya ödendiği, davalının davacıya yaptığı 7 adet hak ediş ödemesinde 5 ile 29 gün arasında gecikmeler olduğunun bilirkişiler tarafından tespit edildiği, 07/07/2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesinin 16.11 maddesinde gecikme cezası uygulanabilmesi için iş yaptıranın ödemelerini takvime uygun olarak yapıyor olması şartına bağlı olduğu, hak ediş ödemelerinde gecikme olması nedeniyle davalı iş yaptıranın cezai şart talep edebilme ön koşulunun yerine gelmediği, davacı taşeron ...Tic. A.Ş. tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihine göre temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş faizin 3.318,18 TL olduğu, buna göre asıl davada taşeron ... Tic. A.Ş.'nin davalı ana yüklenici ... Tic A.Ş.'den hak ediş alacağı olarak 1.281.625,88 TL asıl alacak ve 3.318,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.284.944,06 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktar alacak için davalı ... Tic A.Ş. tarafından yapılan itirazın iptaline, bu miktar alacak için takibin devamına karar verilmiştir. Davacı ...Tic. A.Ş. icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de; alacağın likit olmaması nedeniyle bu talebin reddine karar verilmiştir. Asıl davada davalı ...Tic A.Ş. kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; alacağın likit olmaması ve takip talebindeki miktar kadar talep edilmesinde davacının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden asıl davada davalı şirketin kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında; davalı ...Tic. A.Ş.'nin yaptığı çatı izolasyonundaki hatalı ve ayıplı işler nedeniyle davacı ana yüklenici şirketin 3. şirkete yaptırdığı işlerden dolayı ödemiş olduğu bedelin tahsili için yaptığı icra takibine davalı olan taşeron şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmıştır. ...6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasında bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda; A-B-C bloklarındaki teras çatıları su yalıtım kusurlarının giderilmesi için yapılan söküm, kırım, moloz atılması ve yeniden düzenlenerek yalıtılması işleri için malzeme ve işçilik bedelleri olarak KDV hariç 240.000 TL'ye ihtiyaç olduğunun bildirildiği, davacı ana yüklenici şirket tarafından davalı taşeron şirkete ayıp ihbarının yapıldığı ve hataların giderilmesi gerektiğinin bildirildiği, gerekli tamiratların ve yenileme işlemlerinin yapılmaması nedeniyle davacı ana yüklenici tarafından onarım işlerinin dava dışı .... Ltd. Şti.'ne yaptırıldığı ve bu şirket tarafından KDV dahil toplam 271.466,32 TL'lik fatura düzenlendiği, Mahkememizce yapılan keşif ve bilirkişi raporlarında da davalı taşeron tarafından işlerdeki ayıbın niteliği itibariyle gözle görülmeyen ve kullanılmakla sonradan ortaya çıkan bir tür ayıp olduğu, bu nedenle ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşıldığından; TBK'nın 474 vd. maddeleri gereğince davacı ana yüklenici tarafından ayıbın giderilmesi için 3.şirkete yapılan ödemelerin davalı taşeron şirketten talep etme hakkı olduğu anlaşıldığından buna yönelik icra takibinde taşeron olan davalının yaptığı itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali davasının kabulüne, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın yargılamayı gerektirip likit olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında; davalı taşeron şirketin iş yapımındaki gecikmeler nedeniyle davacı ana yüklenici şirketin dava dışı projenin yatırımcısı olan şirket ile aralarındaki sözleşme gereğince ödemek zorunda kaldığı cezai şartın davalı taşeron şirketin kusuruna isabet eden cezai şart kısmının tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve bilirkişi raporlarına göre davacı ana yüklenicinin davalı taşerona yaptığı 7 adet hak ediş ödemesinde 5 ile 29 gün arasında gecikmeler olduğunun tespit edildiği, 07/07/2014 tarihli kaba inşaat sözleşmesinin 16.11 maddesinde gecikme cezası uygulanabilmesi için iş yaptıranın ödemelerini takvime uygun olarak yapıyor olması şartına bağlı olduğu, ayrıca davalı taşeron şirketin de eseri imalde geciktiği anlaşılmıştır. Davacı ana yüklenicinin davalı taşerona ödeme borcunu ifa etmekte gecikmesi nedeniyle kendi işverenine ödemek zorunda kaldığı cezai şart zararının davalı taşerondan talep etmesinin TMK'nın 2.maddesindeki dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gibi, TBK'nın 97.maddesindeki "karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir" hükmü göz önüne alındığında davacı ana yüklenicinin, işin gecikmesi nedeniyle kendi işverenine ödediği cezai şart alacağını taşeron olan davalı şirketten talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak bu birleşen davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; a)... 1. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalının; 1.281.625,88 TL asıl alacak ve 3.318,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.284.944,06 TL alacak için yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Davacının icra inkar tazminatı, davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, 2-BİRLEŞEN ... 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVASININ KABULÜ İLE; a)... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalının; 271.466,32 TL asıl alacak için yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, b)Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-BİRLEŞEN ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...ESAS SAYILI DAVASININ REDDİNE, 4-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 87.774,52 TL harçtan peşin alınan 21.455,16 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 66.319,36 TL harcın davalı ...Tic. A.Ş.'den tahsiline, b)Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı ve 21.455,16 TL peşin harç toplamı 21.484,36 TL'nin davalı .. A.Ş.'den alınarak davacı ... A.Ş.'ne verilmesine, c)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 191.892,17 TL vekalet ücretinin davalı ... Tic A.Ş.'den alınarak davacı ... A.Ş.'ne verilmesine, d)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın ret edilen kısmına göre hesaplanan 77.726,89 TL vekalet ücretinin davacı ...A.Ş.'nden alınarak davalı ...Tic A.Ş.'ne verilmesine, e)Asıl ve birleşen davalar için tüm masraflar ortak yapıldığından davacı tarafından yapılan toplam 221,80 TL keşif harcı, 13.500 TL bilirkişi ücreti ve 485 TL tebligat- müzekkere masrafları olmak üzere toplam 14.206,80 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davaların tamamı göz önüne alınarak davaların kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.650,45 TL.sinin davalı ...Tic A.Ş.'den alınarak davacı ...A.Ş.'ne verilmesine, d)Asıl ve birleşen davalar için tüm masraflar ortak yapıldığından davalı tarafından yapılan toplam 419,90 TL keşif harcı, 45.000 TL bilirkişi ücreti ve 508,75 TL tebligat- müzekkere masrafları olmak üzere toplam 45.928,65 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen davaların tamamı göz önüne alınarak davaların kabul ve ret oranına göre hesaplanan 11.497,20 TL.sinin davacı ... A.Ş.'nden alınarak davalı ...Tic A.Ş.'ne verilmesine, f)Taraflarca tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-BİRLEŞEN ... 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 18.543,86 TL harçtan, peşin alınan 4.635,97 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 13.907,89 TL harcın davalı ...Tic. A.Ş.'nden tahsiline, b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 43.434,61 TL vekalet ücretinin davalı ... Tic. A.Ş.'nden alınarak davacı ... Yatırım İnşaat ve Tic A.Ş.'ne verilmesine, c)Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvurma harcı ve 4.635,97 TL peşin harcı olmak üzere toplam 4.667,37 TL yargılama giderlerinin davalı ... Tic. A.Ş.'nden alınarak davacı ... Yatırım İnşaat ve Tic A.Ş.'ne verilmesine, d)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-BİRLEŞEN ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN...ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre alınması gereken 615,40 TL harçta peşin alınan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 16.462,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ... Tic A.Ş.'ne iadesine, b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 152.000 TL vekalet ücretinin davacı ... A.Ş'nden alınarak davalı ... Tic. A.Ş.'ne verilmesine, c)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin, davacı ... Yatırım İnşaat ve Tic A.Ş'den tahsiliyle hazineye irat kaydına, d)Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025
Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır
**Bu belge 5070 sayılı Kanun Kapsamında Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*