İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/2 E. 2017/1 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/2
- Karar No
- 2017/1
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/277 KARAR NO : 2019/531 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/10/2015 KARAR TARİHİ : 13/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan ... tarihli ve 1 yıl süreli 2 adet sözleşme gereğince davalı şirketin davacı şirketin üst hakkı sahibi ve işleticisi olduğu otellere ait personel üniforma olarak pantolon, gömlek, ceket, önlük, T-shirt ve diğer dış giyim ürünlerinin imalatını ve davacıya teslimini üstlendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin süresinin sona erdiği ... tarihine kadar davalı şirkete verilen avans bedellerinin tamamını karşılayacak tutarda üniforma dikimi ve teslimi yapılmadığını, teslim edilen mal karşılığı kesilen faturaların mahsubu sonucu davalı şirketin davacı şirkete cari hesaptan ... USD borcu kaldığını, sözleşme süresinin ona ermesi ve tarafların sözleşmesinin uzatılması konusunda mutabakata varmamaları sonucunda davalı şirketten bakiye avans bedelinin iadesinin talep edildiğini, ancak davalı şirketin defalarca uyarılmasına rağmen söz konusu bedelleri iade etmediğini, son olarak davalı şirkete ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının borcunu yine ödemediğini, davalı şirkete yapılan sözlü ve yazılı başvuraların neticesiz kalması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının somut hiçbir belge ve bilgiye dayanmadığını, davacının alacağına kavuşmasını önlemeye yönelik olduğunu, davalı borçlunun mallarını satma hazırlıkları içinde olması yine aleyhine birden fazla icra takibinin bulunması karşısında ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını beyan ederek; itirazın iptali talebinde bulunmuştur. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile vekil eden şirket tarafından davacı tarafa ait otelin pantolon, gömlek, ceket, önlük, t-shırt ve diğer dış giyim ürünlerinin imalatı ve teslimi işinin üstlenildiğini, sözleşmenin ekinde yer alan üniforma listesinde belirtilen kişi ve adet miktarına uygun olarak teslimlerin yapıldığını, yapılan teslimatlara uygun olarak düzenlenen faturaların davacı tarafa teslim edildiğini ve davacının hiç bir itirazda bulunmadığını, davacı tarafın çektiğini iddia ettiği ihtarnamenin gerçeği yansıtmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Antalya ... İcra müdürlüğünün ../... esas sayılı dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. 7.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. 8.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). 9.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 10.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmıştır. 11.Aşamalarda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yönünde ara karar kurulmuştur. 12.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). 13. ... tarihli, davacının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarına göre yapmış olduğu avans ödemesinden takip tarihi itibariyle ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, takip tarihi ... tarihi itibariyle bu tutarın dolar bedelinin (1 usd= ... TL) ... USD olduğu, takibin ise ... USD üzerinden açıldığı, aradaki farkın 9 ay sonunda yapılması gerekli kur farkından olduğu, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği işlemiş faizin ... USD olduğu, işlemiş faiz+asıl alacak toplamının ... USD olduğu, takip tarihi itibariyle döviz alacağın TL karşılığının ... TL olduğu belirtilmiştir. 14.Davalının ticari defterleri talimat yolu ile incelettirilmiştir. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 13 adet ... TL tutarlı faturanın davacının cari hesap ekstresinde kayıtlı olmadığı, davacıda kayıtlı olmayan 13 adet davalı faturalarının usulüne uygun düzenlenerek faturaların ve faturaya konu malların davacıya teslim edildiği, davalının incelenen ticari defterlerinde davacıya ... tarihi itibariyle cari hesap borcunun olmadığı hususları belirtilmiştir. Ayrıca, faturalara, davacı yanca itiraz edildiğini gösterir bir bilgi ve belgenin de olmadığı belirtilmiştir. 15.Davalının ticari defterleri davacı ile (alacak/borç miktarı yönüyle) uyumlu değildir ve davacı lehine delil olmaz. 16.Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 17.İtirazların karşılanması amacıyla aşamalarda mahkememizce yazışmalar yapılmıştır. Yazışma cevabında, davalının ibraz ettiği irsaliyeli faturalarda teslim alan imzasında belirtilen isimlere ilişkin bilgilendirmenin olmadığı görülmüştür. 18.Davalı taraf, malı teslim ettiklerini iddia/beyan etmiştir. 19.Malın teslim edildiğini ispat yükü kabule göre dosyada/burada davalıdadır ve kesilen fatura içeriği malın teslim edildiğini bu yönde iddiada bulunan davalı taraf usulünce ispat etmelidir. (Kıyasen ürünlerin teslim edildiğini, sadece fatura ile teslimin ispatlanamayacağına ilişkin; (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/3613 Esas 2019/1889 Karar sayılı ilamı; 19 HD'nin 2009/8074 E 2010/5025 K; 19 HD'nin 2014/14716 K sayılı kararı) Davalı, malların teslim edildiğini beyan etmektedir. 20.İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar) Bir başka deyişle; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). 21.Davacı taraf üzerine düşen, iddiası, bilirkişi raporları ile ispatlamıştır. Artık, aksini ispat yükü, davalıdadır ve davacının ispat ettiği iddiasının aksini aynı kuvvette delil ile ispat etmelidir. Yemin bu yollardan biridir. 22.Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir. 23.Dosyada, ... tarihinde davalı taraf bu yönüyle yemin teklifinde bulunmuştur. 24.HMK m. 232 gereği; Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir. 25.Davacı şirket temsilcisine çıkartılan yemin tebligatı iade olmuştur. 26.Mahkememizce davacı vekiline müvekkilini duruşmada yemin etmek üzere hazır etmesi süre verilmiştir. 27.Genel kural olarak, tarafın adresine usulüne uygun tebligat çıkartılmalıdır. Bu adres yurt içi olabileceği gibi yurt dışı da olabilir. Yargı kararlarında da geçtiği üzere, vekile, asili hazır etmesi yönünde usul hukuku gereği bir yükümlülük yüklenemez. Her ne kadar bu ara karar usul hukuku anlamında kabule göre yanlış olsa da ... tarihli celsede, davacı vekili, müvekkilinin yemin etmeyeceğini açıkça beyan etmiştir. Yeminin iadesi de söz konusu değildir. 28.HMK m. 74 gereği; Açıkça yetki verilmemiş ise vekil, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez. Taraf vekillerinin vekaletnamelerinde, yemini teklif, kabul ve iade özel yetkileri mevcuttur. Taraf vekillerinin söz konusu yetkileri mevcuttur. 29.Davacı yemin teklifini kabul etmemiştir. HMKm .229 gereği; Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. 30. ... tarihli celseden sonra, ... tarihli son celseden bir gün önce davalı vekili, yemini iade ettiklerini bildirmiştir. Davacı tahkikatın sona erdirildiği bildirildikten sonra böyle bir beyanda bulunmuştur. Tahkikat aşaması kanunda düzenlenmiştir. Tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar bu aşamada birlikte incelenir. Davacı vekili, yemin teklifinde bulunulduğu ... tarihli duruşmada ve devamındaki ..., ..., ... tarihli duruşmalarda hazırdır ve yeminin iadesinden bahsetmemiştir. ... tarihli celsede de tahkikatın bitirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar dosya dava dilekçesindeki miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olup, bu usulde sözlü yargılama aşaması mevcut olmasa da, tahkikatın bitirildiği bildirildikten sonra hüküm aşamasına geçildiği artık açıktır. Tahkikatın bitirilmesinden sonra yapılamayacak olan işlemlerin sehven sözlü yargılama günü/sözlü yargılama aşaması verildiğinde, yapılacağı anlamı ortaya çıkamaz. Esasen bakıldığında, basit yargılama usulünde , HMK m. 321 e göre; Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. Ancak, somut olaydaki gibi sürenin verilmesi, dosyada basit yargılama usulünün uygulanmadığı sonucunu doğurmaz. Somut olayda, tahkikat, ... tarihinde bitirilmiştir. Yemin iadesi süresinde sonradır ve usulen geçersizdir. Yemin bir delildir ve bu delile ilişkin işlemler, incelemeler, tahkikat aşamasında yapılır. HMK'nın amacı ve usul ekonomisi de bunu gerektirir. Zira yargılama usulü bakımından diğer yönüyle/başka yönden de bakıldığında; Yargıtay 11. HD nin 2014/17583 esas, 2015/3424 karar sayılı emsal ilamında; "davaya konu yabancı para alacağı karar tarihindeki efektif satış üzerinden Türk Lirasına çevrilerek davacı lehine takdir edilecek nispi vekalet ücretinin bu miktar üzerinden belirlenmesi gerekirken" demekle, dava değerinin davaya konu yabancı para alacağı karar tarihindeki efektif satış üzerinden hesaplanacağı anlaşılmaktadır. UYAP tan alınan bilgilere göre dava tarihi .. tarihindeki USD efektif satış kuru ... TL dir. Bu yönden bakıldığında, dava değeri; ... USD *... TL=... TL dir. Bu yönüyle de TTK gereği basit yargılama usulünün uygulanacağı sınırın üstünde, yazılı yargılama sistemine girmiştir. Yazılı yargılama kurallarına bakıldığında da zaten dosyada bir usulü eksiklik de olmayacaktır. Sözlü yargılama günü zaten verilmiştir. Her ihtimalde de temel kural tahkikat aşamasından sonra delil bildirimi (istisnalar haricinde/ödeme gibi hakkı söndürücü bir belge sunulması) olmaz. Somut dosya da bu nedenle, artık yemini davacı iade edemez. 31.Tüm açıklamalar ışığında, genel olarak söylemek gerekir ki, davalının yemin teklif davacının yetkilisi tarafından yerine getirilmemiş, yemin teklifi iade de olmamıştır. Yeminden kaçınılmıştır. HMK m. 229 gereği, davacı, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılmıştır ve bu nedenle, dava konusu malların davacıya teslim edildiği kabul edilmiştir. Davacı tarafın, dava dilekçesinde talebinin dayanağını oluşturan (3 numaralı bentte) davalı şirkete verilen avans bedellerinin tamamını karşılayacak tutarda üniforma dikim ve teslimi yapılmadığı iddiasının aksi davalı tarafça kesin delille, yemin delili ile ispatlanmıştır. 32.Tüm dosya kapsamı gereğince, davaya konu malların davacıya teslim edildiği ispatlanmakla, davacının bir alacağının olmadığı, davacının bu yöndeki iddiası ispatlayamadığı kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 33.Davalı taraf, cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur. 34.İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Somut dosyada, davalı yemin teklifinde bulunmuş ve davacı yemini eda etmeyerek, malların teslim edildiğini kabul etmiştir. Kabule göre, kanunda sayılan şartlar dosyada mevcuttur ve bu nedenle, kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-... TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak; alınması gerekli ... TL maktu ret harcının davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye harcın istek halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davalı tarafça bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,(... USD*... TL=... TL üzerinden hesaplanan)(Yargıtay 11. HD nin 2014/17583 esas, 2015/3424 karar sayılı emsal ilamı) 8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" nin, "Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir." düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 9-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, 10-İş bu karar kesinleştiğinde, Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının mahalline iadesine, Dair; davalı vekili ... yüzüne karşı, davacı vekili ...'un yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/09/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır