İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/278 E. 2020/12 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/278
- Karar No
- 2020/12
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/278 KARAR NO : 2020/12
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/04/2016 KARAR TARİHİ : 08/01/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; ... günü saat: ... sularında ... istikametinden ... istikametine ... mah. ... yan yolundan yaya olarak ilerleyen müvekkilinin, karşıya geçmek için yaya geçidini kullandığı sırada davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya çarptığını ve bu yolla özürlü kalacak şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağına göre davalı ...'ın kusurlu olduğunu, kaza sonrasında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davacının ... ... öğrencisi ... inci sınıf öğrencisi olduğunu, TBK m. 54 gereği tazminat talep ettiklerini, efor kaybı ve mesleğe geç başlama tazminatının hesabının yapılmasını istediklerini, bu yönüyle taleplerinin ... TL olduğunu, tedavi amaçlı ulaşım gideri taleplerinin ... TL olduğunu, haksız fiilden ötürü ... TL manevi tazminat talep ettiklerini beyan ederek; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan aracın müvekkil nezdinde ...-... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkilinin tali kusurlu olduğunun dava dilekçesinde iddia edildiğini ancak buna ilişkin bir somut delilin dosyada mevcut olmadığını, kazaya karışanların kolluktaki ve/veya savcılıktaki ifadelerinin incelenmesi gerektiğini, kusur ve maluliyet durumlarının usulüce araştırılması gerektiğini beyan ederek; davanın kısmen veya tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini, ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, olayda davacının kusuru olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 6.Dava, trafik kazasından kaynaklanan, haksız fiil hukuki sebebine dayalı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. 7.Öncelikle söylemek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). Taraf kendisi tarafından ispat edilmesi gereken vakıayı ispat edemezse, karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (KURU,Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulu, İstanbul 1990, C. 2, s. 1356 vd.) Türk Medeni Kanunu m. 6 usul hukukunda ispata ilişkin genel kuralı koymuştur. Buna göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 8.İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü davacıdadır. 9.Mahkememizce yargılama konusu kazaya ilişkin Antalya ... Asliye Ceza mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası, uyap sistemi üzerinden dosya arasına alınmıştır. D1.MALULİYET ORANI (10-13 arası) 10.Davacının maluliyet oranının tespiti açısından İstanbul Adli Tıp Kurumundan aşamalarda rapor aldırılmıştır. ... tarihli, ... karar sayılı raporda özetle; maluliyet tayinine yer olmadığı ve iyileşme süresinin kazadan itibaren 9 aya kadar uzayacağı belirtilmiştir. 11.Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihlerine göre; a-)11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, b-)11.10.2008-31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, c-)01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, d-)Poliçe tanzim tarihi 01.06.2015-19/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, e-) Poliçe tanzim tarihi 20/02/2019 tarihinden sonra ise,18 yaşını doldurmuş bireyler yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 12.Rapora bakıldığında, maluliyet oranının "Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre hazırlandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ... tarihli celsede bu hususa dikkat çekilerek, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre rapor hazırlanması için dosya tekrardan İstanbul ATK ya gönderilmiştir. 13.İstanbul ATK nın ... tarihli, ... karar sayılı raporunda özetle; davacının kazadan ötürü ve "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre tüm vücut fonksiyon kaybının olmadığı, geçici bakıcı ihtiyacının 3 ay olduğu, iyileşme süresinin kazadan itibaren 9 aya kadar uzayacağı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, beyan ve itirazlar alınmıştır. D2.KUSUR ORANI (14-23) 14.Mahkememizce aşamalarda, İstanbul Adli Tıp Kurumundan kusur konusunda rapor aldırılmıştır. ... tarihli kusur raporuna göre, davalı ...'ın kazada %80 oranında, davacının ise kazada %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. 15.Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esasında yapılan yargılamada aldırılan ATK kusur raporunda özetle; sürücü ...'ın kazada asli kusurlu, yaya ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir. Yine ceza mahkemesinde hazırlatılan trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda ise, sürücü ...'ın tam kusurlu, yayanın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. 16.Tazminat yargılaması hususunun ceza yargılaması ile ilişkisi de 6098 sayılı "Türk Borçlar Kanunu"nda (m. 74) düzenlenmiştir. Buna göre; "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz." 17.Ayrıca; aynı ilke hukuk uygulamasında yenleşmiş olmakla; T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/17-50 esas , 2011/231 karar nolu 27/04/2011 karar tarihli mahkememizce de emsal görülen kararından özetle belirtildiği üzere, ceza mahkemesince verilen beraat kararı , kusur ve derecesi , zarar tutarı, temyiz gücü ve isnat yeterliliği , illiyet gibi esaslar hukuk hakimini bağlamaz. 18.Ayrıca, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin, 2018/2037 Esas, 2018/6418 Karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ceza mahkemeleri tarafından verilen kararların hukuk mahkemelerine etkisi hususu Anayasa Mahkemesi' nin 2013/4701 başvuru numaralı, 23/01/2014 karar tarihli kararında değerlendirilmiş olup, söz konusu karara göre; "...58. Hukuk ve ceza davalarının konuları, tarafları ve amaçları farklı olduğundan, ceza mahkemesi kararları, hukuk davaları için kural olarak kesin hüküm oluşturmaz. Haksız fiil nedeniyle açılan tazminat davalarını çözmek bütünüyle hukuk hâkiminin görevi içindedir. Bir "bekletici sorun" iddiası karşısında kalan hâkimin, görevi dışındaki bu iddianın mutlaka görevli mahkemede çözülmesini bekleme yükümlülüğü yoktur. Kendisi de birçok durumlarda ileri sürülen hususu karara bağlayabilir. Kaldı ki, mülga 818 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararıyla bağlı ise de, maddi olayı tespit etmeyen beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz. Onun için hukuk hâkimi, topladığı deliller doğrultusunda karar verebilir. Ceza mahkemesinin delilleri tespit ve takdiri ile hukuk mahkemesinin delilleri tespit ve takdirinin farklı olmasının bir sonucu olarak, bir olayda sebep sonuç bağı bulunmadığına dair ceza mahkemesi kararı dahi hukuk hâkimini bağlamayabilir. Kaldı ki AİHM de, Türk hukuk sistemine göre, hukuk mahkemelerinin ceza mahkemeleri kararlarına tabi olmadığını, bu nedenle ceza davasının sonucunu beklemek için yargılamayı uzun bir süre ertelemek durumunda bulunmadığını belirtmektedir. (bkz. Mustafa Türkoğlu / Türkiye, B. No. 58922/00, 8/8/2006, § 40)." hususları belirtilmiştir. 19.Somut olaya bakıldığında, ceza mahkemesinde sanık tamamen kusurlu bulunduğundan ... TL adli para cezası ile cezalandırılmıştır ve karar kesindir. 20.Yukarıda da bahsedildiği üzere, maddi vakıaya yönelik tespitler yönünden ceza mahkemesinin kararı ile bağlılık mevcut olsa da kusur konusunda da ceza mahkemesinin kararı ile bağlılık söz konusu değildir. Mahkememizce aldırılan kusur raporundaki maddi tespitlerle ceza dosyasında aldırılan kusur raporlarındaki maddi tespitler aynıdır. Farklı olarak, mahkememizce aldırılan raporda davacının gerekli yeterli kontrolü yapmaması dolayısıyla kendisine %20 kusur verilmiştir. 21.Mahkememizce aldırılan kusur raporu taraflara tebliğ edilmiş ve davacı ve davalı taraf ... tarihli celsede itirazlarını sunmuştur. 22.Davacı vekili, asil müvekkilinin de hazır olduğu duruşmada, kusura yönelik itirazlarından vazgeçtiklerini, aleyhe tespit edilen kusur raporuna göre hüküm kurulmasını beyan etmiştir. 23.Mahkememizce aldırılan ... tarihli, davalı ...'ın kazada %80 oranında, davacının ise kazada %20 oranında kusurlu olduğu yönündeki rapora göre karar vermek gerekmiştir. 24.Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden hesap raporu aldırılmıştır. ... tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre, davacının geçici iş gücü kaybından dolayı talep edebileceği maddi zararının ... TL olduğu, sürekli iş gücü kaybından dolayı talep edebileceği maddi zararının olmadığı, doktorluk mesleğine bir yıl geç başlamasından dolayı zararının ... TL olduğu, tedavi nedeniyle muhtemel yol giderlerine bağlı zararının ... TL olduğu belirlenmiştir. 25.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 26.Davalı ... ve ... vekili ve davalı ... şirketi vekili rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. 27.Aktüerya bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dosyaya kazandırılan davacının okul durumuna ilişkin yazılardan da anlaşılacağı üzere, davacının ... ... ... inci sınıf öğrencisi olduğu ve kaza nedeniyle okulu bir yıl geç bitireceğinin, sınıf tekrarı olacağının, mesleğe geç başlayacağının açık olduğu anlaşılmaktadır. Davacının bu şekilde hem maaştan hem de döner sermaye gelirinden mahrum kalacağı açıktır. Aktüerya bilirkişisinin aynı zamanda emekli doktor olduğunun da burada belirtilmesi, tespitlerinin bu yönüyle de göz önüne alınması gerekmektedir. Mesleğe geç başlamadan dolayı yapılan zarar hesabında, kabul edilen gelirlerde bir usulsüzlük, kabule göre hata mevcut değildir. 28.Davacı vekili, taleplerini, aktüerya bilirkişi raporu doğrultusunda belirli hale getirmiştir. 29.TBK m. 54'e göre; Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar 30.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına almıştır (Benzer yönde; HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı, HGK nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 esas,2013/74 karar sayılı ilamları) 31.Davacının mesleğe geç başlamasından ötürü oluştuğunu iddia ettiği zarar, kazanç kaybıdır. Bilirkişi raporunda da hesaplama yapılırken davacının bir sene mesleğe geç başlamasından dolayı mahrum kaldığı kazanç kaybından bahsedilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, A.6./k maddesi gereği gelir kaybı hali sigorta teminatı dışındadır. Davalı trafik sigortacısı sadece doğrudan zararlardan sorumludur.(Yargıtay 17. HD., 2016/15105 esas, 2019/6917 karar; 2016/8618 esas, 2019/3325 karar) Bu nedenlerden dolayı davacının, mesleğe geç başlamadan ötürü davalı ... şirketine yönelttiği talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. 32.Bilirkişi raporlarını hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 33.Bu hususlar doğrultusunda, mahkememizce aldırılan kusur, ... tarihli, ... karar sayılı ATK maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. 34.Davacı vekili, haksız fiil nedeni ile manevi tazminat talebinde de bulunmuştur. 35.Mahkememizce tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yaptırılmıştır. 36.T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.04.1982 gün ve E:1981/4-56, K:1982/348 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kişilik hakları, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlayan, herkese karşı ileri sürülebilen ve kaynağını Anayasa’dan alan; yani Anayasa’nın teminatı altında bulunan mutlak bir haktır. Manevi tazminat sade bir ifade ile, zarar görenin kişilik değerlerinde iradesi dışında meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir(EREN, Fikret., Borçlar Hukuku-genel hükümler-, 8. Bası, Ekim 2003, s. 745, KILIÇOĞLU,Ahmet, Borçlar Hukuku, Ankara 2004, s. 311, ERTAŞ, Şeref., Manevi Tazminatın Hukuki Niteliği ve Miktarının Tespiti, Postacıoğlu'na Armağan, Ankara 1990, s. 83 vd.)Manevi tazminatta zarar, kişinin iç huzuru ve manevi bütünlüğüne yapılan saldırının mecazi ifadesidir(KILIÇOĞLU,Mustafa, Tazminat Hukuku,3. Baskı, Şubat 2010, s.1031.,HATEMİ, Hüseyin, Sözleşme Dışı Sorumluluk, C.II,İstanbul 1993, s.102) 37.Manevi tazminata hükmedilirken uygulamaya 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki ilkeler ışık tutmaktadır. 38.Manevi tazminat uygulamadaki yerleşen ilkeler ve tarafların sosyal ve ekonimik durumları da gözetilerek, hakimin takdirinde bir husustur. Mahkemeler kanunen kendilerine tanınan takdir haklarını dikkatlı kullanmalıdırlar. Takdir yetkisi, kanun koyucunun bilerek ve isteyerek, yani bilinçli olarak bıraktığı kural-içi (intra legem) boşlukların; hukuk kurallarını uygulamakla yükümlü olanlarca, olaylardaki özelliklerle toplumdaki ahlâkî düşünceler, hukukun birliği, takdir yetkisini tanıyan kuralın amacı, sosyal adalet gibi hususlar göz önünde tutularak ferdîleştirilip doldurulması yetkisidir. Hukukî niteliği bakımından, MK. m. 4'de tanınmış olan bu yetki, kural-içi boşluğu doldurup doldurmamak bakımından yargıca bir « s e r b e s t i » (ihtiyar) vermemiş; tersine, bir ödev yüklemiştir. Gerçekten, MK. m. 4'e göre, «hâkim ... hükmeder». Bu ibareden ödev niteliği kolaylıkla anlaşılmaktadır. Şu halde, hakim, takdirle ilgili şartların gerçekleşmesi halinde, takdir yetkisini kullanmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, hakkın dağıtımından kaçınmış olur(EDİŞ, Seyfullah; Hukukun Uygulanmasında Yargıca Tanınmış Takdir Yetkisi). 39.Mahkememiz anılan hususların da farkında olarak, dosyaya dönüldüğünde, olayın oluşu, tarafların ekonomik durumları, davacının sosyal ve ekonomik durumu, kabul edilen kusur ve maluliyet durumu göz önüne alınarak, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki (Belirtilmelidir ki; Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları konularıyla sınırlı, sonuçlarıyla bağlayıcıdırlar, bkz: 2797 saıyılı Yargıtay kanunu m. 45;"İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.)ilkeler göz önünde tutarak, göz önüne alınarak ... TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu kaaatine varılmıştır. 40.Tüm dosya kapsamına, mahkememizce aldırılan kusur, ... tarihli, ... karar sayılı ATK maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporuna göre, yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacının beden tamlığının ihlali iddiasından doğan maddi tazminat talebinin kabulü ile; ... TL maddi tazminatın davalı ... ve ... yönünden ... tarihinden itibaren; davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının, mesleğe geç başlamasından dolayı maddi tazminat talebinin davalı ... ve ... yönünden kabulü ile; ... TL maddi tazminatın ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının mesleğe geç başlamasından dolayı maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden reddine, davacının tedavi nedeniyle yol masrafı talebinin kabulü ile; ... TL yol masrafının davalı ... ve ... yönünden ... tarihinden itibaren; davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurmak gerekmiştir. 41.Son olarak üst yargı denetimine elverişlilik açısından, yargılama giderleri hakkında da kısa bir açıklama yapmak gerekmektedir. Genel kural olarak, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD nin, 2019/555 esas, 2020/91 karar sayılı güncel emsal ilamında da belirtildiği üzere; Davacılar maddi ve manevi tazminat isteklerini birlikte ileri sürmüşlerdir. Niteliği icabı "sadece maddi tazminata özgü" olan gider dışındaki tüm giderler ortaktır. Sadece maddi tazminata özgü yargılama gideri ise "hesap raporu" alınması için sarf edilen giderdir. Mahkememizce aktüer bilirkişiye verilen ... TL bilirkişi ücret bedeli ve aktüreya bilirkişi raporunun elden tebliğ alınanlar haricinde bir tarafa yapılan tebliğ gideri ... TL sadece maddi tazminata özgü yargılama gideri olarak ayrı bir kalemde hükümde gösterilmiştir. Davalılara yönelik toplam maddi tazminat talebi, ... TL maluliyet ve mahrum kalınan kazanç tazminatı, ... TL tedavi için ulaşım gideri olmak üzere ... TL dir. Davalı ... şirketi bu talep toplamının ... TL sinden sorumlu tutulmuştur. Sigorta şirketine yönelik mahrum kalınan kazanç talebinde davacı haksız bulunmuştur. Davacının, davalı ... şirketine yönelttiği taleplerinde haklılık oranı %11,48 dir (...*.../...). Davacının manevi tazminat talebi de eklenerek bulunan toplam tazminat talebi ... TL dir. Manevi tazminat talebi zaten davalı ... şirketine yöneltilmemiştir. Ortak giderlerden davalı ... şirketi kendisine yapılan talep türü ile ve haklılık/haksızlık oranı ile sınırlı sorumludur. Harçların bölünmezliği ilkesi de dikkate alınmıştır. Mahkememizce bu hususlar göz önüne alınarak hüküm kurulmuştur. HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davacının beden tamlığının ihlali iddiasından doğan maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE; ... TL maddi tazminatın davalı ... ve ... yönünden ... tarihinden itibaren; davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının, mesleğe geç başlamasından dolayı maddi tazminat talebinin davalı ... ve ... yönünden KABULÜ İLE; ... TL maddi tazminatın ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının mesleğe geç başlamasından dolayı maddi tazminat talebinin davalı ... yönünden REDDİNE, 4-Davacının tedavi nedeniyle yol masrafı talebinin KABULÜ İLE; ... TL yol masrafının davalı ... ve ... yönünden ... tarihinden itibaren; davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin/nispi karar harcı ve aşamalarda yatırılan ... TL tamamlama harcı toplamı ... TL nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli bakiye ... TL karar harcının, davalı ... şirketinin ... TL sinden sınırlı müteselsil sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı ... şirketi aleyhine verilen hüküm ... TL olduğundan, bu miktar üzerinden hesaplanan karar harcı miktarı olan ... TL olduğundan, davalı ... şirketinin bakiye harç olarak tespit edilen ... TL nin ... TL sinden sınırlı müteselsil sorumlu tutulmuştur) 8-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 9-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL harç toplamının, davalı ... şirketinin ... TL sinden sınırlı müteselsil sorumlu olması kaydıyla davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (başlangıçtaki maddi tazminat taleplerinin maktu harca tekabül etmesi //... TL// gereğince başvurma harcından ve maktuya tekabül eden karar harcından sigorta şirketi müteselsilen sorumlu tutulmuştur/artırılan kısım kazanç kaybı yönünden davalı ... şirketi bakımından reddedilmiştir. Dava türünde, harç başlangıçta 1/20 alınır ) 10-Davacı tarafça sadece maddi tazminata özgü yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) aktüerya bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin, davalı ... şirketine karşı haklılık oranı da göz önüne alınarak, davalı ... şirketinin ... TL sinden sınırlı müteselsil sorumlu olması kaydıyla, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davacı tarafça maddi ve manevi tazminat talepleri bir arada ileri sürüldüğünden, dosyada tüm talepler bakımından ortak yapılan mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-kusur/maluliyet bilirkişi raporları ücret bedelleri toplamı ... TL nin, davalı ... şirketine karşı manevi tazminat talep edilmemesi/maddi tazminat taleplerinde de davalı ... şirketinin kısmen haklı çıkması göz önüne alınarak, ... TL sinden davalı ... şirketinin sınırlı müteselsil sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12-Davacı taraf maddi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin, davalı ... şirketinin ... TL sinden sınırlı müteselsil sorumlu olması kaydıyla davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı taraf manevi tazminat talebi bakımından kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin, davalı davalı ... ve ...'tan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14-Davalı ..., davacının maddi tazminat talebinde kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve kendisine karşı açılan maddi tazminat talebi kısmen reddedildiğinden reddedilen bölüm yönünden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 15-Davalılar ... ve ..., davacının manevi tazminat talebinde kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, AAÜT m. 10 hükmü de dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'a verilmesine, 16-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, Dair, davacı asil ile vekili ... ve davalı vekili ...'nun yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/01/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır