İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/6344 E. 2015/3349 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/6344
Karar No
2015/3349
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1120 Esas KARAR NO : 2024/1100 Bakırköy .... İcra Dairesi : ... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2022 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin müşterisi .... için davalının imal ettiği 24/08/2022 tarihli proforma faturada yer verilen hamam kurnalarını sipariş ettiğini ve anlaşma çerçevesinde 25/08/2022 tarihinde 55.775,00-TL ve 14/10/2022 tarihinde 55.750,00-TL'nin davalının banka hesabına ödeme yaptığını, davacının ödemelerini eksiksiz yapmış olmasına rağmen davalının teslim etmesi gereken ürünlerin imalatını yapmadığını ve bugüne kadar müvekkili şirkete teslim etmediğini, ürünlerin teslim süresinin 25/08/2022 tarihinden itibaren 25 gün olduğunu, davalı ile yapılan yazışma ve görüşmelerde ürünleri teslim edeceğini beyan etmesine rağmen bugüne kadar ürünleri teslim etmediğini, davalı aleyhine İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek; davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 111.525,00-TL yönünden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden 3095 s. yasa uyarınca faiz oranı uygulanarak devamını, İİK'nın 67/2 maddesi hükmü uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin ve arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT tarifesi gereğince maktu vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy .... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 55.775,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa işlemiş 1.444,04-TL ve 240,57-TL faizler ile birlikte toplam 113.209,61-TL'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ....'ın 18/07/2024 tarihli raporunda; "Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dava dosyası, davalı ... ait ticari defter ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalı ...’in tutmakla yükümlü olduğu tarafımıza ibraz edilen 2022 yılına ait (Defter-i Kebir, Yevmiye ve Envanter) yasal defterlerinde yapılan incelemeye göre; ticari defterlerinin tamamını usulüne uygun olarak tutmuş olduğu, defterlerin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırılmış olduğu, davalının ticari defterlerinde, 120 Müşteriler hesabında davacının adına açılan herhangi bir hesaba rastlanmadığı, Muhasebe Hesap Planına göre Müşterilerden Alınan Avansların takip edildiği bir hesap olan, 159 Alınan Sipariş Avansları hesabında davacı adına herhangi bir hesap kaydının olmadığı, davalının muhasebe hesaplarında yer alan .... Bankası ve .... Bankası hesaplarına davacıdan gelen herhangi bir para girişine dair bir kayıt olmadığı, davalı tarafından hazırlanan 24.08.2022 tarihli proforma faturada imal edilecek ürünlerin bedeli 111.550,00 TL olarak gösterildiği ve 25 iş günü içerisinde teslim edileceği bilgisinin olduğu, davacı tarafından sipariş avansı olarak davalının banka hesabına 25/08/2022 tarihinde 55.775,00 TL ve 14/10/2022 tarihinde 55.750,00 TL banka havalesi yapıldığı, davacı tarafından gönderilen banka havalelerinin Davalının ticari defter kayıtlarında banka hesap kayıtlarına girilmediği, davacıdan alınan sipariş avanslarının Davalının 2022 yılı Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ekinde bağlı olduğu İscehisar Vergi Dairesine sunduğu Bilançosunun vergi dairesine sunduğu bilanço hesaplarında da yer almadığı, davalının sipariş avansını aldığı, davacıya ürünlerin teslim edilmediği, ürünlerin teslim edilmemesi üzerine ödediklerinin iadesine hükmedilmesinin yerindeliği noktasında hukuki değerlendirmenin ve asli takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava, eser sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. TBK'nın 97. maddesi uyarınca; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Aksi halde öncelikli ifa kendisine düşmeyen taraf kendi edimini ifadan kaçınabilir. Eser sözleşmesinde ana kural; öncelikli ifa yükleniciye ait olduğundan eser yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik def'ini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi, eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkına sahip olacaktır.Teslim borcunun ne zaman yerine getirilmesi gerektiğine gelince, kural olarak teslimin sözleşmede kararlaştırılan zamanda yerine getirilmesi gerekmektedir. Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yine kural olarak yüklenici ispat etmek zorundadır. Kararlaştırılan ya da süre verilerek belirlenen ödeme (ifa) zamanında borçlu tarafından borç ifa edilmemiş ise, borçlu temerrüde düşmüş olur. Borçlunun temerrüdü için öncelikle alacağın muaccel olması gerekir. TBK'nın 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşecektir. Aynı maddenin 2.fıkrasına göre borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, ancak sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için ihtarın şart olduğu kabul edilmiştir. Bu yasal düzenleme ve tanımdan hareketle eser sözleşmelerinde iş sahibinin temerrüdünün oluşması için borcun muaccel olması, borçluya ödeme miktarı da belirtilerek gönderilecek ihtarname ile alacağın ödenmesinin talep edilmiş ya da kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş olması, iş sahibinin bedel ödeme borcu olması, borcu ödememiş bulunması ve borcu ödemekten kaçınmayı haklı gösteren (ödemezlik def'i gibi) sebep bulunmaması gerekir Eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için fatura ya da iddiasında belirttiği işleri sözleşme ve ekleri ile projesine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. (Yargıtay 15.HD.,2014/6344 E. 2015/3349K.) Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Yine eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Davacı iş sahibi, yukarıda anlatıldığı şekli ile sözleşmeden dönmede kusurlu olup, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle uğradığı zararının tazmini talep edemez ise de, fazla ödemesi varsa, sözleşmeden dönmede haksız olsa dahi, fazla ödenen iş bedelinin iadesini yükleniciden isteyebilir. Nakit bedel karşılığı eser sözleşmeleri yönünden sınırlayıcı istisnai bir kural bulunmadığından mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkündür. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2006 tarih 2006/15-702 Esas, 2006/691 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 15.H.D.'nin 04.06.1998 tarih 1998/513 Esas, 1998/2377 Karar sayılı kararında da bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Davacı iş sahibi, sözleşmeden dönmede haksız olsa dahi, fazla ödenen iş bedelinin iadesini yükleniciden isteyebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 15.06.2020 tarih, 2019/3463 esas ve 2020/1571 karar sayılı ilamı) İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; Taraflar arasında, davalı tarafından hazırlanan 24.08.2022 tarihli proforma faturada imal edilecek ürünlerin bedeli 111.550,00 TL olarak gösterildiği ve 25 iş günü içerisinde teslim edileceği bilgisinin olduğu anlaşılmakla taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenici olduğu, davacı tarafından sipariş avansı olarak davalının banka hesabına 25/08/2022 tarihinde 55.775,00 TL ve 14/10/2022 tarihinde 55.750,00 TL banka havalesi yapıldığı, Davada yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için işi sözleşme ve iş sahibinin beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiği ya da teslime hazır olmasına rağmen teslim almaktan kaçındığını kanıtlaması zorunlu olduğu bu kapsamda davalı tarafından anılan hususların ispat edilemediği, eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, proforma faturaya istinaden davacı ... tarafından davalının banka hesabına 25/08/2022 tarihinde 55.775,00 TL ve 14/10/2022 tarihinde 55.750,00 TL banka havalesi yapıldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; dava değeri olan 111.525,00 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, 2- Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 7.618,27-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.338,52-TL harcın mahsubuyla bakiye 6.279,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.338,52-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.419,22-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.332,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/11/2024 09:35:01 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/6344, K. 2015/3349, T. 24.08.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-6344-e-2015-3349-k-48acdfb36d09