Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2024/2458 E. 2024/1919 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2458
- Karar No
- 2024/1919
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/2458
KARAR NO: 2024/1919
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/01/2024 Tarihli Ara Karar
NUMARASI: 2022/253 Esas
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/11/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/09/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazaya karışan ... plakalı aracın maliki ve işleteni ... Ltd. Şti. sürücüsü ... ve sigorta sağlayıcısının ... Sigorta olduğunu, söz konusu trafik kazasıyla ilgili İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/28 Esas sayılı dosyasıyla yargılamanın devam ettiğini, meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmayıp tüm kusurun davalı sürücüde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat yönünden şimdilik 1.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren (sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle ve manevi tazminat yönünden ise 40.000,00-TL manevi tazminatın (sigorta şirketi hariç) davalılardan kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 01/10/2024 tarihli dilekçe ile; davacının güncel maaşını gösteren maaş bordrosu dilekçe ekinde olduğunu, güncel maaşı net 36.670,04 TL olduğunu, konut kredisi ödediğini, davalı sürücünün tam kusurlu davacının kusursuz olduğunu, bekletici mesele yapılan ve bozmaya neden olan dosya olan İstanbul 36. İş mahkemesinden alınan kusur raporunda da davacının tam kusursuz olduğunu, bu raporda davalı sürücü %70 kusurlu dava dışı İşveren İstaç'ın ise %30 kusurlu olduğunu, davacının bu kaza nedeniyle %22 oranında malül olduğunu, davalı şirketin ekonomik gücü yanında bu tazminatın bir anlamı olmadığını, talep edilen rakamın ekonomik olarak değersiz bir rakam olduğunu, bu nedenle hem hukuki hem insani olarak somut olayın değerlendirilerek talebinin kabulüne karar verilmesini ve 150.000,00 TL geçici ödemeye karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davacı vekilinin geçici ödemeye ilişkin bu talebi değerlendirilerek verilen 14/10/2024 günlü ara kararla; daha önce geçici ödeme yapılmasına ilişkin karar verildiği gerekçesiyle davacı ... vekilinin geçici ödeme yapılmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. 14/10/2024 günlü ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; yasal şartları oluşan geçici ödeme taleplerinin tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir. Hangi kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulabileceği HMK'nun 341. maddesinde düzenleşmiş olup (Değişik, 28.07.2020T. 7251 sayılı kanun-34.madde) buna göre; (a) Nihai kararlar. (b) ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları (c) karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati haciz kararları (d) karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yasa yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Mahkemece 17/04/2023 günlü ara kararı ile, davacının geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir. İstinaf isteğine konu bu ara karar, az yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, nihai karar niteliğinde olmadığından ve ayrıca, ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin de bulunmadığından, istinafı kabil karar niteliğinde değildir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İlk derece mahkemesinin 2022/253 esas sayılı dosyası kapsamında alınan 14/10/2024 tarihli ara karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352 maddeleri gereğince usulden reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından karşılanan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde HMK'nın 352. madde hükmü uyarınca yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024