İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/13409 E. 2018/6594 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/13409
- Karar No
- 2018/6594
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/155 Esas KARAR NO : 2022/602 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 19/02/2021 KARAR TARİHİ : 07/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 13.01.2014 tarihinden 13.06.2017 tarihine kadar Tasfiye Halinde .... Ltd. Şti.' nde çalıştığını, iş akdinin feshi üzerine Adana 4.İş Mahkemesi'nde işçilik alacakları için dava açtığını, açılan davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, alacakları için Adana 10.İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E.sayılı icra dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak şirketin tasfiye edildiğini, bundarı dolayı da davalılara 1.haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davalıların itiraz ettiğini, şirketi usulsüz bir şekilde tasfiye etmeleri ve zarara uğratmaları nedeniyle davacının zarara uğradığını, TTK'nun 553-541 ve 542.maddeleri gereğince sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kaymak kaydıyla HMK'nun 109.madde hükümleri gereğince şimdilik 44.169,55 TL alacağın tasfiye tarihi olan 20/05/2019 tarihinden itibaren işlenecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, harç, masraf ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline talep sonucu açıklamak üzere süre verilmiş, 27/09/2021 tarihli dilekçe ile; hükmedilecek tazminatın öncelikle davacıya ödenmesine, mahkeme aksi kanaatte ise şirkete ödenmesine karar verilmesini beyan etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; davalılar vekili 26/03/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye Halinde .... Ltd. Şti.' nin yasaya uygun şekilde tasfiye aşamasına geldiğini, şirketin ... şirketi ile yapmış olduğu distribütörlük ilişkisinin sona ermesi nedeniyle tasfiye haline geldiğini, tasfiye sürecinin de halen devam ettiğini, müvekkillerinin şirketi zararlandırıcı bir işlem yapmadıklarını, davacının TTK 553 kapsamında doğrudan zararlarına ilişkin dava açmasının mümkün olmadığını, davacının çekişmesiz bir alacağının bulunmadığını beyan ederek davanın hem usulden hemde esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalıların yetkilisi ve tasfiye memuru oldukları şirkette çalışan davacının iş mahkemesi kararı ile hüküm altına alınan işçilik alacaklarının icra takibine rağmen tahsil edilemediğinden bahisle davalıların TTK'nın 553. Maddesi kapsamında sorumluluklarına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarına göre; Tasfiye Halinde .... Ltd. Şti., 05/05/2005 tarihinde sicile tescil edilmiştir. 20.05.2019 tarihli ortaklar kurulu kararı ile; şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediği için tasfiyesine, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına karar verilmiştir. Tasfiye halen devam etmektedir ve sonuçlandırılmamıştır. ..., ..., ... ile ... şirketin kurucu ortaklarıdır. İlk beş yıl için ... ile ... münferiden temsile yetkili olmak üzere müdür olarak atanmıştır. 19/10/2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ..., ... ve ... 10 yıl süre ile, 17/10/2017 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de ..., ... ve ... 10 yıl süre ile münferiden temsile yetkili olarak müdür seçilmiştir. . Adana 4. İş Mahkemesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasında; davacı ... tarafından davalı .... Ltd. Şti aleyhine açılan işçilik alacaklarına ilişkin davada 2019/... K. sayılı 23/07/2019 tarihli karar ile; 7.274,58 TL kıdem tazminatı, 1.651,98 TL yıllık izin ücreti alacağı, 11.742,03 TL fazla çalışma ücreti alacağı, 1.454,53 TL hafta tatili ücreti, 438,12 TL UGBT alacağı ile 1.350,00 TL ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karar henüz kesinleşmemiştir. İlam Adana 10.İcra müdürlüğünün 2019/... E.sayılı dosyasında ferileri ile birlikte 33.667,12 TL üzerinden ilamlı icra takibine konu edilmiştir. Şirket yöneticisi olan davalılara İİK'nın 89. Maddesi gereğince haciz ihbarnameleri gönderilmiş, ancak itiraz edilmiştir. Dosyada henüz tahsilat yoktur. Şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ... ve Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 21/02/2022 havale tarihli raporda özetle; dava dışı şirketin tasfiyeye girdiği tarih itibariyle öz varlığının 2.197.378,48 TL olduğunu, şirketin 20.05.2019 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve tasfiyenin halen devam ettiğini, bilançosunda personele ait borçların göründüğünü, ancak bu borçların hangi personele ait olduğunun anlaşılamadığını, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde alacaklılara çağrı yapılarak 6 ay içerisinde alacaklarının tasfiye memuruna bildirilmesinin istendiği, yapılan incelemede davalıların sorumluluklarını gerektiren bir eylemlerinin tespit edilemediğini beyan etmişlerdir. 6102 sayılı TTK'nın 644/1- a maddesi göndermesi ile Limited Şirketlerde de uygulanması gereken TTK'nın 553. ve 556. maddeleri uyarınca; kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini "kusurlarıyla" ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa aittir. Ancak 555. maddede, şirketin uğradığı zararın tazminini her bir pay sahibinin de isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağından alacaklı dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. Somut uyuşmazlıkta, davalıların kusurlu davranışları nedeniyle alacağın dava dışı şirketten tahsil edilememesi sureti ile şirketi zarara uğrattıkları ileri sürüldüğüne göre, dava konusu edilen zararın davacı yönünden dolaylı zarar niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay 11. HD. 2016/13409 E. 2018/6594 K., 2018/1744 E. 2019/3780 K. , 2016/10092 E. 2018/3088 K.) 6102 sayılı TTK'nın 541/3 maddesinde ; "şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir; meğerki, bu gibi borçlar yeterli bir şekilde teminat altına alınmış veya şirket varlığının pay sahipleri arasında paylaşımı bu borçların ödenmesi şartına bağlanmış olsun" düzenlemesi aynı maddenin 4. Fıkrasında ise; yukarıdaki fıkralarda yazılı hükümlere aykırı hareket eden tasfiye memurları haksız olarak ödedikleri paralardan dolayı 553 üncü madde uyarınca sorumludur. " hükmü yer almaktadır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacının işçilik alacaklarından dolayı açtığı davada Adana 4. İş Mahkemesi'nin 2017/... E. 2019/... K. Sayılı ve 23/07/2019 tarihli kararı ile hüküm altına alınan işçilik alacaklarının tahsili için Adana 10. İcra Dairesi'nin 2019/... esas sayılı dosyasında 16/08/2019 tarihinde icra takibine konu edildiği, bu dosyadan henüz tahsilat yapılmadığı, şirket yöneticilerine İİK'nın 89.maddesinden dolayı haciz ihbarnameleri gönderildiği, bu ihbarnamelere itiraz edildiği, iş mahkemesi kararının kesinleşmediği, ancak kararın icraya konulması için kesinleşmesinin gerekmediği, şirketin iş mahkemesindeki davanın devamı sırasında tasfiyeye girdiği, tasfiyenin henüz sonuçlanmadığı, şirketin tasfiye tarihindeki öz varlığının 2.197.378,48 TL olduğu, davalıların kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ederek şirkete ve dolaylı olarak davacıya zarar verdikleri konusunda herhangi bir delil bulunmadığı, TTK'nın 541. maddesindeki yükümlülüklere aykırı bir şekilde tasfiyenin sonuçlandırılması halinde TTK'nın 553. maddesi gereğince tasfiye memurunun sorumluluğun gündeme gelebileceği, ancak tasfiyenin halen devam ettiği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 07/06/2022 1-Davanın REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL karar harcının, peşin alınan 754,30 -TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 673,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT'ne göre hesaplanan 5.187,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-T.C. Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL Arabuluculuk Ücretinin 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine 6-Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2022 Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza