İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/663 E. 2024/804 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/663
- Karar No
- 2024/804
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2015/663 Esas KARAR NO:2024/804 Karar
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ :25/06/2015 KARAR TARİHİ:18/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin .../0 sayılı Yangın Abonman Sigorta Poliçesi ile 09.06.2014-31.12.2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. İle davalı ... Taahhüt San ve Tic A.Ş. Arasında sigortalının ... ili, ... ilçesi, ... Mah. Pafta 30K 4C 29K 1B, Ada 253, Parsel 1 adresinde mukim tesisinin tüm mekanik tesisat işlerinin görülmesi hususunda sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme kapsamında davalının sorumluluğundaki mekanik tesisat işleri kapsamında olan, dava dışı sigortalının depo bölgesindeki sprinkler başlığının patlaması neticesinde depoda bulunan ürünlerin hasara uğradığını, dava dışı sigortalı tarafından .... Noterliği vasıtasıyla keşide edilen 28.08.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının işini gereği gibi yapmaması nedeniyle hasarın meydana geldiğinin bildirilerek zararın tazmin edilmesi ve kurulan sistemin kontrol edilmesi talep edildiğini ancak davalı tarafça sigortalının taleplerini karşılıksız bırakılması neticesinde dava dışı sigortalının müvekkili şirkete müracaat ettiğini ve bağımsız ve uzman eksperler tarafından hasarın miktarının ve niteliği tespit edildiğini, 29.08.2014 tarihli Ekspertiz Raporunda; "...Söz konusu olayın sprinkler tesisatında kullanılan malzeme ve /veya işçilik kusuru vb. nedenle meydana gelmiş olduğu..." ve "sprinklerin herhangi bir çarpma, ısı yükselmesi vb. harici neden olmaksızın devreye girmiş olduğu..." hususlarının tespit edildiğini, bu itibarla vuku bulan zararı tazmin yükümlülüğünün davalı üzerinde olduğunu, müvekkil şirketin sigortalısının zararını tazmin etmek suretiyle, TTK m.1472 hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ve ayrıca sigortalının hasar nedeniyle sahip olduğu tüm talep ve dava haklarının devir ve temlik alındığını, bu hususun müvekkili tarafından davalıya 15.12.2014 tarihli rücu yazısıyla bildirildiğini, müvekkili şirketin tüm iyi niyetli gayretlerine rağmen davalı şirketin neden olduğu zararı bir türlü tazmin etmeyerek, uyuşmazlığı çıkmaza götürdüğünü, fazlaya ilişkin tüm hak, alacak ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkilinin sigorta teminatı kapsamında ödediği 7.678,18 USD bedelin 13.11.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek USD para birimi cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... San.ve Tic.A.Ş.'nin, dava dilekçesinde yazılı tesisinin her türlü ısıtma /soğutma projelerini proje müellifi bir şirkete kendisinin hazırlattığını ve uygulama için müvekkili şirkete sözleşme ile teslim edildiğini, Müvekkili şirketin dava dışı şirket tarafından verilen projeye uygun olarak gerekli imalatları Bayındırlık Bakanlığı Mekanik Tesisat Genel Teknik Şartnamesine, taraflar arasında akdedilen şartnamelere, Türk Standartlarına, DIN normlarına ve teknik gerekliliklere uygun olarak yaptığını, sertifikalı malzemeler kullanarak kaliteden asla ödün vermediğini ve ayrıca işveren tarafından sağlanan tesis ile ilgili diğer projelerin de müvekkili şirket tarafından bu imalat ve montajlar sırasında incelendiğini, tüm imalatlar ve montaj işleri birinci sınıf işçilikle yapıldığını ve bu işlerin cereyanı esnasında uzman saha mühendislerinin hazır bulunarak sürekli olarak yapılan işleri denetlediklerini, söz konusu imalatların dava dışı şirketin uzman teknik yetkililerinin kontrolünde teslim edildiğini ve teslimle birlikte test yaptıklarını, testler sonucunda en ufak olumsuz bir bulgu ortaya çıkmadığını ve tesisin işletmeye alındığını, uygulanan testin basıncının imalat kusuru ve/veya montaj hatasını hemen ortaya çıkaracak nitelikte olduğunu ve yapılan testin dahi tek başına müvekkili şirketin yaptığı işlerin hatasız olduğunu ve müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını göstermekte olduğunu, yapılan imalat/montaj/teslim/test işlemlerinin akabinde işletmeye alınan tesiste 2 ay boyunca hiçbir arıza, olay, olumsuz bulgu oluşmadığını, 27.07.2014 tarihinde oluşan sprinkler patlaması nedeniyle müvekkili şirketin mühendisleri ile dava dışı sprinkler şirketi temsilcisinin tesise gittiklerini ve yapılan inceleme sonucunda , kullanılan malzemeler ile işletmeye alınan tesisatta müvekkili şirketin en ufak bir kusurunu bulamadıklarını, kullanılan ürünlerin dava dışı ithalatçı şirkete gönderildiğini ve alınan cevapta kullanılan üründe bir sorun olmadığının rapor edildiğini, meydana gelen hasarın müvekkili şirketin imalat hatası veya montaj kusurundan meydana gelmediğinden, müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunduğuna dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığını ve ayrıca hasar meydana gelen dava dışı şirket ile müvekkili şirketin iş ilişkisi halen devam ettiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, cevabi yazı içerikleri, beyan dilekçeleri, tanık anlatımları, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dava, tazminat istemine ilişkindir. Bu bağlamda dava konusu somut olaya ilişkin olarak, taraflarca sunulan deliller ile başka yerden getirtilmesi gereken tüm deliller toplanmış, gelen yazı cevapları dosyamız içerisine katılmış, ön inceleme duruşması yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, uyuşmazlık konusu, tarafların üzerinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ilk itiraz olup olmadığı, tarafların sulh olup olamayacakları ortaya konulmuş ve yargılama ön inceleme duruşmasında tarafların da onay verdikleri uyuşmazlık nitelendirmesi ile sonuçlandırılmış, ayrıca taraf iddia ve savunmaları kapsamında .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden ve mahkememizce tanıklar dinlenilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasından yapılan 12/12/2017 tarihli celsede dinlenilen davalı tanıklarından; Tanık ...yeminli beyanında; "...Dava konusu olayın yaşandığı sırada ben ... firmasında çalışıyordum firmamıza ... şirketi yangın önleme tesisatı kurmuştu tesisatı kurduktan sonra testlerini ... şirketi yatkilisi ... ile birlikte yaptık sistem sorunsuz bir şekilde çalışıyordu bir sıkıntı yoktu, "spink " adı verilen parçalar tavandan suyu dağıtmak için kullanılır, tesisatın kurulmasından sonra 2-3 ay sorunsuzca bu sistem çalıştı. Spinklerin takılı olduğu depo büyükçe bir alana takabul etmektedir yaklaşık 30-40 tane spink aynı anda hizmet vermekteydi. Bunların sadece bir tanesi arıza vermiş, o bölgede çocuk bezlerinde kullanılan malzemelerden bir kısın vardı onlar ıslandığı için kullanılmaz hale geldi. ... şirketinin kamera kayıtları o bölgeyi göstermiyordu, malzeme neden hata verdi o sırada bir ısı oluşumu varmıydı bilemiyorum, başkaca bilgim ve görgüm yoktur.." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 20/11/2018 tarihli celsesinde dinlenilen davalı tanığı ... yeminli beyanında; "...Ben olay tarhinden önce bu davalı firmanın springleri yaptığı zaman kontrol mühendisi olarak dava dışı ... ... firmasında çalışıyordum, yapılan işlemlerin tamamının kontrolü ve mekanik tesisat kontrolü bizzat tarafımdan yapıldı.Talep edilen dirençten garanti olsun diye 1.7 misli basınçla kırk sekiz saat süreyle kontrol altında tuttuk ve test ettik, herhangi bir hata , problem , kaçak vs.yoktu , bu durumu resmi tutanakla da tespit ettik. Davalı firma yaklaşık 1200 adet ve fazlası olabilir springler taktı.Olayın meydana geldiği yer mamül ambarı denilen yerdi, öğrendiğimde bu nedenle çok şaşırdım çünkü tamamının kontrolünü bizzat yapmıştım,bu ambar tabir edilen yer yaklaşık 12 ve 13 metre yükseklikte içeriye tır girmesine elverişli dizayn edilmiş mamüllerin yüklendiği bir yer olup, yükleme esnasında işin mahiyeti gereği kapılar açık kalabilmektedir.Bu esnada dışıradan giren belki de bir kuş bile bu springleri gagalayıp zarar vermiş ve patlatmış olabilir, mekanik olarak hiçbir eksiği olmadığını bizzat biliyorum, kullanılan springler tamamen kaliteli ve Avrupa standartlarında üretilmiş malzemeler olup, aynı zamanda organize sanayi bölgesi olması nedeniyle bölgenin itfaiye müdürlüğünün de denetiminde de kullanılmış ve kontrolü yapılmış malzemeden oluşmuş ve montajı da aynı kontrol usüllerince yapılmıştır.." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanıkların dinlenmesine müteakiben, mahkememizin 07/06/2023 tarihli ara kararının 2 nolu bendi ile; "..somut olayda taraf iddia ve savunmaları, dosyaya celp olunan kayıtlar (mahkeme dosyaları, bilirkişi raporları, BAM kararı) ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; davacı yanın davalıdan rücuen tazminat talep edip edemeyeceği; dava konusu zararın meydana gelmesinde davalı ve davacı şirketin sigortasınına kusur izafe edilip edilemeyeceği hususunda ayrıntılı rapor alınmasına" şeklinde ara karar kurulduğu, bu kapsamda görevlendirilen bilirkişi heyetinin 27/07/2021 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "..Davacının sigortalısı dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin ... adresindeki fabrikasındaki tüm mekanik tesisat işlerinin davalı ... Taahhüt San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, 27.07.2014 tarihinde sigortalının depo bölgesindeki sprinkler başlığının patlaması neticesinde depoda bulunan ürünlerinin ıslanarak hasara uğradığı, sigortalı iş yerinde 38.659,66-USD emtia hasarı ve 715,78-USD koruma kurtarma hasarı olmak üzere toplam 39.375,44-USD hasar oluştuğu, sigortalı işyerinde başka sigortaların da bulunduğu, davacı ...’nin sigortalısının işyerindeki rizikodaki payı %20 olduğundan hasarın %20’sinin 7.875,09-USD olduğu, emtiadaki eksik sigorta durumu da dikkate alınarak davacı tarafından sigortalısına 7.678,18-USD tutarın ödendiği, meydana gelen hasarın oluşumunda dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. ile davalı ... Taahhüt San ve Tic. A.Ş.’nin eşit oranda kusurlu oldukları, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği miktarın müterafik kusur nedeniyle ancak 7.678,18 USD x %50 = 3.839.09-USD talebinde bulunabileceği (T.C. Merkez Bankası’nın 25.07.2014 tarihli döviz kurlarına göre 1 USD = 2,0956 TL)" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce verilen 04/03/2024 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile, "Bilirkişiden dosyada mevcut kesinleşmiş kararlarda yer alan olay ve olay tarihi ile huzurdaki davada mevcut olayın aynı tarihte olması karşısında aynı springlerden kaynaklı olup olmadığı , bu olay nedeniyle dosyada mevcut diğer kararlar da göz önünde bulundurularak davalıya atfedilebilecek somut ve kesin kusur bulunup bulunmadığına ilişkin ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine" şeklinde karar verildiği, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle de; "Taraflar arasında yapılan sözleşmede çalışma basıncı 12 bar, test basıncı 34 bar olan borunun üzerine bir manşon vasıtasıyla direkt takılabilen sprinkler olarak belirtildiği halde 09.05.2014 tarihinde sistemin devreye alınması ile ilgili teknik raporda yangın tesisatı ve pompalarının 9 bar basınçta test yapılarak devreye alındığı anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra National Fire Protection Association/ ABD (Ulusal Yangından Koruma Derneği) tarafından belirlenmiş olan en az 13,8 bar test basıncı altında ve 2 saat süreyle testlerin yapılması gerektiği belirtilmiş ancak dosya muhteviyatında bu yönde bir testin yapılıp yapılmadığına ilişkin belge görülmemiştir. Yukarıda yangın söndürme sprinklerinin yangın çıkmadığı durumlarda patlama veya devreye girmesine sebep olan etmenler yukarıda sıralanmış olup, kök raporda yapılan değerlendirmede açıklandığı üzere, olayın gece yarısı meydana gelmesi güneş ışınları sebebiyle sprinklerin devreye girmesinin söz konusu olamayacağı, depoda çalışan forklift vs. makineler sebebiyle sprinklerin darbe alamayacağı, sabotaj ihtimaline ilişkin dosyada veri olmaması sebebiyle kasıtlı bir durumun söz konusu olamayacağı kanaati oluşmuştur. Dosya muhteviyatı bütünüyle tekrar incelenmiş olup, patlamış olan sprinklerin patlama sebebini tayin etmek için laboratuvar ortamında teste tabii tutulduğuna ilişkin bir bilge/rapor bulunmamaktadır (Test unsurları: Basınç, sıcaklık, fiziksel temas, hatalı malzeme veya hatalı montaj gibi faktörlerin tayini). Dosyada mevcut belgeler ışığında yapılan değerlendirmede meydana gelen hasarın oluşumunda ... San. ve Tic. A.Ş. ile davalı ... Taahhüt San ve Tic. A.Ş.’nin eşit oranda kusurlu oldukları kanaatine varılmış olup, laboratuvar ortamında yapılmış/ yapılacak olan testin sonuçlarının dosyaya sunulması durumunda taraflar arasındaki kusur oraları tekrar değerlendirilebilecektir. Sunulmaması durumunda ise taraflara atfedilen kusur oranlarında bir değişiklik olmayacaktır." şeklinde tespitler yapılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlar ile dava konusu sprinkler cihazı ile aynı anda takılan 1200 adet cihazın yalnızca dava konusu edilen 1 adet cihazında hata olduğuna ilişkin davalıya atfı kabil somut kusur isnat edilmesinin mümkün olmadığı, cihazın kurulumu esnasında tüm gerekli kontrollerin ve testlerin yapıldığına dair tanık beyanları ile dava dışı sigortalı tarafından açıkça ayıp ihbarında bulunmadığı, dava konusu edilen depoda aynı tarihte diğer tek cihazlar nedeniyle oluşan hasarlara ilişkin açılan davalarda benzer nitelikte verilen kararlar ile oluşan hasarın davalı kusuru nedeniyle meydana geldiğinin somut ve kesin olarak tespit edilemeyişi karşısında açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(İstanbul BAM 17. HD. 2021/407 Esas, 2024/695 Ksarar ve 06/06/2024 tarih sayılı ilamı) HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 351,42 harçtan mahsubu ile eksik kalan 76,18-TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre taktir olunan 20.577,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalıya VERİLMESİNE, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, varsa taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, 6-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca; miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 18/11/2024
Katip ...
Hakim ...