İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2013/17556 E. 2014/14166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2013/17556
- Karar No
- 2014/14166
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - .... VEKİLLERİ : .... VEKİLİ : . ... - DAVA : İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2016 KARAR TARİHİ : 12/01/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstinaf öncesi yargılama; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında ticaret neticesinde müvekkili tarafından davalıya dava konusu icra takibinin dayanağı olan; 02/11/2015 tarih 525612 numaralı 37.390,14 TL bedelli 03/11/2015 tarih 525623 numaralı 12.948,25 TL 04/11/2015 Tarih 525630 numaralı 24.320,26 TL ve 05/11/2015 tarih 525649 numaralı 5.169,80 TL bedelli 4 adet fatura kesildiğini, ancak bahse konu faturaların süresinde ödenmediğini, süresinde ödenmeyen faturalardan dolayı davalı hakkında Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/200993 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, itiraz neticesinde takibin durduğunu, müvekkilinin alacağının tahsil edemediğini, mağdur olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin borca karşılık ödemelerini yaptığını, davacı tarafın ticari ilişkiye konu malları müvekkiline teslim etmediğini, davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava Nevi İtibariyle faturadan kaynaklanan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin 2 nolu celse 28/09/2017 tarihli ara kararı gereğince; taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapıp rapor hazırlamak üzere dosya kül halinde SMMM bilirkişisine tevdii edilmiş bilirkişi hazırlamış olduğu 11/01/2018 havale tarihli raporunda; Davacı tarafın dava dosyasına yerinde 2015 ve 2016 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini ibraz ettiğini, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu yasal defterlerden 2015 ve 2016 yılarına ait yevmiye ve kebir defterlerini E-defter olarak 2015-2016 yıllarına ait envanter defterlerini basılı defter olarak tuttuğunu, E-defter olarak tuttuğu 2015-2016 yılları yevmiye ve kebir defterlerinin açılış noter tasdiklerinin yerine geçecek olan E-defter beratlarını zamanında ve usulüne uygun olarak sistemden aldığını, basılı defter olarak tuttuğu 2015-2016 yıllarına ait envanter defterlerinin açılış noter tasdikini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığını, ayrıca Kapanış 2015-2016 yıllarına ait yevmiye defterlerinin noter tasdikinin yerine geçecek olan E-defter ve beratlarını da sistemden zamanında ve usulüne uygun olarak aldığını, Davacı tarafın incelenen 2015-2016 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacı tarafın davalı tarafa dava dosyasına dayanak olan icra takibine konu faturalarla toplam 79.828,45 TL tutarında satış yaptığını, davacının davalıya yaptığı bu satışlara karşılık davalıdan cevap dilekçesinde belirtilen tarihlerde toplam 16.000,00 USD karşılığı 46.306,00 TL tahsilat yaptığı, ayrıca yıl sonlarında davalı aleyhine toplam 8.239,64 TL kur farkı faturası düzenlendiği böylece davacı tarafın incelenen bu yasal defter ticaret münasebet kayıtlarına göre davacının davalıdan 41.762,09 TL alacağının olduğunu, ayrıca davalı şirketin vekiline ve de yetkilisine bir çok kez telefon açıldığını dava dosyasına yasal defter ve belgelerin ibrazını istediğini, ancak bu güne kadar davalının dava dosyasına herhangi bir yasal defter ve belge ibrazı yapmadığını, bu nedenle davalının yasal defter ve belgeleri üzerinde herhangi bir inceleme yapamadığını, mahkememize bildirmiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve somut uyuşmazlığa da uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nun 83/2. maddesinde, HMK'nun senetlerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı düzenlenmiş olup 6100 sayılı HMK'nun 222. maddesinde ise ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususları ayrıca hüküm altına alınmıştır. Anılan maddeye göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Yukarıda açıklanan yasa hükümleri çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; davalı tarafa 05/07/2018 tarihli celsede 2015 yılına ait ticari defterlerini mahkememize ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, ibraz edilmediği takdirde davacı taraf ticari defterlerine dayanılarak karar verilebileceği hususu ihtar edilmesine rağmen ticari defter kayıtlarını mahkememize sunmadığı, bu durumda davacının ticari defterlerinin HMK m. 222 kapsamında kesin delil olarak değerlendirilebileceği, usulüne uygun tutulmuş davacı defterlerinde bilirkişi marifetiyle yaptırılan incelemede davacının, davaya konu faturalardan dolayı davalıdan toplam 41.762,09 TL alacaklı olduğunun mahkememize bildirildiği görülmekle; Her ne kadar yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacı asil ticari defter kayıtlarına dayanılarak karar verilmiş olsa da; eldeki itirazın iptali davasının temelini oluşturan icra dosyasının incelenmesi neticesinde davacı tarafça davalıya karşı icra takip talebinde 02/11/2015 tarih 525612 numaralı 37.390,14 TL bedelli, 03/11/2015 tarih 525623 numaralı 12.948,25 TL bedelli 04/11/2015 tarih 525630 numaralı 24.320,26 TL bedelli ve 05/11/2015 tarih 525649 numaralı 5.169,80 TL bedelli 4 adet faturadan dolayı 74.764,58 TL asıl alacak 6.802,55 TL asıl alacağa işlemiş faiz olmak üzere toplam 81.567,63 TL'lik bedel üzerinden takip yapıldığı itibar edilen davacı taraf ticari defter kayıtlarında yer alan fakat takip talebinde yer almayan 31/12/2016 tarih 321116 seri numaralı 7.137,00 TL bedelli kur farkı faturası icra takip talebinde bulunmadığından bu faturaya ilişkin bedel davaya konu alacak istemi yönü ile hesaba dahil edilmemiş ayrıca her ne kadar takip talebinde belirtilen faturaların toplam bedeli 79.828,45 TL olsa da takip talebinde bu faturalara ilişkin asıl alacak miktarı 74.764,58 TL olduğundan davacı taraf ticari defterlerinde yer alan bu faturalara ilişkin talep takip talebinde olduğu gibi 74.764,58 TL olarak kabul edilmiş davacı tarafça icra takip talebinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığından icra takip talebindeki faiz isteminin reddine karar verilmiş, davacı taraf ticari defterlerinde yer alan davalı tarafın yapmış olduğu ödemelerin değerlendirilmesine gelince takibe konu faturalardan önce davacı tarafça davalıya ödenen 10.000,00 USD karşılığı 28.960,00 TL'nin bu faturalara istinaden ödendiğine dair davalı tarafça herhangi bir delil ibraz edilemediğinden yapılan bu ödeme takip talebine konu faturalara istinaden yapılan ödeme olarak kabul edilmemiş, yine davacı taraf ticari defter kayıtlarında bulunan ve takibe konu faturaların düzenlenme tarihinden sonra ödenen 4.000,00 USD karşılığı 11.471,60 TL ile 2.000,00 USD karşılığı 5.870,40 TL'nin de davacı tarafça bu faturalar dışında başka bir borç için ödendiği ispat edilemediğinden yapılan bu ödemelerin takibe konu faturalara istinaden yapıldığı kabul edilmekle 74.764,58 TL asıl alacaktan davalı tarafça yapılan ve davacı taraf ticari defter kayıtlarına yer alan 11.471,60 TL ve 5.870,40 TL'lik ödemeler düşülerek davalının Gaziantep 13. İcra Dairesinin 2016/200993 Esas numaralı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 57.419,58 TL asıl alacak yönünden devamına, alacak likid olduğundan hükmedilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/627 esas ve 2021/91 karar sayılı ilamında; İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "...davanın kısmen kabulü ile, davalının Gaziantep 13. icra dairesinin 2016/200993 esas numaralı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile; takibin 57.419,58 tl asıl alacak yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, hükmedilen alacak miktarı üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı müvekkil şirket .....Bankası Gaziantep Şubesinden davacı .....Tekstil San. Ve Tic. A.Ş.'nin Gaziantep Kurumsal Şubesi hesabına 12/10/2015 tarihinde, .....fiş sıra numarası ile 10.000,00 USD ABD doları ödeme dekontu, 06/11/2015 tarihinde, 3614-2937 fiş sıra numarası ile, 4.000,00 USD ABD doları ödeme dekontu, 03/03/2016 tarihinde, 3616-2336 fiş sıra numarası ile 2.000,00 USD ABD doları ödeme dekontu ile ödeme yaptığını, banka dekontları ile kendisine mal teslimi olmadan davacıya ödemelere başladığını, yapılan ödemelere rağmen davacının ödemeler karşılığı davalı müvekkile mal tesliminde bulunmadığını, mal teslimini ispatlamadan ilk derece mahkemesi tarafından davacı taraf ticari defterlerine dayanılarak davayı kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, emsal birçok Yargıtay kararları olduğunu, davacı tarafın dava dilekçelerinde davalı müvekkil şirketin ticari defterlerini delil göstermediğini, davacının davalı müvekkilin ticari defter kayıtlarına dayandığını belirtmemiş olduğundan fatura konusu malların ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlamak zorunda olduğunu, ilk derece mahkemesince davacı asil ticari defter kayıtlarına dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, 12/10/2015 tarihli, 3609-2446 fiş sıra nolu, 10.000,00 USD ABD dolar miktarlı "..... Dok. İplik Bedeli ..... Tekstil" açıklamalı ödeme dekontu, davalının 21.06.2017 tarihli delil dilekçesi ekinde ..... Tekstil Cari hesap ekstresi adlı belgede de yazıldığını, davalı tarafından itiraz edilmeyen davacının ticari defterleri üzerinden yapılan 10.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda da bu ödemenin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun beyan edildiğini, davacı ile davalı arasında dava konusu teslim edilmeyen mallardan dolayı dava konusu faturalar dışında hiçbir ticari ilişkinin bulunmaması rağmen, davalı müvekkil şirketin ..... ..... Bankası Gaziantep Şubesi ..... iban nolu hesabından, davacı ..... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin Gaziantep Kurumsal Şubesi .....iban nolu hesabına 12/10/2015 tarihinde, .....fiş sıra nolu, 10.000,00 USD ABD doları ödeme dekontlu ödemesini ilk derece mahkemesince takip talebine konu faturalara istinaden yapılan ödeme olarak kabul edilmemiş olması ve davacıya yapılan 16.000,00 USD ödemeye rağmen kötü niyetli alacaklının %20'den aşağı olmamak kaydıyla "kötüniyet" tazminatına mahkum edilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nın 353. maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İnceleme 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların bulunup bulunmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Takip konusu 4 adet faturanın ödenmediğinden bahisle takipte bulunulmuştur. 4 adet fatura miktarı 79.828,45 TL'dir. Takipte ise asıl alacak 74.764,58 TL olarak gösterilmiştir. Davalı, davacıya ödeme yapıldığı halde malların teslim edilmediğini ve davanın reddini talep etmiştir. Yargılama sonucunda bilirkişi raporu alınmıştır. Ancak bilirkişi raporunda talep olmadığı halde kur farkı yönünden de hesaplama yapılmıştır. Raporun yetersiz olduğu, hükme esas alınamayacağı, eksik araştırma incelemeye dayalı olarak düzenlendiği anlaşılmıştır. '...Davaya konu faturalara dair (BA) formlarının celbi hususunun, bizzat bilirkişi tarafından dile getirildiği görülmekle, iddianın genişletilmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği. Bu durumun HMK. 221 maddesinde açıklanan “taraflarca ileri sürülen bir hususun ispatı için, getirtilmesi zorunlu olan üçüncü kişi elindeki belge” mahiyetinde görülmesi gerektiği, kaldı ki, davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse delil listesinde açıkça “ticari defter ve kayıtlara” dayandığı görülmekle, adı geçen (BA) formunun da “dayanak belge” kapsamında mütalaa edilmesi gerektiği, bu belgenin merciinden getirtilmesinden sonra, ispat yükünün (vergi dairesine sunduğu form ile savunması arasındaki esaslı çelişki yaratan) davalıya geçtiği gözetilmeden icapsız olarak davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmak suretiyle eda edilen yeminin sonucuna göre yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. (Y.19.HD. 2013/17556 E. 2014/14166 K. sayılı ilamı) '....Davacı cari hesap alacağındaki belirtilen malların davalıya teslim edildiğini usulüne uygun delillerle ispatlamak zorundadır.Yapılan bilirkişi incelemesinde alacağa konu yalnızca 31.12.2012 tarihli 673,43 TL bedelli faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,diğer faturaların ise kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece,vergi dairesine yazılan yazıya verilen cevapta, davacı şirketin BA/BS bildirim sorgulamalarının yapıldığı, davalının BA/BS bildirim sorgulamalarına ilişkin her hangi bir bilgi verilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacıya ait BA/BS formları davacı lehine delil olarak kabul edilemez. Dosya içerisinde takibe konu faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri ve isticvap davetiyesi ise davalıya tebliğ edilmemiş olup,bu sevk irsaliyeleri de malın teslim edildiğini göstermez. Mahkemece yapılacak iş davalı şirketin bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılarak, davalı tarafından dava konusu faturaların vergi dairesine beyan edilip edilmediği BA/BS formları sorulup, verilecek cevaba göre ayrıca dosya içerisinde bulunan sevk irsaliyelerinin davalıya tebliğ edilerek sonucuna göre yapılacak araştırma ve inceleme ile bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. (Y. 19.HD.2015/16107 E. 2016/4919 K. sayılı ilamı) '... Davacı, davalıya mal satıp teslim ettiğini iddia etmiş, davalı ise kendisine mal teslim edilmediğini savunmuştur. Bu durumda somut olay bakımından ispat külfeti davacıda olup mal satıp teslim ettiğini yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Her ne kadar dosyaya sevk irsaliyesi ve teslim belgesi gibi iddiayı kanıtlamaya elverişli deliller sunulamamış ise de davalı tarafından Vergi Dairesine bildirilen BA/BS formlarında dava konusu faturaların yer aldığı görülmüştür. Dava açıldıktan sonra düzenlenen belgelerde BA/BS formlarının aksi yönde bilgiler olup dava konusu faturaların sonraki belgelerde yer almadığı görülmüş ise de dava açıldıktan sonra yapılan düzeltmelerin bu davanın sonucunu etkilememesi gerektiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davalı tarafından Vergi Dairesine bildirilen BA/BS formlarındaki kayıtlar üzerinde durulup mal tesliminin bu belgeler değerlendirildikten sonra kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususu diğer delillerle birlikte tartışılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözü edilen deliller üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ( Y:19.HD. 2016/2756 E 2016/12461 K sayılı ilamı) (... faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra SGK’dan gelen yazı cevabı ve bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle karar verilmiş olmakla birlikte davacı taraf dava dilekçesinde ticarî defterlerine delil olarak dayanmış olup bu ticarî defter kavramı içerisinde ba, bs formları da girmektedir. Buradan hareketle davacı vekilince 15.02.2018 havale tarihli dilekçe ile vergi dairesine müzekkere yazılmak suretiyle ba formlarının istenilmesi talep edilmiş, mahkemece tahkikatın tamamlanmış olduğu ve sözlü yargılamaya geçildiği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe yerinde değildir. Zira sözlü yargılama aşamasına geçildikten sonra dahi eksik olan hususun yerine getirilmesi talebi hâlinde bu talep dikkate alınıp sözlü yargılama aşamasına ikinci kez de geçilebilecektir. Yukarıda belirtildiği gibi ba formları ticarî defter kavramı içerisine girdiğinden mahkemece bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.(Y.19.HD.2018/3083 E .2019/4860 K . Sayılı ilamı) '...faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır. ' (Y.19.HD 2013/16955 E 2013/19563 K sayılı ilamı) Belirtildiği üzere ba, bs formlarının ticari defter ve dayanak belge kapsamına girdiği, tarafların ticari defter ve belgelere dayandığı, ancak takibe dayalı faturalara ilişkin tarafların ba, bs formlarının getirtilmediği, bu formların getirtilmesi gerektiği, ba formunda faturaların gösterilmesi halinde bu faturalardaki malların teslim alındığına ilişkin karine olduğu, bu karinenin aksinin iddia edenin ispatlaması gerektiği, davalı taraf önceden ödeme yapıldığını ve malların teslim edilmediğini iddia etmiş olup, bu iddiasını da ispat etmesi gerektiği, tarafların ba,bs kayıtları getirtilerek, sonucuna göre tarafların dayandıkları deliller toplanılarak ve gerektiğinde malların teslimine ilişkin fatura ve sevk irsaliyesindeki teslim alan kişilere ilişkin davalı yetkilisinin isticvabı sağlanarak oluşacak sonuca göre konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesinde, tarafların davanın esasıyla ilgili gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır. Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma Kararından Sonraki Yargılama; Gaziantep BAM 11. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı sonrasında taraflara duruşma gününü bildirir davetiye çıkartıldığı, Gaziantep Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin tüm BA formlarının Mahkememize gönderilmesinin istenildiği, Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin yetkililerinin ve ortaklarının kimler olduğunun Mahkememize bildirilmesinin istenildiği, Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı şirketin 2015 yılı itibari ile sigortalı çalışanlarının Mahkememize bildirilmesinin istenildiği, gelen yazı cevaplarının dosyamız arasına alındığı ve incelendiği, davalı şirketin hali hazırdaki yetkili temsilcisi olan ...'a isticvap davetiyesi çıkartıldığı, davaya konu olan faturaların altında imzası yer alan İsmail Alpaslan'ın ve Nahsan Torun'un davalı şirket çalışanı olup olmadığı ayrıca davaya konu olan faturaların teslimine yönelik imzaların davalı şirketin bilgisi dahilinde atıp atmadıkları hususunda isticvap edileceğinin belirlenen gün ve saatte mazereti olmaksızın gelmediği gelip de sorulan sorulara cevap vermediği takdirde davaya konu olan faturaların şirketin bilgisi dahilinde ilgili kişilerce imzalanarak teslim alındığı hususunun kabul edileceğinin ihtarının yapıldığı, isticvap davetiyesinin davalı şirket temsilcisine tebliğ edildiği görüldü. Davacı vekilinin yemin deliline dayandığı, buna ilişkin olarak davacı vekiline yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde yemin metnini dosyaya ibraz ettiği görüldü. Yemin metni davalı şirket temsilcisine okutturularak yemini yaptırıldı. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe: Gaziantep BAM 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/627 esas, 2021/91 karar sayılı ilamında özetle; Davaya konu olan faturaların BA formlarının celp edilmesi gerektiği ve davaya konu malların teslimine ilişkin fatura ve sevk irsaliyesindeki teslim alan kişilere ilişkin davalı yetkilisinin isticvabı sağlanarak sonucuna göre esas hakkında karar verilmesi gerektiği hususları dikkate alınarak öncelikle davalı tarafın vergi dairesinden BA formları celp edilmiş ve davaya konu edilen faturaların davalı taraf BA formları arasında yer almadığı görülmüştür. Daha sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davalı tarafın sigortalı çalışanlarının Mahkememize bildirilmesi istenilmiş ve davaya konu edilen faturalardaki teslim alan kısmında imzaları yer alan ..... ..... ve ..... ..... davalı tarafın sigortalı çalışanları arasında yer almadığı görülmüştür, akabinde 4 nolu celsede davalı şirket temsilcisi olan ... huzura alınarak bahse konu faturaların düzenlendiği tarihte davalı şirketin yetkilisi konumunda değil muhasebeci konumunda olduğunu, şuanda yetkilisi olduğu şirketin ..... ..... ve ..... ..... isimli bir çalışanının olmadığını ve davaya konu edilen faturaya ilişkin malların şirketlerine teslim edilmediğini beyan etmiştir. 5 nolu celsede davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmadığı ve dayanıyor ise yemin metninin ibraz etmek üzere verilen kesin süreye istinaden yemin metnini ibraz etmesi istenmiş, davalı şirket temsilcisi tarafından 6 nolu celsede usulüne uygun yemin yaptırılarak yemin eda edilmiştir. Gaziantep BAM 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/627 esas 2021/91 karar sayılı ilamında belirtmiş olduğu eksik deliller toplandığında davacı tarafın davaya konu edilen faturalara ilişkin malları davalı tarafa teslim ettiğini ispat edemediği anlaşılmış, her ne kadar bahse konu bozma ilamında konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtilmiş ise de kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillerde bilirkişiden yeniden rapor alınmasını gerektirecek herhangi bir delil dosyaya girmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesinde; İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne dair karar verilmesi üzerine, kararın istinaf başvurusuna konu edilmesi ile dosya dairemize gelmiş, dairemizin 21/01/2021 tarih 2019/627 Esas, 2021/91 Karar sayılı kararı ile; ilgili vergi dairesinden tarafların fatura tarihlerine ilişkin BA-BS formlarının getirtilmesi gerektiği, BA formunda faturaların gösterilmesi halinde bu faturalardaki malların teslim alındığına ilişkin karine olduğu, bu karinenin aksinin iddia edenin ispatlaması gerektiği, davalı taraf önceden ödeme yapıldığını ve malların teslim edilmediğini iddia etmiş olup, bu iddiasını da ispat etmesi gerektiği, tarafların BA-BS kayıtları getirtilerek, sonucuna göre tarafların dayandıkları deliller toplanılarak ve gerektiğinde malların teslimine ilişkin fatura ve sevk irsaliyesindeki teslim alan kişilere ilişkin davalı yetkilisinin isticvabı sağlanarak oluşacak sonuca göre konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığının 02/06/2021 tarihli yazısında davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait BA bildirim formları gönderilmiş, icra takibine konu faturalarla ilgili bir bilgiye rastlanılmadığı bildirilmiş ancak 2015 yılına ait görüntülemede davacı şirketle ilgili 4 adet belge ile 73.915 TL bedelli bildirimde bulunulduğu görülmüştür. O halde; yeniden vergi dairesine müzekkere yazılarak BA formunda görünen 4 adet belgenin icra takibine konu faturalar olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle; dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİNİN 23/09/2022 TARİH 2022/952 ESAS VE 2022/1367 KARAR SAYILI ilamı sonrası yapılan yargılamada ; Yeni duruşma gün ve saati taraflara tebliğ edilmiş olup; Mahkememizin 30/09/2022 tarihli tensip tutanağındaki ara karar gereğince Gaziantep Vergi Dairesine müzekkere yazıldığı, müzekkere cevabında; Gaziantep Vergi Dairesinin ..... Vergi Kimlik Numaralı mükellefi ..... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin davaya ilişkin faturalar ile alakalı fiziki olarak Gaziantep Vergi Dairesince alıkonulan bir faturaya rastlanılmadığını, mükellef tarafından 347 nolu tebliğ uyarınca bastırılan faturalar kontrolünde mükellefe ait faturalar ilgili fatura aralığında fatura bastırdığı tespit edildiğini, Mükellefin BA formunda 4 adet belgeyi düzenlediği bilgisayar tetkikinde anlaşıldığını, fatura bilgisine rastlanmadığını, Faturalarla ilgili mükelleften 2015 dönemi muavin dökümü istendiğini ancak mükelleften cevap gelmediğini mahkememize bildirmiştir. Dosya tüm kapsamı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 23/09/2022 tarih, 2022/952 esas ve 2022/1367 karar sayılı ilamı, müzekkere cevapları, taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafın BA formunda görünen dört adet belgenin icra takibine konu faturalar olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği ve vergi dairesinden gelen yazı cevabında da davaya konu faturalar olup olmadığı hususunda da kesin bir belirlemenin yapılamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL ilam harcından dava açılırken yatırılan 985,13 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 805,23 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 4-Davalının yaptığı bir masraf bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 13.050,74 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/01/2023