Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2016/20400 E. 2018/5505 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2016/20400
Karar No
2018/5505
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/4 KARAR NO : 2024/568 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 02/01/2024 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ...’ndan kullanmış olduğu taksitli ticari kredi ve ... borcunun bir kısmını ödeyemediğinden takibe düştüğünü, bankanın, takip tarihinde işlemiş faizleri de anaparaya ekleyerek müvekkili adına T.C. Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ... TL asıl alacak üzerinden takip başlattığını ve yıllık %94,50 faiz uyguladığını, ...’nın, alacağını ...’ye temlik ettiğini, müvekkili adına ... borcuna yapılan takipte 5464 Sayılı Kanun 26/2. Maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi talep edilmesi gerekirken sabit faiz talep edildiğinin açık olduğunu, müvekkilinin kullanmış olduğu ticari kredide, ödeme planında görüleceği üzere, temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış olduğundan, Ek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Antalya Bölge Adliye Mahkeme kararında da açıkça belirtildiği gibi “ticari kredilerde her kredi yönünden kredi ödeme planı ve kredi sözleşmesinde akdi ve temerrüt faizleri yazılı ise bu miktar üzerinden, temerrüt faizi konusunda anlaşma yapılmamış ise müşterinin kullanmış olduğu kredi akdi faiz oranın %50 fazlası baz alınarak temerrüt faizi uygulanması gerekeceğini'', Müvekkiline yapılan takipte usulüne uygun muacceliyet ihtarnamesi gönderilmediğini ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden, icra dosyasından dava tarihi itibari ile dosya kapak hesabı alınarak, Yargıtay Kararları dikkate alınarak, dava tarihi itibari ile müvekkilinin borçlu olmadığı miktarın tespitini talep ettiğini belirterek, konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihi itibari ile şimdilik ... TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, beyan dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından davacı taraf aleyhine usul ve yasaya uygun şekilde icra takibine geçildiğini, takibe konu ticari kredi sözleşmesinin ve icra takibinin usulüne uygun olarak düzenlendiğini, davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacı tarafından yasal süresi içerisinde kredi sözleşmesine, içeriğine, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz edilmemesi neticesinde icra takibinin kesinleştiğini, ilgi banka ile davacı arasında imzalanan sözleşmede hem akdi hem de temerrüt faizinin kararlaştırıldığını, taraflarca kararlaştırılan faiz oranlarının 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna uygunluk teşkil ettiğini, davaya konu Ticari Kredi ve KMH borcu ile iş bu borca işletilen faizin usul ve yasaya uygun olduğunu, dava dilekçesinin aksine muacceliyet ihtarnamesinin usul ve yasaya uygun şekilde hazırlandığını ve davacı yana tebliğ edildiğini, tebliğe ilişkin farazi iddiaların da reddinin gerektiğini belirterek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, menfi tespit talebinden ibarettir. Dava dilekçesindeki anlatım içeriği dikkate alındığında, talebin asıl alacak ve faize yönelik menfi tespit talebi olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 gün ve 2011/13-576 E. 2011/747 K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2011/19-622 esas, 2012/9karar, Tar. 18/01/2012) İlkesel olarak yargı kararlarına bakıldığında; Kısmi menfi tespit davası açılamaz. Böyle bir durumda, mahkemece harcın tamamlattırılması gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2016/20400 E., 2018/5505 K., 2012/8341 E, 2013/3997 K, 2015/14071 E, 2016/2564 K, 2015/7720 E, 2016/4845 K, 2016/7775 E, 2017/4600 K, 2016/14070 E, 2017/7936 K, 2016/19417 E, 2018/4868 K, 2017/2989 E, 2019/798 K sayılı emsal ilamları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. HD., 2019/151 E, 2019/1938 K sayılı emsal ilamı) Ancak, somut olayda, talep asıl alacak ile birlikte faiz oranına ve dolayısıyla sonuç miktara ilişkin olduğundan kısmi dava açılmasında bir usulsüzlük yoktur. Menfi tespit davalarında tarafların haklılık durumunun dava tarihi itibariyle tespiti gerekir.(Yargıtay 19. HD., 2018/3676 E, 2020/106 K; 2017/3407 E, 2019/2006 K; 2014/20597 E, 2015/11667 K) İcra dosyası uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır. Dava tarihi itibariyle kapak hesabı da dosya arasına alınmıştır. Mahkememizce aşamalarda Yargıtay kararları da dikkate alınarak, delil ve belgeler toplanarak, bir bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu T.C. Antalya Genel İcra Dairesi ... E. (Eski esas: T.C. Antalya ... İcra Dairesi ... E.) sayılı icra takibi kapsamındaki borcun; ... tarafından ...’ye tahsis edilmiş taksitli ticari kredi, ..., ... ve ... Hesap kullanımından kaynaklandığı; davacı ...’nun, kefaleti sebebiyle dava konusu icra takibine dahil olduğunun tespit edildiği; söz konusu kredilere ilişkin olarak dava tarihi itibariyle talep edilebilecek borç bakiyelerine ve uygulanması gereken faiz oranlarına ilişkin tespitlerinin raporda yer aldığını; ... Şubesi ile ... arasında ... tarihinde ... TL’lik GKS imzalandı, davacı ...’nun hem borçlu şirketin temsilcisi hem de ... TL üzerinden müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imza attığının tespit edildiği; ...’nun sözleşmedeki adresinin “... Mah. ... Sok. ... ... Blok No:.. ...” olduğu; Taksitli Ticari Kredi yönüyle bakıldığında; dosyaya sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Banka tarafından, ... müşteri no.lu davacıya %1,19 aylık akdi faiz oranından, ... no.lu, ... ay vadeli, ... TL aylık ödemeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, Hesaba geçen kredi tutarı içerisinden ... TL tahsis ücreti kesildikten sonra kalan ... TL’nin nakden çekildiği, Kredinin son olarak ... tarihli ... taksitinin ödendiği ve kalan anapara tutarının ... TL olduğu, ... tarihinde kredi hesabının kat edilerek ... TL anapara, ... TL faiz ve ... TL BSMV tutarının banka yasal takip hesabına devredildiğinin tespit edildiği; ... Hesabı yönüyle bakıldığında; dosyaya sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; ...’ye ... tahsis edildiği ve karttan yapılan harcamaların ... numaralı vadesiz hesapta takip edildiği belirlendiği; söz konusu vadesiz hesabın ... – ... tarih aralığındaki hareketlerinin incelenmesi neticesinde; Hesaba son olarak ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığı, - Hesaba 3 ayda bir faiz tahakkuk ettirildiği (..., ..., ... gibi) Hesabın ... tarihinde kat edilerek ... TL anapara, ... tahakkuk etmiş faiz, ... TL birikmiş faiz ve ... TL BSMV bakiyesinin banka yasal takip hesabına devredildiğinin belirlendiği; ... Hesap (...) yönüyle bakıldığında; dosyaya sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; Dosyaya ibraz edilen ... no.lu vadesiz TL hesabına ilişkin ... – ... tarih aralığındaki hareket dökümü incelenmiş olup; ... TL limitli ... hesabının sürekli eksi bakiyede seyrettiği, Eksi hesaba ..., ..., ... ve ... ayı sonlarında faiz tahakkuk ettirildiği, ... işlemlerinden dolayı hesaba muhtelif tarihlerde para girişi olduğu ve ... tarihli ... TL’lik ... bedelinden sonra hesaba para girişi olmadığı, ... tarihinde hesabın kat edilerek, ... TL anapara, ... TL faiz ve ... TL faiz bakiyesinin banka yasal takip hesabına devredildiğinin belirlendiği; ... Kredi Kartı yönüyle bakıldığında; ... kredi kartına ilişkin hesap özetleri dosyaya sunulmdığı yasal takip hesap hareketlerinden; ... tarihinde kart hesabının kat edildiği ve ... TL anapara, ... TL faiz ve ... TL faiz bakiyesinin banka yasal takip hesabına devredildiğinin belirlendiği; Kat ihtarnamesi tebliğ şerhi ve ... kredi kartı kat ihtarnamesi dosyaya ibraz edilmemiş olmakla birlikte, dava dilekçesi sonuç ve istem bölümünde, davacı vekilinin borcun mevcudiyetine ve muacceliyete ilişkin bir itirazı bulunmaması, itiraz konusunun; asıl alacak bakiyesi ve iş bu bakiyeye uygulanan faiz oranı olması sebebiyle, taleple bağlılık ilkesi gereği temerrüt tarihi belirlenmediği, ..., ... ve ... için ...; ... kredi kartı için ... kat tarihlerinden itibaren temerrüt faizi hesaplanacağı; hususları belirtilerek, Yargıtay içtihatları gereği faiz hesabı da yapılarak, yapılan hesaplamalar sonucunda, takipte asıl alacak toplamının ... TL, işlemiş faiz toplamının ... TL, % 5 gider vergisi hesabının ... TL olduğu; takipten sonra işleyen faiz oranının ... TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda, takip talebinde kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işlemiş faiz kalemi olarak belirtilen ... TL içerisine % 5gider vergisi de ilave edildiğinden, faiz ve verginin ayrıştırıldığı belirtilmiştir. Ayrıştırdıktan sonra bu faiz kaleminin takipte ... TL olduğu belirtilmiştir. Mahkememiz bu hususu kabul etmiştir ve hükümde bu husus biraz ayrıntılı/uzun belirtilmiştir. Temerrüt tarihinden takip tarihine kadar bildirilen ... TL'nin yanında bu yönden bir açıklama yapılarak ... TL ile ... TL toplanarak, hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda, faiz hesaplamaların da Yargıtay kararlarına uygun olduğu mahkememiz kabulündedir. Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekili, taleplerini ıslah etmiştir. Yapılan kontrolde, mahkememizce ıslah dilekçesinin davalı vekili yerine davacı vekiline tebliğe çıkarıldığı görülse de, davalı vekilinin ıslah dilekçesine vakıf olduğu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ıslaha karşı da beyanda bulunduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda; Davanın kısmen kabulü ile; Davacının, davalıya, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takipten dolayı, takip talebindeki ... TL asıl alacağın ... TL'sinden; takip talebindeki ... TL temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak gösterilen faiz ve ayrıca kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faizler ve faizin % 5 gider vergisi toplamı olarak gösterilen ... TL'den, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, faiz ve vergi ayrıştırıldıktan sonra ortaya çıkan ... TL faiz toplamı ... TL'nin, ... TL'sinden; icra dosya kapak hesabından takipten sonra işleyen faiz olarak belirtilen ... TL'nin, ... TL'sinden olmak üzere genel toplamda ... TL borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davacının, davalıya, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki takipten dolayı, takip talebindeki ... TL asıl alacağın ... TL'sinden; takip talebindeki ... TL temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz olarak gösterilen faiz ve ayrıca kat tarihinden temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faizler ve faizin % 5 gider vergisi toplamı olarak gösterilen ... TL'den, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, faiz ve vergi ayrıştırıldıktan sonra ortaya çıkan ... TL faiz toplamı ... TL'nin, ... TL'sinden; icra dosya kapak hesabından takipten sonra işleyen faiz olarak belirtilen ... TL'nin, ... TL'sinden olmak üzere genel toplamda ... TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç ve aşamalarda yatırılan ... TL ıslah harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin, haklılık durumu gereği, ... TL'sinin davalıdan, ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2016/20400, K. 2018/5505, T. 07.12.2011, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2016-20400-e-2018-5505-k-2f61236b00e8