İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/20400 E. 2018/5505 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/20400
Karar No
2018/5505
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/6 KARAR NO : 2024/570 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 03/01/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ...’ndan kullanmış olduğu kredi kartı borcunun bir kısmını ödeyemediğinden takibe düştüğünü, bankanın, takip tarihinde işlemiş faizleri de anaparaya ekleyerek müvekkili adına T.C. Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ... TL asıl alacak üzerinden takip başlattığını ve yıllık %34,08 sabit faiz uyguladığını, ...’nın, alacağını ...’ye temlik ettiğini, Müvekkili adına kredi kartı borcuna yapılan takipte 5464 Sayılı Kanun’un 26/2. Maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi talep edilmesi gerekirken sabit faiz talep edildiğinin açık olduğunu, Müvekkiline yapılan takipte usulüne uygun muacceliyet ihtarnamesi gönderilmediğini ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden, icra dosyasından dava tarihi itibari ile dosya kapak hesabı alınarak, Yargıtay Kararları dikkate alınarak, dava tarihi itibari ile müvekkilinin borçlu olmadığı miktarın tespitini talep ettiğini belirterek, konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihi itibari ile şimdilik ... TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ...’nin davacı borçludan olan alacağını müvekkil ...' ye temlik ettiğini, davacı borçludan olan her türlü hak ve alacağın müvekkil ...' ye geçtiğini, Kredi kartından kaynaklı borcun ödenmemesi üzerine, temlik eden ... tarafından davacı borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip dosyasına borçlu tarafından herhangi bir itirazda bulunulmaksızın takibin kesinleştiğini, Müvekkil tarafından davacı borçlu aleyhine Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası ikame edilmesi üzerine davacı borçlunun aklına borçtan kurtulmak geldiğini ve böylece huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı ... aleyhine başlatılan tasarrufun iptali davasının halen Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile derdest olduğunu, Davacı yanın, temlik eden şirket ile kredi kartı sözleşmesi imzalamış olup, tarafların kredi kartına uygulanacak ödeme günü, faiz oranı, temerrüt şekli vs. tüm hususlarda mutabık kalarak sözleşmeyi imzaladıklarını, davacı borçlunun takibe, ödeme emrine, faize ve en önemlisi kredi sözleşmelerindeki imzaya herhangi bir itirazının bulunmadığını, davacı borçlu tarafından icra dosyasına ödeme emrinin tebliğini müteakiben 7 günlük itiraz süresinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, takip dosyasının davacı yan yönünden kesinleştiğini, ancak başlatılan takipte herhangi bir ödeme yapılmaksızın davacı borçlu tarafından işbu davanın ikame edildiğini belirterek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit davasıdır. Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böye bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı) Ancak, somut olayda, talep faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Menfi tespit davalarında tarafların haklılık durumunun dava tarihi itibariyle tespiti gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2018/3676 E, 2020/106 K; 2017/3407 E, 2019/2006 K; 2014/20597 E, 2015/11667 K) İcra dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce aşamalarda Yargıtay kararları da dikkate alınarak, delil ve belgeler toplanarak, bir bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. ... tarihli bankacı bilirkişi raporunda özetle; Takipte kesinleşen miktara işleyen faizin ... TL olduğu, kapak hesabında ise bu miktarın ... TL olduğu, farkın ... TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, talep miktarını sonuç rakam farkına göre ıslah etmiştir. Islah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporundaki yerinde görülen tespitler, taleple bağlılık ilkesi düşünülerek; Davanın kısmen kabulü ile; davacının, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, anılan icra dairesinin dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen dava tarihi itibariyle takipte kesinleşen miktara işlemiş olan ...-TL faizin ... TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davacının, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında, anılan icra dairesinin dosya içerisinde mevcut ... tarihli yazısı ekinde yer alan kapak hesabında bildirilen dava tarihi itibariyle takipte kesinleşen miktara işlemiş olan ...-TL faizin ... TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç ve aşamalarda yatan ... TL ıslah harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan; ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2024 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/20400, K. 2018/5505, T. 07.12.2011, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-20400-e-2018-5505-k-c22a817f1fc7