İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/14706 E. 2016/11417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/14706
Karar No
2016/11417

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/200 Esas KARAR NO : 2021/51 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 08/05/2020 KARAR TARİHİ : 19/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... - ... ... üzerindeki tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında ...'in vefat ettiğini, tek taraflı kazaya sebep olan ... plaka sayılı aracın davalıya zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, davacılardan ...'in vefat edenin eşi, ...'nın vefat edenin annesi, ...'nın vefat edenin babası olduğunu, müteveffanın ... doğumlu, ...de ... kadrosunda çalışmakta iken trafik kazasının meydana geldiğini, müteveffanın ... yılı ... ayı maaşının brüt ... TL, net maaşının ... TL olduğunu, davacı ... ile müteveffanın ... tarihinde evlendiklerini, ...'ın ... doğumlu olduğunu, müteveffanın anne ve babasının emekli olduğunu, babanın ..., annenin ... doğumlu olduğunu, kazada araç sürücüsünün tam kusurlu, müteveffanın ise kusur olduğunu, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı ... için ... TL, ... için ... TL, ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, yetkili mahkemelerin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalının sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın hatır taşımacılığı ile taşındığını, müteveffanın emniyet kemerini takmadığını bu sebeple araçtan fırladığını, bu sebeplerin indirim nedeni yapılması gerektiğini, davalının dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğünü bu tarihten itibaren faiz istenebileceğini, davacıların talep edebileceği tazminatın garame hesabı yapılarak belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle, ölenin yakınlarının, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine ceza soruşturma dosyası, sosyal ve mali durum araştırma kayıtları, trafik tescil kayıtları celp olunmuştur. Davalı vekili ... tarihli dilekçesinin ekinde davacılar vekili vekili tarafından verilen ibraname ve banka dekontu sunmuştur. Davacılar vekili ... tarihli dilekçe ile toplam ... TL ödeme yapıldığını belirterek 1 yıl 10 ay 23 günlük gecikme faizi taleplerinin olduğunu belirterek ibranameden rücu ettiklerini belirtilen süre için faiz hesaplaması yapılmasını talep etmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları ile davanın niteliği gereğince, ibra sözleşmesinin hukuki niteliği ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ibra sözleşmesinin iptaline kısaca değinmekte fayda bulunmaktadır. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E.2016/11417K. sayılı kararı). Tarafların aralarında mevcut bir borcu kısmen veya tamamen ortadan kaldırmaya ve bu suretle borçtan kurtulmasına yönelik sözleşmeye ibra sözleşmesi denir. İbra, borcu sona erdiren sebeplerden biridir. İbra sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, tarafların karşılıklı irade beyanlarının ibra sebebi üzerinde birbirine uygun olması gerekir. İbra edilen borç, bütün kapsamı ile kesin olarak belirtilmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 132. maddesi gereğince ibra sözleşmesi her hangi bir şekle tabi değildir. İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır (Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler 25. Baskı, Ankara 2020, s. 1407 vd.). İbra, bir anlaşma olması bakımından, ayni haklardan ve yenilik doğuran farklıdır. İbra alacaklının alacak hakkına doğrudan doğruya etki ettiği ve alacağı ortadan kaldırdığı veya azalttığı için bir tasarruf işlemidir. Bu sebeple, ibra için alacaklının fiil ehliyetine sahip olması yetmez, tasarruf yetkisi de aranır. Borcun sona ermesinin etkisi konusunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 131. madde hükmü ibra da geçerlidir. Özellikle, alacaklı işlemiş faizleri saklı tutmuş olmadıkça veya bu durum ve koşullardan anlaşılmadıkça, esas borç ibra ile sona erince, faiz borcu da sona erer (Von Tuhr, Andreas; Borçlar Hukuku C. I - II, Ankara 1983, s. 646 vd. (çeviren: Edege, Cevat); Oğuzman, M. Kemal/ Öz, M. Turgut; Borçlar Hukuku Genel Hükümler C. 1 18. Bası, İstanbul 2020, s. 583). 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hem işletenleri, hem de onların hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bağlayan emredici nitelikteki 111. maddesinin 1. fıkrasında, "bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu" belirtilmiş; 2. fıkrasında ise "Tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi kanun, ibranamenin iptali için zarar görene yetersizlik, zarar sorumlusuna da fahişlik iddiası ile iptal hakkı tanımış, iptal sebebi olarak da objektif bir unsur olan bu yetersizliğin veya fahişliğin açıkça belli olması halini kabul etmiştir (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 05/12/2019 tarih 2018/1995E. 2019/2068K. sayılı kararı). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331. maddesindeki davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle, dava konusuz kalmış ise, davanın açılmasına davalı tarafça sebebiyet verdiği değerlendirilmelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2020 tarih 2019/2880E. 2020/7129K. Sayılı kararı). Davamıza gelince; davacılar trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemi ile dava açmıştır. Yargılama devam ederken davalı taraf davacılar vekili tarafından verilen ibraname sunmuştur. Davacılar vekili ibranamenin içerik ve imzaya itiraz etmeden yalnız, faiz miktarı yönünden ayrıca talepte bulunmaktadır. Davacılar vekili tarafından verilen ibranamede kalem kalem alacak miktarları yargılama giderleri ve faize kadar açıkça gösterilmiştir. Tarafların aralarında mevcut bir borcu kısmen veya tamamen ortadan kaldırmaya ve bu suretle borçtan kurtulmasına yönelik sözleşmeye ibra sözleşmesi denir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 132. maddesi gereğince ibra sözleşmesi her hangi bir şekle tabi değildir. İbra, alacak ve borcu doğrudan doğruya ve kesin olarak ortadan kaldırır. Borcun sona ermesinin etkisi konusunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 131. madde hükmü ibra da geçerlidir. Özellikle, alacaklı işlemiş faizleri saklı tutmuş olmadıkça veya bu durum ve koşullardan anlaşılmadıkça, esas borç ibra ile sona erince, faiz borcu da sona erecek olması, ibraname içeriğinde ödenmesi kararlaştırılan tazminat tutarının ödendiği banka dekontu ve bizzat davacı vekili beyanları ile kanıtlanmış olması, sunulan ibraname görülmekte olan dava konusuna ilişkin olup, soyut bir ibra niteliğinde olmaması, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111. maddesi ibranamenin iptali için zarar görene yetersizlik, zarar sorumlusuna da fahişlik iddiası ile iptal hakkı tanımış, iptal sebebi olarak da objektif bir unsur olan bu yetersizliğin veya fahişliğin açıkça belli olması halini kabul etmiş olması, dava dosyasında da özellikle fahiş miktara ilişkin şartların oluşmaması, davacılar ve/veya vekilleri tarafından açıkça davadan feragat ettiklerine dair kayıtsız koşulsuz ayrıca beyanda bulunulmadığı da nazara alınarak, dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle, dava konusuz kalmış ise, davanın açılmasına davalı tarafça sebebiyet verdiği değerlendirilmesi gerektiğinden, konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3. Arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin taraflar arasındaki ibranamede tahsil edildiği belirlenmiş olması nedeni ile ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden taraflar arasındaki ibranamede tahsil edildiği belirlenmiş olması nedeni ile ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/01/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/14706, K. 2016/11417, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-14706-e-2016-11417-k-d7c7a15717d0