İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2008/1199 E. 2009/1816 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2008/1199
- Karar No
- 2009/1816
- Karar Tarihi
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : Türk Dermatoloji Derneği Vekili : Av.... Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Sağlık Bakanlığı Davalı Yanında Davaya Katılanlar : 1-Medikaİ Estetik Hekimleri Derneği 2-... Cilt Estetiği ve Sağlığı Hizmetleri A.Ş. 3-... Sağlık Eğitim ve Danışmanlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 5.2.2008 günlü, E:2005/7831, K:2008/403 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması taraflarca ve davalı idare yanında davaya katılanlarca istenilmektedir. Davacı Savunmasının Özeti : Davalı idare ile davalı idareler yanında davaya katılanların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı İdare ile Davalı İdare Yanında Davaya Katılanların Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Şehnaz Gençay Karabulutun Düşüncesi : Temyiz istemlerinin reddi ile hukuka uygun bulunan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Hüseyin Ünal Kara'nın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, temyiz edilen kararın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görülmedğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 52 nci maddesi uyarınca isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca, dosyanın tekemmül etmiş olması nedeniyle davalı idarenin ve davaya davalı idare yanında katılanların yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeksizin, dosya incelendi, gereği görüşüldü; Dava; davacı tarafından, Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (e) bendinde tanımlanan sertifikaya sahip olan, aynı maddenin (0 bendinde belirtilen sertifikalı tabiplere; 12. maddenin a, b, c, d, e ve f bendlerinde belirtilen tıbbi işlemleri uygulama ve güzellik uzmanlarına 13. maddenin 1. bendinin (d) alt bölümü ile 2. bendinin (a) alt bölümünde belirtilen işlemleri yapma yetkisi verilmesi işlemlerine son verilmesi, Güzellik Merkezlerinde Yapılacak Tıbbi Uygulamalar İle İlgili Sertifika Eğitimi ve Eğitim Verecek Merkezlerin Nitelikleri, Tespiti, Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönergenin Ek-4'te yer alan Medikal Estetik Teorik Eğitim Programı içinde "Dermatoloji Uzmanı" tarafından 18 maddelik eğitim programının verilmesine dair uygulamanın, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı tarafından 5 maddelik eğitim programının ilk dört maddesinin verilmesine dair uygulamanın, Tıp Doktoru (Uluslararası saç ekimi birliklerinden sertifikalı) tarafından üç maddelik eğitimin ilk maddesinin verilmesine dair uygulamanın, Tıp Doktoru (kozmetik ve estetik alanında deneyimli) (31 saat) başlıklı bölümünün 12, 13, 14 ve 15 nolu maddelerde belirtilen eğitimlerin verilmesine dair uygulamanın, Ek 5'de yer alan Medikal Estetik Uygulamalı Eğitim Programı (60 saat) başlıklı bölümün 9, 10, 11, 12, 13, 14, 22, 25, 26 ve 28. maddelerdeki eğitimlerin verilmesine dair uygulamanın sona erdirilmesi ve anılan Yönetmelik ve Yönerge hükümlerinin üst hukuk normlarına uygun hale getirilmesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 12.5.2003 tarih ve 25106 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin (e) ve (0 bendlerinin; 12. maddenin a, b, c, d, e, f bendlerinin; 13. maddenin 1. bendinin (d) alt bölümü ile 2. bendinin (a) alt bölümünde yer alan düzenlemenin ve Güzellik Merkezlerinde Yapılacak Tıbbi Uygulamalar İle İlgili Sertifika Eğitimi ve Eğitim Verecek Merkezlerin Nitelikleri, Tespiti, Çalışma Usul Esaslarına Dair Yönergenin 8. maddesinin (e) bendinin III nolu bölümünde yer alan "Kozmetik ve estetik alanında deneyimli tabip" ibaresinin, Yönergeye ekli "Ek-4" te Medikal Estetik Teorik Eğitim Programı içinde yer alan "Dermatoloji Uzmanı" tarafından 18 maddelik eğitim programının verilmesine dair düzenlemenin, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı tarafından 5 maddelik eğitim programının ilk dört maddesinin verilmesine dair düzenlemenin, tıp doktoru (Uluslararası saç ekimi birliklerinden sertifikalı) tarafından üç maddelik eğitimin ilk maddesinin verilmesine dair düzenlemenin, Tıp Doktoru (kozmetik ve estetik alanında deneyimli) (31 saat) başlıklı bölümünün 12, 13,14 ve 15 nolu maddelerde belirtilen eğitimlerin verilmesine dair uygulamanın, Ek-5'te yer alan Medikal Estetik Uygulamalı Eğitim Programı (60 saat) başlıklı bölümün 9, 10, 11, 12, 13, 14, 22, 25, 26 ve 28. maddelerdeki düzenlemelerin iptali istemiyle açılmıştır. Açılan dava sonunda Danıştay Onuncu Dairesince verilen ve davanın kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin 5.2.2008 günlü, E:2005/7831, K:2008/403 sayılı kararı, taraflar ve davaya davalı idare yanında katılanlar temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel yasalarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, aynı maddenin dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yada her ikisine karşı dava açabilecekleri belirtilmiştir. Buna göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması, bireysel işlemin ise birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan "Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik" 12.5.2003 günlü, 25106 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmeliğe dayalı olarak hazırlanan "Güzellik Merkezlerinde Yapılacak Tıbbi Uygulamalar ile İlgili Sertifika Eğitimi ve Eğitim Verecek Merkezlerin Nitelikleri, Tespiti, Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönerge" ise 30.7.2003 tarihli Bakanlık Genelgesi ile valiliklere duyurulmuş ve bu tarihten itibaren sertifika eğitimi verecek merkezler belirlenerek, bu merkezlerde birçok tıp doktoruna eğitim ve eğitim sonunda da sertifika verilmek suretiyle "sertifikalı" olarak nitelendirilen bu doktorların, dermatoloji uzmanları ve plastik, rekonstrgktif ve estetik cerrahi uzmanları ile birlikte güzellik merkezlerinde Yönetmelikte belirtilen tıbbi işlemleri yapmak suretiyle çalışmalarına olanak tanınmıştır. Davacı Türk Dermatoloji Derneği ise, "Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik"in Resmi Gazete'de yayımlandığı 12.5.2003 tarihini izleyen günden itibaren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca altmış gün içinde dava açma yoluna gitmediği gibi, 2003 yılında uygulanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş Yönergeye karşı da yasal süresi içinde dava açmamış; ancak, aradan iki yıla yakın bir süre geçtikten sonra, 2.8.2005 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurusunun yanıt verilmeyerek reddi üzerine, 21.10.2005 tarihinde bakılan davayı açmıştır. Davacı Dernek, davalı idareye yaptığı başvurusunda ise, dava konusu düzenlemeler ile Dermatoloji (veya Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi) uzmanı olmayan doktorlara dermatoloji alanına dahil konularda tıbbi müdahalelerde bulunma ayrıca doktor olmayan güzellik uzmanlarına kimyasal, bitkisel peeling ile iğneli epilasyon uygulaması yapmak yetkilerinin verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, hem bu uygulamalara son verilmesi, hem de bu uygulamalara dayanak oluşturan düzenlemelerin değiştirilmesini istemiştir. Görüldüğü üzere davacı Derneğin davalı idareye yaptığı bu başvuru, Dermatoloji uzmanı olmayanlara dava konusu edilen Yönetmelik ve Yönerge kuralları ile tanınan kimi yetkilerin kullanılması ile ortaya çıkan uygulamaların sona erdirilmesi ve bunun için de Yönetmelik ve Yönerge maddelerinin değiştirilmesi istemiyle yapılmış bir başvurudur. Dolayısıyla bu başvurunun yanıt verilmeyerek reddine ilişkin işlemin, davacı Dernek yönünden bir uygulama işlemi kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Çünkü, 2577 sayılı Yasa'nın 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik doğuran bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir. Dolayısıyla davacının, daya konusu ettiği Yönetmelik ve Yönerge kurallarının değiştirilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 11. maddesi kapsamında yaptığı başvurunun reddi sonrasında, değiştirilmesi istenilen düzenleyici işlemleri iptal davasına konu edebileceğinin kabulünün, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracağı açıktır. Belirtilen durum karşısında, 2003 yılında yürürlüğe girerek hukuki sonuçlarını doğurmuş olan Yönetmelik ve Yönerge'ye karşı dava açma süresi içinde dava açmayan davacı Derneğin, dava açma süresinin geçirilmesinden sonra, sözü edilen Yönetmelik ve Yönerge'nin kimi maddelerinin değiştirilmesi için 2577 sayılı Yasa'nın 11. maddesine göre davalı idareye yaptığı başvuru dava açma süresini yeniden başlatmayacağından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Davacının temyiz istemine gelince; temyize konu kararın süre yönünden bozulmasına karar verildiğinden, davacının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz iddialarının incelenmesine gerek görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin ve davaya davalı idare yanında katılanların temyiz istemlerinin kabulüne, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 5.2.2008 günlü, E:2005/7831, K: 2008/403 sayılı kararının bozulmasına, yürütmenin durdurulması istemi incelenmediğinden, yürütmenin durdurulması harcının davalı idare yanında davaya katılanlara iadesine, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Danıştay Onuncu Dairesi'ne gönderilmesine 22.10.2009 gününde, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, Türk Dermatoloji Derneği tarafından, Dermatoloji uzmanı olmayan doktorlara ve sağlık personeli olmayan güzellik uzmanlarına bu uzmanlık alanına ait tıbbi işlemleri yapma yetkisi verildiğinden bahisle bu işlemlere son verilmesi için yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlem ile Güzellik ve Estetik Amaçlı Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin ve konuya ilişkin Yönergenin bazı maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 7. maddesinin dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik 12.5.2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmış, Yönerge ise 30.7.2003 tarihli Bakanlık Genelgesi ile Valiliklere gönderilmiş; davacı Dernek, Yönetmelik ve Yönergeye dayalı uygulamalara son verilmesi ve üst hukuk kurallarına uygun düzenleme yapılması istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine bu davayı açmıştır. Dava konusu işlemler dernek tüzel kişiliğinin herhangi bir menfaatini doğrudan ihlal etmemekte ise de, Danıştay Onuncu Dairesi'nin temyize konu kararında, Derneğin tüzüğünde belirtilen amaçları doğrultusunda bu davayı açmaya ehliyeti olduğu sonucuna ulaşılmış; bu değerlendirme İdari Dava Daireleri Kurulu'nca da kabul edilmiştir. Dava konusu edilen Yönetmelik ve Yönerge kuralları dikkate alındığında, bu kurallara dayalı olarak davacı Dernek hakkında doğrudan bir uygulama yapılmasına olanak bulunmadığından, bu davayı açmaya ehliyetli olduğu kabul edilen davacı Derneğin içeriği yukarıda yazılı başvurusunun reddinin, bu başvurunun konusunu oluşturan düzenleyici işleme karşı dava açma olanağı yaratacağının da kabulü zorunludur. Öte yandan, ilan edilmeyen bir Yönergenin düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun da 2577 sayılı Yasa'nın 11. maddesi kapsamında ve süresinde yapılmış bir başvuru olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Belirtilen nedenlerle, davanın süresi içinde açıldığı anlaşıldığından, temyiz isteminin esas yönünden incelenmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.