İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/11063 E. 2014/10620 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/11063
Karar No
2014/10620
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/324 Esas KARAR NO : 2024/275 DAVA : Menfi Tespit (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2019 KARAR TARİHİ : 22/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kanuna ve Ahlaka Aykırı İşlemden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; davalıların murisi...'ın, akrabalığı bulunmayan müvekkiline birkaç kez faiz karşılığı verdiği ödünç karşılığında alacağı olmadığı halde elinde kalan bonolardan birine 01/10/2011 vade tarihi ve 150.000-TL yazarak müvekkili hakkında İzmir... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, müvekkilinin bu senetle ilgili C.Savcılığına Sahtecilik ve Tefecilik suçlarından dolayı suç duyurusunda bulunduğunu, suç duyurusuna ilişkin İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesind... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, bu nedenle müvekkilinin İzmir... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dayanağı bonunun taraflar arasında Tefecilik Suçunu oluşturucak şekilde nitelenen tüketim ürünü olup, kanuna ve ahlaka aykırı olması nedeniyle söz konusu icra takibi ve dayanağı bonodan müvekkili davacının borçlu bulunmadığının tespitine ve % 20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "Davalı müvekkilerin miras bırakanı davalı..., davacı ...'ye karşı İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas dosyası ile, alacağının tahsilini temin etmek için icra takibi başlatmıştır. Davacı, takibe karşı İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile borca itiraz davası açmıştır.... Karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Reddine karar verilen dava kesinleşmiştir. Davacı daha sonra İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açmıştır. Yapılan yargılama neticesinde davacının menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir. Yargıtay incelemeleri neticesinde, reddine karar verilen dava, 05.09.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı tekrar aynı borç için hali hazırdaki, menfi tespit davasını ikame etmiştir. Aynı taraflar arasında ve aynı konuda İzmir... Asliye Mahkemesinin...Karar sayılı ilamı ile 05.09.2019 tarihinde kesinleşmiş ilamın varlığına rağmen, açılan davanın, HMK 303 maddesi nazara alınarak, kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmelidir. Davacı İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayı ile ikame ettiği ve reddine karar verilip, kesinleşen dosyadaki vakıalarda da sahtecilik iddiasında bulunmuş olup, işbu yargılama aşamasında da bu vakıalar konusunda inceleme ve araştırmalar yapılmıştır. Bilirkişi raporları alınarak ve değerlendirme ve yargılama neticesinde açılan menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir. 3-Müvekkillerin mirasbırakından kalan alacak, 10 yılı aşkın bir süreden beri kesin olup, talep edilmektedir. 6098 sayılı TBK 146-147 maddeleri gereğince, zamaşımı sözkonusudur. Borcunu doğduğu ve kesinleştiği tarihte yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu:Madde 60 - ''Zarar ve ziyan yahut manevi zarar namiyle nakdî bir meblâğ tediyesine müteallik dâva, mutazarrır olan tarafın zarara ve failine ittılaı tarihinden itibaren bir sene ve her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene mürurundan sonra istima olunmaz. '' düzenlemesi karşısında zamanaşımı kapsamında kaldığı sabittir. İcra İflas Kanunu 72 Madde de Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olan borçlu 1 sene içerisinde genel mahkeme de dava açabilir hükmü karşısında, Davacı, İzmir .. İcra Mahkemesi ...takibe itiraz etmiş ve davası ret olunmuştur. Akabinde İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Karar ile görülen davada ret edilerek, kesinleşmiştir. Hali hazırda derdest olan dava da zamanaşımı nedeni Davacının iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olup, kabul edilemez, haksız ithamlardır. Davacı, önceki açtığı tüm davalarında, tefecilik ve sahtecilik vakıalarına dayanmıştır. Bu iddialar yargılama konusu yapılarak, davacı aleyhine neticelenmiştir. Yargılamalar neticesinde, takip dayanağı senet ve yazıların davacı, borçlu tarafından sadır olduğu açık ve net olarak, anlaşılmaktadır. İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... K. sayılı gerekçeli ilamında ve Yargıtay ... H.D... K. ve 27.06.2019 tarihli ... Karar ilamları ile sabit olarak tespit edilen borç karşısında davacının işbu davayı ikame etmesinde hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir. Davacı TMK 2. maddesi kapsamında kötü niyetli olarak müvekkillere karşı dava ikame etmiştir. Şöyle ki; Davacı İzmir... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dava dilekçesinde açıkça müvekkilerin mirasbıranı alacaklıya borcunun olduğunu beyan ile ikrar etmiştir. Davacı, müvekkilin yargılandığı ceza mahkemelerinde de müvekkile borcunun olduğunu açık ve net bir şekilde ikrar etmiştir. Davacının müveklilere borcunun olduğunu mahkeme içinde ikrar etmesi, HMK m.188 gereğince çekişmeli olmaktan çıkar. Aynı şekilde, ''bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil eder ( Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı baskı, İstanbul 2001, C:2, s:2045 ).'' Davacının borçlu olduğu mahkeme içi ikrarları ile sabit olmak ile, HMK m.187 gereğince kesin delil niteliğinde ikrarın varlığı sabit olması karşısında; dava konusu çekişmeli olarak görülemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2014/11063 E. 2014/10620 K.) 4-Davacının sosyal-kişilik durumuna bakıldığında, ceza dosyalarında dinlenen tanıkların beyanları ve bu beyanlar ile örtüşen, teyit eden, tapu kayıtları, savcılık ve mahkeme kayıtları vs. diğer kayıt ve belgeler ile sabit olduğu üzere; sürekli borçlandığı ve borcunu ödeyemediği açık ve net bir şekilde görülmektedir. Davacı, Müvekkillerin mirasbıranından borç aldığını ve ödemediğini, kendi ikrarı ile birlikte, abisi ...in, Müvekkillerin mirasbırakanı ...ın Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yargılanıp, beraat ettiği İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... K.sayılı dosyasında; Alaşehir Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile alınan talimat beyanı ile de sabittir. Davacının ..., mahkeme huzurunda, davacının borçlu olduğunu açık ve net bir şekilde beyan etmiştir. Yine bu dosyada dinlenen... isimli tanık da davacının, kişiliği hakkında borç aldığını ve ödemediğini açık ve net olarak beyan etmiştir. 5-Müvekkilerin miras bırakanın yargılanıp, hakkında mahkumiyet hükmü tesis edilen ceza dosyası, tarafların aralarında borç ilişkisini özel hukuktan doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Şöyle ki; kesin delil niteliğinde olan, davacının borçlu olduğu yönünde mahkeme içi ikrarı ve diğer deliler, dosyalar ile alacağın olduğu kesin ve sabittir. 6-Davacının tazmiant talebi haksız ve mesnetsizdir. Asıl talepleri haksız ve mesnetsiz olan davacının, feri talepleri de asıl taleplerine bağlı olarak, haksız ve mesnetsizdir. Davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir. Sunulan nedenler ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep ederiz " şeklinde talep ettiği görülmüştür. GEREKÇE : Dava; tefecilik suçuna konu bononun TBK 26-27 maddeleri gereği kanuna ve ahlaka aykırı olması nedeniyle borç doğurmayacağı iddiasına dayalı Menfi Tespit Davasıdır. Uyuşmazlık ise ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın İzmir... İcra Dairesinin ... esas (yeni esas ...) esas sayılı dosyasından yapılan icra takibi dayanağın 150.000 TL bedelli bononun tefecilik sözleşmesi ürünü olup olmadığı, tefecilik nedeni ile verildi ise bundan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, İzmir... ASHM 'nin... esas sayılı dosyasının iş bu uyuşmazlık açısından kesin hüküm teşkil edip etmediği hususlarında uyuşamadıkları görüldü." şeklinde belirlenmiştir. Davacı taraf; bononun lehtarı ... olan, 16.05.2011 düzenleme ve 01.10.2011 vade tarihli, 150.000,00-TL bedelli davaya konu bononun tefecilik suçu ürünü olduğu ve TBK 26-27 maddeleri gereği kanuna ve ahlaka aykırı olması nedeniyle borç doğurmayacağını ileri sürdüğü görülmektedir. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davamıza konu bono nedeniyle lehtar (sanık) ...aleyhinde tefecilik suçlamasıyla İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nde yürütülen... E. Sayılı dosyada ...K sayılı ilam ile mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın Yargıtay... Ceza Dairesi'nin...K. Sayılı kararı ile onandığı ve böylece kesinleştiği görülmektedir. Her ne kadar davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen Davanın Kabulüne ilişkin karar nedeniyle Kesin Hüküm itirazında bulunulmuş ise de sözü geçen dosyada (...K) verilen hükmün Yargıtay ... HD.... K sayılı Bozma Kararı ile bozulduğu, dosyanın yerel mahkemede bu kez...E. Sıra sayısına kaydolunduğu ve ... K. Sayılı ilamı ile bu kez Davanın Reddi yönünde karar verildiği ve Yargıtay ... HD. ... E. -...nama Kararı ile kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. HMK 303. Maddesinde "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmü yer almaktadır. İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... K. sayılı ilamına konu davanın bonodaki imzanın inkârına ve sahtecilik iddiasına dayalı Menfi Tespit Davası olduğu, dosyamıza konu davanın ise tefecilik suçu ürünü bononun TBK 26-27 maddeleri gereği kanuna ve ahlaka aykırı olması nedeniyle borç doğurmayacağı iddiasına dayalı olduğu ve bu nedenle her iki davanın sebeplerinin farklı olduğu ve kesin hüküm iddiasının bu nedenle yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; davaya konu, düzenleyeni ..., lehtarı... olan, 16.05.2011 düzenleme ve 01.10.2011 vade tarihli, 150.000,00-TL bedelli davaya konu bononun tefecilik suçu ürünü olduğu ve bu durumun İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... K sayılı dosyasında verilmiş ve kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ile sabit olduğu, böylelikle bononun TBK 26-27 maddeleri gereği kanuna ve ahlaka aykırı olması nedeniyle borç doğurmayacağı yönündeki değerlendirme ile aşağıdaki karara hükmolunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davanın KABULÜ ile, Davacının İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında takibe konulan 16.05.2011 tanzim, 01.10.2011 vade tarihli, toplam 150.000,00-TL bedelli 1 adet bonodan dolayı borçlu olmadığına ilişkin Menfi Tespit Talebinin KABULÜNE, 2- Dava alacaklı lehine neticelendiğinden dava değerinin % 20'si oranında hesaplanan 30.000,00-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 10.246,5‬0-TL harçtan peşin alınan 2.561,63-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.684,87‬-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4- Davacı tarafından yatırılan 2.612,43-TL ilk harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 24.000,00 -TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından yapılan 395,50-TL tebliğat ve posta ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacılar, davalılar vekilinin ve de davalı asil ...'ın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/03/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/11063, K. 2014/10620, T. 01.10.2011, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-11063-e-2014-10620-k-f993c2c5e2f7