İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/6520 E. 2010/154 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/6520
Karar No
2010/154

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/210 Esas KARAR NO : 2021/392 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/05/2019 KARAR TARİHİ : 25/05/2021 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalının hesabına farklı tarihlerde şirket hisse satım bedeli olarak ödeme gerçekleştirdiğini, davalının bedelini aldığı hisselerin devrini yapmadığını, bu sebeple Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; davalının hisse satımı konusunda davacının eşi ile anlaştığını, hisse bedelinin davalının hesabına yatırılır yatırılmaz hisse devrini yaptığını, bedelin kimin tarafından yatırıldığına dikkat etmediğini, hisse devri yapılmış olmasına rağmen talepte bulunulmasının kötü niyet göstergesi olduğun belirterek , davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ...TL asıl alacak ...TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...TL için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. ...'nın ... tarihli cevabi yazılarının ekinde bulunan dekontların incelenmesinde; ... tarihli işlemde alıcının ..., gönderinin ..., tutarın ...TL açıklamanın ise "... Ödemesi" olduğu; ... tarihli işlemde alıcının ..., gönderinin ..., tutarın ...TL açıklamanın ise "... Ödemesi" olduğu görülmüştür. Antalya ... Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ... Sözleşmesinin incelenmesinde; devredenin ..., devralanın ..., devir konusunun ....'ndeki ...'nun 600 hissesinin devrine ilişkin olduğu devir bedelinin ... TL olduğu görülmüştür. Bucak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden ...'nin sicil kayıtları celp olunmuştur.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kötü niyet tazminatı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. Maddesinde hükme bağlanmıştır. İtirazın iptali davasında, davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya red olunan alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder. Alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/03/2010 tarih 2010/19-123 E. 2010/154 K. sayılı kararı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/12/2011 tarih 2011/13-576 E. 2011/747 K. sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20/03/2013 tarih 2012/19-778E. 2013/250K. sayılı kararı). Kaynağı gerek sözleşme, gerek haksız fiil olsun ve gerekse kanundan doğmuş olsun, borcun normal sona erme sebebi onun ifa edilmesidir. Borç, yine normal olarak borçlu tarafından ifa olunur. Ancak bu bir zaruret değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 83. maddesi hükmüne göre, borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü değildir. Borcun, borçlu tarafından değil de, üçüncü kişi tarafından ifa edilmesi halinde, hukuki netice aynıdır. Yani, üçüncü kişi tarafından yapılan ifa, alacağı kendisine nakletmeyip, tıpkı borçlunun ifası halindeki gibi borcu sona erdirir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18/12/2015 tarih 2014/6520E. 2015/8276K. sayılı kararı). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe (tıpkı onun özel biçimlerinden biri niteliğindeki çek gibi) bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 09/06/2004 tarih, 2004/4–362E. 2004/347K. sayılı kararı; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2014 tarih 2014/6216E. 2014/9236K. Sayılı kararı). Havale, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini iddia eden bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2017 tarih 2016/10512E. 2017/9437K. sayılı kararı, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2005 tarih 2005/11882E. 2005/15157K. sayılı kararı). Havale, esas itibariyle bir ödeme vasıtası olup, havale olsa dahi, havale makbuzlarında, paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gerekir. Havale makbuzlarında, paranın borç olarak gönderildiği yazılı değilse bu havale makbuzu karz ilişkisine dayanan davacının iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 31/01/2006 tarih 2005/14219E. 2006/895K. sayılı kararı). Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2020 tarih 2019/484E. 2020/156K. sayılı kararında; "...Havale dekontu üzerinde herhangi bir açıklamada bulunmadığına göre, ispat yükü kendisine düşen davacının iddialarını, başka bir ifade ile parayı kendisine satılacak olan araç için gönderdiğini, alacağın miktarına göre kesin deliller ile ispatlaması gerekir. Davacı iddialarını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı banka havalesine dayalı alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davacının takip talebinin ekine sunduğu ödeme dekontu incelendiğinde; ... tarihli işlemde alıcının ..., gönderinin ..., tutarın ...TL açıklamanın ise "...Hisse Bed. Ödemesi" olduğu;... tarihli işlemde alıcının ..., gönderinin ..., tutarın ...TL açıklamanın ise "...Hisse Bed. Ödemesi" olduğu görülmüştür. Antalya ... Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ... Sözleşmesi ile ...,..., ....'ndeki 600 hissesinin devrini yapmış, ...'nin ... tarihli genel kurulunun 4 nolu kararı ile yapılan devir işlemi kabul edilmiş ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanlar yapılmıştır. ... ... ... tarihli genel kurullara katılmış, daha sonraki toplantılar da anılana bildirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 83. maddesi hükmüne göre, borcun, bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati bulunmadıkça borçlu, borcunu şahsen ifa etmekle yükümlü olmaması; borcun, borçlu tarafından değil de, üçüncü kişi tarafından ifa edilmesi halinde, hukuki netice aynı olması, takip dayanağı belgelerde açıkça kime devir yapılacağı belirtilmeksizin ...Hisse bedeli ödemesi açıklaması ile ödeme yapılmış olması, havalalerden yaklaşık 45 gün sonra noterde hisse devrinin davalı tarafından davacının eşine yapılması, ortaklıkça da devir işlemleri kabul edilerek davacının eşinin ortaklığa dahil edilmesi, davacı eşinin de bir süre ortaklık genel kurullarına katılması, yapılan ödemelerin davacının eşine hisse devri nedeni yapıldığı sonucuna ulaşılması, aksi düşüncenin yani davacının ayrıca hisse devri bedeli ödediğinin ve 3 yıla aşan bir süre devir yapılmamasına rağmen beklediğinin kabulü mümkün olmaması karşında davacının davalıdan talep edebileceği bir bedel olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiş davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. Davalı tarafın, davacıya kötü niyet tazminatı yükletilmesi talebinin REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcı ile Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan ...TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 8. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/05/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/6520, K. 2010/154, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-6520-e-2010-154-k-8e78cd130de5