İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/2010 E. 2016/4825 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/2010
Karar No
2016/4825

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/474 Esas KARAR NO : 2021/500 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/06/2016 KARAR TARİHİ : 13/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... tarihinde sürücüsü ... olan ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışmaları sonucu çift taraflı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilleri ... ve ...'in malul kaldığını, kazanın oluşumunda ...'un asli kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ın kazada ...plakalı araçta sürücü ve diğer müvekkili ...'ın aynı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kaza neticesinde uğramış olduğu bedeni zararlara ilişkin hastane evraklarının mevcut olduğunu, müvekkillerinin iş gücünden bedeni hasarı oranında gelir kaybına uğradığını, müvekkillerin bir süre tedavi görmesi iyileşinceye kadar çalışamaması ve bu yüzden iş ve kazanç kaybına uğradığınını, bu yüzden bu kayıpların hesaplanarak müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Müvekkilleri için çalışma gücündeki geçici kaybından ...'er -TL Sürekli iş kaybından ...-'er TL olmak üzere çalışma gücündeki kayıpların tümünün maddi tazminatın aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydı ile şimdilik ...-'er Tl maddi tazminatın tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, davacılar tarafından istenilen eksik belgeler şirkete iletilmediğini, Trafik Sigortası Genel şartları gereğine davacıların dav açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kaza ile sakatlıklar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, , kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik ihtisas dairesine sevki gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, bakıcı giderlerinin talep edilmesi halinde Yeni genel şartlar ile sağlık gideri ve sürekli sakatlık teminatına bir tanım getirildiğini, genel şartlarda açıklandığı üzere, tedavi/sağlık giderlerine ilişkin sigorta şirketlerini sorumluğunun bulunmadığının açıkça izah edildiğini, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık, raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinin SGK nın sorumluk alanında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle geçici iş göremezlik tazminatı 6111 sayılı yasa ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışında olduğunu, ayrıca geçici iş görmezlik tazminatı talepleri de hem 6111 sayılı kanun gereğince hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinde teminat dışında olduğunu müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle iş bu dava tarihine kadar müvekkil şirkete her hangi bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama masraflı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle ZMMS kapsamında maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacıların hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Borçlar Kanunu Md. 47’ de ‘Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık bir tazminat verilmesine karar verebilir’ denilmiştir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunun bu hükme karşılık gelen 56. maddesi ise şöyledir:“Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Trafik kazalarında maddi zararın yanı sıra mağdurun manevi zararının da ortaya çıkacağı gerçektir. Kaza gibi asla istenmeyen maddi ve manevi varlığımızı ve bütünlüğümüzü tehlikeye sokan bir durumun bir takım manevi zararları da olacaktır. Çekilen acı, üzüntü, korku, endişe, manevi zarar olarak açıkladığımız olguların başında gelmektedir. Mağdur kaza sonucu yaralanmışsa kaza sebebi ile yaşadığı korkunun üzüntünün çektiği acılar onun manevi varlığında meydana getirdiği zararın tazmini talep edebilir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825K. Sayılı ilamı) Mahkememizce dosya kusur oranının tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu'nun ... tarihli raporunda özetle; Davalı taraf sürücüsü ...'un %100(yüzdeyüz)oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ... ve davacı yolcu ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiği görülmüştür. Dosya davacıların trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairelerinden rapor tanzim edilmesi istenmiş; davacı ... yönünden ATK ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, %11,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, davacı ... Yönünden ATK ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre Yalçın'ın iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, maluliyete neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememiz dosyası mevcut iş göremezlik ve kusur tespitleri dikkate alınarak tazminat miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli tarihli raporda özetle; davacı ...'ın; bakiye geçici iş göremezlik zararının ... TL, sürekli iş göremezlik zararının ... TL olarak hesaplandığı, davacı ...'ın geçici iş göremezlik zararının ... TL olarak hesaplandığı; hesaplanan tazminatlardan kusur indirimi yapılmadığı; müterafik kusur indirimi taleplerinin hukuki takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunun bildirildiği görülmüştür. Davacı vekilinin ... tarihli değer arttırım dilekçesi ile; geçici işgücü kaybından kaynaklanan maddi zararı için ...-TL lik talebimizi ... TL' ye, sürekli işgücü kaybından kaynaklanan maddi zararı için ...-TL lik talebimizi ... TL' ye yükselttiğini beyan ettiği ve bu doğrultuda eksik harcı ikmal ettiği görülmüştür. Somut olayda yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı taraf maddi tazminat istemi ile zmss poliçesi kapsamında dava açmıştır. ... günü, saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyon ile ... sokak üzerinden, ... caddesi istikametine seyrederken, caddeye giriş yapıp sağ tarafından gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpışması sonucu, motosiklet sürücüsü ve yolcu ...'ın yaralandığı dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Ankara Adli Tıp Kurumu'nun hükme esas alınan ... tarihli raporuyla sabit olduğu üzere, davalı taraf sürücüsü ..., sevk ve idaresindeki kamyon ile seyrederken, yola gereken dikkatini vermediği, olay yeri dört yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde, kavşakta durup, gelen aracın hız ve yakınlığını dikkate alıp kurallara uygun şekilde kavşağa girmesi gerekirken aksine hareketle kontrolsüzce kavşağa girdiği, kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı, sağından gelen ve ilk geçiş hakkına haiz olan sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu kazanın meydana geldiği, sürücü ...'un dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, davacıların ise dava konusu kaza nedeniyle kusurlu olmadıkları sabittir. Alınan iş göremezlik raporlarına göre davacı ... iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, %11,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, davacı ...'in ise iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, maluliyete neden olacak düzeyde araz meydana gelmediği görülmektedir. Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ile davacının gelir durumu vd. hususlar nazara alındığında ve SGK tarafından ödenen bedellerin güncellenerek düşülmesi halinde davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği maddi tazminat miktarının davacı ... yönünden ... TL geçici iş göremezlik, ... TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam ... TL olduğu, davacı ... yönünden ise ... TL geçici iş göremezlik bedelinin olduğu kanaatine varılmıştır. Davaya konu olayda davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracın sigortacısı olarak ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince tazminattan sorumlu olduğunun kabulü gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -Davacı ... yönünden sabit olan ... TL geçici iş göremezlik, ... TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam ... TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı ... yönünden sabit olan ... TL geçici iş göremezlikten doğan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harç ile ... TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıldan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL Atk fatura bedeli, ... TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ...-TL tek vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/2010, K. 2016/4825, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-2010-e-2016-4825-k-1530fa3fa275