İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2006/69 E. 2009/1089 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2006/69
- Karar No
- 2009/1089
- Karar Tarihi
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili: Av. ... Karşı Taraf (Davalı: Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Vekili: Av.... İstemin Özeti: Adana 1. İdare Mahkemesinin 28.9.2005 günlü, E:2005/1297, K:2005/1336 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Adana 1. İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Gülhan Akyüz'ün Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Sekizinci Daire kararı doğrultusunda bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Radiye Tiryaki'nin Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, ... Üniversitesi Ziraat Fakültesi dekanı olan davacının yönetim görevinden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu'nun 26.2.2002 günlü 863-3787 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Adana 1. İdare Mahkemesi 24.6.2003 gün ve E:2002/1834, K:2003/714 sayılı kararı ile, 2547 sayılı Yasanın 6/c, 13/b ve 58. maddelerinden söz edilerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tarım Orman Bakanlığı ile ... Üniversitesi Ziraat Fakültesi arasında yapılan Tarımsal Araştırma-Geliştirme Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesinin 5/b maddesine göre, telif ücretlerinin fakülte döner sermaye işletmesi aracılığıyla yapılması kararlaştırıldığı halde, yukarıda anılan yasa maddesi hükümleri ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun 28.12.1993 gün ve 9346.2327 sayılı karan ile üniversitelerce, üniversite dışından alınacak projelerin üniversite döner sermayesince usule uygun olarak alınması ve bu konularda Vakıfların aracı olarak kullanılmamasında gerekli hassasiyetin gösterilmesi hususunun belirtilmesi konularının davacıya iletilmesine rağmen, telif ücretlerinin ... Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma Geliştirme Vakfı aracılığıyla ödenmesine devam edildiği anlaşıldığından davacının yönetim görevinden ayırma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacının yönetim görevinden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 01.02.2002 günlü Yüksek Disiplin Kurulu kararının oyçokluğu ile alınmasına karşın, karşı oy kullananlar ile nedenlerinin yazılmamasının dava konusu işlemin iptalini gerektirecek şekil eksikliği olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Anılan kararın temyiz incelemesi sonucu, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 17.12.2004 günlü, E:2004/2829, K:2004/4963 sayılı kararı ile,... Üniversitesi Ziraat Fakültesi dekanı olan davacıya, Kuzey Kıbrıs Türk tarımının gelişimi ve iyileştirilmesi için ... Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı arasında imzalanan KKTC-TAGEP Tarımsal Araştırma-Geliştirme-Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesinin gereğinin yerine getirilmesi yolundaki Rektörlük talimatları doğrultusunda işlem yapmamakta direnmek, TAGEP Projesi kapsamındaki iş ve hizmetlerin aksatılmaması konusunda gerekli önlemleri almamak suçunu işlediğinden dolayı Yüksek Disiplin Kurulu sıfatıyla toplanan Yükseköğretim Genel Kurulunca yönetim görevinden ayırma cezası verilmesine karar verildiği, anılan kararın oyçokluğu ile verilmesine karşın, karşı görüşte olanların nedenlerini yazıp imzalamadıkları, bu durumda, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elamanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 43. ve 44. maddelerine aykırı olarak alınan Yüksek Disiplin Kurulu kararının hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceğinden, İdare Mahkemesince belirtilen noksanlık, işlemin iptalini gerektirecek nitelikte görülmeyerek işin esası hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de Adana 1. İdare Mahkemesi bozma kararına uymayarak ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, Adana 1. İdare Mahkemesinin 28.9.2005 günlü, E:2005/1297, K:2005/1336 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 43. maddesinde, Yüksek Disiplin Kurulunun karar usulü belirtilmiş olup, 44. maddesinde kararların verildikleri tarihten itibaren en geç 15 gün içinde raportörler tarafından gerekçeli olarak oybirliği veya çoğunlukla verildiğinin belirtilerek yazılacağı, başkan ve üyeler tarafından imzalanacağı, karşı görüşte olanların nedenlerini yazıp imzalamaları gerektiği hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, hukuka aykırılığı iddia edilerek menfaatleri ihlal edilenler tarafından idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında, işlemin şekil unsuru yönünden de yargısal denetime tabi olduğunun kabulü gerekeceğinden, idari işlemin tesisinde veya bir kararın alınmasında önceden Yasayla saptanmış bulunan usul kuralına uyulmaması kural olarak hukuka aykırılık halini oluşturmaktadır. Ancak, işlemin şekil unsuru üzerindeki yargı denetiminde, şekil unsurundaki aykırılık halinin işlem üzerindeki hukuki etkisine bakılması gerekmekte olup Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 44. maddesinde karşı görüşte olanların nedenlerini yazıp imzalamaları gerektiğinin belirtildiği, birden çok iradenin katılımı ile oluşan kararların, tarafların iddia ve savunmaları ile ileri sürülen delillerin, kurulu oluşturanlarca ortaya konulan görüş ve karşı görüşlerin tartışılması sonunda oluştuğu gözönüne alındığında, kararın değerlendirilmesinde çoğunluk oyları kadar karşı görüşte olanların oylarının da bilinmesi önemlidir. Dolayısıyla, davacının savunma hakkını da ilgilendiren bu yöndeki bir eksikliğin esası etkileyen şekil noksanlığı oluşturduğu tartışmasızdır. Açıklanan nedenlerde davacının temyiz isteminin kabulüne, Adana 1. İdare Mahkemesi'nin 28.9.2005 günlü, E:2005/1297, K:2005/1336 sayılı ısrar kararının Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 17.12.2004 günlü, E:2004/2829, K:2004/4963 sayılı kararı doğrultusunda bozulmasına, dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine 16.4.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden Adana 1. İdare Mahkemesince verilen kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması oyuyla karara katılmıyoruz.